Özellikle son aylarda Türkiye’deki kamu/özel firmaları (TUSAŞ, BAYKAR SAVUNMA) üretimi SİHA’lar hem dostumuz olması gereken ama faaliyetleri dostluktan çok uzak NATO ülkelerinden hem de son yıllarda içte ve dışta bazı çevrelerin psikolojik harekat ile dost diye yutturmaya çalıştığı ezeli düşmanımız Rusya gibi ülkelerde ciddi rahatsızlık konusu olmaya başladı.
Bunun en önemli sebebi Suriye’nin kuzeyine düzenlenen harekatlar ve özellikle “Bahar Kalkanı Harekatı”, Azerbaycan-Ermenistan Karabağ Savaşı, Libya’daki faaliyetler. Son olarak Ukrayna’ya ihraç edilen TB-2’ler ile Ukrayna ordusunun Donbass’da topçu birliklerini vurması bardağı taşıran son damla oldu.
Bu arada not düşmek lazım: son yazımda anlattığım Ukrayna’da Türk SİHA’sı üretimi için fabrika kurulacak haberi Ukrayna’lı yetkilinin yanlış SİHA ismi telaffuz etmesinden dolayı kafa karışıklığı içinde yazılmış idi. ANKA mı, AKINCI mi, TB-2 mi anlayamamıştık. Şimdi Ukrayna cephesinden yapılan son açıklamalara göre Ukrayna’nın lisans altında yerli üreteceği SİHA’nın TB-2 olduğu anlaşıldı. Dolayısı ile Rusya, Almanya, Fransa gibi ülkelerin Ukrayna’ya SİHA ihracımızdan rahatsız olmaları sorunu pratik şekilde çözülmüş olacak. Artık Ukrayna’ya SİHA satmayacağız, orada yapıyoruz veya yapıyorlar (burada gülücük emojisi var sayın).
Konuya dönersek, rahatsızlık sebebi oldu dedim çünkü bu harekatların hepsinde Türk yapımı SİHA’lar büyük işler başardı. Kimin de hava savunmanın bastırılması (SAED) görevlerinde yeni bir çığır açtı, kiminde tankların artık en büyük katilinin ATGM’ler değil SİHA’lar olduğunu gösterdi, kimin de ise dünyada mevcut hava savunma sistemlerinin SİHA’lara karşı konsept, kuruluş ve kabiliyet olarak yetersiz kaldığını ispatladı.
ABD Başkanı Biden’in dün onayladığı “Türk SİHA'larına yakın takibi” öngören yasaya geçmeden önce Rusya’ya göz atalım: Rusya’da, Bahar Kalkanı Harekatı’ndan sonra bir anneye sorsanız ki “Çocuklarına kızınca nasıl beddua ediyorsun?” size “Pantsir şöförü olasın diyorum” diyecekti. Evet şaka bir yana bu şakanın veya caps’larin bir gerçeklik altyapısı da vardı. Çünkü Suriye ve Libya’da düşürülen TB-2’ler olsa da TB-2’ler ve ANKA-S’ler tarafından vurulan Rus yapımı Pantsir hava savunma füze sistemi çok fazla vardı. 35 askerimiz ve 36 tane muhalifin katili Rus savaş uçağı SU-34’ün yanlışlıkla değil, aşağıda Türk askeri olduğunu bilerek yaptığı hava taarruzunda, hava savunma sisteminden de yoksun olan birliğimiz bu kadar şehit vermiş ve sonrasında Bahar Kalkanı Harekatı başlamıştı. Harekat boyunca Suriye kuvvetlerindeki Rus yapımı tank-zırhlı araç vb. yanından BUK, TOR, SA-5, Pantsir gibi çok sayıda hava savunma füze sistemi Türk SİHA’ları tarafından imha edilince Ruslar TB-2’leri gereçekten takıntı haline getirdi. Çünkü Türkiye Rusya’nın her yerde TB-2’ler ile karşısında idi (Suriye, Libya, Azerbaycan, Ukrayna, Kırgızistan, Polonya..vb.). Böyle olunca ise Ruslar acele ile Pantsir-S1M adından son modelini çıkardı. Bu füze ve makinalı top sistemi barındıran yeni hava savunma sistemi öyle bir anlatılıyor ki sanki sadece TB-2 için üretilmiş. KORAL’ın Suriye’de felç ettiği Pantsir’lerden ders almış ve elektronik karıştırmaya karşı etkili imiş. Tabi bu hikaye. Koral kadar güçlü bir yayıncıya dayanması zor. Ama irtifa sınırı 10 km’nin çok üstünde ve radarı gelişmiş ki TB-2’ler için bu yönü başa baş mücadelede ciddi sıkıntı olabilir.
Diğer yandan geçen hafta tüm savunma medyasında çok haber olduğu için yazı veya tweet olarak çok girmek istemediğim için sadece tek tweet ile yetindiğim bir konu vardı. (Bir olayı herkes anlatır ve çok duyulursa aynı şeyi tekrar eden yazı veya tweet atmayı gereksiz bulduğum için uzak duruyorum. Kimi zaman bu yanlış anlaşılabiliyor bazı konularda hassasiyetim sorgulanıyor ama bence gereksiz zaman israfı. Farklı bir yazı veya tweet atamayacaksan sırf hamaset için atmak saçma.) Bu konu da Rusların SİHA vurmak için yeni bir füze geliştirdiği. Dedim ya TB-2’yi özellikle Karabağ Savaşı ve Ukrayna’dan sonra daha bi takıntı haline getirdiler. Rus yapısı Kornet tanksavar füzesini SİHA’dan atılacak ve sabit ve dönerkanat SİHA’ları vuracak şekilde uyarlamışlar. Yani Ukrayna TB-2’lerini bununla vuracağız demeye getiriyorlar.
Rusya’nın Türk SİHA rahatsızlığı daha uzunca anlatılabilir ama gereksiz olur. Adamlar rahatsız olmakta haklı ve bunu bizim doğal karşılamamızda normal çünkü Libya dahil bizim SİHA’ların vurduğu tüm gruplar Rusya’nın tarafında olan gruplardı. Türk yapımı SİHA’lar hiç Rus hava savunma sistemi vurmadı ama tüm vurdukları ülkelerdeki hava savunma sistemleri Rus yapımı. Yani Rusları anlıyoruz.
Anlayamadığımız ise Amerika ve Almanya, Fransa vb. NATO ülkeleri. Hadi NATO ülkesi olmasına rağmen Ege’de deniz kuvvetlerimizin kullandığı ANKA-B ve TB-2’den (bir süre sonra AKINCI ve AKSUNGUR) dolayı Yunanlıları da anlıyoruz diyelim.
Ancak ABD savunma bütçe tasarısında Türk SİHA’larının işi ne?
Bugün attığım tweet’te F-35’lerin Yunanistan’a daha erken verilebilmesi için başkana yetki verildiğini yazmıştım. Ancak tweet’te olamayan hususlar da var:
ABD Başkanı Biden, 2022 mali yılı savunma harcamalarını içeren Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nı onayladı ama yasada bizi direk ilgilendiren konular da var. Bunların başında da Ermeni/Rum lobisine yakınlığıyla bilinen Senatör Bob Menendez'in sunduğu “Türkiye’nin SİHA programını yakın takibe alma” maddesi de yer alıyor ve Biden onayladı. Sanki bir NATO ülkesini SİHA programından değil de İran balistik füze programından bahsediyorlar veya Kuzey Kore.
Gerçekten çok ilginç. Neyi takip edecekler, takip edip ne yapacaklar veya ne yapabilirler? Çok merak ettim.
Diğer yandan geçen aylarda Alman basınında bizim SİHA’lar sık sık haber olmaya başlamıştı. Sonuçta bizim SİHA’ların yüzü suyu hürmetine Almanlar kendi ordularının hava savunma sistemlerini yetersiz olduğunu daha doğrusu kara birliklerinin SİHA’lara karşı hava savunma sistemi olmadığını bile itiraf ederek bu eksiği gidermek için uzun vadeli bir planlamaya girdiklerini duyurdular. Bazı yayın organlarında “Almanlar’da Türk SİHA paniği” şeklinde geçse de adamlar Türkler Alman ordusunu SİHA’larla vuracak diye panik yapmıyor. Evet rahatsızlar ama rahatsız oldukları şey TSK veya Türkiye değil. Türk yapımı SİHA’lar ve onların çığır açması.
Ya başkası da yaparsa ya kopyalarsa, ya sattıkları ülkelere karşı savaşırsak, ya harekatta kullandıkları konsept veya kullanım şeklini başkası da taklit ederse ya da Ruslar da adam gibi SİHA yapmaya başlarsa ki havacılık teknolojisinde Türkiye’nin fersah fersah önünde bir ülke yani sürpriz olmaz. Yani esas sıkıntıları Türk SİHA’larının dünyaya ispatladığı “artık hava savunmanın bastırılması görevi de, tanksavar görevi de bizden sorulur” imajı.
Üstelik Rusya, Amerikalılar gibi parayı sokağa saçarak, üst perden, burnundan kıl aldırmayan ürünler yani çok pahalı SİHA’lar yapmayabilir. Tam tersine TB-2 gibi son derece maliyet/etkin sistemlere yönelebilir. Gerçi son yaktıkları ANKA seviyesinde hatta AKSUNGUR’a rakip olabilecek, AKINCI’nın biraz altında bir model testleri devam ediyor.
Öte yandan Yunanistan yanında yeni kankisi Fransa’nın da ciddi rahatsız olduğunu Fransız medyasından anlıyoruz ki, buna da şaşırmıyoruz.
Aşağıdaki, SİHA’ların faydalı yük taşıma kapasitesine göre sıralanmış dünyadaki sıralamasına bir göz atın.
Ülkelerin dost!-düşman olarak rahatsızlıklarını özetlersek genel olarak askeri gerekçelerin ön planda olduğu gibi gözükse de tıpkı Türkiye’nin S-400 almasının ABD açısında askeri stratejik sebeplerle perdelenmiş şekilde esas rahatsızlığın Rus hava savunma pazarının önünü açması ABD pazarını daraltması rahatsızlığı gibi bizim için de sorun ticari. (Hatırlayın Teke Tek programında da anlattım bizden sonra 10’dan fazla ülke S400 ile ilgilendiğini duyurdu ve Hindistan hariç ABD tamamına baskı yaparak bir daha ağızlarına bile almamalarını sağladı. Bu ülkelerin listesini S400 yazılarında yazmıştım.)
İşte S-400 ile Rus pazarının açılıp, ABD hava savunma ürünlerinin pazarını daraltması endişesi aynen bizim SİHA’larda da var. Yoksa ABD’nin Ege’de Türk SİHA’larını Yunan F-16’larını yorması umurunda değil, hiç sanmıyorum. SİHA ile Yunanistan’ı işgal edecek halimiz yok. Adam şunu düşünüyor, elinde Predator, Reaper gibi çok performanslı kapasiteli ama çok pahalı SİHA’lar ve yine bunların çok çok pahalı mühimmatları var. Hele İngiltere gibi tüm envanteri İngiliz ve Amerikan uçaklarından oluşan yani hayatında Amerika hariç başka hiçbir ülkeden hava aracı almamış bir ülkenin Türkiye’den SİHA alımı için teklif mektubu talep etmiş yani değerlendirmeye almış olması, muhtemelen Amerikalıları çıldırtmıştır. İngiltere şayet bizden SİHA alırsa, buraya not düşüyorum Güney Amerika kıtasına kadar cep telefonu hastalığı ya da popüler şarkılar gibi Türk SİHA’ları dünyaya yayılır. F-16’nın kullanıcı ülke sayısını bile geçer. İşte doğru dürüst SİHA’sı olmayan Avrupa ve marka ürünleri lüks caddelerde satan ABD’nin, sosyete pazarından korkusunun sebebi de bu. Üstelik o pazarın malları teknik kapasite ve kalite olarak tablolarda görüldüğü gibi lüks mağazalardan hiç de geride değil. Hele fayda/maliyet oranına bakarsan Amerikan SİHA’ları rekabet bile edemez, bizim SİHA’lar ile.
Diğer sıkıntı da Rusya’nın ki gibi askeri veya stratejik: Yani ya rakip-düşman ülkelere satarsa? Mesela Fransa Cezair’de Türk SİHA’ları ile uğraşmak zorunda kalırsa. Hatırlayın, TB-2’ler yüzünden Ermenistan savaşı kaybetti. Katar’dan başka Arap yarımadasındaki diğer ülkelerde yayılmaya başladığında İran’dan da ciyak seslerinin gelmeye başlayacağını şimdiden not düşerek, bir diğer çatlak sesin de belki de son yıllarda ekonomik alanda çok yoğun ve kritik ilişkiler içinde olduğumuz Çin’den geleceğini tahmin ediyorum. Şu ana kadar yukarıdaki tepkileri takmadığımızı belirtmeye gerek duymadım ama aynı şey bu durumda ne kadar olabilir, bilemiyorum. Doğu Türkistan politikamız ortada. Henüz çok erken ama özellikle Çin’in Güney Çin Denizlerindeki 13 komşusuna veya Kore-Japonya gibi ülkelere SİHA satmayı başarırsak aynı tepkileri Çin’den de almaya hazır olmalıyız. ABD nezdinde SİHA pazarını domine etme ihtimalimizin yarattığı endişe, Çin’de de hem bu şekli ile hem de Fransa-Yunanistan örneğindeki gibi direk kendisine karşı kullanılma ihtimali şekline tepkiye yol açacaktır. Üstelik Türk SİHA’ları çoktan Ortadoğu’da Çin SİHA’larına ticari rakip olmaya başlamıştır.
SİHA’lar savaş uçağı kadar bir güç çarpanı değildir ama enteresan büyülü bir havası var. Bunun sırrı tabii ki maliyet/etkinlikte. Sanki, Ukrayna’ya savaş uçağı satsak NATO ve Rusya’da bu kadar gürültü koparmayacaktı.
Haftaya görüşmek üzere, herkese barış ve huzur dolu yeni yıllar dilerim
Hakan KILIÇ-@hkilichsword