"Umutsuz yaşanmıyor işte, napıcaksın?"

"Arda Güler'i koruyacağız" dedi basın toplantısında İsmail hoca, on birde başlatmayacağını açıklarken. Sosa'yı korumuyor demek ki. Sosa Fenerbahçe'de özellikle bu sezon "Olaylara karışmıyorsun değil mi" kıvamında takılıyor, sanırım teknik heyet farkında değil. Ferdi sakatlandığında yerine Nazım girdi çünkü sol bek olduğu yeni anlaşılan Çağtay kadroda yoktu. Nazım da Sosa gibi sezonun "Benden olmaz" diye bağıranlarından ama duyan yok. Sivas maçından sonra İsmail hoca "Çağtay'ı kaybetmemek için sahaya atmadım, Gustavo'ya sordum o da oynayamam" diye açıklamıştı durumu. Çağtay Hatay maçında gayet ortaya atıldı ve oynadı. Bu arada Crespo'yu listeye yazamadığınız maçta Gustavo'ya sorsaydınız oynar mıydı acaba. Sakatlık raporu ile cevap verirler belki ama Gustavo ne zaman neden sakatlandı? Neden bu kadar uzun sürdü? Cevabını ben hatırlamıyorum misal. Fenerbahçe iki maçta altı gol yedi bu eşleşmede bunların dördünde  rakip becerisinden çok savunma hatası var. Mehmet Ermiş maçtan önce "Fenerbahçe gerçekten bu turu geçmek istiyor mu? İstiyor olsa yönetim, en başta başkan, bu konuda açıklamalar yapmaz mıydı" diye yazmıştı. Çok haklı, yönetim bu maça, bu tura konsantre olsa takımı da motive ederdi. Ali Koç döneminde dördüncü sezon ve Fenerbahçe dört sezondur sezona havlu atıyor. Bir anda havası alınmış deniz topu gibi sönüyor. Pardon geçen sene Emre Belözoğlu ile son haftaya kadar geldi ama Emre hoca yeterli olmadığı için onunla yola devam edilmedi. O da gitti son sıralarda aldığı Başakşehir'i şimdi ikinciliğe oynatıyor. Deniz Göksoy'un yazdığı gibi "'2018'de taraftarı Aykut Kocaman'a ikna edemezdim" diyen Ali Koç 2022 de İsmail Kartal'a ikna etti. İsmail Kartal'ın istediği transferler de yapılmadı bu arada. Fenerbahçe ilk kez düzenlenen bu kupada iki tur daha fazla gitse fena mı olurdu. Olmazdı üstelik kasasına para da girerdi. Camiaya bir umut olurdu. Ama yönetim bununla ilgilenmiyor belli ki. Yönetim daha doğrusu başkan ile konuşanlar yazıyor "Löw tamam" ama hala açıklanmadı. Orada da cevap hazır : Daha iyisi olur mu diye bakılıyor. Sahada daha kötüsü olur mu diye düşünmeyi bıraktı oysa ki taraftar. Çoğu taraftar maç gününü saatini bilmiyor. Fenerbahçe sıradanlaşmıyor, sıradanlaştı. Buradan nereye evrilir, göreceğiz. Barış Aksen geçenlerde "Saha içini konuşan Cüneyt Kaşeler'e bile yönetim eleştirisi yaptırdılar" demişti. Saha içini saha dışı olmadan konuşmak dinleyene, okuyana, izleyene saygısızlık artık. Sadece saha içini yazarsam okuyan için en önemli boyutu eksik kalır. Fenerbahçe kötü yönetiliyor demiyorum artık. Fenerbahçe yönetilmiyor maalesef. İzahi olmayanın mizahı olur ama artık olaylar mizahtan öteye  geçti. Güler Özince'nin Umut adlı parçasında dediği gibi "Umutsuz yaşanmıyor işte, napıcaksın?" ama umut da karın doyurmuyor. Fenerbahçe'de bu kötü gidişin tek sorumlusu yönetimidir, gerisi teferruattır.