Paralar yatınca, herkes koşunca

Beşiktaş adına sezonun en iyi ilk 25 dakikası.

İştahlı, organize, seri bir takım oyunu.

Rakibin iki stoperine baskı, Atiba-Elneny-Diaby yapımı üçgenler iyi bir stratejinin ürünü.

Atak var, pozisyon var, gol yok.

Gol olmayınca 25’ten sonra Galatasaray’ın oyuna ortak olması da normal.

Eksiklere rağmen takım savunması oldukça başarılı. Koskoca 45 dakikada Karius yere dahi yatmıyor..

İlk yarıda Abdullah Avcı’nın planı tutmuş, stratejisi sahaya yansımış.. Ancak gol yok.

İkinci yarı gelen Lens - Ljajic değişikliği maçın adeta kader anı.

Top kayıplarının azalmasıyla gelen oyun üstünlüğü ve Umut Nayır’ın golü.

Gol sonrası Beşiktaş’ın oyun hakimiyetini rakibe vermemesi ise maçın siyah beyazlılar adına en önemli artısı.

Son 10 dakika gelen Galatasaray baskısı derbinin doğası gereği çok normal.

Orayı da paniksiz geçince Beşiktaş sadece 3 puanı değil, ciddi bir özgüven ve kredi de kazanmış oldu. 

MAÇIN OLAYI: Abdullah Avcı’nın oynatmaya çalıştığı oyun haftalardır haklı olarak eleştiriliyordu.

Bugün aynı sistem, ideal 11’den 5 eksikle, Galatasaray’a tek pozisyon vermedi.

Demek ki neymiş? Önemli olan oyuncu konsantrasyonunu ve motivasyonunu sağlamakmış. Gerisi sonraymış.

Modern dünyada parasız çalışan bir insan yok. Herkes emeğinin karşılığını almak istiyor. Futbolcular, yüksek kazançları nedeniyle hayatın bu doğal akışından ayrı tutulmaya çalışılsa da, öyle değil. İşyerinde 5 ay para almayan bir çalışanın performansı nasıl düşüyorsa, futbolcunun da aynı şekilde düşüyor. Geçen Ocak ayında, Şenol Güneş, kendisine transfer soran yöneticilere, kimseyi istemiyorum, yeter ki mevcut oyuncuların maaşını ödeyin demişti. Ne kadar haklı olduğunu bu akşam bir kez daha gördük. 

MAÇIN İYİSİ: Hızı, inatçılığı, iyi top kullanması ve soğukkanlılığıyla oyuna beklenmedik bir katkı yaptı Rebocho.

Bu zamana kadar neden oynamadığı elbette çok tartışılacaktır. Ancak şu form durumuyla bundan sonra takımın değişmez ismi olacağı kesin.