Kayıp zamanın izinde

Fenerbahçe bu maçta yeniden üçlü dizilişine döndü. Hücum hattında Berisha'nın arkasında konuşlanan Mesut ve Rossi ile başladı. Bu üçlünün haraketli ve dinamik oyununa kanatlarda Ferdi ve Osayi, orta sahada Gustavo ve Crespo ayak uydurunca Fenerbahçe maça çok etkili başladı. Hücumda kendi sağ kanadını iyi kullanan Fenerbahçe, golü de bu kanattan geliştirdiği atakta buldu. Rossi'den orta değil de pas geldi Berisha'ya, o da bu ikramı geri çevirmedi. Fenerbahçe'de ilk yarıda hem topu kesmekte hem de topu oyuna sokmakta etkili bir Crespo gördük. Pjanic tarzı attığı pas ile Rossi'yi kaleci ile karşı karşıya bıraktı. Rossi'nin bu golü atması çok önemliydi ama kaçtı. Crespo, Fenerbahçe'nin kazandığı ve ilk yarısını çok iyi oynadığı Kasımpaşa maçına da böyle başlamıştı ve o maçta da 26. dakikada sarı kart görüp kısmen oyundan düşmüştü. Rizespor ise ilk yarıda iki net pozisyon buldu, bu pozisyonların ikisi de Fenerbahçeli oyuncuların yaptığı pas hataları ile geldi. Bunun dışında ilk yarıda izlediğimiz Rizespor ligin etkisiz ekiplerinden biriydi. İlk yarıda Fenerbahçe'nin istek ve arzusu yerindeydi. Özellikle sağ kanattan geliştirdikleri ataklar, Rossi-Ferdi-Crespo işbirliği artı yönleriydi. Zaman zaman takım boyunun uzaması ve basit top kayıpları Fenerbahçe adına olumsuz görüntülerdi.

Maçın ikinci yarısı da ilk yarı temposu ile başladı ve Rossi yine çok net bir pozisyonu kaçırdı. İkinci yarıda da Fenerbahçe hücumda kendi sağ kanadını yoğun kullanarak başladı. Bunda Fenerbahçe'nin o bölgedeki oyuncularının etkinliği kadar Cemali'nin o kanadı savunmada zaafı ve yalnız kalması etkili oldu. İkinci yarıda Mesut Özil'in hücumda sağ kanatta topla buluşmasının çok akılcı olmadığını düşünüyorum. Mesut sağ ayağına gelen topları ısrarla sol ayağına almaya çalışırken hem zaman kaybediyor hem de etkisizleşiyor. Fenerbahçe'nin ikinci golü sezon başında Tisserand'ın diğer kanattan yaptığı bindirmelerin bir benzeriydi. Fenerbahçe, ceza sahasında birden fazla oyuncu ile girmişti ve Serdar Dursun en iyi yaptığı işi yaptı ve golü attı. Üçüncü golde Sosa'nın topa dokunuşu ve Serdar'ın vuruşu alkışı hakediyor. Serdar Dursun hem Fenerbahçe hem de milli takımda alternatifi olmayan oyuncu tipi. Bugün üç gol attığı için değil, oyun tarzından dolayı alternatifsiz.Bence Serdar Dursun ile Berisha birbirinin alternatifi değil aksine birlikte oynamalı. 

Futbol rakiple oynanan bir oyun. Bugün ligin en zayıf ekibi ile oynadı Fenerbahçe ve biraz dikkatli olsa daha da farklı kazanabilirdi. Özellikle savunmasının sol kanadını çok kötü savunan bir Rizespor vardı sahada. Fenerbahçe ise "Fenerbahçe üçlü oynamaz" yangını yapanların aksine nasıl üçlü oynanır gösterdi. Mevzu üçlü ya da dörtlü değil oynanan oyundur. Üçlü ya da dörtlü arası oynanan oyun uğruna kenarda kalan Szalai'nin hem savunmadaki hamleleri hem de iki asisti neden oynatılmadı sorusunu da beraberinde getirdi. 

Vitor Pereira ise hakkında "gönderildi, gönderilecek" diye konuşulan bir haftada doğru sisteme geçmesi ve doğru hamleleri ile maçın yıldızlarındandı.

Öyleyse Fenerbahçe neden üçlü mü oynar dörtlü mü oynar tartışması ile zaman kaybetti?