Galatasaray, kuruluş amacına ters bir gece yaşadı. Utanç gecesidir bu. Türk olmayan takımları yenmek maksadıyla kurulan bir değerli kulüp; sahada tanınmayacak haldeydi. Muslera ve biraz da Luyindama dışında, ayakta kalmayı bırakın, kalmaya çalışan bir oyuncu grubu dahi yoktu.
Bu sezon daha kötü nasıl oynanabilir sorusu soruldukça, daha da kötü oynanabileceği gösteriliyor.
Bakın; Real Madrid ile karşılaşıyorsunuz, yenersiniz (ki tarihte defalarca yapılmışlığı var) yenilebilirsiniz ama böyle ruhsuzca mücadele edemezsiniz.
Tek kelimeyle yazık.
Ocak ayında, hangi kulüpte oynadığını bilmeyen, tarihini anlamamış, bulunduğu camianın değerini idrak edememiş, taraftarın yaşadığı acıya kulak vermeyen hangi oyuncu varsa vedalaşılmalıdır.
Fatih Terim, daha önce bu takımı çok defa krizlerden çıkarmıştır. Bu sezon hatalar elbette vardır. Yanlış oyunculara uzun süre güvenmek, üretken olmayan oyun, fiziksel eksiklikler, uyumsuz bir yapı bunlar gözle görülür. Ancak Fatih Terim takımlarında kötü mücadele olmaz. Kötü koşulmaz. Yardımlaşmasız, düşük tempo, canını dişine takmadan oynanmaz. Asıl büyük sıkıntı bu. Yüreğini saha dışında bırakan bir oyuncu grubu acilen yenilenmelidir. Bu kez kriz, diğerlerinden çok daha büyük.
Devre arasına kadar takım içinde radikal kararlar alınıp, en hasarsız şekilde yola devam edilmeye çalışılacak ama dert büyük. Dert çok büyük.