Geçtiğimiz hafta füze ve hava savunma cephesinde önemli bir gelişme oldu. Millî Savunma Bakanlığı tarafından 3 aylık faaliyetlerine ilişkin yapılan açıklamada, Türkiye'nin balistik füzelere karşı hava savunmasının NATO unsurlarıyla takviye edilmesi kapsamında Fransa'nın füze bataryası yerleştirme önerisinin kabul edildiği duyuruldu. Bu kapsamda Fransa bir adet SAMP-T (Aster) bataryasının ülkemizde konuşlandırılmasına yönelik teklifte bulunmuş.
Fransız SAMP-T bataryasının Türkiye'de konuşlanması maksadıyla saha araştırma faaliyeti 16-21 Haziran 2019 tarihleri arasında icra edilmiş ve konuşlanma çalışmalarına ilişkin hususlar Fransız makamları ile koordine edilmeye devam ediyormuş. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde keşif çalışmaları sürmekte olup yine açıklamaya göre Güney sınırımızda olacağı kesinlik kazanmış durumda.
Dikkat ederseniz yapılan açıklamada “Türkiye'nin balistik füzelere karşı hava savunmasının NATO unsurlarıyla takviye edilmesi kapsamında” denmiş. Yani 'hava savunma' denmemiş, 'balistik füze savunması' denmiş. Malum, Türkiye yüksek irtifa hava savunma yani hava soluyan hedeflere karşı savunma, yani uçak, seyir füzesi, İHA gibi sistemlere karşı Hisar sistemlerinin geliştirilmesinin yanında S-400 sistemi aldı. Ancak öyle görülüyor ki S-400 hakkında balistik füze savunma yani anti-balistik füze kabiliyeti konusundaki tereddütleri benim belki onlarca kez yazdığım şekli ile yetkililer de açıklamasalar ve resmi kabul etmeseler de paylaşıyorlar. Normalde hem Patriot’tan hem de EUROSAM Aster-30 SAMP-T’den radar menzili olarak 2-3 kat, füze menzili olarak da hava soluyan hedeflerde yine 2-3 kat daha uzun menzilli olan S-400 varken hala PAC-Aster talebi başka bir şey ile izah edilemez. Hatta S-400 sipariş edilmişken bile Patriot talebinde bulunulmuş ve bu talep twitter hesabımda yazdığım gibi Trump yönetimi tarafından 17 ay cevapsız bekletildikten sonra nihayetinde yeşil ışık yakılmış ve halen görüşmeler devam etmektedir. Yani Türkiye hala daha balistik füze savunma sistemi için PAC-2GEM-T, PAC-3MSE ve Aster-30 sistemlerini kovalamakta ve teknoloji transferi ile milli füzemizi yapmak için de EUROSAM işbirliği yollarını aramakta.
Medyada iddia edildiği gibi S-400’den teknoloji transferi yapmamakta ki zaten Ruslar böyle bir şey olmadığını ve S-400’ü kopyalamanın imkansız olduğunu da söyledi. Zaten S-300’ü kopyalamaya kalkan Çin’in yaptığı kopyanın hali ortada. Malum sonradan direk S-400 yapmaya karar verdiler. Çünkü sadece şekil kopyası yetmiyor, mesele yazılım, algoritma. Zaten S-400 anlaşmamızda kesinlikle yazılıma müdahale etmeyeceğimiz ve bakım yetkimizin dahi olmadığı net bir şekilde olduğu Rus medyasında çıktı. Diğere yandan Sayın Cumhurbaşkanı ise geçendeki bir demecinde alınan 2 filo (2.Filo 2020’de gelecek) S-400’den sonra opsiyonel olan yani şayet alınırsa 3. Filo için ortak üretimin söz konusu olacağını söyledi. 'Ruslar bize teknoloji verecek, milli anti-balistik füzemizi sayelerinde yapacağız' demedi. Medya bu yalan haberleri nereden hangi kaynaktan buluyor merak ediyorum diyeceğim ama kaynağı biliyorum. En azında kaynağın Cumhurbaşkanlığı, MSB,SSB vb. olmadığını söyleyebilirim.
Diğer yandan milli anti-balistik füzemizi (Siper değil, başka yeni bir füze henüz ismi belli değil) yapmak üzere EUROSAM ile teknoloji transferi konusunda niyet anlaşması yapılmış ve şimdi Fransızların güneye yerleştireceği füzelerin benzeri veya türevi veya teknolojisini içeren yepyeni bir füze yapılacak. Ayrıntılar açıklanmadığı için yorum yapmak istemiyorum. Ancak durduk yerde Fransızların biz sizin savunmanıza yardım edelim demesinin bu satış veya niyet anlaşması ile ilgili olduğunu düşünüyorum.
Sonuçta yüksek irtifa hava savunmasını S-400’e emanet eden, Türkiye balistik füze savunma noktasından S-400’den kat kat başarılı olduğu iddia edilen (bana göre kesin) Patriot ve Aster-30 ile balistik füze savunma sistemi de oluşturmaya çalışıyor. Her ne kadar medya da daha önceki yıllarda Kilis iline düşen 80-100 arası Katyuşa roketine atıfta bulunarak bu yüzden Fransa’nın sistemi geliyor ve güneye yerleşecek yazsa da bu da doğru değil. Aster tıpkı diğer iki füze (S-400, Patriot PAC) gibi topçu roketleri ve SRBM (kısa menzilli balistik füzelere) ve bunların 600 km menzilli olanlarına kadar etkili. Katyuşa da topçu roketi sınıfında ama çok küçük ve çok kısa menzilli. Bu yüzden ne S-400 ne Patriot PAC-3MSE ne de SAMP-T Aster-30 ile Katyuşa roketi vurmazsınız. Bu böyle biline vurabilir diyen biri varsa makam ve mevkisi ne olursa olsun balistik füze savunması konusunda en temel bilgilerden bile yoksun demektir, çok açık söylüyorum. Zaten örneği ve uygulaması yok. Şu an Türkiye’de Katyuşa roketlerine etkili olabilecek veya olma ihtimali olan tek sistem Korkut hava savunma top sistemi ki onunda normal mühimmatı ile değil. Çünkü Zeytin Dalı Harekâtı başlamadan az önce yani hala daha Kilis iline Katyuşa’lar düşerken son günlerinde denendi ve füzeye isabet ettiği halde roketin çelik yüzeyinden sektiği görüldü. Ancak sonrasında parçacık mühimmat yapalım dendi ki bu seferde harekat başladığı için Katyuşa atacak terörist kalmamış hepsi temizlenmiş veya kaçmıştı. İki gün önce duyurulan ASELSAN Atom isimli 35 mm’lik yani Korkut’un atabileceği sınıftaki parçacık mühimmat ise bu işi yapabilecek kapasitede. Tabi henüz gerçek savaş ortamında denenmedi. Yabancı ülkelerde de Korkut benzeri top ve CIWS sistemleri var. Ancak anti-balistik FÜZE olarak Katyuşa vurabilen dünya üzerinde tek sistem İsrail’in Iron Dome sistemi. Zaten dediğim gibi Fransız Aster-30/SAMP-T getirilmesindeki amaç Katyuşa’dan ziyade Suriye elindeki (SRBM) kısa menzilli balistik füzeler.
Sorgulandığı üzere Aster-30 ile S-400’ün Türkiye içinde birlikte çalışmasında hiçbir sakınca olmadığı gibi zaten aynı amaç için yani hava ve füze savunma için yapılmış iki sistemi aynı şehre kurmanın da mantığı yok. İkisi de 30 km irtifa sınırlı. Hava hedeflerinde S-400 kat kat menzil avantajı sunsa da balistik füze önlemede Aster-30 yatay ve dikey menzilde (irtifada) S-400’den geri kalmıyor.
Ancak 2005-2016 yılların arasında yapılan TLORAMID ihalesi sırasında da favori seçeneğim olan ve çok defa yazdığım Aster-30 SAMP-T sisteminin S-400 ve PAC’a karşı bazı üstünlükleri var. Örneğin 360 derece angajman yani kilit atabiliyor ki S-400 ve PAC 90-120 derece atabiliyor. Tarama/tespit/teşhis ile karıştırmayın. Onlar 360 derece olabilir ayrı konu. Ayrıca balistik füze savunma da çok önemli olan ve S-400’de olmayan bir özelliğe daha sahip. Hit-to-kill , kafa kafaya çarpışarak imha. Aslında Aster-30 harp başlığı da taşıyor ama hem harp başlığı ile hem de yüksek hız ile (enerji) çarparak imha edebiliyor. Patriot gibi thuruster/gövde üstü roketciklere sahip değil ama doğrudan itme vektörü ve aerodinamik kontrolün eşsiz kombinasyonu sayesinde (PIF-PAF güdüm teknolojisi) füze yüksek “g” manevraları yeteneğine sahiptir. Bu özellikleri Aster’e eşsiz bir hit-to-kill yeteneği sunuyor.
Aynı anda birden çok hedefe (10 adet) angaje olma kabiliyeti olan sistemin çok kısa süren hazırlık süresi ve füzenin yüksek hızı sayesinde çok hızlı bir nişan alma (yani kilitlenme) ve hedefi imha yeteneği var ve füzesinin ağırlık merkezi füzenin merkezinde yer almakta. Böylece dorudan motorlar tarafından sağlanan itme ve klasik aerodinamik kontrolleri birleştiren PIF-PAF sistemi ile çıkış ve uçuş safhasında 12 “G”, terminal safhasında 60 “G”ye varan manevralar yapabilmektedir. Bu yüksek “g” limitide rakipleri arasında kendisini büyük avantaj sağlamakta.
Her iki Aster modelinin teknik özellikleri:
Teknik özellikleri
ASTER-15 / ASTER-30
• Ağırlık (kg) : 310 / 450 (Resmi site 450, bazı kaynaklar ise 510 kg olarak belirtmekte)
• Uzunluk (m) : 4,2 /4,9
• Çap (mm) : 180 / 180
• Maksimum hız (Mach) : 3 / 4,5
• Menzil (km, min/max) : 1,7-30 / 3-100+
• Maksimum İrtifa (km) :13 / 20
• Güdüm sistemi : Her ikisi içinde Ataletsel Navigasyon ve Aktif Radar Güdümü
• Türü : Hava savunma (anti-uçak) ve füze savunma (anti balistik) füze sistemi, Aster-15; kısa/orta menzilli, Aster-30; uzun menzilli olarak tanımlanmakta.
• Tahrik : Her ikisinde de iki aşamalı katı yakıt roket motoru
Bana göre en büyük avantajı ise aynı zamanda gemi konuşlu versiyonu olması. Fransız uçak gemisi Charles De Gaulle’yi bile Aster korumakta. Bu özellik yani gibi konuşlu olma kısmı PAC ve S-400’de yok. Dolayısı ile Türkiye İ sınıfı firkateynden sonra düşündüğü ve ilk kez hava savunma muhribi/destroyerine sahip olacağımız TF-2000 muhribine koyacak füzesi yok. SAMP-T ortak üretim olabilir şeklinde açıklama yapan MSB Bakanı Hulusi Akar’ın ifadesi gerçekleşir veya karara bağlanır ise ileride TF-2000 üzerine ne koyacağız sorusu da çözülmüş olur.
Geçmişine bakınca ise 15 Nisan 2012’de Fransız donanmasına ait Forbin sınıfı hava savunma muhribinde fırlatılan bir Aster füzesi, Amerikan yapımı GQM-136 Coyote SSST (Supersonic Sea Skimming Target) hedef füzesini vurarak başarılı bir test geçekleştirdi. Bu hedefin seçilmesinin sebebi Soğuk Savaş dönemi Rus anti-gemi füzelerine benzemesi idi. Bu test ile Avrupa bir ilke sahne oldu. Forbin, TYPE-45 ve Horizon sınıfı gibi çeşitli hava savunma gemilerinde kullanılan PAAMS (Principal anti air missile system) sistemi kullanılarak Aster-30 füzesi, GQM-136 füzesini imha etti. Sea-Skimming yani deniz yüzeyini yalayarak uçma özelliği olan hedef füze GQM-136 Coyote vurulduğu sırada 5 metre irtifada 3000 km/s sürate yakın uçuyordu. Bu veriler bile Aster füzesinin ne kadar başarılı olduğunun göstergesidir.
Dolayısı ile ne PAC ne S-400’ü kötülemek için yazmıyorum. Sadece birbirlerine karşı üstünlüklerini anlatmak istiyorum. PAC ve S-400’ü çeşitli makalelerde anlattığım için ayrıntıya girmeyeceğim. Menzil avantajı ile çok daha geniş bölgeleri koruyan S-400 ile hava savunma yaparken Aster-30 güneyde balistik füze savunmaya yardımcı olacak. Fransız bataryasının ikinci el olarak daha sonra Türkiye’ye satılacağı dedikodusu çeşitli forumlarda yazsa da EUROSAM niyet anlaşması kapsamında ayrıca bir iyi niyet göstergesi olabileceği gibi bir teoriye göre Suriye’deki Fransız askerlerini koruyacak. Ancak bu imkânsız. Çünkü menzili yetmez. Patriot’un gerçek savaşta balistik füzelere karşı defalarca test edilmesi gibi Aster de aynı sayıda olmasa da balistik füzeleri test eden İsrail füzeleri ile test edildi. Dolayısı ile öyle bir mantık doğuyor ki elinizde aynı yerde konuşlu 3 sistem olsa (bunu düz mantıkla anlaşılması için yazıyorum) size doğru yaklaşan hedefe, uçak ise S-400, balistik füze ise PAC-3MSE, seyir veya gemisavar füze ise Aster-30 ateşlemek en doğru seçenek olacaktır. Çünkü manevra kabiliyeti ve genel karekteristiği ile Aster-30 alçak irtifadan gelen seyir füzelerine karşı diğer iki sistemden daha etkili. Bunda NATO ve milli radar ağına entegre olacağının da etkisi var. Ancak yine de başarılı bir uçak avcısı SAM ve anti-balistik füze. Lütfen yukarıda değindiğim gibi konumuz S-400 ve PAC olmadığı için Aster kabiliyetini yazarken onarın yetersiz olması manasında anlamayın. Zaten eksik kısmını defalarca yazdım. Patriot hava savunma olarak menzili kısıtlı olduğundan S-400’ün sağladığı avantajı sağlamazken diğer yandan mükemmel bir anti-balistik. S-400 ise Türkiye’de radar ağına entegre olmayacağı için Rusya’daki kadar verimli olmayacak ama her ikisinden de geniş bir alanda hava savunma yapacak, alanının en iyisi. Sıkıntısı en başından balistik füze savunması yapma için tasarlanmamış olması ve X bant radar ilave edilmiş olsa da füzelerinin fizyolojik yapısının balistik füze kesişmesine diğer ikisi kadar uygun olmaması.
Aster füzelerinin yeni geliştirilen iki versiyonundan da kısaca bahsedeyim. Şu an mevcut Aster-30B1 600 km menzilli SRBM’lere karşı etkili ve 30 km irtifaya çıkabiliyor (S-400 30 km, PAC-3MSE 45 km). Yeni geliştirilen Aster-30NT ise 1500 km menzilli MRBM’lere (Orta menzilli balistik füze) karşı etkili olacak.Ka bant aktif radar güdümlü yani arayıcı başlık kullanacak ve Rusların emşhur ve bana göre en mükemmel TBM olan SS-26 Iskander füzesini vurabileceği iddia ediliyor. (Aynı iddia MEADS’da da var) 2020-2030 yılları arasında servise girmesi planlanan Aster-30 Blok2 ise 3000 km yani MRBM sınırı IRBM (Uzun menzilli balistik füze) vuracak kadar gelişmiş olacak. Tıpkı SM-3, Arrow-3 gibi ekso-atmosferik ortamda KV cihazı yani kızılötesi arayıcı başlık taşıyan kinetik çarpma aracına sahip olacak. Zaten dünyada test edilen ve MRBM-IRBM vuran hit-to-kill özelliği KV, EKV veya KW olmayan bir anti-balistik füze yok. S-400’ün MRBM vurur hikayesine kimsenin inanmaması ve Çin olayının Çinlilerce teyit edilmeyip sadece TASS’a konuşan bir Rus uzmanla kalması da bundan. Çünkü özellikle 1500 üzerindeki bir füze için hit-to-kill (ABD yapımı THAAD gibi) veya daha üzeri için illaki ekzo-atmosferik ortamda yani uzayda ihma söz konusu. Hatırlayın TLORAMIDS ihalesini iptalinden aylar sonra yapılan bir panelde de SSB Başkanı İsmail DEMİR milli anti-balistik füze kararımızı anlatırken konuşmanı bir yerinde kafa-kafaya çarpışma hatta uzay ortamında müdahale edecek bir füze düşünüyoruz demişti.
Sonuç olarak hava savunmasını S-400 ile güvenceye almayı düşünen Türkiye için gelecek olan Aster bataryası balistik füze savunması açısından doğru tercihtir. EUROSAM füze üretim ortaklığı ve umarım PAC-3MSE alımı da gerçekleşir ise balistik füze savunmasını milli anti-balistik füzemiz üretilene kadar bir nebze gerçekleştirmiş olacaktır.