Gündem

"İsmet İnönü CHP'yi kapatacaktı"

Yazar Mustafa Armağan, CHP’deki “mutlak butlan” tartışmalarını ele aldığı yazısında, İsmet İnönü’nün 1972’de genel başkanlığı Bülent Ecevit’e bırakmasının ardından partinin mevcut yapısını Anayasa’ya aykırı bulduğunu ve CHP’nin kapatılmasını beklediğini öne sürdü.

Yazar Mustafa Armağan, ensonhaber.com’da yayımlanan “İsmet İnönü CHP’yi kapattıracaktı ama ömrü yetmedi” başlıklı yazısında Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan güncel “mutlak butlan” tartışmalarını tarihsel örneklerle değerlendirdi.

Armağan, CHP’nin kuruluşundan bugüne uzanan tarihine değinirken, partinin 1980 askeri darbesinin ardından kapatıldığını ve yeniden açılmasının ancak 1992 yılında mümkün olduğunu hatırlattı. Yazıda, CHP’nin bugünkü yapısına kavuşmasının ise Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile birleşmesinin ardından gerçekleştiği ifade edildi.

CHP’NİN KAPATILDIĞI DÖNEMİ HATIRLATTI

Yazısında CHP’nin 103 yıllık siyasi geçmişine dikkat çeken Armağan, partinin 12 yıl boyunca hukuken faaliyet gösteremediğini belirtti.

1980 darbesi sonrasında diğer siyasi partilerle birlikte CHP’nin de kapatıldığını ifade eden Armağan, partinin yeniden açılmasına izin veren siyasi sürecin dönemin Başbakanı Turgut Özal döneminde gerçekleştiğini kaydetti.

Armağan, CHP’nin yeniden açılmasının ardından SHP ile birleşerek bugünkü siyasi yapısını kazandığını vurguladı.

İNÖNÜ-ECEVİT MÜCADELESİNE DİKKAT ÇEKTİ

Yazıda, 1960’lı yılların ortalarından itibaren CHP içerisinde yaşanan görüş ayrılıklarının zamanla derinleştiği ifade edildi. Özellikle “ortanın solu” politikası sonrasında parti içinde farklı grupların oluştuğunu belirten Armağan, bu sürecin sonunda Bülent Ecevit’in genel başkanlığa yükseldiğini hatırlattı.

1972 yılında gerçekleştirilen CHP Olağanüstü Kurultayı’nda Ecevit’in genel başkan seçilmesinin ardından İsmet İnönü’nün hem milletvekilliğinden hem de parti üyeliğinden istifa ettiğini aktaran Armağan, iki isim arasındaki siyasi ayrışmanın daha sonra farklı boyutlar kazandığını öne sürdü.

“PARTİYİ ANAYASA’YA AYKIRI BULUYORDU”

Mustafa Armağan, CHP İzmir Senatörü Necip Mirkelamoğlu’nun “İnönü Ecevit’i Anlatıyor” adlı kitabına atıfta bulunarak, İnönü’nün Ecevit döneminde yapılan bazı tüzük değişikliklerini Anayasa’ya aykırı gördüğünü savundu.

Yazıda yer verilen değerlendirmelere göre İnönü, milletvekillerinin yasama faaliyetlerinin parti genel merkezi tarafından yönlendirilmesini Anayasa’ya aykırı kabul ediyor ve bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin CHP hakkında işlem başlatabileceğini düşünüyordu.

Armağan, İnönü’nün yakın çevresine yaptığı değerlendirmelerde partinin mevcut yapısıyla devam etmemesi gerektiğini dile getirdiğinin çeşitli anı kitaplarında yer aldığını aktardı.

PARTİ İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ TARTIŞMASI

Yazıda ayrıca Kemal Bağlum’un hatıralarına da yer verildi. Armağan, 1954 seçimlerinin ardından CHP içinde partinin adının değiştirilmesi yönünde görüşlerin ortaya çıktığını ifade etti.

Bağlum’un aktardığı bilgilere göre bazı parti yöneticileri seçim yenilgisinin ardından yeni bir isimle seçmenin karşısına çıkılması gerektiğini savunurken, dönemin önemli isimlerinden Kasım Gülek’in bu öneriye karşı çıktığı belirtildi.

Yazıda, Gülek’in CHP’nin kurucu parti kimliğine vurgu yaparak isim değişikliğine izin vermediği ifade edildi.

GÜNCEL TARTIŞMALARLA TARİHİ SÜRECİ KARŞILAŞTIRDI

Mustafa Armağan, yazısının son bölümünde CHP’de son dönemde gündeme gelen “mutlak butlan” tartışmaları ile geçmişte yaşanan parti içi mücadeleler arasında benzerlikler bulunduğunu savundu.

İnönü ile Ecevit arasında yaşanan siyasi ayrışmanın, günümüzde CHP içerisinde yaşanan tartışmaları hatırlattığını belirten Armağan, parti içindeki görüş ayrılıklarının tarih boyunca farklı dönemlerde yeniden ortaya çıktığını ifade etti.

Yazıda, CHP’nin geçmişte yaşadığı liderlik ve yönetim tartışmalarının günümüzdeki gelişmeler açısından da dikkat çekici örnekler sunduğu değerlendirmesine yer verildi.