Bizimkisi bir aşk hikayesi

Dile kolay 4 sezona sığan 2 şampiyonluk, bir Şampiyonlar Ligi grup liderliği ve ilk iki yıl oynanan müthiş futbol. 

Türk futbol tarihi, başarılar kazanıp, sessiz sedasız gönderilen teknik direktörlerle dolu. Kupasız Bilic’i havalimanına kadar uğurlayan Beşiktaş taraftarının ise Şenol Güneş’e sessizce veda etmesi elbette beklenemezdi.  

Nitekim siyah beyazlı taraftarlar, maçın bitiminden sonra, 10 dakika boyunca Şenol Güneş’i sahaya davet ederek, hocalarını kendilerine yakışacak şekilde uğurladı.

Maça ilişkin “Neden Muhayer yoktu, Rıdvan oynasa daha iyi olmaz mıydı, gençler kendilerini ne zaman gösterecek?” gibi onlarca  eleştiri cümlesi kurmak mümkün aslında.

Bu camia 2019 yılında neden hala  “Necip çıktı, Pektemek girdi” cümlesiyle karşılaşıyor şeklinde çok sert tartışmalar da masaya konabilir elbette..

Ama bu kadar duygusal bir gecede bunları bir kenara bırakmak en doğrusu. Zaten artık bu soruların muhattabı da Şenol Güneş değil, başkası. 

Ben de bir futbolsever olarak, bizlere farklı bir hikaye seyrettirdiği için Şenol Güneş’e teşekkür ediyorum. Her ne kadar son sezon bir konsantrasyon problemi yaşasa da, içeride,dışarıda,Avrupa’da, deplasmanda hücum oynayarak, iyi futbol oynayarak başarılı olunabileceğini gösterdi bize.

Beşiktaş ve Şenol Güneş’in hikayesi bir aşk hikayesi gibiydi. Mutluluk, tutku, hüzün, gerilim, hepsini barındırdı bu hikaye. Ve tam da bir aşk hikayesi gibi mutsuz sonla bitti. Ama unutmamak lazım, her son, yeni bir başlangıç demek.