Birinci bölüm linki: https://www.gaste24.com/turkiye-ve-dunyada-insansiz-silah-sistemleri-ve-gelecek-1-makale,267.html
TÜRKİYE VE DÜNYADA İNSANSIZ SİLAH SİSTEMLERİ VE GELECEK-2
Birinci bölümde Türkiye’deki insansız silah platformlarını anlatmış ve dünyadaki örneklere başlamıştık. Gelecekte genel savaşların olmasa da bazı özel operasyonların yüzde yüz insansız hava, kara veya deniz araçları ve robot teknolojisi ile yapılabileceği teorisinden hareketle gelişmiş insansız sistemleri sıralamaya devam edelim.
XQ-58A VALKYRIE
XQ-58A Valkyrie belki de operasyonel olan ilk insansız avcı uçağı (fighter) olacak. Turbofan motor, savaş uçaklarına yakın hız ve yine onlara yakın manevra kabiliyeti ile insanlı avcı uçağına en yakın drone olarak tarihe geçecek. Üstelik stealth (düşük radar görünürlüğü) tasarımı ve radar dalgalarını absorbe eden kaplama malzemesi (Radar Absorbing Material), RAM boya gibi stealth üretim teknolojisi içeriyor.
Zaten XQ-58A’nın üretim amacı şimdilik F-22, F-35 gibi uçaklarla kolda uçarken düşman avcı uçaklarının saldırısı karşısına çıkarak kendini feda ederek onları korusun, gereğinde karşı saldırı amacı ile füze fırlatsın ve ileriki yıllarda F-35 ile birlikte uçsun, F-35’in ağ merkezli harp yeteneği sayesinde F-35 tarafından komuta-kontrol edilsin, bir F-35 ve pilotunun filo lideri olduğu insansız uçaklardan oluşan bir filoda F-35 tarafından yönlendirildiği hedefleri bombalasın veya füze fırlatıp dönsün diye geliştiriliyor. Ancak dikkat ettiyseniz mühimmatları gövde içinde taşıyacak şekilde tasarlanmış bir uçak ve uzaktan yani yerden kontrollü değil. Tamamen otonom ve yani yapay zekalı. Evet, kendini korumak için de hava-hava füzeleri taşıyacak. Ancak manevra kabiliyeti savaş uçaklarına yakın ve savaş uçaklarındaki gibi turbofan motorlu olduğuna tekrar dikkatinizi çekmek isterim. Burada SİHA’da hava-hava füzesi taşınsa da uçak vuramaz gibi bir şey ima etmiyorum. Sadece hiçbir hava taşıtı avcı/hava üstünlüğü/önleme/çok rollü vb. kategorilerdeki savaş uçakları kadar başarılı olamaz demek istiyorum. Burada turbofan motorun verdiği irtifa, hız, hızlanma oranı ve ok kanatlıya yakın yapının sayesinde XQ-58A’nın normal İHA, MALE, HALE’lerin hava-hava savaşında çok ilerisinde olduğunu ima ediyorum hatta açıkça söylüyorum.
Gerek manevra yeteneği ile insansız sistemler gerekse yapay zekâ henüz savaş pilotunun kullandığı inisiyatif seviyesine erişmiş değil. Ne son insanlı uçak denen F-35 son insanlı olabildi ne de Avrupa, Çin, Rusya ve ABD’deki yeni nesil savaş uçağı çalışmaları yüzde yüz insansız düşünülüyor. Daha önce altıncı nesil savaş uçaklarını anlattığım başka bir yerde yayınlanan yazımda belirttiğim gibi ABD’li tasarımcılar altıncı nesil savaş uçaklarını tasarlarken aynı tasarımın insanlı ve insansız modelini düşünüyorlar. Yani aynı uçak, iki ayrı konsept. Ancak insansız model daha çok aynı uçağın hava-yer modeli olacak, çok rollü modeli değil. Altıncı nesil savaş uçaklarının tasarımı sadece insanlı veya kesin insansız olacak kararı da verilmiş değil.
İnsansız sistemlerin hava-hava füzeleri ile donatılması öz savunma veya hava üstünlüğüne yardımcı olmak için. Normal/konvansiyonel SİHA’lar, F-16, F-15, F-35 vb. uçakların manevra yeteneğine sahip olmadıkları için ve henüz yapay zekanın savaş pilotu seviyesine çıkamamış olması sebebi ile özellikle inisiyatif kullanma açısından tam bir dogfight uçağı olamadıkları gibi sadece radar olması da BVR (Görüş ötesi) savaşı için yeterli değil. Pilot faktörü hala çok önemli. Zaten böyle olmasa idi XQ-58 gibi avcı uçağı tasarımına yakın tasarlanmış ve turbofan motoru olan bir insansız sistem yapılmışken gelecekte insanlı savaş uçakları yapılması kesinlikle düşünülmezdi.
Diğer yandan SİHA’ların yani yapay zekâ ile otonom uçanlar değil de yerden, uzaktan komuta edilenlerin kendini koruma kabiliyeti için hava-hava füzesi kullanma kabiliyeti kazanması ve ülkemizde de uygulanacak olması çok önemli ve sevindirici bir gelişme. Birinci bölümün en başındaki senaryoda özel kuvvet (robot) operasyonunu tekrar hayal ederseniz saldırı paketlerini ve indirme araçlarını da olası düşman uçaklarına karşı insansız sistemlerin koruması harekâtı yüzde yüz insansız hale getirmiş olur. Böylece geride hiçbir iz, istihbarat bıkılmadan tamamlanır (Uluslararası hukuk açısından). Akıncı SİHA için milli hava-hava füzeleri Gökdoğan ve Bozdoğan’ı kullanacağı ve AESA radar takılacağı söylendi. Belki Aksungur için de gelecekte düşülüyordur. Dolayısı ile Türkiye de bu trendi geç kalmadan zamanında hatta dünyadaki çoğu gelişmiş ülkeden önce yakalamış olacak.
Tabi şunu da belirtmek lazım her ne kadar BVR (Görüş ötesi) füzesi de taşıyacak olsalar da hava hakimiyetinin hatta hava üstünlüğünün olmadığı yerde düşman avcı uçakları karşısında savunmasız kalacaklardır. Ancak sonuç olarak kısıtlı hava savaşı, öz savunma ve insanlı uçaklara önden giden bir nevi yem gibi cesurca taarruz ettiklerinde, düşman füzelerini ve gayretini SİHA’lara harcarken, dost insanlı avcı uçakları da düşman uçaklarına yönelebilir. Diğer yandan XQ-58A, Akıncı, Aksungur ve aşağıdaki diğer insansız hava araçları hava-hava füzelerini düşmana yönelik ateşlediklerinde, düşman uçakları mutlaka bunlardan kurtulmak için kaçma-kurtulma yöntemleri denen elektronik karıştırma/Jamming uygulayarak zaman kaybedecek ve yerini belli edecektir. Diğer yöntemler olan chaff/flare sarf edecek ve kinetik kaçınma manevraları yapmak zorunda kalacağı için bir taraftan atış pozisyonunu diğer yandan hava savaşı için çok önemli olan anlık kinetik enerji avantajını yitireceğinden arkadan gelen insanlı avcı uçakları karşısında dezavantajlı duruma düşecektir. Hatta SİHA’larımızın attığı füzelerle uğraşırken durumsal farkındalığı yitirmiş olacaktır. Sonuç olarak ister Türk ister ABD SİHA’ları olsun düşman uçakları ile teke tek savaşta sofistike bir insanlı savaş uçağını düşürmesi çok çok zor bir ihtimal olsa bile yoğun savaşta onları oyaladığı ve meşgul ettiği için dost insanlı avcı uçakları karşısında düşman uçaklarını savunmasız bırakabilir.
MQ-25 STINGRAY
Boeing MQ-25 Stingray, insansız, uçak gemisi kalkışlı, havadan gözetleme ve taarruz uçağı programı UCLASS’tan doğmuş olan havada yakıt ikmal drone’u versiyonudur. Keşif amaçlı değil, tanker uçak amaçlıdır. 2019'da uçan insansız tanker aynı zamanda stealth tasarımlı ve turbofan motorlu olduğundan gelecekte F-35 ile birlikte görev yapacaktır. Bu uçak USAF’ın B-21’de yaşadığı açmazı savaş uçaklarında çözme gayretidir. Bilindiği gibi ABD, B-2 Spirit stealth stratejik uzun menzilli bombardıman uçağının yerine B-21 Raider’ı geliştirmektedir. Bu uçağın karşılığını Çin’liler H-20, Ruslar da henüz tasarım aşamasını geçemese de yine stealth bombardıman uçağı projesi ile vermeye çalışmaktadır. İşte USAF şu soruna çare aramaktadır ki: B-21 uzun menzilli stratejik bombardıman uçağı Çin’e gidip dönebilecek menzile sahip olamadığı için mutlaka havada yakıt ikmali yapması gerekecektir. Ancak bu stealth yani çok düşük radar görünürlüğü/ileri gizlenebilirlik özelliği olan uçağa ikmal yapacak olan tanker uçaklar, bizim hava kuvvetlerimizin de kullandığı KC-135 vb. çok yüksek radar kesit alanı olan uçaklardır. Dolayısı ile Pasifik üzerinde uçaklar buluştuğunda tankerler B-21 ve B-2’lerin yerlerini açık edecektir. Bu sebeple şu an stealth tasarıma sahip dev tankerler üzerinde çalışılıyor. İşte aynı sorunu F-22 Raptor ve F-35’de de yaşamamak için MQ-25 geliştirildi. Sonuçta avcı uçağına ikmal yapacak kapasitede stealth bir tanker hem de insansız bir şekli ile doğmuş oldu. MQ-25/F-35 paketi, çok düşük görünürlük yetenekleri ile sürpriz saldırı faktörünü kullanarak etkili bir derin darbe konfigürasyonu olacağa benziyor.
Burada bazılarının aklına ‘Neden MQ-25, stealth bombardıman uçaklarına da ikmal yapmıyor?’ gibi bir soru gelebilir. Tabi ki yapabilir ama avcı uçağı boyutlarındaki bir uçağın koca bombardıman uçağını doyurması imkânsız.
MQ-8B FIRE SCOUT
Diğer bir ilginç tasarım da insansız silahlı keşif helikopteri. Savaş gemileri ve LCS’lerde konuşlu olarak görev yapmak için geliştirilen MQ-8B Fire Scout. Keşif amaçlı insansız bir helikopter iken daha sonra Hellfire tanksavar füze uygulaması ile hem keşif/izleme hem de silahlı insansız dönerkanat uygulaması olarak tarihe geçmiştir.
Aşağıdaki derlemede ise stealth tasarıma sahip, turbofan yani savaş uçaklarının kullandığı motorları kullanan insansız hava-yer görevli veya bombardıman (taktik, stratejik ağır bombardıman değil) uçaklarını, drone’larını görmektesiniz. Bunlar bir F-16, EF-2000, SU-35 kadar mühimmat taşıyamamakta ve bildiğimiz kadarı ile bu aşağıdakiler için hava-hava füzesi uygulaması yok. Zaten gerek de yok.
Bunlar düşman uçakları ile savaşmak için üretilmiyor. Yüksek irtifaya da çıkabilen yani turbofan motorları sayesinde 45.000 feet üzeri HALE sınıfı İHA’lar gibiler. Ancak daha çok stealth tasarımı ile derin darbe uçağı olarak görev yapacaklar. Akıllı mühimmatlar, gemisavar, anti-radyasyon ve seyir füzesi taşıyabilecekler. Hatta ihtiyaç hasıl olursa hava-hava füzeleri de taşıyabilirler (IR/IIR güdümlü, SAR/AR güdüm için radarla donatılmaları gerekir. Henüz hangisinde var hangisinde yok bilmiyoruz). Bir nevi F-35’in insansız versiyonu gibiler.
X-47B gibi testlerde çok ilerlemiş modelleri uçak gemisi kalkışlı. Ancak CTOL yani kısa iniş kalkışlı değil. F-35B gibi değil, F-35C, F-18 gibi iniş-kalkış yapıyorp-kalkıyor.
RQ-180 ise keşif, (medya dilinde casus uçak), istihbarat amaçlı bir model.
Eğer seri üretime geçerler ise, X-47B, birkaç Avrupa ülkesinin ortak olduğu ancak Fransa’nın başını çektiği NEURON (Yunanistan da bu ortaklar arasında), Çin’in SWARP SWORD, İngiliz TARANIS ve Rusya’nın Okhotnik-B-SKAT insansız araçları akıllı bombalar, gemisavar, anti-radyasyon ve seyir füzeleri ile donatılacak. Bu uçaklar düşük radar görünürlükleri ve yüksek teknoloji mühimmatlar ile hassas saldırı ve stratejik hedeflerin imhası için üretiliyor. Bir kısmı uçak gemisi için düşünülürken bir kısmı da tıpkı XQ-58A gibi yeni nesil savaş uçakları ile avcı kolunda görev yapacak.
Örneğin Rusya’nın Okhotnik-B’si Rus SU-57 uçağı ile birlikte bir test uçuşu yaptı ve ağ merkezli harp özelliğini dünyaya reklam etti (XQ-58A, MQ-25 F-35 üçlüsü gibi). Ancak Okhotnik-B’de dikkat çeken detaylardan biri de tıpkı SU-57’de olduğu gibi Ruslar’ın termal gizliliği sağlayan motor-egzoz-nozul sistemini başaramamış olması. Tüm örneklerde nozullar saklanmaya çalışılmışken Rusların bunu önemsemez gözükmesi dikkat çekici. Üstelik karşılarında EOTS sensörü taşıyan F-35 gibi bir düşman varken. Diğer yandan F-35 yanında insansız sistemleri çok görsek de F-22 daha eski teknoloji olduğu için henüz görmedik. Bu durumda Amerikalıların hava-yer görevinde F-35 yanında destekçileri varken, Rusların ise çok rollü veya hava-hava savaşçısı rolünde SU-57 yanında insansız destekçisi var diyebiliriz.
Diğer uçak ise, Hindistan’ın hala daha tasarım aşamasında olan ve proje olarak durumu belli olmayan bir model.
Dikkat çeken diğer bir İHA ise 2 yıl önce twitter’da ortaya çıkan ancak henüz bir fuarda rastlamadığımız yeni bir Çin İHA-Seyir füzesi karışımı silah sistemi. İnanılmaz seviyede alçak uçuş irtifası İHA’yı diğer İHA’lara nazaran kat kat tehlikeli yaparken, bir İHA gibi uzaktan kumanda veya otonom uçmasına ilave olarak geniş kanatları ile manevra yeteneği olması onu standart subsonik seyir füzelerinden de tehlikeli kılıyor (Süpersonik ve hipersonik seyir füzeleri de dünyada mevcut).
1 ila 6 metre arası irtifadan yüksek subsonik hızda uçabilen İHA, inanması güç ama deniz üzerinde 50 cm' ye kadar inebiliyormuş. Maksimum 3 km irtifaya çıkan araç savunma literatürümüze taarruzi İHA diye giren medya dilinde kamikaze İHA denen türden. Fotoğraftan anlaşıldığı üzere turbojet sıvı yakıtlı motora sahip. 3000 kg ağırlığında ve 1000 kg faydalı yükü, 1,5 saat süresince taşıyor ki bu da inanılmaz.
İNSANSIZ KARA ARAÇLARI
İnsansız kara araçlarında da Rusya ve ABD başı çekmektedir. Birinci bölümdeki fotoğraftaki Boston Dynmics robotlarından başka DARPA’nın geliştirdiği BigDog isimli robot özel kuvvetlerin yanında onlarla birlikte yürüyerek, gereğinde dağlık araziye askerlerle birlikte yukarı çıkarken onların yük ve mühimmatlarını taşımak üzere tasarlanmış mekanik veya robot bir “katır” gibidir. Ancak yürürken çok ses çıkardığı için yani intikalde askerin yerini belli edeceği için proje iptal edilmiş. Çünkü bu tür yüksek teknoloji ve yüksek maliyetli cihazlar sıradan piyade/deniz piyade birlikleri için değil SEAL, Ranger, Delta veya bizdeki karşılığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı birlikler için geliştirilir. Bunlarda genelde sızma veya özel operasyon yaptığı için örtü-gizleme-ses disiplini çok önemlidir.
Diğer yük taşıma amaçlı robot/insansız kara araçlarını derleme fotoğrafta görüyorsunuz. Bunlarda ağır yüklerin taşınması, yaralı nakli, mayınlı arazide askerin riske atılmaması, tehlikeli veya kimyasal silahların imha edilmesi için nakli vb. amaçlar için üretilmiş.
Ruslar ise URAN-9 aracının versiyonları ile öne çıkıyor. İnsansız bir zırhlı muharebe aracı olan araç, 30mm 2A72 otomatik topun yanı sıra 7.62 mm makineli tüfek barındırıyor. URAN-9’un insansız kara aracı için diğer silah seçenekleri arasında dört adet Igla veya 9K333 Verba (MANPADS) omuzdan atılan hava savunma füzesi, altı adede kadar 9M133M Kornet-M tanksavar güdümlü füzesi bulunuyor.
İNSANSIZ DENİZ SİSTEMLERİ
İnsansız deniz sistemleri genelde su altı keşif, decoy/sonar cihazları olarak otonom su altı cihazları şeklinde yapılsa da ilginç ürünler de yok değil. Türkiye’de de keşif ve su üstü hedef olarak kullanılan küçük sistemler bulunmakta.
Ancak dünyada üç sistem dikkat çekmekte. Birincisi Putin’in de açıkladığı gibi Rusların yeni yaptığı ve her yere ulaşacak kadar uzun bir menzil kapasitesine sahip olduğunu iddia ettikleri nükleer güçlü (motorlu) ve nükleer başlık taşıyan insansız torpido, denizaltı arası yeni bir tasarım. Henüz bu iddia ve özellikleri gün yüzüne çıkmadı ve bağımsız kaynaklarca teyit edilmedi. Yani demek istediğim SU-57, SS-18, SS-26, Avangard veya Borei sınıf denizaltı gibi yüksek teknoloji silahları nasıl ki görüyor ve biliyoruz ve kimse Rusların beyan ettiği özelliklerine “Olur mu canım atıyorlar!” demiyor. İşte bu nükleer güçlü torpido ve birde konumuz dışındaki menzili 10.000 km üzeri yine nükleer güçlü/motorlu seyir füzesi iddiası konusunda Batı savunma medyası hala temkinli. Yani gelişmeler takip edilip, Avangard HGV gibi gün yüzüne çıkması bekleniyor. Konvansiyonel denizaltıların taşıdığı cüce denizaltılardan (Özel kuvvet, balık adam taşıyan) daha küçük, torpidodan daha büyük ikisi arasında bir insansız araç. Torpido olarak da görenler var.
Diğer enteresan çalışma ise Fransız Thales’in geliştirdiği yüzeyde de performans gösterebilen torpido büyüklüğünde bir AUV (Otonom sualtı aracı). AUSS Drone yani Otonom Sualtı ve Yüzey Sistemi olarak adlandırılan sistem torpido şeklinde. Su içinde 2 hafta kalabiliyor. Denizde ISR (İstihbarat, gözetleme, keşif) rolünün yanı sıra denizde terörle mücadele, mayınla mücadele ve denizaltı harbi maksatlı kullanılacak. Ayrıca deniz hidrokarbon sahalarını izleme ve enkaz arama gibi sivil rolleri de yerine getirebilecekmiş.
SEA HUNTER, İNSANSIZ DENİZALTI HARBİ GEMİSİ
En ilginç insansız sistemlerden birisi de DARPA’nın insansız savaş gemisi Sea Hunter. Uçak gemisi görev gücü ile seyir yapsın ve filoyu denizaltılara karşı korusun diye geliştirilen gemi bir denizaltı savunma harbi gemisi ama içinde denizci yok. Tamamen insansız bir savaş gemisi. Savaş gemisi derken boyu korvetten bile küçük ama sonuçta korkusuzca denizaltı tehdidini olduğu sularda görev yapabilecek ve gelişmiş bir yapay zekaya sahip. Tamamen otonom harekât düzenleyebilecek yani seyir yapıp, savaşacak. Dolayısı ile denizaltı harbi için gerekli olan tüm elektronik sistem ve mühimmatlar ile donatılacak.
Görüldüğü gibi birinci bölümün başındaki senaryoyu ve çok daha farklı senaryoları hava, deniz ve karada uygulayabilecek çok çeşitli insansız silah sistemleri tüm dünyada geliştiriliyor. Gelecek, yapay zekâ ve insansız sistemlerin yoğun kullanıldığı bir harp meydanına doğru ilerlerken, savaşın dört ve beşinci boyutunun yani uzaydan sonra siber boyutunun da ötesinde belki de altıncı boyutu diyebileceğimiz robotik ve insansız araçlar boyutunun geleceğin savaşlarına hâkim olacağını söyleyebiliriz.