TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali yarın başlıyor. Dördüncü yılını kutlayan TEKNOFEST 21-26 Eylül arası yani Salı’dan Pazar gününe kadar devam edecek. Pandemi sebebi ile iki yıldır benim gibi yanmış jet yakıtı kokusunu özleyenler için kaçmaz bir fırsat. Roket yarışmalarında yarışan takımların sergilerinin yanı sıra çeşitli etkinlikler de olacak. Ayrıca daha önce IDEF21 sivil/sektör dışı ziyaretçilere kapalı olduğu için görme fırsatınız olamayan bazı savunma sanayi kuruluşlarının stantlarını ziyaret edebileceksiniz.
Ancak TEKNOFEST’e gelmenizi gerektirecek esas mesele hava gösterileri ve halkın önüne ilk kez çıkacak/uçacak olan AKSUNGUR ve AKINCI. Büyük gövdeli, çift motorlu yeni SİHA’larımız. Birçok uçak ve hava aracının yanında AKINCI ve AKSUNGUR da gösteri uçuşu yapacak.
F-16 ile (muhtemelen SOLOTÜRK’ün F-16’sı) Azerbaycan Hava Kuvvetlerine ait Mig-29 beraber uçuş yapacak. (Havada dogfigth yapar gibi yapsalar şahane olur.) Ayrıca iki SOLOTÜRK, TÜRK YILDIZLARI (NF-5), Jandarma’nın S-70’lerinin akrobasi gösterisi, milli eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRKUŞ, milli taarruz helikopteri T-129 ATAK ve ilk defa halka gösteri yapacak olan milli genel maksat/sivil helikopter GÖKBEY de hava gösterisi yapacak diğer hava araçları. Bunların üstüne AKINCI ve AKSUNGUR uçunca muhteşem bir gösteri olacağını ve hasret gidereceğimizi umuyorum. A400M nakliye uçağı ve F-4E 2020 uçaklarını ve pek çok kara aracını da statik sergide ziyaret edebileceksiniz. Özellikle IDEF21’e gelemeyenler için iyi bir fırsat.
Festivalin resmi sitesinde çeşitli etkinliklerin bilgisi ve gösteri takvimi mevcut. Buradan hem kayıt yaptırılıp hem de etkinlikler incelenebilir. Unutmayın ki yanınızda götüreceğiniz herkes için kayıt oluşturmanız gerekiyor.
T3 vakfı tarafından düzenlenen ve Selçuk Bayraktar’ın organizasyonun başında olduğu TEKNOFEST dördüncü yılını kutluyor ve yine Atatürk Havalimanı’nda yapılıyor. Gençlerin roketçilik ve havacılığa ilgisini artırmak ve aşılamak için yapılan yarışmaların çok işe yaradığını düşünüyorum. Siz de çoluk çocuğu alıp gittiğinizde gençlere veya çocuklara havacılık sevgisi, bana göre havacılıkla eş anlamlı olan yüksek teknolojiye ilgi ve havacılık merakı aşılamak adına çok faydalı bir sosyal faaliyet yapmış olacaksınız.
Unutmayın ki çağımız havacılık, yazılım, yapay zeka, siber teknolojiler çağı ve bunların hepsinden biraz biraz orada olacak. Nasıl ki hayvan sevgisi için ormana, spora ilgi için derbi maçına (Yoksa tersi miydi, ülkesine göre değişiyor) götürüyoruz. İşte teknoloji ve havacılığın kokusunu alması içinde bu tür hava gösterileri bu açıdan önemli iken diğer yandan vatandaşların silahlı kuvvetlere güveni ve hem sivillerin hem silahlı kuvvetlerin moral motivasyonu için her ülkede olduğu gibi bizde de hava gösterisi ve savunma etkinlikleri psikolojik olarak da önemli. Araştırdığınız da göreceksiniz ki süper güç tabir edilen ülkeler bile gençlerin veya çocukların silahlı kuvvetlere ilgisi yani askeri okulları tercih etmesi için çok yoğun kampanyalar ve hava gösterileri ve okul etkinlikleri tertiplerler. Hatta sinema filmleri.
Belki bize bu yönü ile talep eksiği sıkıntısı yok ama neden daha başarılı öğrenciler teşvik edilmesin? Sadece pilot, denizci, subay olmak gibi düşünmeyin savunma sanayiin de çalışacak mühendis hatta direk savunma sanayide gerekmez TEKNOFEST’te dokunulan yüksek teknolojilere meraklı, bunların sivil üniversitelerdeki mühendislik bölümlerini okuyan öğrencilere de çok ihtiyaç var. Çünkü yüksek teknoloji sivil-askeri illa bir yerde veya defalarca buluşur, ayrılır, tekrar buluşur vb. Bugün Ostim sanayii bölgesinde savunma firmalarına alt yüklenici veya ürün yapan onlarca firma var ama çoğu savunma sanayii firması ve çalışanı değil.
Yani teknolojinin aslında sivili askerisi yok. Hepsi iç içe geçmiş durumda. Aslında mesele ve amaç toplumu teknoloji ve daha da ötesinde havacılığa özendirmek. Bu konuda bir kıyas yaparsam sanırım daha iyi anlaşılacağım. ABD dünyanın havacılık teknolojisinde bir numara veya en azından iki ülkesinden biri. Topluma havacılık sevdirmeye ihtiyacı yok ama Ay’a ayakbasını izleyen insanlar artık yaşlandı. Belgesellerde uzay çalışmalarını toplumun kanıksadığını ve NASA’nın bütçe için toplumsal destek almakta zorlandığını söylüyorlar. Ben de bu adamlar neden ikide bir hiçbir teknik altyapısı olmayan, saçma sapan senaryolara dayalı “Mars’ta yaşam” dizileri, belgeselleri çekiyorlar diye düşünüyordum. Orada da genç nesil tüm dünya gençliği gibi aklı bir karış havada. Bu Rusya’da da böyle ki havacılık sektöründe özellikle SSCB yıkılmasından sonra yurt dışına kaçan/beyin göçü, yetkin/kalifiye mühendis kadrosundan sonra yeni nesil onları ikame edememiş ve kadrolar çok yaşlıymış. Zaten SU-75 ucubesine ve bir türlü adam olamayan SU-57’ye bakınca bunu anlamak yani bir yerlerde bir terslik olduğunu anlamak zor değil.
Neyse konuya dönersek ABD’de son Uzay Mekiği servisten çekilince müzeye kaldırılırken bir şehirde dolaştırıldı adeta resmigeçit ve tören yapıldı. Hatta bir yolcu uçağı olan B-747 üzerine konup şehirlerin üzerinde son defa görsünler diye uçtu. İnsanlar genci yaşlısı, çoluk çocuk yol kenarlarında bizim küçük şehirlerde Cumhuriyet Bayramı’nda askeri resmigeçitleri izlediğimiz gibi dizilip, izledi. Ne devlet reklam yaptı zorladı, ne de okullar götürdü, ne de halk zorla geldi. Hepsi gönüllü hepsi bir mantalitenin sonucu, havacılık ve uzay sevgisi, Uzay Mekiği’ni son defa görelim aşkı.
İçinizden “Canım o Uzay Mekiği, bizde de olsa tüm İstanbul sokaklara dökülür zaten devlet 81 il de uçurur” diyenler çıkacak. Pe ki, öyle olsun.
Bizde emektar F-4E2020 Terminatör/Phantomlar hala uçuyor malum. ABD’de birkaç yıl önce F-4E’ler değil, çünkü onlar yıllar önce kalktı, bunların insansız hedef uçak haline getirilmiş QF-4E modelini uçuran üs servisten çekeceği zaman yani uçaklar servisten kalkacağı zaman (Bunu yazısını yıllar önce yazmıştım.) hava üssü bulunduğu şehirde reklam ve anonsla hafta sonu üssün sivil halka açılacağını tarihi bir uçak olan F-4E Phantom’u uçarken bir daha göremeyeceklerini, gelip görmelerini tavsiye etti. İnsanlar hafta sonu bizim TEKNOFEST veya Çiğli Hava Gösterileri gibi Phantom’un vedası için üsse gitti, gönüllü olarak.
Bizde ise hangi F-4 filosu kal edilirken böyle bir uygulama duydunuz? Bırakın onları gövdesi sapa sağlam uçakların maliyetini karşılayan birkaç belediye ve üniversite dışında kimse almadı, hepsi Eskişehir Üssü’nde Aliağa’da hurda olarak parçalanmak üzere bekliyordu, son uydu fotolarına malum.
Son F-100 uçağımızın ABD tarafından satın alınıp tekrar USAF boyanıp uçtuğunu hepiniz zaten biliyorsunuz, çok yazdım. Hadi bunu da geçelim. Batı dünyasında kapalı alanda askeri havacılık müzesi olmayan tek ülkeyiz. Bizden çok daha az tarihi uçağı olan Yunanistan’daki havacılık müzesi bile tamamen kapalı. Oysa bizim Yeşilköy’deki Havacılık Müzesi’nde onlarca tarihi antika savaş uçağı (maddi ve manevi değeri tartışılmaz) güneş-yağmur-toz vb. iklim şartları altında. Hatta yıllar önce bir kısmını paslanmasın diye boyamışlar ama orijinal kamuflaj değil, direk tek renk gri. Evimizin duvarı gibi yani.
Bu satırları çok uzatabilirim ama gerek yok. İşte TEKNOFEST bu mantalitenin biraz olsun değiştiğini gösteriyor veya bunu değiştirmeyi amaçlıyor. Hem devletin askeri-sivil bürokrasisinin askeri-sivil havacılığa bakışı hem de daha da önemlisi toplumun ve gençlerin bu konudaki bakış açısını yani uçakların veya havacılığın seyahat etmek, savaşmak ve gösteri yapmaktan daha ileri bir şey olduğunu anlamalarına yardımcı oluyor, olacağını umuyorum. Çünkü dünyadaki tüm teknoloji alanlarının en üstün ürünleri ve seviyeleri havacılığa hizmet eder. İşin raconu budur. Böyle olmak zorunda yoksa rekabet edemez. Yani metalürji teknolojisinin zirvesi B-2’nin gövde kaplamasında, bilgisayar işlemcisinin zirvesi F-35’in görev bilgisayarında vb. Aynı şeyi Amerikan uçakları ile çok rahat rekabet edebilecek olan Çin J-20 de veya Rusya’nın yeni seri üretime geçtiği (12 prototipten sonra) SU-57’ye uyarlayabilirsiniz? Çin’de dev odalar kadar bilgisayarları kast etmeden söylüyorum, J-20’den daha küçük yani hem küçük hem daha hızlı bir işlemci/bilgisayar var mıdır? Hiç sanmıyorum. Lafı uzatmadan dünyada binlerce çeşit motor ve motor firması içinde turbofan jet motorlarından daha yüksek teknoloji içeren bir motor var mıdır? İster gemi, ister tank, ister tren hatta Formula-1 aracı motorları dahil. İspatı çok basit aslıda: olsa idi tek başına %100 yerli turbofan jet motoru yapabilen sadece ABD, Rusya, İngiltere ve Fransa olmazdı. (Bazı ülkeler eski teknolojileri kopyalayıp düşük performanslı motorlar yaptı ama ben MMU, F-35,SU-57, J-20 vb. sofitike uçaklara takılabilecek motordan bahsediyorum.)
Dolayısı ile TEKNOFEST aslında devlette, bürokraside, özel şirketlerde ve hepsinden daha önemlisi geçen yıllardaki katılımı göz ününe alırsak halk nezdindeki havacılık, askeri teknoloji ve savunma sanayii ürünlerine bakışın, ilginin yavaş yavaş değiştiğinin bir göstergesi. Hem göstergesi hem de gayreti. Düşünü ki bir ilkokul öğrencisi başka ne zaman ve nerede bir F-4E savaş uçağını 2-3 metre mesafeden görebilir? Son söz olarak: gerek pandeminden dolayı havacılıkla hasret gidermek gerekse yeni ürünlerle tanışmak ve değişik bir aktivite için bu hafta içi veya sonu TEKNOFEST’e gitmekte fayda var.
Hakan KILIÇ
Savunma Analisti
@hkilichsword