Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ifadesi alındı. Kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekiler hakkında çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla yürütülen soruşturmada Şahin’e, adına tahsis edilen araçların kullanımı ve dosyada yer alan bazı kişilerle ilişkileri hakkında sorular yöneltildi.
Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesinin 12 sayfa tuttuğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi tarihlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin kayıtların yanı sıra eski danışmanı Ömür Yücel’in beyanları, trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temasların diğer delillerle birlikte değerlendirildiği belirtildi.
ŞAHİN HAKKINDA İKİ SUÇTAN ADLİ KONTROL İSTENDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından İdris Naim Şahin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 220/7. maddesi kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile TCK’nin 283/1. maddesi kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından adli kontrol uygulanmasını talep etti.
Başsavcılık, Şahin hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebinde bulundu. Eski İçişleri Bakanı Şahin, savcılıktaki işlemlerinin ardından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.
SORULARIN ODAĞINDA 34 SL 313 PLAKALI VOLVO VARDI
Savcılığın Şahin’e yönelttiği soruların önemli bölümünü 34 SL 313 plakalı Volvo S90 oluşturdu. Soruşturma dosyasına göre firari olarak aranan Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, 21 Ağustos 2026’da Muğla’da söz konusu araçta yakalandı. Aracın Mehmet Özmen tarafından kullanıldığı belirtildi.
Savcılık kayıtlarına göre Volvo S90, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlıydı. Aracın plakası ise 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edilmişti.
Şahin, aracı kiraladığını kabul ederken otomobili en son haziran ayında kullandığını söyledi. Sonraki dönemde aracın kim tarafından kullanıldığı konusunda bilgisinin bulunmadığını savunan Şahin, eski bakan olması nedeniyle dört araç için tahsis hakkına sahip olduğunu ifade etti.
YILLIK BİN LİRALIK KİRA SÖZLEŞMESİ SORULDU
Sorguda araçlardan birine ilişkin kira sözleşmesi de gündeme geldi. Şahin, 34 SL 313 plakalı otomobili Mehmet Özmen’in şirketinden 25 Aralık 2025 tarihinde kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin bin lira olarak yer aldığını söyledi.
Şahin’in avukatı ise sözleşmedeki bin liralık tutarın sembolik olduğunu ve noter işlemleri nedeniyle kira bedelinin söz konusu şekilde düzenlendiğini belirtti.
ŞAHİN’E BEŞ AYRI ARAÇ SORULDU
Savcılık tarafından Şahin’e 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlarla ilgili ayrı ayrı sorular yöneltildi. Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, araçların kiralanmasına ilişkin işlemlerin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini söyledi.
Adına tahsis edilen araçları normal şartlarda kendisinin kullandığını belirten Şahin, araçların kendi kullanımında bulunmadığı dönemlerde kimler tarafından kullanıldığı konusunda bilgisinin olmadığını savundu.
“TAHSİS YENİ YAPILDI” BEYANINA TRAFİK KAYITLARI SORULDU
Savcılık, Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7’ye ilişkin trafik kontrol kayıtlarını da gündeme getirdi. Dosyaya göre araç, 15 Mayıs 2025 tarihinde Recep Oktay Çolak tarafından, 30 Ekim 2025 tarihinde ise Ömer Sipahioğlu tarafından kullanılırken trafik kontrolüne girdi.
Şahin, söz konusu plakanın adına tahsis edildiğini doğrularken tahsisin yeni yapıldığını ve üzerinden bir ay dahi geçmediğini söyledi. Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu’nu tanımadığını ifade eden Şahin, aracın son dönemde Belarus’tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dahilinde kullanıldığını anlattı.
BELARUS’TAN GELEN HEYETE VERİLEN ARAÇLAR GÜNDEME GELDİ
Şahin, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’nin Belarus’tan gelen bir heyet tarafından kullanıldığını da kabul etti. İfadesine göre araç Bodrum’da kaza yaptı ve misafirlerin mağdur olmaması amacıyla 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belarus’tan gelen misafirlerin ağırlanması sürecinin Ömür Yücel tarafından yürütüldüğünü belirten Şahin’in anlatımıyla, Yücel’in soruşturma dosyasındaki beyanları arasında farklılıklar bulunduğu aktarıldı.
Ömür Yücel, 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındığını, Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a gidildiğini, araçtaki çakar tertibatının söküldüğünü ve otomobilin daha sonra heyete bırakıldığını anlattı. Yücel, aracın sonrasında kaza yaptığını da beyan etti.
2011 TARİHLİ FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU
Savcılık, İdris Naim Şahin’e 14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbar hakkında da sorular yöneltti. İhbarda Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bazı bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin söz konusu yöntemle yönlendirildiği iddia ediliyordu.
Aynı ihbarda Mehmet Özmen’in “getir götür işlerini”, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale süreçlerini yürüttüğü ileri sürülüyordu. İhbarın yapıldığı tarihte İçişleri Bakanı olan Şahin, söz konusu iddialara ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun bulunmadığını söyledi. Şahin, ihbarda isimleri geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü ise tanıdığını belirtti.
SÜLEYMAN HİLMİ KALCI İLE 2019’A KADAR İRTİBAT KURDUĞUNU SÖYLEDİ
İdris Naim Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını anlattı. Kalcı’nın Belarus’taki siyasi çevrelerle bağlantıları bulunduğunu bildiğini söyleyen Şahin, kendisiyle 2011 ile 2019 yılları arasında irtibatının olduğunu ve son görüşmelerinin 2019 yılında gerçekleştiğini ifade etti.
Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı yönündeki iddialardan haberi olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen’i de İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını söyledi. Şahin, Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğunu söylediği cemaatin kurslarında eğitim gördüğüne ilişkin bilgisi bulunduğunu da belirtti.
Operasyon başladıktan sonra Ömür Yücel’i aradığını ifade eden Şahin, Özmen’in geçmişini hatırlatarak protesto eylemlerine katılmaması konusunda uyarılmasını istediğini anlattı.
ÖMÜR YÜCEL’İN VİZE İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BEYANINI REDDETTİ
Soruşturma kapsamında Ömür Yücel’in telefonunda yapılan incelemelerde Belarus’taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.
Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye’ye giriş vizesi için yaptığı girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Yücel ayrıca Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemleri konusunda da Şahin’in bilgisi dahilinde girişimde bulunduğunu öne sürdü.
Şahin ise eski danışmanının söz konusu beyanlarını reddetti. Ömür Yücel’e bu konuda herhangi bir talimat vermediğini savunan Şahin, işlemlerden haberi olmadığını ve ayrıntıları ilk kez ifadesi sırasında duyduğunu belirtti. Yücel ile arasında herhangi bir husumet bulunmadığını söyleyen Şahin, eski danışmanının neden kendisi aleyhine bu yönde ifade verdiğini anlayamadığını dile getirdi.
“ALEX” OLARAK BİLİNEN KALCI İLE İLGİLİ BEYAN DA SORULDU
Savcılık, Ömür Yücel’in “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı hakkında verdiği başka bir ifadeyi de Şahin’e yöneltti. Yücel, Kalcı’nın kendisiyle irtibata geçerek basına yansıyan çakarlı araçla ilgili aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini beyan etmişti.
Şahin, Kalcı ile 2019’dan itibaren doğrudan irtibatının bulunmadığını savundu. Ömür Yücel’in Kalcı ile iletişimini sürdürdüğünü bildiğini belirten Şahin, eski danışmanının zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.
ŞAHİN SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
İdris Naim Şahin, ifadesinin sonunda hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Adına tahsis edilen araçların bilgisi dışında ve tahsis amaçlarından farklı şekilde kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, söz konusu durum nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu ve araçlara ilişkin tahsisleri iptal ettirdiğini söyledi.
Eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğuna yönelik beyanları konusunda da söz konusu işlemlerin kendi talimatıyla yapılmadığını ifade eden Şahin, adına tahsis edilen araçların fuhuş amacıyla kullanılmış olması halinde dahi bundan haberdar olmadığını savundu.
Şahin, Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın kendisi adına tahsis edilen araçta yakalanması konusunda da herhangi bir bilgisinin bulunmadığını söyledi.
GÜRLEK, ŞAHİN’İN AÇIKLAMALARINA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın önceki aşamasında İdris Naim Şahin’in araçların kullanımına ilişkin açıklamaları ile dosyada bulunan delillerin uyuşmadığını söylemişti.
Gürlek, Şahin’in aracın yalnızca İstanbul’a geldiğinde kendisi tarafından kullanıldığı yönündeki açıklamasına karşılık aracın HTS kayıtlarının incelendiğini ve otomobilin uzun süredir kullanıldığının belirlendiğini ifade etmişti. Gürlek, Mehmet Özmen ile Şahin arasında geçmişe dayanan bir tanışıklık bulunduğunu da söylemiş ve Şahin’in açıklamalarının dosya içeriğiyle örtüşmediğini belirtmişti.
SORUŞTURMADA ADLİ KONTROL SÜRECİ
Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfa tutan ifadesinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “suçluyu kayırma” suçlamaları kapsamında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasını istedi. Şahin, talebin değerlendirilmesi için nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.