Transfer açmazında transfer yapmak

Futbol romantiklerinin en sık kullandığı tanımlamalardan biri  ‘’transferle şampiyon olunsaydı, Paris Saint Germain her sezon Şampiyonlar Ligi’ni alırdı…’’ cümlesidir. Aslında içerik olarak doğru bir ifadedir bu. Gerçekten de parayla gelen saadet genelde kısa sürer ve sonu pek de iyi bitmez. Ancak bol paralı transfer döngüsüne girmeden, başarıya ulaşmanın da tek yolu iyi bir altyapı sistemi kurmaktır ki bu da memleket futbolunda henüz mümkün değil. Bu yüzden de transfer dönemine ülkemizde, şampiyonluğun habercisi olarak bakılıyor.

Galatasaray Falcao’nun, Fenerbahçe Kolarov’un peşindeyken, Beşiktaş’ın transfer listesinin, kariyer anlamında düşük profil isimlerden oluşması, taraftar da şimdiden bir hayal kırıklığı yaratmış durumda.

Buradaki en önemli etken elbette kulübün bozulan mali yapısı. UEFA'nın mali fair play kısıtlamasından bu sezon kurtulan Beşiktaş’ın kasasında nakit olarak çok büyük bir meblağ yok. O yüzden de yüksek bonservisli oyuncu alma ihtimali bulunmuyor kulübün. Ayrıca geçen sezon içerisinde yaşanan ödeme sıkıntısı, yönetime ciddi bir ders olmuş durumda. Olmayan para üzerinden, oyuncuya maaş ödemenin ne denli zor olduğunu anlayan Beşiktaş, düşük maaşlı, iyi oyuncuları kadrosuna katmaya çalışıyor. 

Bu elbette kolay değil. Sonuçta ne Porto, Arsenal gibi 100 kişilik scout ekibi var ortada ne de milyon Euro’luk yatırım yapılan altyapılar. Tamamen el yordamıyla, ucuz ama yararlı isimler aranıyor. Bu şartlarda Avrupa kulübü olmak elbette mümkün değil. Zaten ülkede hiçbir kulübün sistem oluşturmak gibi bir derdi olmadığı için Beşiktaş’ı bu konuda eleştirmek de çok anlamlı gelmiyor bana. Gelelim isimlere...

ADEM LJAJİC

Adem Ljajic’in bonservisinin alınması çok ses getirmese de, sezonun en kritik hamlelerinden biri olabilir. Geçen yıl, neredeyse yarım sezon süren alışma sürecine rağmen, 33 maçta 9 gol 14 asist yapmış bir isim Adem. Özellikle Burak Yılmaz’la birlikte yakaladığı uyuma birazcık diğer arkadaşları da katılsa, şampiyonluğun gelmesi içten bile değildi. Süper Lig’e alışmış, ligin sertliğini bilen Ljajic’in takıma en üst düzeyde katkı yapma ihtimali oldukça yüksek.

TYLER BOYD

İkinci transfer Tyler Boyd’un da maliyet-verim anlamında Beşiktaş’a önemli getirileri olacağını şimdiden söylemek mümkün. Geçen Ocak ayında Türkiye’ye merhaba diyen Boyd, 14 lig maçında 6 gol,4 gol atarak, ligin en gözde kanat oyuncularından biri haline gelmişti. Oyuncunun en dikkat çekici özelliği ise gelişime açık olması. 

Abdullah Avcı’nın  antrenmanlarda sağ kanatta denediği Boyd’un, içeriye kat etme özelliğiyle bu sezon Beşiktaş’ın en etkili hücum silahı olacağını ön görebiliriz. 

DOUGLAS

Geçtiğimiz sezonun başarılı isimlerinden Douglas’ın transferi kağıt üzerinde elbette iyi. Sonuçta 33 maçta, 3 gol atıp, 7 asist yapan bir beke kimse “eh fena değil” diyemez, hele bu bek Barcelona forması giymişse.  

Ancak çok iyi biliyoruz ki, oyuncu Abdullah Avcı’nın önceliklerinden biri değil. Tecrübeli hoca, kampa stoper, sol bek, sol açık transferiyle gitmek istiyordu, bu açından Douglas transferini isim olarak doğru, hamle sıralaması olarak yanlış şeklinde nitelendirebiliriz.

VİCTOR RUİZ

Stoper transferinde Ruiz’in göstereceği performans tam anlamıyla kapalı kutu. Özellikleri Abdullah Avcı’nın istediği gibi. Sol stoper oynuyor, ayağı düzgün, top hakimiyeti oldukça iyi. Son 6 sezondur, 35 maç ortalamasıyla oynaması  da büyük avantaj. En önemli eksiği, Süper Lig için fazla yumuşak olması. İtiş,kakış,sert müdahelesi, rakibi sindirmesi yok. İspanyol yumuşaklığının ülke futbolunda tek bir kez bile kabul görmediği gerçeği de aşikar. Negredo, Guiza, Rieria, Josico, Juan Fran aklımıza ilk isimler. Bunların en kralı Guti bile onca kariyerine rağmen, efsane bir performans sergileyemedi burada. Ruiz bir ilk olabilir mi? Elbette olabilir. 100.yıl şampiyonu Ronaldo da sert stoper değildi, Zago’yla geçit vermemişlerdi, benzer işleri Ruiz-Vida ikilisi de yapabilir. 

PEDRO REBOCHO

Az parayla çok iş yapmanın peşinde olan Beşiktaş, şartlar itibariyle alabileceği en iyi sol beki transfer etmiş gözüküyor. Öncelikle tam da Abdullah Avcı’nın istediği tarzda ayağı çok düzgün bir bek profiliyle karşı karşıyayız. Geçen sezon Fransa’da 43 maça çıkıp, 12 asist yapmış Pedro.

İsabetli yerden ortaları var. Kornerleri etkili. 40-50 metreye attığı isabetli uzun pasları var ki tam da oyun sıkıştığında,  Avcı’nın takımlarının başvurduğu bir opsiyon bu. Tüm bu özellikleriyle, Rebocho’nun Beşiktaş’a ciddi katkı sağlayabileceğini söylemek mümkün.