Gündem

Bahçeli'yi küplere bindiren AP raporu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Türkiye Raporu’na sert eleştiriler yöneltti. Raporun Türkiye’nin yargı bağımsızlığına ve egemenliğine müdahale niteliği taşıdığını savunan Bahçeli, “Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Türkiye Raporu’nu eleştiren Bahçeli, raporun Türkiye’ye yönelik siyasi nitelikli değerlendirmeler içerdiğini belirterek Avrupa Birliği kurumlarına tepki gösterdi.

Konuşmasında uluslararası gelişmelere, Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerine, Kıbrıs meselesine, Mavi Vatan politikalarına ve bölgesel güvenlik başlıklarına da değinen Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik yaklaşımını çifte standart olarak nitelendirdi.

“RAPOR EĞRİ CETVELLE ÇİZİLMİŞ BİR METİNDİR”

Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan 2025 Türkiye Raporu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, söz konusu metni “eğri cetvelle çizilmiş bir rapor” olarak tanımladı.

Raporun bağlayıcı niteliğe sahip olmadığını ancak içerdiği siyasi mesajlar nedeniyle dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, özellikle Türk yargısına yönelik değerlendirmelere itiraz etti. Devam eden yargı süreçlerine ilişkin yorumların ve eleştirilerin Türkiye’nin iç işlerine müdahale anlamına geldiğini savunan Bahçeli, Türk mahkemelerinin bağımsız şekilde karar verdiğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin ve karar alma mekanizmalarının dış müdahalelerle yönlendirilemeyeceğini belirten Bahçeli, Avrupa kurumlarının Türkiye’ye yönelik tutumunu eleştirdi.

G7 ZİRVESİ VE TRUMP DEĞERLENDİRMESİ

Konuşmasının bir bölümünde Fransa’da gerçekleştirilen G7 Zirvesi’ne değinen Bahçeli, zirvenin küresel ekonomi, enerji güvenliği, Ukrayna savaşı ve göç gibi başlıkları gündeme taşıdığını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve sırasında kullandığı “Patron benim” ifadesine atıfta bulunan Bahçeli, bu sözün transatlantik ilişkilerdeki güç dengelerini ortaya koyduğunu savundu. Avrupa’nın uzun yıllardır stratejik özerklikten söz ettiğini ancak güvenlik ve savunma alanlarında hâlâ ABD’ye bağımlı olduğunu ileri sürdü.

AVRUPA BİRLİĞİ’NE ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ

Bahçeli, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik yaklaşımında çifte standart uyguladığını öne sürdü.

Avrupa ülkelerinin geçmişte terör örgütlerine ve FETÖ mensuplarına alan açtığını savunan Bahçeli, buna karşın Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve insan hakları konusunda eleştiriler yöneltilmesini doğru bulmadığını ifade etti.

Vize serbestisi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve üyelik müzakereleri gibi başlıklarda Türkiye’ye verilen sözlerin yerine getirilmediğini dile getiren Bahçeli, Avrupa Birliği’nin adaylık sürecinde siyasi gerekçelerle hareket ettiğini söyledi.

ÜLKÜ OCAKLARI RAPORDAKİ İFADELERE TEPKİ GÖSTERDİ

Bahçeli, Avrupa Parlamentosu raporunda Ülkü Ocakları’na yönelik değerlendirmelerin de yer aldığını belirterek bu bölümlere tepki gösterdi.

Ülkü Ocakları’nın Türk gençliğinin milli ve manevi değerlerle yetişmesine katkı sağlayan bir kuruluş olduğunu ifade eden Bahçeli, kuruma yönelik eleştirilerin siyasi amaç taşıdığını savundu.

Geçmiş yıllarda ABD’de de benzer girişimlerin gündeme geldiğini hatırlatan Bahçeli, söz konusu değerlendirmelerin Türk milliyetçiliğini hedef aldığını öne sürdü.

KIBRIS VE MAVİ VATAN VURGUSU

Konuşmasında Kıbrıs meselesine de geniş yer ayıran Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliğinin tanınması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs Türklerinin tarih boyunca çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Bahçeli, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın adadaki dengeyi sağladığını ifade etti. Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konularındaki yaklaşımını eleştiren Bahçeli, Türkiye’nin deniz yetki alanları ve Mavi Vatan politikalarından taviz vermeyeceğini vurguladı.

Doğu Akdeniz’in Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu kaydeden Bahçeli, Türkiye’nin bölgedeki hak ve menfaatlerini korumayı sürdüreceğini dile getirdi.

ORTA DOĞU VE İRAN-ABD GÖRÜŞMELERİNE DEĞİNDİ

Bahçeli, konuşmasının son bölümünde Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Bahçeli, bölgesel istikrarın korunmasının önemine dikkat çekti.

İsrail’in bölgedeki politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Bahçeli, Lübnan’da kalıcı ateşkes sağlanması ve diplomatik süreçlerin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

“TÜRKİYE KENDİ YOLUNDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEK”

Türkiye’nin dış politikada bağımsız hareket ettiğini vurgulayan Bahçeli, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada aktif rol üstlendiğini söyledi.

Türkiye’nin kendi iradesi doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini belirten Bahçeli, Avrupa Parlamentosu raporlarının ya da dış kaynaklı eleştirilerin Türkiye’nin politikalarını belirleyemeyeceğini ifade etti.