Hıncal Uluç'tan sert eleştiri! "Neticeler doğru Fatih Terim yanlış"
Galatasaray, Süper Lig'in 6. haftasında konuk olduğu Kayserispor'a 3-0 mağlup olurken, sarı-kırmızılılarda maçın ardından açıklamalarda bulunan teknik direktör Fatih Terim, ocak ayını işaret edip takımın iyi yerlere geleceğini söylemişti. Sabah Gazetesi'nin duayen yazarı Hıncal Uluç ise, köşe yazısında tecrübeli teknik adamı sert bir dille eleştirdi.
Süper Lig'de üst üste Alanyaspor ve Kayserispor'a mağlup olarak zirvenin 6 puan gerisine düşen Galatasaray'da eleştiri okları teknik direktör Fatih Terim'e çevrildi. Özellikle son Kayserispor karşılaşmasında önemli isimleri kenarda oturtan Terim'e, Sabah Gazetesi'nin duayen yazarı Hıncal Uluç, bugünkü köşe yazısında sert tepki gösterdi.
"Galatasaraylılar bilmelidir ki, biz doğru yoldayız, neticeler yanlış" diyor, ekranda gördüğüm Fatih Hocam.. Ama sadece Galatasaraylılar değil, dünya biliyor ki, tam tersi...
"Sorumlu olan benim" diye kabadayılık ettikten sonra, suçun tümünü birer birer futbolculara atarak konuşan Terim'e artık inanan kalmadı.
Maçtan sonra, ekranlara da baktım. Konuşan herkes tek suçlu olarak Fatih Terim'i gösteriyor artık, hem de her konuda. İdmandan maça, futbolla ilgili her konuda suçlanıyor artık Fatih..
Hepsinin ortak eleştirilerinin başında şu var..
"Formalar adaletsiz dağıtılıyor..."
Aynen öyle.. Terim, formaları tamamen kişisel sempati ve antipatileri ile dağıtıyor. Bu yüzden de hiçbir futbolcuya, özellikle de gençlere hiç güven vermiyor.
Haftalar evvel yazmıştım bunu manşetten Hocam ve demiştim ki..
"Bu futbolcular senin için oynamaz!"
Oynamıyorlar işte Hocam.. Sana güvenmedikleri için, sen formayı adil dağıtmadığın için oynamıyorlar. Antrenman yanlış, sistem yanlış, her şey yanlış o ayrı..
"19 şut attık. 2 isabet olur mu?" diyorsun..
Daha geçen yazımda sormuştum, "Şut antrenmanı yapıyor musun?" diye. Kapalı idmanlarında ne yaptığını bilen yok. Ama oynanan futbol hiçbir şey yapmadığını gösteriyor..
9 korner atıyorsun. Bir korner oyunun yok, mesela..
Seni gayet iyi analiz eden (Ki bu zor değil. Her maç ayni yanlış oyunu oynuyorsun çünkü) Hikmet Karaman'ın takımı Kayseri, üç pasta kalenin önünde gol pozisyonuna girecek kadar hızlı ve doğru oynarken, sen 7 pasta ancak santraya geliyorsun, yıllardır.. Çok iyi top çıkarıyormuşsun gibi Muslera topu önündeki stopere atıyor hep. Bunu bilen rakip orada top çaldı mı, al başına belayı.
Bu Muslera'ya santradan geri pas atma yanlışın da değişmedi.
Bu aptal pasların kaptırılması yüzünden maç nerdeyse 5 olacaktı.
Bu Muslera'ya santradan geri pas atma yanlışın da değişmedi.
Bu aptal pasların kaptırılması yüzünden maç nerdeyse 5 olacaktı.
Önce Euro 2016 Milli Takım bozgunu yıktı seni Hocam.. Suçu futbolculara yüklediğin için, Türk oyunculardan nefret ettin. Sahaya yedekleri dahil tümü yabancı kadrolarla çıkmaya başladın. Toparlanır gibi oluyordun ki, Alaçatı krizini yaşadın, kafan iyice dağıldı. O gün bugün kendine gelemedin Hocam..
Gelemediğini bildiğin için, "Biz gelecek 10 yılın takımını yapıyoruz" diye kendine nerdeyse ömürlük bir süre tanıdın.. Seni değiştirmeye karar veren Mustafa Cengiz'i "düşman" ilan ederek bir Galatasaray Başkanı'na "düşman" diyen ilk teknik direktör olarak tarihe geçtin..
Ne yazık ki, genç ve yeni Başkan Burak Elmas, daha 20'lerin altında bir çocuk/ delikanlı iken yaşadı 1999/2000 sezonunu..
UEFA Ligi'nin her maçında kafile ile beraberdik, gazeteciler ve taraftar grubu.
O Galatasaray'a ve yaratıcısı Fatih Terim'e herkes hayrandı.
Genç Burak nerdeyse taptı tabii.. Ve aklında hep o Fatih olduğu için, seçildiğinin ertesi günü, biten sözleşmeni, hem de yüzde 100 zamla 3 yıl uzattı.
"Ben pes etmem" diyorsun Hocam..
Ama Galatasaray camiası "Pes" diyor sana Hocam..
Pes!.