Vazgeçmemeyi Öğrenmek

Avrupa Ligi prestijiyle, geliriyle, statüsüyle neredeyse tüm dünyada tartışılıyor.

Özellikle Şampiyonlar Ligi’nin her anlamda en üst seviyeye çıkmasıyla, bu organizasyon, Uefa’nın da iş bilmezliğiyle, üvey evlat muamelesi görmeye başladı. 

Beşiktaş ise sezon başı yaşadığı sistem kaosu, kadro kalitesinin farklı kulvarlarda mücadele edecek seviyede olmaması gibi bir çok önemli mazeret nedeniyle Avrupa Ligi’ne erkenden havlu attı. 

Bu yüzden de Abdullah Avcı’nın son 2 maçtır, yedek ağırlıklı kadroyu sahaya sürmesi bile anlaşılır görülebildi.

Ancak herşeye rağmen Beşiktaş markasının, bir Avrupa organizasyonunda bu kadar kayıp olma hakkı yok.

Sonuçta tüm eksilerine rağmen,  Perşembe akşamları, Avrupa’nın hemen hemen her ülkesinde futbol keyfi yaşanıyor. Beşiktaş ise bu sezon bu keyiften tamamen mahrum kalmış halde.

Evet çok fazla sakatlık var, evet takımın sistemi anca oturdu ancak bunların hiçbirisi Beşiktaş’ın bu grupta sıfır puan çekmesine mazeret olamazdı. 

Kadro değeri 79 milyon euro olan Beşiktaş, kadro değeri 11 milyon euro olan Bratislava’ya ilk maçta yenilip, ikinci maçın 60 dakikasında pozisyon bulamıyorsa, sorunun sadece teknik taktikte değil, mentalitede olduğunu gösterir nitelikteydi. 

Görülen o ki, Beşiktaş teknik heyetinin, Avrupa Ligi’ni göreceli olarak daha az önemli görmesi, tüm takımın kafasına işlemiş vaziyetteydi. 

İlk 65 dakika oynanan bu garip oyunun ve doğru düzgün tek bir pozisyon bile bulunamamasının başka bir açıklaması olamazdı. 

Son 25 dakikada biraz  Ljajic ve N’Koudou’nun oyuna girmesi, biraz tribünün öfkeli homurdanması, biraz da Arnavut hakemin berbat yönetimiyle, takım reaksiyon vermeye başladı.

Beşiktaş’ın azıcık kıpırdaması, Bratislava’yı sahasına hapis etmeye yetti.

Yoğun baskı 2 golü birden getirirken, ilerleyen iç saha maçlarının provası niteliğinde bir oyun sergilendi. 

Beşiktaş adına maçın sonunda ortaya çıkan 3 tane motto vardı.

1) Beşiktaş şartlar ne olursa olsun, Avrupa’yı yok sayamaz. Bunu teknik heyet de, futbolcular da hem görmüş hem anlamış oldu. 

2) Beşiktaş sezon başında etkiye, tepki veremiyordu. Artık beğen, beğenme reaksiyon gösteren bir takım var. Beşiktaş vazgeçmemeyi öğreniyor. 

3) Beşiktaş’ın en çok eleştirilen noktası baskı yapamamasıydı. İlk defa bunu yapabilme maharetini ortaya koydu. Bu önemli.