İyi ki Doğdun

Selam,

Herkese iyi haftalar dilerim.  
Zaman hızla akıp giderken geçmişimize, yaşadığımız ana ve biriktirdiğimiz başarılara güzel bir nottur aslında doğum günleri. 
Eskiden küçük aile meclislerinde ev yapımı kek, mozaik pasta, peynirli poğaça eşliğinde polaroid fotoğraf makinasından gülümseyin diye gelen sesle biriktirilen sıcacık anılardı. 
Doğum günlerimiz yıllar geçtikçe daha kıymetli hâle gelse de bazen yaşam koşuşturmacamız bazen de gerçekten imkânsızlık nedeniyle bir SMS veya telefonla arayarak geçiştirdiğimiz telaşlar olarak kalıyor.

        Oysa sevdiğine sarılarak ve gözlerine bakarak yürekten söylenen “İyi ki doğdun” cümlesi ne kadar kıymetli ve değerli. Bazı ihtiyaçlarımız özellikle de duygusal ihtiyaçlarımız, hızlanmış yaşamlarımız karşısında yok oluyor. Kaybettiğimiz bu küçük molaları yok saymak aslında uzun vadede her birimizi yalnızlaştırıyor. Üstelik hayatımız, uzaktan tamamını tek seferde göremeyeceğimiz kadar kısa ve değerli…

Zenginlik, size ne ifade ediyor? Sadece para mıdır zenginlik? 

Bence değil!..

Düşünecek olursak hepimiz zenginiz, kimimiz zaman, kimimiz varlık, kimimiz sağlık, kimimizde bilgi zenginiyiz. Bazen de çok az insana bunların birkaçı birden nasip oluyor. Eski dostum, hepinizin tanıdığı Polat Yağcı bunlardan biri…

Evet, yazının başındaki “İyi ki doğdun” cümlesi, dostum, arkadaşım, başarılarından hep gurur duyduğum Polat Yağcı içindi. 
Polat’ın başarı hikâyesi, birçok gazete ve dergide yer almıştır; bu nedenle tekrar değinmeyeceğim. Onun hayatında; küçük bir çocuğun hayalleri ve hayallerine ulaşmak için yorulmak nedir, pes etmek nedir, vazgeçmek nedir, (b) planı nedir diye düşünmeden tek tek çıktığı, saygı duymamanın imkânsız olduğu başarı merdivenleri var.
Pazar günü, Günay’da ailesi, dostları, sanatçı arkadaşları ve muhteşem bir davetli katılımıyla 43. yaşını kutladı. Bugüne kadar sayısız ödül töreni ve müzik sektörünün organize ettiği davete katıldım, ancak böyle yüksek katılımlı bir gece görmedim. Bülent Ersoy’dan Demet Akalın’a, Alişan’dan Serkan Kaya’ya, Aleyna Tilki’den Orhan Gencebay’a, Hakan Altun’dan Berkay’a, Ümit Besen’den Kibariye’ye, Derya Uluğ’dan Yonca Evcimik’e, Cengiz Kurtoğlu’ndan Mustafa Sandal’a, Ali Güven’den Metin Arolat’a, Yavuz Bingöl’den Saba Tümer’e, Özlem Yıldız’dan Timur Savcı’ya, Ayşe Barım’dan Burak Sağyaşar’a, Şahin Özer’den Ahmet Çelenk’e, Muazzez Ersoy’dan Gezegen Mehmet’e, Deniz Seki’den Zara’ya, Funda Arar’dan Kubat’a… Kısacası müzik, spor, medya, film ve iş dünyasından her biri kendi alanında son derece önemli ve kıymetli insanlar, Polat için bir aradaydı. Polat Yağcı, daima çalışarak müzik sektörünü büyüttüğü, sayısız ismi camiaya kazandırdığı, hiç kimseyle düşman olmadan ve kimseyi kırmadan başarılarına başarı eklerken herkesle dost kalmayı ve mütevazı olmayı hiç elden bırakmadığı, açık sözlü davrandığı, yolunun kesiştiği herkesin iyi gününde, en çok da kötü gününde yanında olduğu için bu kadar çok kişi bu genç adamın yanında olup onu “İyi ki” diye kucaklamak istedi. Hayattayken çok az insana nasip olacak binlerce hayır duası vardır arkasında. Çünkü paylaşmanın, dua etmenin, insanlara yardım etmenin ne anlama geldiğini çok iyi bilir. Onunla çalışan hiç kimse kopamaz ondan, çok güzel bir hoca ve öğreticidir.

Polat bana, yaşamın en büyük mucize olduğunu, her insanın işini çalışarak sabrederek ve asla pes etmeyerek zirveye taşıyabileceğini...
Esas işin de zirvede başladığını...

Bu seferde, sahip olduğun maddi manevi gücü nefsinden, kibrinden uzak, mütevazı ve erdemli bir şekilde yönetmen gerektiğini…
Bir kötülük seziyorsan beklemeyi ama bir iyilik varsa acele etmeyi öğretti. 

     Size kendinizi iyi hissettiren dostlar edinin. Onları para ve bulunduğunuz mevkiinizden dolayı elde etmemişseniz, tüm sohbetleriniz haklı çıkmak adına değilse, hayallerinizi konuşabiliyorsanız, üzüldüğünüzde teselli için göz göze gelmeniz yetiyorsa lütfen o insanları kaybetmeyin.
Ve yürekten tek bir sesle onlara “İyi ki varsın” ve “İyi ki doğdun” deyin.

İyi ki doğdun Polat Yağcı...