AK Parti, 14 Ağustos 2001’deki kuruluşunun 25. yıl dönümünü Ankara’da düzenlenen programla kutladı. Başkent Millet Bahçesi’ndeki programa Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra parti yönetimi, kurucu isimler ve çok sayıda partili katıldı. AK Parti’nin kuruluş yıl dönümü kapsamında günler öncesinden hazırlık yapıldığı ve 14 Ağustos 2026’daki ana programın Başkent Millet Bahçesi’nde düzenleneceği açıklanmıştı.
Partinin kuruluşunda yer alan ve daha sonra başbakanlık, dışişleri bakanlığı ile cumhurbaşkanlığı görevlerini üstlenen Abdullah Gül de 25. yıl dolayısıyla BBC Türkçe’ye konuştu. 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmasının ardından aktif siyasete dönmeyen Gül, röportajında AK Parti’nin kuruluş sürecinden ilk iktidar dönemine, 1 Mart tezkeresinden başbakanlığın Erdoğan’a devrine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.
AK PARTİ KURULMADAN ÖNCE KAPSAMLI HAZIRLIK YAPILDI
Abdullah Gül, yeni siyasi hareketin kuruluşundan önce uzun süreli bir hazırlık süreci yürüttüklerini söyledi. Politika Araştırmaları Merkezi ile Beşir Atalay tarafından kurulan ANAR’ın çalışmalarına işaret eden Gül, seçim kazanılması halinde uygulanacak politikaların iktidara gelmeden önce ayrıntılı biçimde hazırlandığını anlattı.
Hazırlık sürecinde ekonomi, hukuk, siyaset, maliye ve sağlık gibi birçok alanda çalışma yapıldığını belirten Gül, uluslararası finans kuruluşlarını yakından tanıyan ve Kemal Derviş dönemindeki ekonomik dönüşüm çalışmalarında görev almış isimlerden de yararlandıklarını ifade etti. Gül, iktidara geldiklerinde uygulanacak politikaların daha sonra “Acil Eylem Planı” adıyla kamuoyuna açıklandığını söyledi.
“AK PARTİ’Yİ O ZAMAN ÇOK ÇALIŞTIK”
Gül, seçim sürecine girildiğinde partinin elinde kapsamlı bir çalışma dosyası bulunduğunu belirtti. Kuruluş aşamasında yalnızca siyasi söylem üzerinde değil, iktidara gelinmesi halinde uygulanacak somut politikalar üzerinde de ayrıntılı hazırlık yaptıklarını anlattı.
Gül, söz konusu dönemi anlatırken “Biz iktidara geldiğimizde ne yapacağız?” sorusuna cevap aradıklarını ve bunun için ciddi çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Çalışmaların daha sonra Acil Eylem Planı’na dönüştüğünü belirten Gül, “Seçime giderken elimizde dosyamız vardı. AK Parti’yi o zaman çok çalıştık” ifadelerini kullandı.
KURULUŞ BELGELERİNE VURGU YAPTI
Abdullah Gül, AK Parti’nin kuruluş dönemindeki parti programı ve manifestosunun tek bir kişinin hazırladığı metinlerden oluşmadığını söyledi. Belgelerin geniş katılımlı toplantılar, seminerler ve uzun tartışmalar sonucunda oluşturulduğunu belirtti.
Gül, kuruluş belgelerine halen önem verdiğini ifade ederek, parti programı ve manifestonun yalnızca kuruluş dönemine değil Türkiye’nin daha uzun vadeli geleceğine hitap eden metinler olduğunu savundu. Röportajında kuruluş dönemindeki temel ilkelerin günümüzde de geçerliliğini koruduğu görüşünü dile getirdi.
1 MART TEZKERESİNİ ANLATTI
Gül’ün açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de 1 Mart 2003 tezkeresi oldu. ABD’nin Irak’a yönelik askeri harekatı öncesinde Amerikan askerlerinin Türkiye topraklarını kullanmasına imkan tanıyacak tezkere, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerekli çoğunluğu sağlayamadığı için kabul edilmemişti.
Gül, o dönemde başbakan olarak tezkereyi Meclis’e getirmek zorunda olduğunu ancak AK Parti milletvekillerini belirli bir yönde oy kullanmaya zorlamadığını söyledi. Milletvekillerine kendi düşünceleri ve inançları doğrultusunda oy kullanabileceklerini ilettiğini belirten Gül, kararın parlamentonun iradesiyle ortaya çıktığını anlattı.
“BEN NE EMİRİM, NE SULTANIM, NE KRALIM”
Gül, 1 Mart tezkeresi öncesindeki yaklaşımını anlatırken başbakanlık makamının milletvekillerine nasıl oy kullanacaklarını dikte etme yetkisi vermediğini söyledi. Kendisinin seçilmiş bir başbakan olduğunu belirterek tezkereyi Meclis’e sunmasının görevinden kaynaklandığını ifade etti.
Milletvekillerine tezkerenin altında kendi imzasının bulunduğunu ancak onların kabul oyu vermek zorunda olmadığını söylediğini aktaran Gül, milletvekillerinden inandıkları yönde oy kullanmalarını istediğini belirtti.
1 MART TEZKERESİNDE 264 KABUL OYU ÇIKTI
1 Mart 2003’te TBMM’de yapılan oylamada tezkere için 264 kabul, 250 ret ve 19 çekimser oy kullanıldı. Kabul oyları ret oylarından fazla olmasına rağmen Anayasa’nın öngördüğü salt çoğunluk sağlanamadığı için tezkere kabul edilmedi.
Gül, kararın Türkiye’nin dış politikada bağımsız hareket edebildiğini gösterdiğini savundu. Röportajında 1 Mart kararının AK Parti’nin Avrupa’da, Arap kamuoyunda ve İslam dünyasında daha fazla dikkat çekmesine neden olduğunu belirterek, partinin uluslararası alandaki yükselişinde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
GÜL’E GÖRE AK PARTİ’NİN YÜKSELİŞİNDE 1 MART KARARI ETKİLİ OLDU
Abdullah Gül, 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinin AK Parti açısından siyasi sonuçlarının bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin ABD’nin Irak politikası karşısında bağımsız bir karar verdiğini belirten Gül, dönemin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de kararın ardından kendisini aradığını anlattı.
Gül, söz konusu karar için AK Parti’nin “esas yıldızının parlaması ve esas yükselişi” ifadelerini kullandı. Partinin Avrupa’da, Arap ülkelerinde ve İslam dünyasında gördüğü ilginin 1 Mart tezkeresi sonrasında arttığını savundu.
BAŞBAKANLIĞI ERDOĞAN’A DEVRETME SÜRECİNİ ANLATTI
Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt’te yenilenen seçimlerin ardından milletvekili seçilmesiyle birlikte başbakanlığın devri gündeme geldi. Abdullah Gül, o dönemde çevresindeki bazı kişilerin kendisine başbakanlık görevine devam etmesi yönünde telkinlerde bulunduğunu ancak böyle bir yaklaşımı siyasi anlayışına uygun görmediğini söyledi.
Gül, Erdoğan’la yaptığı görüşmede görev değişiminin artık gerçekleştirilmesi gerektiğini söylediğini aktardı. Erdoğan’ın ilk aşamada acele edilmemesi yönünde görüş bildirdiğini belirten Gül, kendisinin başbakanlıktan ayrılıp Erdoğan’ın görevi devralması gerektiğini ifade ettiğini anlattı.
GÜL 14 MART 2003’TE GÖREVİ ERDOĞAN’A DEVRETTİ
Abdullah Gül, 14 Mart 2003 tarihinde başbakanlık görevini Recep Tayyip Erdoğan’a devretti. Görev değişiminin ardından oluşturulan hükümette Gül, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.
Gül, Erdoğan’ın başbakan olduğu ilk yıllarda iki isim arasında çalışma düzeninin kesintiye uğramadığını belirtti. Kendi başbakanlığı döneminde hazırlanan hükümet programının Erdoğan döneminde de sürdürüldüğünü, ilk kabinenin oluşturulmasında da önemli ölçüde rol aldığını söyledi.
“SIRT SIRTA VERDİK VE ÇALIŞTIK”
Gül, başbakanlığın devrinin ardından hükümetin çalışmalarında belirgin bir kesinti yaşanmadığını anlattı. İlk kabinenin önemli bölümünün kendi başbakanlığı döneminde şekillendiğini belirten Gül, Erdoğan göreve geldikten sonra da mevcut programın uygulanmaya devam ettiğini söyledi.
İki isim arasındaki çalışma ilişkisini “Hiçbir şey olmamış gibi devam ettik. Sırt sırta verdik ve çalıştık” sözleriyle anlatan Gül, ilk AK Parti hükümetlerindeki siyasi ve ekonomik reformların daha önceden hazırlanan program doğrultusunda yürütüldüğünü ifade etti.
AK PARTİ DÖNEMİNİ İKİ EVREDE DEĞERLENDİRDİ
Abdullah Gül, güncel siyasi tartışmaların ayrıntılarına girmek istemediğini ancak AK Parti’nin iktidar sürecini iki farklı dönem üzerinden değerlendirdiğini söyledi. İlk dönemde reformların, Avrupa Birliği sürecinin ve ekonomik dönüşümün öne çıktığını ifade etti.
İkinci dönemde ise Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere olağanüstü gelişmeler yaşadığını belirten Gül, yaşanan travmaların ilk yıllarda gerçekleştirilen bazı reformların geriye gitmesine neden olduğu görüşünü dile getirdi.
“TÜRKİYE İLK DÖNEMDEKİ VİZYONA DÖNMELİ”
Gül, Türkiye’nin yaşadığı olağanüstü dönemlerin geride bırakılmasını istediğini belirterek, ülkenin AK Parti’nin ilk yıllarında açıkladığı yönetim vizyonuna yeniden dönmesi temennisinde bulundu.
-
Cumhurbaşkanı, “Ümit ediyorum ki bütün bu travmalar, bütün bunlar hep atlatılır artık ve Türkiye tekrar AK Parti’nin o ilk dönemlerindeki, ilk deklare ettiği vizyon çerçevesinde yönetilmeye başlar” ifadelerini kullandı.
“KURULUŞ VİZYONU BUGÜN DE TÜRKİYE İÇİN GEÇERLİ”
Abdullah Gül, röportajının sonunda AK Parti’nin kuruluş dönemindeki siyasi vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kuruluş programındaki yaklaşımın günümüzde de Türkiye için geçerli olduğunu düşündüğünü söyledi.
Gül, AK Parti’nin söz konusu vizyona yeniden sahip çıkması halinde ekonomi, demokrasi ve hukuk alanlarında Türkiye’ye katkı sağlayacağını ifade etti. Partinin 25 yıl önce hazırladığı kuruluş belgelerinin yalnızca geçmiş döneme ait metinler olmadığını, geleceğe yönelik bir çerçeve sunduğunu savundu.
AK PARTİ 25. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜ ANKARA’DA KUTLADI
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü kapsamında 14 Ağustos 2026’da Ankara’daki Başkent Millet Bahçesi’nde geniş katılımlı program düzenlendi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı etkinlik için parti teşkilatları ve farklı birimler tarafından önceden hazırlık yapıldı.
14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti, böylece siyasi hayatındaki 25 yılı tamamladı. Abdullah Gül’ün kuruluş yıl dönümünde verdiği röportaj ise partinin kuruluş hazırlıkları, ilk hükümet dönemi, 1 Mart tezkeresi ve kuruluş vizyonuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.