Milli füze projeleri Ukrayna savaşından etkilenecek mi?

Ukrayna’nın Zaporijya kentinin Ruslar tarafından işgal edilmesi ve Motorsich firmasının tesislerinin de bu şehirde olması Türkiye’deki bazı savunma projelerinde endişeye sebep olmuştu ki savaşın Ukrayna halkına insani maliyetinin yanında bunların lafı bile olmaz ama sonuçta tartışma yaratan olaylar olduğu için değinmekte yarar var.

Neyse ki TÜBİTAK-SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş GEZGİN füzesi ile ilgili açıklama yapınca bizim de endişemiz giderilmiş oldu. SavunmaSanayiST.com’dan Anıl Şahin’e demeç veren Sn.Okumuş milli uzun menzilli seyir füzesi projesi GEZGİN füzesi Ar-Ge sürecinde Ukrayna kaynaklı bir aksama olmayacağını açıklamış.

Bildiğiniz üzere daha önce SSB tarafından açıklandığı üzere, SSB ile Kale Arge arasında ARAT Projesi Kasım 2021’de imzalanmış ve GEZGİN füzesi seri üretime geçtiğinde Kale Arge tarafından geliştirilecek olan milli turbojet motoru ile uçması planlanmıştı. Kale Arge KTJ-3200 isminde bir turbojet motorunu daha önce yapmıştı ve bu motor SOM seyir füzesi ile ATMACA gemisavar füzesinde kullanılacaktır. Ancak bu motor GEZGİN gibi büyük ve teknik isimlendirmesi ile stratejik uzun menzilli seyir füzesini uçuracak büyüklükte değildi.

Dolayısı ile daha büyüğü yapılması gerekecekti veya motor ithal edilecekti. Söz konusu seyir füzesi ve 300 km üzerinde bir menzilden bahsedildiğinde ise MTCR-Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi kısıtları devreye girmekte idi. İşte daha önce açıklandığı üzere test ve geliştirme sürecinde Kale Arge’nin yeni motoru yapılana kadar Ukrayna’nın Motorsich firmasından turbojet motor alınacaktı. Bu firma konusunda uzman ve SSCB dönemi Rus seyir füzesi motorları da burada yapılıyordu. Hatta emin olmak zor ama şu an Rusların, Ukrayna’da kullandıkları Kalibri/Club seyir füzelerinin motorları da çok büyük ihtimal ile Ukrayna yapımı.

İşte bu sebeplerle kafalarda soru işareti oluşmuşken Gürcan Okumuş SavunmaSanayiST.com’a yaptığı açıklamada, GEZGİN füzesinin Ukrayna’daki durumundan etkilenmeyeceğini, bu iddiaların asılsız olduğunu, TÜBİTAK-SAGE’nin bu projede önemli aşama kaydetmiş olduğunu belirterek, “GEZGİN’de çalışmalar çok başarılı olarak devam etmektedir, projede çok önemli safhaları aştık. GEZGİN projesi de bittiği zaman, GÖKHAN gibi çığır açıcı teknolojilere sahip ve eş değeri olmayan bir füze sistemi ortaya çıkacak. Ukrayna sürecinin nereye gideceğini bilmiyoruz ama bizim projemize etkisi yok.” demiş.

Okumuş ayrıca Milli RamJet İtkili Hava-Hava Füzesi GÖKHAN füzesi için de: F-16’larda (tabi MMU’da da) kullanılacak yeni hava-hava füzesi olacağını, ilerisinde GÖKHAN Füzesi üzerinden aynı zamanda anti-balistik füze geliştirilmesinin gündemlerinde olduğunu da söylemiş.

GEZGİN seyir füzesinin Tomahawk/Kalibri muadili yani uzun menzilli karadan/denizden/satıhtan-kara ve deniz hedeflerine karşı etkili bir seyir füzesi olacağını biliyoruz. Peki, GÖKHAN ne füzesi?

GÖKHAN ise ramjet motorlu bir hava-hava füzesi. Tamamı katı yakıt roket motorlu olmayan daha doğrusu süpersonik (1 Mach) sürati geçene kadar katı yakıt sonrasında ise ramjet motorlu olacak olan bu sebeple uzun menzilli hava-hava füzesi olacağı tahmin edilen bir hava-hava füzesi olacak. Yani R-77, Meteor, AIM-120D/C8, PL-15, PL-21 vb.

Ancak burada ramjet olduğu için hipersonik olmayacağını yani 5 Mach altı ile sınırlı olacağını belirteyim. Zaten hava-hava için hipersonik olmasına gerek yok. Hipersonik yani 5 Mach üzeri için “Scramjet” motorlu olması gerekli.

Şimdi kısaca ramjet motor ne demek onu anlatayım. Bunu anlatırken de Nisan ayında basılmasını planladığımız yeni kitabımın roket motorları bölümünden kopya çekerek anlatacağım veya özetleyeceğim. Kitabım için de şahsi pazarlama stratejim gereği çıkmadan fazla açıklama yapmak istemiyorum. Sadece, Türkçe yazılmış eserler içinde tek cümle ile özetlemek gerekirse eski bir şarkıdaki gibi “Ne senden öncesi ne senden sonrası…”sanırım en veciz özet olacak.

“Ramjet Motorlar daha çok füze sistemlerinde kullanılan, içerisinde hareketli parçalar bulunmayan, ancak yüksek hızda çalışan motor türüdür. Sıkıştırılmış havayı kullanır ve turbofan, turbojet, turboşaft, turboprop motorlarda bulunan döner kompresör uygulamaları ramjet motorda yoktur. Düşük hızda çalışmadığı yani itki oluşturmadığı için yerdeki bir uçağı havalandıramaz. Bu yüzden başka bir tahrik sistemine ihtiyaç duyar. Ramjet taşındığı araç hareket halindeyken itki kuvveti üretir. Aracın hızı ne kadar yüksekse, ramjet o kadar iyi performans vermeye başlar ve sonrasını devralır. Yani ramjet bir ön hıza ihtiyaç duyar ki bu hız da süpersonik yani en az 1 Mach sürat olmalıdır. Ramjet ile tahrik edilen bir araç 2 ila 5 Mach arasında bir hıza sahip olur…

Newton'un üçüncü hareket yasasına göre her eylem için eşit ve zıt bir tepki vardır. Herhangi bir tahrik sisteminde bir çalışma sıvısı sistem tarafından hızlandırılır ve bu ivmeye tepki olarak sistem üzerinde bir kuvvet üretir. İtme denkleminin genel bir türevi üretilen itme miktarının motordaki kütle akışına ve gazın çıkış hızına bağlı olduğunu gösterir. Ramjet motorlar tasarlanırken motorun itme ve yakıt akışını tahmin etmek için ramjet'in termodinamik analizini kullanılır. Ramjet motorların mazisi 20.yüzyılın başlarına dayansa da uzun süre bir gelişme olmamıştır…

Ramjet’te itme, bir yakıtın yanmasından oluşan sıcak egzozun bir nozuldan geçirilmesiyle üretilir. Nozul akışı hızlandırır ve bu ivmeye tepki olarak itme üretir. Yanma nozuldan akışı korumak için nozul çıkışındaki basınçtan daha yüksek bir basınçta gerçekleşmelidir. Ramjet motorda yüksek basınç, aracın ileri hızı kullanılarak yakıcıya harici havanın sıkıştırılarak “çarpılması” ile üretilir. Oysa bir turbojet motorda, yakıcıdaki yüksek basınç, kompresör adı verilen bir dizi pervane/fan parçası tarafından üretilir. Ancak bir ramjet’te kompresör yoktur. Bu nedenle, ramjet’ler bir turbojet’ten daha hafif ve basittir. Tahrik sistemine getirilen dış hava, bir turbojet motora çok benzeyen çalışma sıvısı haline gelir…

Genelde ramjet kullanan araçlar ilk tahrik için yani itme üretmeden önceki hıza gelmek için bir roket/roket motoru kullanır…”. Sanırım bu kadar özet yeterli.

Ramjet motorlu hava-hava füzesi dediğimizde aklımıza ilk gelen füze MBDA’nın Meteor füzesidir. Hani EF-2000 gibi uçaklarda veya Yunanlıların aldığı Rafale’de kullanılan füze (Yunanistan da bu füzeden alacak). “No Escape Zone”un yani kaçışın imkansız olduğu menzil aralığının dahi bizdeki AIM-120C7’nin maksimum menzili kadar olduğu füze. Zaten Meteor AIM-120C7 veya GÖKDOĞAN gibi orta menzilli hava-hava füzesi değil, uzun menzilli hava-hava füzesi. İşte bizim GÖKHAN füzesi de uzun menzilli kategorisinde olacak, %99 ihtimal ile.

Ancak ramjet motorlu füzelerin tek kritik özelliği menzil uzaması değil, ramjet motorun esas avantajı füzenin hızlanıp yavaşlama kabiliyeti (throttleable) olması yani uçağı kaçırınca yavaşlayıp dönüş yaparak yakıt tasarrufu yapması ve yeniden hücuma geçince “gaz vermesi” motoru maksimum güce çıkarması. Bu özelliğinin de olacağını tahmin ediyorum/olmalı.

Sonuçta her iki füze projesi de çok yüksek teknoloji ve seyir füzesi ile hava-hava füzelerinde trendi temsil ediyor. Diğer bir deyişle devler ligini.

TÜBİTAK-SAGE çalışanlarına müdüründen işçisine başarılar diliyor, şükranlarımızı sunuyoruz.

Hakan KILIÇ

Savunma Analisti

@hkilichsword