Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), “Büyüme ve Rekabetçiliğin Temelleri 2026” raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelere yer verdi. Raporda, Türkiye’nin gelişmiş ekonomilerle daha hızlı yakınlaşma potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, çalışma hayatına ilişkin yapısal reform ihtiyacına dikkat çekildi.
Raporda, Türkiye’de çalışma çağındaki nüfus artmaya devam etse de demografik avantajın zamanla azalmasının beklendiği ifade edildi. Kadınların iş gücüne katılım oranının düşük olduğuna işaret edilerek, iş gücü piyasasına yönelik düzenlemelerin önemine vurgu yapıldı.
EMEKLİLİK YAŞININ ARTIRILMASI ÖNERİSİ
OECD raporunda, yaşlanan nüfus karşısında emeklilik sistemine yönelik reformların öncelikli başlıklar arasında yer aldığı belirtildi. Emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlanması ve erken emekliliğin kademeli olarak kaldırılması önerildi.
OECD simülasyonlarına göre, emeklilik yaşının yaşam süresindeki artışın üçte ikisi oranında yükseltilmesi durumunda, 2060 yılı itibarıyla kişi başına düşen reel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3 artabileceği hesaplandı.
YAŞLI İSTİHDAMINA VURGU
Raporda, ileri yaşlardaki bireylerin iş gücü piyasasında kalmasının teşvik edilmesi gerektiği ifade edildi. Yaşlı çalışanların istihdamını sınırlayan engellerin kaldırılmasının ekonomik büyüme açısından önem taşıdığı kaydedildi.
Sağlık sorunlarının erken emeklilikte önemli bir faktör olduğuna dikkat çekilerek, iş yerlerinde sağlık ve refah yatırımlarının artırılmasının hem çalışanların işte kalma süresini uzatabileceği hem de ekonomik katkı sağlayabileceği belirtildi.
SÜREKLİ EĞİTİM VE YAŞ AYRIMCILIĞI
OECD, özellikle yaşlı çalışanlar arasında beceri kayıplarına dikkat çekerek sürekli eğitim ve öğretimin önemine vurgu yaptı. Yaş ayrımcılığıyla mücadele edilmesi ve yöneticilerin yaş çeşitliliğine sahip ekiplerin avantajları konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
İŞ GÜCÜ PİYASASI VE SİSTEMSEL DÜZENLEMELER
Raporda Türkiye’de emeklilik sisteminin görece cömert olduğu ancak finansmanının yüksek sosyal katkı paylarına dayandığı belirtildi. Bu durumun iş gücüne katılımı olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
İş gücü piyasasında esnekliğin artırılması, sabit süreli ve geçici iş sözleşmelerinin kapsamının genişletilmesi ve iş güvenliği mevzuatının gözden geçirilmesi öneriler arasında yer aldı.
EĞİTİM VE BECERİ POLİTİKALARI
OECD raporunda, Türkiye’nin rekabet gücünü artırabilmesi için düşük maliyetli iş gücüne dayalı sektörlerden yüksek katma değerli alanlara yönelmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda beceri geliştirme ve yeteneklerin etkin dağılımının kritik rol oynadığı ifade edildi.
Yükseköğretim programlarının iş gücü piyasası ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi, yetişkin eğitiminin yaygınlaştırılması ve bireylerin eğitim süreçlerine erişimini artıracak mekanizmaların oluşturulması önerildi.