Genel

Fransa'nın simgelerinden Notre Dame Katedrali'nin tarihçesi

Fransa, ülkenin simgelerinden biri olan Notre Dame Katedrali'ni harabeye çeviren yangının şokunda. Peki, Notre Dame'ın dünya mirası için önemi ne? İşte Notre Dame'ın tarihçesi:

Notre Dame Kilisesi'nin inşaatı 1163 yılında başladı. 2013 yılında varlığının 850'inci yılı kutlanan kilise, Gotik mimarının başyapıtlarından biri sayılıyor. Notre Dame, dışarıdan bakıldığında uçan payandaları ve gül pencereleri, içeride ise kaburga tonozlar ve sivri kemerleriyle hafızalara kazınmış bir yapı.

Yangında çöken ilk noktalardan biri olan 100 metre yüksekliğindeki ahşap çatısı ise kilisenin ilk inşa edilen noktalarından biriydi; bu nedenle Paris'in en eski mimari miraslarından biri sayılıyordu.

12'inci yüzyılın başında kesilen meşe ağaçlarından yapılan ahşap çatı 'orman' olarak adlandırılıyor, 210 ton ağırlığında olan ve dışarıdan görünen kurşun çatıyı destekliyordu. Uzmanlar, yangının söndürülmesinin bu kadar uzun sürmesini de bu devasa ahşap çatının çökmesine bağlıyor.

Notre Dame, 7'inci Louis'nin krallığında, Paris'in bir Ortaçağ kenti olarak hem nüfusunun, hem de siyasi ve ekonomik nüfuzunun arttığı bir dönemde görkemli bir yapı olarak tasarlandı. İnşaatı 12'inci yüzyılın büyük kısmında devam etti, 17'inci ve 18'inci yüzyıllarda kapsamlı restorasyonlardan geçirildi.

Notre Dame, 'Bizim Hanımımız' anlamına gelecek şekilde, Meryem Ana'ya ithafen isimlendirilmiştir.

Katedralin en meşhur unsurlarından ikisi, 13'üncü yüzyılda inşa edilen, giderek daralan 422 basamakla çıkılan çan kuleleridir. Yangın sırasında Kuzey Kulesi'nin çökme ihtimalinden söz edildi. Güney kulesi ise 'Emmanuel' adı verilen meşhur çanı barındırır. Dökümü 1680-82 yıllarında yapılan 13 ton ağırlığındaki Emmanuel, katedralin en eski çanıdır. Rivayete göre, çan dökülürken kadınlar mücevherlerini eriyen metale atmıştır; çan orijinal rengini de buradan almaktadır.

Notre Dame'ın gülbezek vitray pencereleri de Gotik dönemin en iyi örnekleri arasında sayılıyor. Biri tam 13 metre genişliğinde olan bu pencereler 1200'lü yıllarda yapılmıştı.

Bu meşhur vitray pencerelerin ne kadarının yangına dayandığı henüz bilinmiyor.

Şehir plancıları, 19'uncu yüzyıl başlarında 'Artık çok bakımsız' diyerek Notre Dame'ın yıkılmasını önerdi. Bu duruma çok üzülen Victor Hugo, halkın ilgisini kiliseye çekmek için 1831 yılında efsanevi romanı 'Notre Dame'ın Kamburu'nu yazdı. Hugo'nun kampanyası işe yaradı; katedral ayakta kaldı.

Katedral, Jean D'Arc'ın azize ilan edilmesine, Napoleon Bonaparte'ın taç giyme törenine ve Fransa'nın eski cumhurbaşkanlarından Charles de Gaulle ile François Mitterand'ın cenazelerine de ev sahipliği yapmıştı. Kaynak: Duvar