İbn Haldun Üniversitesi tarafından düzenlenen “Disiplinlerarası Perspektiften Türkiye Markası” başlıklı panel, akademi ve kamu dünyasından isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Program, üniversitenin İbn Haldun Akademi etkinlikleri kapsamında bu yıl dördüncü kez organize edildi.
Panele, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, Fatih Karahan ve Talha Köse konuşmacı olarak katıldı. Programın moderatörlüğünü Murat Şeker üstlenirken, ev sahipliğini Atilla Arkan yaptı.
TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL YAPISI VURGULANDI
Panelde konuşan Bilal Erdoğan, Türkiye’nin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmasının kültürel çeşitliliği artırdığını ifade etti. Türkiye’nin farklı coğrafi ve toplumsal etkilerle şekillenen yapısının, ülkede çok katmanlı bir kültürel birikim oluşturduğunu belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin sahip olduğu kültürel zenginliğin farklı ülkelerle kıyaslandığında daha çeşitli bir yapı ortaya koyduğunu dile getirdi.
ABD VE İTALYA KARŞILAŞTIRMASI
Bilal Erdoğan, yurt dışı deneyimlerine de değinerek ABD ve İtalya’daki kültürel yapıları karşılaştırdı. ABD’de farklı göçmen kültürlerinin zamanla iç içe geçerek yeni bir yapı oluşturduğunu, İtalya’da ise kuzey ve güney arasında belirgin kültürel farkların bulunduğunu ifade etti.
İtalya’nın güney bölgelerinin Akdeniz etkisiyle daha sıcak bir kültürel yapıya sahip olduğunu, kuzey bölgelerinde ise daha farklı bir sosyal yapı gözlemlediğini aktardı.
“BENZERSİZ BİR MARKA” İFADESİ
Türkiye’nin farklı bölgelerinde tarihsel ve coğrafi etkilerle oluşan çeşitliliğe dikkat çeken Bilal Erdoğan, bu durumun ülkenin kültürel zenginliğini artırdığını belirtti.
Türkiye’nin çok katmanlı yapısının “benzersiz bir marka” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu özelliklerin doğru şekilde tanıtılmasının önemine işaret etti.
“DÜNYANIN MERKEZİNDEYİZ” DEĞERLENDİRMESİ
Bilal Erdoğan, Türkiye’nin tarihi ve kültürel birikimiyle önemli bir konumda bulunduğunu belirterek, ülkenin güçlü bir mirasa sahip olduğunu ifade etti. Toplumların kendi kültürlerini özgüvenle yaşayabilmesinin önemine değinen Erdoğan, Türkiye’de bu alanda geçmişe kıyasla daha güçlü bir ortam bulunduğunu söyledi.