Geçtiğimiz hafta Baykar Savunma firması MİUS/KIZIL ELMA turbofan motorlu (jet) SİHA’sına ait montaj hattının fotoğraflarını paylaştı. Dünyanın tanıdığı TB-2 MALE sınıfı (Taktik İHA) SİHA’nın üreticisi olan ve TUSAŞ ile birlikte SİHA konusunda milli gururumuz olan Baykar Savunma geçmişte de birçok başarıya imza attı. Malum olduğu üzere ve benim daha önce video ve twitter’da paylaştığım gibi faydalı yük taşıma kapasitesi açısından dünyanın 4/5’nci sıradaki SİHA’sı olan AKINCI’yı da büyük bir başarı ile geliştirerek seri üretime geçti.
Şimdi ise Baykar süpersonik hıza çıkabilecek ancak bundan daha önemlisi “jet motoru” şeklinde kanıksanmış olan ama aslında turbofan motor denen motordan güç alacak bir insansız uçak yapacak. Yani savaş uçaklarında kullanılanlar gibi, dışta pervane yerine içerisinde türbin kanatçıklarının ve yanma odasının olduğu, havayı sıkıştırarak yüksek basınçla yakıp dışarı atan motorlar. Yani F-16 motoru gibi.
İşte bu sebeple gerek hızı gerek menzili, taşıma kapasitesi ve manevra kabiliyeti TB-2, Vestel Karayel, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR gibi SİHA’lardan çok farklı olacak. Daha yüksek değerlerde olacak. ABD ve diğer ülkelerdeki turbofan motorlu SİHA’lardaki gibi stealth özelliği yani RAM kaplama ve boya gibi teknolojilere ne zaman sahip olur veya ilerideki planlarda bu var mı bilmiyorum ama tasarım olarak, bu konudaki zirve olan Amerikan stealth SİHA XQ-58A Valkyrie’ye ve Boeing’in Avustralya için yaptığı MQ-28A Ghost Bat’a (Eski adı: Loyal Wingman) çok benziyor. Bu durum da onları örnek aldığına göre stealth bir tasarım amaçlanmış olduğunu gösteriyor. Zaten başka türlü eğer MMU ile birlikte görev yapacak ise onun yanında sırıtırdı. Düşünsenize MMU stealht yani düşük radar görünürlüğüne sahipken yanında AKINCI, AKSUNGUR gibi kabak gibi radarda görünen bir SİHA onunla kolda veya yakın uçtuğundan en azından o yönden birilerinin geldiğini düşmana belli etmiş olur. Sırf bu yüzden bildiğiniz üzere Amerikalılar F-35’e ikmal yapsın diye stealth insansız tanker MQ-25’i ürettiler ve F-35’e havada ikmal yapmaya başladı. F-35 ille kardeş kardeş, stealth stealth uçacaklar.
İşte MİUS/KIZIL ELMA gördüğüm kadarı ile hem yukarıdaki iki Amerikan jet SİHA’sına benzeyecek şekilde stealth bir tasarıma sahip, hem de onlar gibi hava-hava ve hava-yer mühimmatlarını alacak şekilde tasarlanıyor. Aslında daha önceki yıllarda yapılan açıklamalardan da anladığımız kadarı ile MİUS Türkiye’deki tüm milli akıllı mühimmatları, SOM gibi milli seyir füzelerini ve TÜBİTAK-SAGE’nin GÖKTUĞ hava-hava füze ailesini taşıyabilecek. MİUS geliştirilene kadar bu füzeler de büyük ihtimal ile seri üretime geçmiş olacak.
Bu özellikleri ile MİUS, dizel ve turboprop motorlu yani pervaneli motorlu yavaş SİHA’larımız yanında Hürjet, F-16 ve MMU ile birlikte insanlı bir uçak gibi görev yapabilecek uçuş dinamiğine sahip bir SİHA olarak öne çıkacak.
Tabi motor sorunu çözülebilirse. Çünkü malum SAHAEXPO-2021’de Ukraynalı Motorsich firması ile AI-25TL/T ve AI-322F turbofan motorlarının tedariki için anlaşma imzalanmıştı. Bu firma şu an işgal altındaki Zaporijya kentinde. Ancak bildiğiniz gibi Türkiye’nin de gayreti ile görüşmeler sürüyor. Barış veya aynı zamanda bu firmaların Rus değil de Ukrayna tarafında kalma ihtimali de var. Diğer yandan en olumsuz ihtimal gerçekleşse bile turbofan motor üreten başka ülkeler de var. ABD, Çin, İngiltere, Fransa vb. Tabi her biri ayrı sorun. Ancak Hürjet için Amerikan General Electric F-404 motoru alınabiliyorsa MİUS için neden olmasın. Hatta İngiliz Rolls Royce Aircraft Engine Company veya Çin bile bence alternatif olabilir ama ben Ukrayna’nın barışa çok yakında olmasa da beklenebilecek kadar bir sürede barışa kavuşacağına ve bu projelerin devam edeceğine inanıyorum. Çünkü saydığım ülkeler SİHA istesek satarlar ama bizim SİHA pazarında dünya üçüncüsü olmamızı göz önüne alarak SİHA için motor satmaları çok çok zor görünüyor.
MİUS’ın hava-hava performansı yapay zekanın ülkemizde ve hatta dünyada gelişimine bağlı iken hava-yer performansının F-16’lardan hiç de geri kalmayacağını düşünüyorum.
Ayrıca, Ağustos-2019’da Türkiye-Ukrayna arasında Black Sea Shield adında yeni bir firma kurulduğunu ve hisselerinin %51’e Baykar Savunma’ya, %49’unun ise Ukrayna devletine ait olduğunu ve Black Sea Shield’ın Ukrayna tasarımı motorları Türkiye’de ortak olarak üretmesinin beklendiğini de belirtmek isterim.
Son olarak; Kanada’nın dün F-35’i seçtiği haberlerinin çıktığı bir zamanda Ukrayna-Rus Savaşı’nda daha doğrusu Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği savaşta düşen Rus ve Ukrayna insanlı uçakları gördükçe insansız sistemlerin öneminin gerçek düzenli ordu savaşlarında da görüldüğü ve özellikle TB-2’nin şovlarının SİHA’lar konusunda tüm ülkeleri ikna ettiğini söyleyebiliriz.
Bu arada 7-8 ay önce NATO ve ABD müttefikleri içinde bizden ve Fransa’dan başka F-35 almamış/alamamış ülke kalmayacak demiştim. Dün çıkan ve twitter’da RT ettiğim habere göre Kanada da F-35’i seçti ve böylece Finlandiya ve Almanya’dan sonra F-35 kervanına katıldı. F-35 almış/alacak ülkeleri: ABD, Avustralya, Almanya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, İngiltere, İtalya, İsrail, İsviçre, Japonya, Güney Kore, Hollanda, Norveç, Polonya, Tayland, Singapur, Kanada olarak sıralayabiliriz. Yunanistan da istiyor, bu da malumunuz zaten, çok konuştuk, çok tartıştık.
Nasıl ki ABD F-35 ile ağ merkezli harp teknolojileri sayesinde XQ-58A ve benzeri turbofan motorlu SİHA’ları harekat ortamında birlikte kullanmayı planlıyor, sanırım bizim de MMU ile MİUS/KIZIL ELMA ve jet motorlu olmasalar da AKSUNGUR ve AKINCI’yı beraber kullanma hayalimiz var.
Hakan KILIÇ
Savunma Analisti
@hkilichsword