Devre arasını Antalya’da değerlendirecek Beşiktaş, transfer stratejisini de artık tamamen netleştirmiş durumda.
Kamp kadrosuna dahil edilmeyen Vagner Love, Gökhan Töre, Tolga Zengin ve Tolgay Arslan için “gözden çıkarıldılar” demek pek de yanlış bir tabir değil.
Elbette Gökhan Töre ve Tolgay Arslan, gerek yaş, gerek potansiyel anlamında diğer iki isimden biraz daha farklı konumda. Taraftarlar haklı olarak bu yetenekte oyuncularla vedalaşma konusunda biraz kararsız. Ancak bu isimlerle ilgili kararın yönetim ve teknik direktör Şenol Güneş tarafından ortaklaşa verildiğini hatırlatmakta fayda var. Burada kriterlerin ücret/verim denklemi üzerinden oluşturulduğunu da belirtelim.
QUARESMA GERÇEĞİ
Aynı toplantıda Quaresma ve Larin’le ilgili de benzer bir kararın çıktığını saklamaya gerek yok.
Normal şartlarda iki oyuncu da Antalya kampına götürülmeyecekti. Ancak Başkan Fikret Orman’ın, bunca zamandır hiç sorun çıkartmayan, mücadelesinden şüphe duyulmayan, hırsıyla gençlere hep örnek olmuş Quaresma’yı, diğerleriyle aynı kefeye koymak istemediği için, hocadan da görüş alarak, kamp kadrosuna tekrardan dahil ettiği gelen bilgiler arasında. Teknik Direktör Şenol Güneş’le yapılan bu görüşmede, kampa dahil edilen ikinci isim de Larin olmuş. Bunun anlamı aslında şu. Beşiktaş, Quaresma’ya gelecek teklifleri değerlendirmeyi ciddi şekilde düşünüyor ancak bir ayrılık olacaksa da bunu Portekizli yıldızın kulübe verdiği emeklere yakışır biçimde olmasına önem veriyor.
İLK GELEN BELLİ OLDU
Beşiktaş, forvet sorununu Burak Yılmaz’la çözmeye karar verdi. Oyuncunun seveni de çok, sevmeyeni de. Özellikle Beşiktaş taraftarının bir kısmı net bir şekilde oyuncuyu istemiyor. Herkesin kafasındaki “Neden Burak Yılmaz, başka golcü yok mu?” sorusunu sizler için yöneticilere sordum.
Aldığım cevabı aynen yazayım: “Yıllık 2,5 milyon euro’ya (bonuslar dahil), düşük bir rakamla, ligi bilen, kariyerli başka bir oyuncu var mı?” Bu cevapla ilgili yorumları elbette Beşiktaş taraftarı yapacaktır. Benim görüşüm ise Burak Yılmaz’a gösterilecek reaksiyonu tamamen sahada alınan skorların belirleyeceği yönünde. Elbette tribüne çağırmama, destek vermeme gibi tribünsel mevzular olabilir ancak Burak Yılmaz gollerini atmaya başlayıp, armayı öperse, bu tepkinin de bir şekilde azalarak sona ereceğini düşünüyorum.
Gelelim Sadık Çiftpınar transferine. Beşiktaş, oyuncuyla prensip anlaşmasına varmış durumda. Ancak Malatyaspor’un istediği 2 milyon euro siyah beyazlılar için fazla. Bu yüzden de Larin’i kiralayıp, rakamı daha düşük bir seviyeye çekmenin pazarlığını yapıyor Beşiktaş.
Bu 2 hamle gerçekleşirse, sağ bek mevkii için arayışlar başlayacak. Sonrasında ise giden oyuncuların durumuna göre şekillenecek bir transfer planlaması var gündemde. Geçmiş tecrübelerin bize öğrettiği şey; kim gelirse gelsin önemli olan sahadaki başarı. Sol beki yedeklesin diye Gençlerbirliği’nden alınan Tosic’in Şampiyonlar Ligi’nde takımın değişilmez stoperi olması buna en büyük örnek. Bu yüzden transferi önceden övmek ya da yermek yerine, sahada izleyip,konuşmak, galiba en sağlıklısı.