Pepe’lerle değil, Dorukhan’larla

Üst üste yaşanan puan kayıpları sonrası, Trabzonspor karşılaşması, Beşiktaş adına “tamam mı, devam mı?” maçı haline gelmişti.

Taraftarının desteğiyle Malmö maçına göre daha iştahlı bir oyun ortaya koyan Beşiktaş, sezon başından bu yana yaşadığı organize olamama sorununu yine çözemedi.

Atiba’nın bir pozisyonda, iki rakip oyuncuyla boğuşarak, topu 40 metre sürüklerken, yardıma tek bir arkadaşının gelmemesi ise, takımın bu sezonki özeti gibiydi.

Bunca olumsuzluğun üzerine bir de Quaresma’nın sorumsuz top kaybıyla yenilen gol de gelince, siyah beyazlıların tüm kırılganlığı ortaya çıktı.

İkinci yarının başında, Trabzonspor’un müthiş golü sonrası, maçın Beşiktaş’a dönmesi için mucize gerekiyordu ki bunu da başaran isim Dorukhan Toköz oldu.

Genç oyuncunun savaşçı ruhuna, Caner Erkin ve Gökhan Gönül’ün mücadelesi de eklenince, siyah beyazlılar 2-2’yi kurtarmayı başardı.

UEFA’nın finansal fair play’le kulüpleri hizaya soktuğu bu dönemde, başarının Pepe’leri getirmekle değil, Dorukhan’ları bulmakla elde edileceği ise bu maçtan çıkartılacak en büyük dersti.

Maçın kötüsü: Malmö maçında gördüğü gereksiz kırmızı kartla, takım arkadaşlarını yalnız bırakan Quaresma’nın sahada olması, forma adaleti açısından tartışmalı bir konuydu. Portekizlinin bu tartışmaları bitirmesi için iyi bir performans sergilemesi gerekiyordu. Ancak tam tersi oldu. Quaresma hem etkisiz hem de tedirgindi. Trabzonspor’un ilk golü öncesi yaptığı top kaybı ise işin tuzu biberi oldu. Şenol Güneş’in isabetli kararıyla ikinci yarıya çıkmadı.

Maçın olayı: İkinci 45 dakikada, Gökhan Gönül ve Caner Erkin takımı ateşleyen iki isim oldu. Günümüz futbolunda hücumcu bek ya da kanatların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiler. Maç sonunda kafalarda aynı soru vardı. Madem Gökhan Gönül bu kadar iyi durumda, Necip Uysal’ın sağ bekte ne işi vardı?

Maçın adamı: Mücadele ve ruh bazen tüm yeteneklerden daha etkili olabiliyor. Dorukhan Toköz, Beşiktaş’ın tatsız tutsuz oyununa isyan eden tek isimdi. Orta sahayı toparladı, rakibe bastı, gol attı, sahada yapılabilecek herşeyi yaptı genç oyuncu. Milyon euro’lar verilmeden de takıma katkı yapacak oyuncuların bulunabileceğinin canlı kanıtı gibiydi.