Hayatın her alanında olmayı seviyorum. Tabiatım gereği sürekli araştıran ve öğrenmek zorunda olan bir öğrenciyim. Son zamanlarda iletişim konusunun geçtiği her sohbette konuşmalar hep YouTube üzerine gelişiyor. Ben de bu konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için Bahçeşehir üniversitesinde Dijital Pazarlama Eğitimi veren arkadaşım Yelda Erciro’nun organize ettiği toplantı için Tekfen binasındaki Google ofise gittim.
Dersimiz: YouTube
Her geçen gün hızla büyüyen YouTube, Türkiye’de de 2019 yılında %50 büyümüş. Argoritmalar üzerinden sadece gençlerin platformu gibi gösterilse de tv dünyasının starları Müge Anlılar, Zahide Yetişler, tv dizileri hâlâ YouTube da ciddi izlenme oranları elde ediyor. YouTube sadece gençlerin değil, kendi özgür alanında, tv ekranına bağlı kalmayı sevmeyen, istediği zaman istediği yerden -üstelik kendi seçtiği ekrandan (TV, desktop, laptop, akıllı telefon vs.) ve dilediği program aralığını izlemek isteyen, vaktini önemseyen aynı zamanda da reklama takılmak istemeyen, teknoloji çağına çoktan adapte olmuş hızlı tüketicilere de hitap ediyor diyebilirim.
Teknolojik normlar, hızlıca büyüyüp dengeleri değiştirirken içerik olarak ileriki zamanlarda YouTuber’ları zorlayacak gibi gözüküyor. Televizyonun starları kadınken YouTube’a baktığımızda popüler YouTuber’ların çoğunluğunun erkek olduğunu görüyoruz.
Aklıma iki soru geliyor:
1- Kadınlar teknolojiye erkekler kadar meraklı değiller mi?
2- Kadınlar daha mı gelenekseller?
Bu sorularımın cevabını zaman gösterecek.
Aklımda bu sorularla bazı YouTube videolarını izlerken Katarsis diye bir kanal keşfettim. Uzman psikolog Gökhan Çınar, Haluk Levent’ten Can Bonomo’ya, Özgül’den Emine Tükrükçü’ye, İrem Derici’den Oğuzhan Uğur’a kadar ünlü ünsüz pek çok konuğuyla hastalıktan yalnızlığa, korkularımızdan kayıplarımıza, en mahremden en olağana her konuyu özgür ve olduğu gibi, gerçek tanıklarından kocaaaaaman yaşanmışlıklar ve tüm izleri ile paylaşıyor.
Hiç ara vermeden arka arkaya izlenmesi çok zor. Kelimeler boğazıma düğümlenirken birçok yerde ağlamaya utandım. Sanırım bir süre daha işin tv kısmında kalacağım. YouTube’u sadece komedi ve moda kanallarından takip edeceğim. Saf gerçek, tansiyonu düşürüyor. Geleceğimden çok şu andan endişe etmeme neden oluyor.
Biliyorum ki zekâ -akıl dediğimiz muazzam güç- vicdan filtresinden geçmez ise öğretici olmaktan çok acımasızlık doğuruyor. Akılla parlamayan bir vicdan bizi ileri götürmüyor. Yapay zekânın farkında olarak ama tüm paylaşımlarımızla ortak bir değer ve bakış açısı ürettiğimizi bilerek daha dengeli, adil, vicdanlı ve zekice yeni bir yol edinelim istiyorum. Yeni dünyada hepimizin ismi aynı. Teknoloji dünyası için biz Ayşe, Fatma, Hasan, Mehmet değiliz sadece bir sayıyız. Bu kadar. Duygusuz bir sistemi yalnızca akıl ile yönetmemeliyiz. İnsanların sevdiği işlerde-sevdiği insanlarla birlikte gelişme nedeni, öz saygı ve derin sevginin oluşturduğu güçlü bağlardır. Teknolojiye, ilme, bilime kayıtsız kalmayalım, araştırıp öğrenmeden reddetmeyelim ama bildiğimiz iyilerden de çabucak vazgeçmeyelim. İlerde bir yer var hepimizin bildiği gitmek istediği… Tek meşale ile gitmeyelim… Her yönden hazır, emin ve bizi biz yapmakla biz iken tek olmak arasında kalmadan gidelim…
Sağlıcakla kalın...
Bir not: Siz hangi YouTube sayfalarını beğeniyorsunuz paylaşmak isterseniz
fikriye@ gaste24.com.tr;
İnstagram:fikoloko