Arzusuz Galatasaray

Galatasaray'da sezon başından beri süren temposuzluk, yardımlaşma eksikliği, formsuzluk gibi sıkıntılar Beşiktaş derbisinde artık zirve yaptı. Uzun süre rakip kaleye isabetli şut gönderemeyen sarı kırmızılılar, orta yapamama alışkanlığını bu maçta yine gösterdi. Takımda ters giden çok faktör var. Saha içinde takım arkadaşının açığını kapatmaya çalışan, özveriyle mücadele edip sorumluluk alan çok az oyuncu var.

Beşiktaş derbisinde ilk yarı Lemina, fiziksel gücü yerindeyse bu takımda kesinlikle yer alması gerektiğini ispatladı. Marcao-Luyindama yine bireysel pas hatalarıyla taraftarları isyan noktasına getirdi. Belhanda, Real Madrid maçında yaşananlardan sonra ilk 11'deydi ancak maç boyu varlık gösteremedi. Beşiktaş taraftarlarının protestolarına maruz kalan Babel de içindeki meydan okuma duygusuna karşı koyamayınca daha çok topla oynadı ve hücumda takım daha da ağır hareket etmeye başladı.

Her şeye rağmen aslında Galatasaray, 25-45 arasında üstün olan taraf olsa da ikinci yarı Beşiktaş'ın beklenen baskısı geldi ve maçı alma arzusu, Umut Nayır'ın çalışkanlığı, oyuna giren Llajic'in kalitesi ve Atiba'nın deneyimiyle derbide çok önemli bir galibiyet elde etti. Bu 3 puan Beşiktaş'taki sıkıntıları örtmeyecektir kuşkusuz ancak yeni yönetimiyle siyah beyazlı camiaya bir ferahlama getireceği kesin.

Galatasaray'da ise bir türlü oturmayan sistem, formsuz oyuncu grubunun maç seçme alışkanlığı, Falcao'nun yokluğu, camia içindeki karışıklıklar çokça konuşulmaya devam edecek. 

Fatih Terim'in Ocak ayında yeni bir kadro hamlesi yapacağı konuşuluyor ama bu sezon Galatasaray uzun yıllardır görülmemiş şekilde arzusuz ve formsuz bir görüntü ortaya koyuyor. Galatasaray taraftarı bugünden yarına değişmesi pek mümkün olmayan çok sayıda sorunun gölgesinde bir sezon yaşayacak gibi duruyor.