Kadrolar açıklandığında 2 teknik adamın da ne istediği aslında ortadaydı..
Ersun Yanal, Emre Belözoğlu’nun sakatlığıyla birlikte, elinde oyunun yönünü değiştirecek isim kalmadığından, işi set oyununa çevirmeyi planlamıştı. Sarı lacivertlilerin elindeki tek strateji, topu Beşiktaş sahasında tutup, aralara derin paslar atmak üzerine kurulmuştu.
Abdullah Avcı ise formsuz Ljajic’i kenara alıp, Diaby’i daha yararlı olduğu bölge olarak görülen forvet arkasına çekmiş, Lens’e ise sağ önde görev vermişti.
Kağıt üzerinde çok da kötü olmayan bir plandı aslında. İlk 20 dakika Karius’un kurtardığı sadece tek top vardı ve Beşiktaş özellikle Lens’in kanadından tehlikeli gelebileceğinin sinyalini vermişti.
Beşiktaş’ın tüm planı Rebocho’nun yaptırdığı saçma sapan penaltıyla bozuldu. Portekizli oyuncunun 15 metre mesafeden kolunu açarak topa müdahele etmesi, şanssızlık değil oyuncu kalitesiyle ilgili bir durumdu.
Gol sonrası ise, sezon başında sıkça yaşanan “dağılma sendromu” bir kez daha sahne aldı Beşiktaş’ta..
2’nci gol sonrası oyundan düşen Beşiktaş’ı tekrardan ayağa kaldırmak ise yine Atiba’ya düştü. Kanadalının golüyle soyunma odasında 2-1’lik skorla dönen siyah beyazlılar 2.yarıya Ljajic-Diaby değişikliğiyle başladı.
Sırp oyuncunun performansı vasatı aşmayınca, daha istekli olan Fenerbahçe, oyun üzerindeki baskısını arttırdı.
Beşiktaş rakip sahaya oyunu yığmak yerine, kontrataklarla etkili olmaya çalışınca, orta sahada Ozan Tufan ve Gustavo’nun istediği tarzda boşluklar oluşmaya başladı.
Beşiktaş’ın bir türlü rakibin sert ve temaslı oyununa karşılık verememesi, konsantrasyon problemi, 3-1’lik mağlubiyeti getirdi.
Bu maç aynı zamanda kadro kalitesi sorunsalının da bir kez daha gün yüzüne çıkmasına sebep oldu. Sorunlu, iyi oynamayan, saha içi planını hala tam oturtmamış Fenerbahçe’nin kadrosunda Roco, Rebocho, Diaby, N’Koudou seviyesinde oyuncu bulunmuyor.
MAÇIN OLAYI: Serdar Aziz & Vida arasında ceza sahasında içinde yaşananların VAR’da kontrol dahi edilmemesi, tam anlamıyla komediydi.
Olayı 2 stoperin itiş kakışı olarak yorumlayabilirsiniz, ancak bunu söyleyebilmek için önce bir VAR’a gitmeniz gerekiyor. Neredeyse her konuda VAR’a başvuran hakemlerin, böyle kritik pozisyonda VAR’a gitmemesi, akıllara şu soruyu getirdi: Herkese VAR da, Beşiktaş’a yok mu?
MAÇIN HAYALKIRIKLIĞI: Beşiktaşlı oyuncuların, baskı altında etkiye tepki verme sorunu yaşadıklarını gözlemledik. Takım, ne istekli rakibinin temaslı oyununa karşılık verebildi, ne de hakemin garip kararlarına itiraz edebildi. Takım adına en acı durum ise, Vida’nın penaltı pozisyonuna, Vida’dan başka tek bir kişinin bile itiraz etmemesiydi.