Futbol artık bildiğiniz gibi arsada değil borsada oynanan bir oyun. Sektörde dönen müthiş paralar, futbol A.Ş’ler, teknolojik gelişim derken, işin romantizm kısmı oldukça geride kalmış durumda.
Bu değişimden en olumsuz anlamda etkilenen ise ne yazık ki tribüncüler oldu.
Fenerbahçe ve Galatasaray yeni statlarına geçiş sürecini tribün anlamında daha rahat atlatırken, Beşiktaş bunu henüz başarabilmiş değil.. Vodafone Park açılır açılmaz gelen 2 şampiyonluk, müşteri profiline dönüşen taraftar sorununun farkedilmesini neredeyse iki yıl engelledi.
Futbol endüstrisinin değişmez bir gerçeği olan yüksek bilet fiyatları ve tribünde hiçbir gruba ayrıcalık tanınmamasıyla birlikte, dünyaca ünlü Beşiktaş tribünü bir anda kendini geri çekmek zorunda kaldı.
Artık ne boğazı yırtılırcasına bağıran taraftarlar ne de tüm dünyanın konuştuğu Çarşı’nın temaşası vardı ortada.
Elinde akıllı telefonuyla her anı kaydetmeye çalışan, “para verdik, başarı isteriz” diyen, olumsuz sonuç olduğunda protesto eden bir güruh oluştu statta..Ve bu taraftar modelinin de işler kötü gittiğinde, takımı ateşlemeye hiç de niyeti yoktu.
2 yıldır hem sahada hem tribünde kazanamayan Beşiktaş’ta bu duruma isyan bayrağını açan ise yine taraftarlar oldu.
Tribünlerin sevilen ismi Emrah Ertutan, sosyal medya üzerinden, tribüncüleri yeni açık 408’inci bloğa çağırdı. Öğrendiğimiz kadarıyla birçok taraftar grubu bu çağrıya olumlu yanıt vermiş durumda.
Emrah’la yaptığım görüşmede “ bilet fiyatlarının artması nedeniyle genç taraftarların artık maça gelemediğini, tribünde bağıran grupların ise münferit olarak stada dağıldığını, bu yüzden de böyle girişimde bulunduklarını” ifade etti.
Bu çağrıda en çok dikkat çeken nokta ise taraftarların , organizasyon için yönetimden herhangi maddi bir destek istememeleri. Yani “bize bilet fiyatlarında indirim yapın ya da biz tribünde ayrıcalık isteriz” gibi durumlar söz konusu değil. Tek amaç Beşiktaş tribününü tekrardan eski haline getirebilmek. Üstelik ceza konusunda da oldukça hassaslar. Küfür etmeden,kötü tezahürat yapmadan, İnönü Kapalısı’nın o çarpıcı ve nüktedan bestelerini tüm Türkiye’ye öğretmek için geri dönüyoruz diyor Emrah ve arkadaşları.
Yeni tribün organizasyonu için taraftarlar şimdiden 408’inci bloğa kombine almaya başlamış durumda. Aynı zamanda yine kendi aralarında topladıkları paralarla 7,5 metrelik büyük bayraklar yaptırıyorlar. Yönetimden talepleri ise maddi değil manevi. Blok 408’deki setin ön tarafa taşınması en büyük istekleri. Davullar için bloğun önünde yer ayrılma talebi ise zaten tribüncülüğün olmazsa olmaz gerçeği.
Bunun dışında sesin sağlıklı şekilde stat içinde yayılması için, yeni açığın üstünde, tribün-çatı arasındaki boşluğun kapatılmasını istiyorlar.
Gelelim işin yönetim boyutuna. Bu zamana kadar tribünlerle bir türlü sıcak ilişki kurulamamasının sebeplerini artık çözmek gerekiyor. Evet muhteşem bir kadro ve yüksek bütçeli bir takımla şampiyonluk gelebiliyor ancak bu etkenler olmadığı zaman, her takımın itici bir tribün gücüne ihtiyacı var. Beşiktaş’ı Fenerbahçe ve Galatasaray’dan ayıran belki de en büyük fark, ölçek ve büyüklük olarak değil ama DNA anlamında kulübün semt takımı olma özelliği. Dolayısıyla yönetimin semti , kulüpten koparmaması gerekiyor. Burada en önemli nokta, menfaat ve para ilişkisi olmadan tribünlerle ortak bir noktada buluşabilmek. Beşiktaş yönetimi tribünlerle, bu birlikteliği yakalayabilirse, hakikaten yılın transferini yapmış olur.