Youtuber filmlerine ihtiyacımız var mı?

Türk sineması tutan işlerin peşine düşüp sonu gelmez bir şekilde replikalar üretmeye bayılır. Bizdeki film yapımcılığının temel endişesi şudur; olabildiğince düşük maliyetli işler üretip çok fazla bilet satmayı ummak. Yani ¨hap yap para kap¨ sineması! Yeşilçam zamanlarından gelen bir zaaftır ve bu 70’lerde seks filmleri, 80’lerde ise Arabesk filmleri furyasına yol açmıştır.

Bu formülün çalıştığını gösteren en büyük örnek ise Recep İvedik serisi. Recep İvedik’in gişe başarısı ucuz iş sevdalısı yapımcıları iştahlandırdı ve Türk sinemasını bir maganda komedisi bataklığına sürükledi. Ama bu nereden baksanız 10 yıllık bir hikaye... Seyirci önüne sürülenden sıkılıp yönünü iyi filmlere çevirmesin diye yeni ucuz çareler aranıyor. Artan bir hızla karşımıza çıkan Youtuber filmleri bu anlayışın iyice arsızlaşmış bir örneği...

Recep İvedik, televizyonda meşhur oldu ama artık televizyonda komedi yok! Daha doğrusu dizi sektörü neredeyse tamamen Kore dramalarının replikalarını üretme çabasına dönerek komediden o kadar uzaklaştı ki Altın Kelebek’te Pınar Altuğ’a yılın kadın komedi oyuncusu ödülü verdiler!

Sinemada Youtuber istilası başladı!

Gençler için eğlenceli videolar çeken Vine, Instagram, Youtube fenomenleri bir anda her yerde karşımıza çıkmaya başladı. Şimdiki moda bu arkadaşlara film çekmek, garipti ki araya reklam serpiştirdikleri bedava videoları izleyen kitle bu filmlere gitmeyi seviyor ama olur da sundukları işi eleştirirseniz başınız belada! Takipçilerini üzerinize salmaktan çekinmiyorlar. Bizi ¨gençlerin önünü tıkayanlar¨ olarak yaftalayıp niyetlerini masumlaştırmayı da ihmal etmiyorlar.  İyi ama şu soruyu soramayacak mıyım; Youtuber filmleri ne işe yarıyor, bu arkadaşların amacı ne?

Allah için, bu filmler fena iş yapmıyor, bu da salon sahiplerinin hoşuna giden bir şey elbette. Gişe sineması her zaman kaç bilet sattığına bakar. Öte yandan sürekli ucuz iş çıkarma hastalığı yüzünden iyi film peşine düşen yapımcıların sayısı azalıyor. Kafalar Karışık filminin Bizim İçin Şampiyon’dan daha fazla bilet sattığına şahit olmak acı verici çünkü iki filmin kıyaslanacak hiçbir tarafı yok. Bir tarafta iyi oyuncularla yapılan, senaryo-oyunculuk-çekim-kurgu aşamasında büyük emekler verilen Şampiyon, öte yanda zaten Youtube’da bedavaya yaptıkları komiklikleri bir senaryoda uzatmayı deneyen (ve başaramayan) Kafalar Karışık.

Kafalar karışık falan değil aslında çok net! Gençler para kazanmak istiyor, bu ülkede her zaman kısa yoldan köşeyi dönmek birincil hedef-amaç oldu. Sosyal medya da bir fırsatlar dünyasına dönüştü ancak benim umudum bu gençlerin cesur ve sıradışı işler yapacakları yolundaydı. Tıpkı geleceğin özgür medyası olacağını sandığım Blogların, markaların küçücük hediyelerine bile tav olup birer reklam tahtasına dönüşmesi hali gibi Youtuber kardeşlerim de marka istilasına karşı koyamadı. Kafalar Karışık’ın sinema filmi uzunluğundaki reklam kuşağına dönüşmesi de bu yüzden! Sırada Aslı İnandık’ın Aslı Gibidir filmi var, bakalım o nasıl çıkacak?

Bu işin bir sonu olacak mı?

Dedim ya; bu bir furya ve eninde sonunda bitecek. Yotube’dan para kazanma imkanı kalmazsa şayet zaten Youtuber da kalmayacak. Para kazanma motivasyonuyla başlayan sosyal medya yayıncılığı sinemada da o şekilde devam ediyor ancak başrole çıkan bu arkadaşların çoğunun bir filmi başından sonuna taşıyacak kabiliyeti yok. Sosyal medyada draje şeklinde üretip yutturdukları komik haplar 100 dakikalık filme dönüştüğünde sıkıcılaşıyor. Kendileri de farkındadır umarım ve ne demişler; taş yerinde ağırdır. Bu kardeşlerimiz oldukları yerde yani sosyal medyada üretmeye ve oradan para kazanmaya devam etseler daha güzel olmaz mı? Sinema da yapmayı bilenlerin eline kalsa ve Şampiyon seyircisini bu kardeşlerle bölüşmek zorunda kalmasa, yeni-iyi projelerin önü açılsa...

İşin ucunda Enes Batur gibi filmiyle gişe yapıp şımardıktan sonra kanalına çektiği videolarda iyice arsızlaşan ve bu yüzden yakında yok olacak örnekler de var. Sosyal medya bir sirke dönüşmek üzere. İnsanlar şovdan hep daha fazlasını istiyor. Buraya üretim yapan gençler nerede duracaklarını bilirse daha uzun ömürlü işleri olur.

Youtuberları Youtube’da, gerçek sinemacıların filmlerini de sinemada izleyeceğimiz güzel, güneşli günler dilerim

Not: Ben de sosyal medyadayım. Bana Twitter, Facebook ve Instagram’dan ulaşabilirsiniz: @murattolga

murattolga@gmail.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
canan tongal
canan tongal - 8 ay Önce

Ne güzel yazmışsınız.Elinize sağlık Murat bey.Kolay gelsin.

Asi ses
Asi ses - 8 ay Önce

Kafalar karışık şampiyonun gişesini neden kessin ya.Kendi yıldızının parlaklığına güvenen başkalarının yıldızının parlamasından korkmaz.

Müjde Dural
Müjde Dural - 8 ay Önce

Sinema dünyanın en güzel sanat dallarından biridir. Oysa ülkemizdeki hali sizin yazdığınız acıklı halde. Elinize sağlık.Bağımsız bir senaryo yazarı olarak birkaç şey eklemek istiyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi Kore, Japon ya da 1980 yıllarından kalma Hollywood dizilerinin kopyasını yapıyorlar. Konu hazır, karakterler hazır, sahneler hazır. Ben ve benim gibi kopya çekmeyen, kendi hayal gücü, kendi alın terininin ürünü hikayeler, senaryolar yazanlara tv kanalları ve yapımcılar fırsat, şans vermiyorlar. Belli, ünlü isimler çeşme başını tutmuş onlardan zaten sıra gelmiyor. Bu sektörde güçlü bir tanıdık, torpil yoksa size tüm kapılar kapalı. Peki, ünlü isimlerin yazdığı diziler ya da ünlü oyuncuların oynadığı diziler reyting garantili mi? Hayır. Çağan Irmak Gülizar'ı yazdı ve 6 bölümde final yaptı. Canan Ergüder'in Yıldızlar Şahidim 4 bölüm dayandı. Demek ki, uzun soluklu, iyi bir dizi için ne ünlü oyuncular, ne ünlü yazarlar yeterli değil. Sizden ricam bağımsız senaryo yazarlarının sorunlarına da değinmeniz. Saygılarımla

banner8

banner19

banner6

banner17