Türkiye ve dünyada, savunma ve askeri havacılık dalındaki son gelişmeler

Bugün sizlere geçen haftalarda Türkiye ve dünyada savunma ve daha çok askeri havacılık dalında meydana gelen gelişmeleri kısaca özetleyerek yorumlamak istiyorum.

-Gerçi gündeme bomba gibi düşen ABC News kaynaklı yeni bir haber bir anda öne çıktı. Habere göre ABD yönetimi CAATSA yaptırımları için Türkiye’ye 2 hafta süre tanımış. Yani Türkiye iki hafta içinde S-400 almaktan vazgeçtiğini açıklamaz ise CAATSA yaptırımları F-35 projesinin Türkiye yönü ile iptali ve uçakların teslim edilmemesi ile sonuçlanacak. Ayrıca CAATSA diğer askeri tedarik zincirini hatta ekonomik yaptırımları bile kapsayabilecekmiş.

Karşı açıklama da Milli Savunma Bakanı Sayın Akar’dan geldi: “Önümüzdeki aylarda S-400'ün parçaları gelince biz de CAATSA yaptırımlarını harekete geçireceğiz, diyorlar. Biz duygusal hareketler yapıp herhangi bir yanlışa düşmemek için sükûnetle, hazırlıklarımızı yapıyoruz. Böyle bir duruma gelindiğinde ne yapılabilir, onların da hazırlıklarını yapıyoruz” dedi.

Daha önceki hafta ise ABD Temsilciler Meclisine sunulan yeni karar tasarısında Türkiye'nin S-400'leri alması durumunda F-35 programından çıkarılması, F-35 satışının durdurulması ve Türkiye'ye yönelik yaptırım uygulanması isteniyordu. Demokratlar ve Cumhuriyetçilere mensup iki milletvekili Türkiye'nin S-400 alımına ilişkin Dış ilişkiler Komitesi‘ne bir karar tasarısı sundu. Tasarıda Türkiye'nin NATO üyeliğine vurgu yapılarak “Türkiye'nin almayı planladığı S-400'ler, ABD ve NATO güvenliğine zarar veriyor, Türk-Amerikan ilişkilerini zayıflatıyor ve Türkiye'nin F-35 uçağını kullanımı ve F-35 üretimine katılımı ile uyuşmuyor” denildi. Tasarıda Türkiye'nin F-35 programının yanı sıra ABD'den birçok silah ve savunma aracı aldığı belirtilerek, Temsilciler Meclisinin Türkiye'ye Patriot satışına tam destek verdiği ifade edildi. Tasarıda Türkiye'nin S-400 sistemlerini almasının, CAATSA kapsamına alınmasının önemli olduğu S-400'leri teslim alması durumunda CAATSA yasası kapsamında Türkiye'ye yönelik yaptırımların uygulanması talep edildi. Tasarıda ayrıca Türkiye'ye S-400 alımını iptal etmesi çağrısı yapıldı. Daha önce de benzer içeriğe sahip Kanun Tasarısı olan iki tasarı da geçen aylarda Senato ve Temsilciler Meclisine sunulmuştu. “NATO'nun Hava Sahasını Koruma Tasarısı” başlığı ile sunulan tasarılarda, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri aldığı gerekçesiyle Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının transferlerinin durdurulmasını öngörüyordu.

-Diğer yandan Eskişehir’deki 1.Ana Jet Üssü’nde F-135 (F-35’in motoru) montaj, test, bakım hattı kurulumunda sona gelindi. F-135 motor nihai montaj-test hattı ve Avrupa bölgesi depo seviyesi bakım merkezi kurulumu çalışmaları bitmek üzere. SSB Başkanı Sayın DEMİR: “F-135 motorunun montaj ve bakımı için Eskişehir Hava Bakım ve İkmal içerisinde kurulan hangar ve motor test tesisini yerinde gördük, çalışmalar bitmek üzere. F35 projesi ortağı olarak iş payımız ve yükümlülüklerimizle ilgili üzerimize düşenleri eksiksiz yapmaya devam ediyoruz” dedi.

Gerçi geçen hafta da Malatya 7.Ana Jet Üssün’de yapılan F-35 hangarlarını Milli Savunma Bakanı Sayın Akar gezmiş ve yakın ifadelerle Türkiye’nin F-35 kararlılığını ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ifade etmişti. F-35 projesi kapsamında her iki üste milyon dolarlık yatırımlar çok sayıda tesis ve hangarlar yapıldı.

-Meteksan Savunma denizaltılar için IPS sonar geliştirecek. Denizaltılar için sadece kerteriz, kerteriz ve mesafe tespiti yapabilen iki farklı intersept sonarının milli imkânlarla tasarlanması ve üretilmesi amacı ile “Intersept Kerteriz ve Mesafe Tespit Sonarı Geliştirme Projesi”, TÜBİTAK BİLGEM ve Meteksan Savunma Sanayii AŞ. arasında imzalandı. Bu sözleşme TÜBİTAK SAVTAG proje sözleşmesi çerçevesinde yürütülecek.

-Geçen haftaki köşe yazımda değindiğim T700-TEI-701D motoru teslim törenini yeniden hatırlatmak isterim. Tabi olarak CAATSA yürürlüğü girer ise etkilenecek olan proje ile Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı için üretilecek olan S-70 Black Hawk (medyatik adı ile Sikorsky) helikopterlerinin motorunun GE lisansı ile Türkiye’de üretimi amaçlanıyor. Helikopterlerin montajını ve kısıtlı yüzde ile üretimini ise TUSAŞ-TAI yapacak.

-Gündemin diğer birçok önemli konusu ise EUROSAM SAMP-T Aster-30 yüksek irtifa hava ve füze (anti-balistik) savunma sistemi ortaklığı idi. Malum bir süre önce Fransız-İtalyan şirketi EUROSAM ile niyet anlaşması yapılmıştı. Ancak görünen o ki işler ilerlemiş ve Aster-30 mu alınacak yoksa onun üstünden mi geliştirileceği açıklanmasa bile Türkiye’nin S-400’den sonra ikinci bir yüksek irtifa hava/füze savunma sistemine kavuşacağı görülüyor. Dolayısı ile alçak ve orta irtifa milli Hisar füze sistemi ile olurken yüksek irtifa S-400 ve Aster SAMP-T veya teknolojisi ile olacak. Patriot alım talebi de gündemdeki yerini koruyor. Eğer CAATSA olmaz ise tabi. SAMP-T Aster-30 sistemi balistik füze savuma kabiliyeti olarak S-400’ün çok çok ilerisinde. Uçaksavar olarak menzil ve kabiliyet olarak S-400 gerisinde ama ileride planlanmış olan TF-2000 hava savunma muhribi için ideal. Çünkü PAC ve S-400 deniz konuşlu değil. EUROSAM SAMP-T ise gemilerde de görev yapıyor. Fransız ve İtalya gemilerinin hava ve füze savunması Aster-15/30’lara emanet. SAMP-T ile ilgili olarak ise bu hava/füze savunma sisteminin tedarikine ilişkin de çalışmanın devam ettiğini belirten Sayın Akar “Kavramsal tasarım çalışması devam ediyor, Kasım ayında sonuçlanması bekleniyor. Ondan sonra ortak üretim dahil yapılması gereken neyse onları yapmaya çalışacağız” dedi.

-Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığının en büyük tatbikatlarından olan DENİZKURDU-2019 Tatbikatı 13-25 Mayıs 2019 tarihleri arasında üç denizde birden eş zamanlı olarak icra ediliyor. Tatbikata 131 gemi, 57 uçak ve 33 helikopter ile yaklaşık 25.900 personelin iştirak ediyor. Bu seneki en ciddi yeniliklerden birisi de gemiden karaya çok namlulu roketatar atışları. TCG Bayraktar (L-402) Milli Amfibi Tank Çıkarma Gemisi’nden, Roketsan ürünü aslen kara konuşlu yani mobil bir ataç üzerinde olan 35km menzilli TRG-122 MIZRAK topçu roketi atışı yapılacak. Araç gemi güvertesinden atış yapacak.

-“Reis” sınıfı havadan bağımsız tahrikli denizaltılarımızın ilkinin denize indirilmesine az kaldığı haberleri de gelmekte. Yaklaşık 3 hafta su üstüne çıkmadan veya hava alma şnorkeli çıkarmadan seyir yapacak olan 4 adet havadan bağımsız yakıtlı çalışabilen denizaltılarımız bu uzun süreli dalış avantajı son derece stratejik bir kabiliyet olacak. Çünkü yeri bilinmeyen bir denizaltı denizlerdeki su üstü veya altı veya deniz üstündeki hava sahasında görev yapan hava platformları dahil en tehlikeli düşmandır. Çünkü bunların hepsi yüzey ve hava radarı ile tespit edilip önlem alınabilir. Yeri bilinmeyen bir anda burnunuz dibinde beliren bir denizaltı ise en stratejik silah sistemidir. Oysa yeri belirlenmiş bir denizaltı ise sadece ve sadece batırılacak bir hedeftir ve helikopterinden uçağına, gemisinden düşman denizaltısına kadar onu batırmak için sayısız alternatif vardır. İşte şnorkel çıkarıp yüzey tarama radarına yakalanmayacak havadan bağımsız denizaltılar zaten nükleer güçlü denizaltılardan da sesizdir. Adeta denizlerin F-35’i gibidir. Dizel motoru çalıştıran yakıtı yakabilmek için özel ve üretimi son derece teknoloji ve maliyet gerektiren sıvılaştırılmış bir yakıt katkısı kullanan motor, oksijeni bu sıvıdan elde ediyor. Denizaltının, proje tamamlanabilirse milli seyir füzesi Gezgin, seri üretime yakında başlanacak Atmaca gemisavar füzelerimizi, milli torpido ve torpido aldatma torpidolarımızı ve sistemlerini kullanması bekleniyor.

-Gelelim “Türk şirketi süpersonik bir insansız hava aracı geliştirme planlarını açıkladı” efsanesine. Dünyaca ünlü DefenseNews savunma medya portalında Burak E.Bekdil imzalı yazıyı görünce şaşırdım. "Noluyoz!" deyip kendime geldim. Baktım ki bizde ulusal medyada da aynı haberler var. “TUSAŞ Genel Müdürü Sayın Kotil Aksungur ile ilgili IDEF-19’da çeşitli açıklamalar yaparken oradaydım hatta ilgili videoyu izledim buna rağmen ben bunu niye duymadım?” diye kendime sordum. Yazıda (ulusal medya dahil) “supersonic drone” ifadesi ile anlatılıyor. Sonra yeni çift motor SİHA’mız Aksungur’un 380 km/s hız yaptığı ve sıkı durun “süpersonik” olduğu yazıyor.

Haberciler sapla samanı birbirine karıştırınca işte böyle oluyor. Hani bizim ulusal basın neyse de koca DefenseNews “Turkish company reveals plans to develop a supersonic drone” manşeti ile çıkmış. Neyse fazla uzatmadan özetlemeye çalışayım. Süpersonik demek ses üstü hız, dolayısı ile süpersonik uçak demekte sesten hızlı demektir. Ses hızı laboratuvar şartlarında 340m/s (1224 km/s) olsa da uçaklar için 1 Mach yani ses hızı irtifa sıcaklık vs. gibi etmenlere göre değişir. Dolayısı ile 10.000 m irtifada 0 santigrad derecede mesela 1096 km/s’tir. Yani 380 km/s değil, yani Aksungur süpersonik değildir.

Peki sonraki hedef Göksongur iddia edildiği gibi süpersonik mi? Hayır. Sayın Kotil jet motorlu yani hedefimiz Aksungur’u yaptıktan sonra turbofan motorlu Göksungur İHA/Drone’si dedi/kast etti. Daha doğrusu ayrıntıya girmiyor ama stratejik İHA demek istedi. Yani aşağıdaki ABD yapımı stratejik keşif/casus uçağı 36 saat havada kalan ve yüksek irtifaya çıkana RQ-4 Global Hawk gibi. Bu uçağın gövde ve kanat yapısından ötürü 1 değil 3 tane turbofan motor taksanız yine süpersonik olmaz. Zaten o hıza çıkınca o kanatlar parçalanır.

Yani Sayın Kotil demek istedi ki duracak değiliz, sonuna kadar gideceğiz. Açıkçası ben Aksungur yapıldıktan sonra diğeri yani turbofan motorlu olduğunu tahmin ettiğimiz Göksungur’un planlama/çizim faaliyetlerine başlandığını tahmin ediyorum. Özetlersek Aksungur turboprop motorlu subsonic, Goksungur turbofan motorlu subsonic, sonrası “supersonic” ise de dünyadaki teknolojik gelişmelere bağlı. Özellikle malzeme teknolojisindeki ilerlemeler. Çünkü burada F-16’nın füze denemek için insansız hale getirildiği QF-16 gibi uçaklardan bahsetmiyoruz. İlla ki yerimizde sayacak değiliz. DefenseNews’in bile araştırmadan haber yaptığı süpersonik drone komik haberine gelince. Dünyada hedef duran QF-16 gibi uçaklar haricinde henüz “supersonic drone” yani insansız süpersonik savaş uçağı yok. Şu aşağıda gördüğünüz çoğu stealth gövdeli olan ve turbofan motorlu insansız bombacılar da süpersonik değil, hepsi ses altı bazısı yüksek subsonik (yüksek ses altı hızda).

Ayrıca TUSAŞ’ın uydu kontrollü MALE sınıfı SİHA’sı ANKA-S modelinden Türk Hava Kuvvetleri için ilave olarak 10 adet daha alınacağı açıklandı. Malum ANKA’nın “B” ve “S” modeli ile MİT için üretilen “I” modeli şu an kullanılmakta.

-STM firmasının KARGU İHA’sı/drone’si otonom olmasın yanında kamikaze drone. Yani gerçek teknik adı ile taarruzi İHA. Şimdi STM bu İHA’ya sürü İHA özelliği kazandırmak için proje yürütüyormuş. Bu çok önemli bir gelişme. Zaten İHA’lar geleceğin silah sistemlerinden kabul ediliyorken sürü İHA’larda git gide stratejik bir önem kazanmaya başladı. Belki küçükler ve silah kapasitesi olarak çok zayıflar bir MALE İHA veya savaş uçağı kadar etkili bombala/saldırı yapamazlar. Ancak unutmamak gerekir ki hedef çok stratejik ise örneğin bir radar tesisi, komuta merkezi, petrol rafinerisi gibi burası illa ki hava savunma sistemleri yani İHA/SİHA’ları çok çok kolay vurabilen savaş uçaklarını ise duruma ve şartlara göre vurabilen hava savunma top ve füze sistemleri ile donatılmıştır. Oysa sürü İHA? Evet, bunlar o kadar küçük ki ne top ne füze ile vuramazsınız. Üstelik ABD’deki ilk örneklerinde olduğu gibi otonom, yanında her biri bağımsız ortak bir akıl ile yani sürü lideri olamadan sürünün %98’u vurulsa bile geri kalan %2’nin otonom ve senkronize hareket etmeye devam ettiği drone’lar. Kargu bu bahsettiğim el kadar drone’lardan daha büyük ama bu da bir avantaj her biri hedefi imha edecek kadar harp başlığı taşıyor. Yani 20 tanesi bir hedefe doğru yönelip etrafını sarsa, uçaksavar ve füze ile 15’ni vursalar geri kalan 5 Kargu bir hava savunma radar antenini çok rahatlıkla imha eder. Bu örneği menzili çok uzun olmadığı için verdim. Yoksa bir S-400, Patriot, Aster hatta İsrail İron-Dome gibi gelişmiş hava savunma sistemlerinin yakına kadar özel kuvvet operasyonu ile sokup salıverseniz bu sistemler ve bunları koruyan alçak irtifa savunma sistemleri aciz kalır. Aynı senaryoyu savaş gemileri ve zırhlı birlikler için uyarlayabilirsiniz. Tank zırhını delemez ama konvoydaki hafif zırhlı araçlar ve taktik tekerlekli araçlar için etkili olabilir. Sürü drone’lar da geleceğin baş belalarından. Tıpkı drone’lar gibi hatta daha beteri.

Şimdi dünyadaki gelişmelere kısa kısa göz atmaya devam edelim.

-Rusya yeni havadan atılabilir ASW yani anti-denizaltı füzesinin seri üretimi başladığını duyurdu. Yeni bir ürün ve yeni teknolojilerin denizaltı savunmasını nasıl değiştirdiğine güzel örnek. APR-3M füzesi Ka-27M ASW helikopterlerine entegre edildi. Bu helikopterler Rus savaş gemilerinde konuşlu.

-ABD’nin ihtiyaç fazlası olan ve servis dışı bıraktığı silahlı keşif helikopteri OH-58 helikopterleri Yunanistan’a ulaştı. Bu konunu ayrıntısını daha önce yazmıştık. Uzatmamak için oraya havale edelim:

https://www.gaste24.com/yunanistan-apaci-ve-kiowa-kizilderilileri-ile-ege-de-kovboy-filmi-cevirmek-istiyor-makale,55.html

-ABD Deniz Piyadeleri USCM’ye ait bir F-35B (dikey iniş/kalkışlı modeli) Japonya’nın Iwakuni şehrinde bulunan hava üssünden kalkış yaparken kuş çarpması sonucu ağır hasar aldı. Pilotun kalkıştan vazgeçerek piste döndüğü kaza sonucu maliyet çok yüksek olduğu için uçak kal edildi. Yani araçların perte çıkması gibi.

Bu kaza ile üçüncü F-35 kaybedilmiş oldu. Daha önce de (Eylül-2018) ABD’de yakıt sevk eden borulardan birinde meydana gelen parçalanma sonucu motor susması sebebi ile yine USCM’ye ait F-35B düşmüş ve pilot atlamıştı. Tek ölümlü kaza ise yakın zamanda Japonya açıklarında oldu ve ne uçak ne de pilot henüz bulunamadı. Bu sebeple diğeri gibi kaza sebebi de belli değil. Pilotun ve uçağın denize düşmeden önce yardım (Mayday çağrısı) veya arıza sinyali göndermemesi sebebi ile alçak uçuşta denize çakılma ihtimali üzerinde duruluyor. Pilotaj hatası mı başka bir şey mi ancak uçak çıkarılınca anlaşılacak. Çalışmalar devam ediyor.

-ABD’nin CAATSA tehdidi Hindistan’ı 5.4 Milyar USD’lik S-400 alımından vazgeçirdi. 5 ünite alacak olan Hindistan CAATSA’yı göze alamayarak S-400’den vazgeçip üstelik Patriot ve THAAD hava savunma ve anti-balistik füzelerinin alımı için ABD ile görüşmelerde ilerleme kaydettiğini açıkladı.

Diğer yandan Irak’ın S-400 ile ilgilendiğini Irak’ın Rusya büyükelçisi açıkladı. Bildiğiniz üzere daha önce de Suudi Arabistan S-400 düşünmüş ancak ABD baskısı ile vazgeçmişti. Katar’ın da S-400 ile ilgilendiğine dair çok fazla haber çıktı ancak henüz olumlu bir ilerleme veya resmi açıklama yok.

-ABD’den Katar’a 3 milyar dolar değerinde AH-64E Apache taarruz helikopteri satışının onay alması Türk kamuoyunda da tartışıldı. Daha önce de MİLGEM gemilerimiz konuşulurken Fransa’dan firkateyn alımı için sözleşme yapmışlardı. Türkiye’de bir sürü iştiraki olan hem de savunma sanayine girmiş olan Katar’ın helikopter tercihini sebebini bilemesem de şöyle bir tahminde bulunabilirim. Türk T-129 Atak helikopteri hafif sınıf taarruz helikopteri Apache ise ağır sınıf. Rus Ka-52 gibi yani. Bizde bu helikopterlerin muadili Atak-2 olacak. O da malum henüz proje. Dolayısı ile Katar Atak’ın ihtiyacını görmeyeceğini düşünmüş olabileceği gibi Amerikan helikopterini ABD baskısı veya ABD malı olduğu için de tercih etmiş olabilir. Ancak ben olsam düzenli ordu savaşı ve tank avcısı olarak bile ihtiyaç hissetsem de teknik değerleri Atak’dan daha yüksek olan AH-64 Apache’yi tercih etmezdim. Amerikalı pilotların bir sözü varmış “Apache Amerikalılar içindir”. Söylemek istedikleri ise bu kadar büyük yakıt sarfiyatı olan bir helikopterin petrol fiyatları bir yana (Katar için bu sorun değil) savaş ortamında lojistiğini sağlamak için ancak ABD ordusu gibi dev ve lojistik imkanları da dev olan bir ordu lazım. Yani savaşta küçük ülkelerin zor temin edebileceği bir imkan. Diğer yandan Apache bakım maliyeti çok yüksek, harbe hazırlık oranı ise çok düşük bir helikopter. Dünyada içi dışı elektronik dolu, inişe geçtiği sırada EYP ve diğer terör silahlarını bastırmak için otomatik jamming yapabilen kaç helikopter var. Eğer bir Apache yakınınıza iniyorsa bilin ki o anda cep telefonunuz çalışmayacaktır. Gülü seven dikenine katlanır misali yani. Gül yerine dikensiz leylak sevmeyi tercih ederim. Çünkü günümüzde harbe hazırlık ve beka ve düşük siluet silah kapasitesinin önüne geçmiş durumda. Bizim gibi ABD, İngiltere gibi büyük ülkelerde ağır sınıf taarruz helikopteri ihtiyaç olabilir ama Katar gibi coğrafi olarak küçük yani menzil ve uçuş/görev süresinin daha düşük olacağım ülkelerde hafif sınıf daha avantaj ayrıca çöl kumlarında kimin daha iyi performans vereceği de önemli. T-129 Atak’ın da Amerikan motoru ile hatta çok çok güçlü bir motor ile (iptal edilen stealth helikopter RAH-66 Comanche helikopterinin) uçtuğunu hatırlatmak isterim.

-ABD daha çok deniz piyadelerini kullandığı ve çoğunlukla havuzlu çıkarma gemileri ile helikopter gemilerinde konuşlu tiltrotor yani motor pervaneleri 90 derece yukarı dönebilen ve bu sebeple dikey inip kalkabilen uçağı MV-22 Osprey'in arkasından fırlatılacak ileri keşif uçağı projesi üzerinde çalışılıyormuş. Daha doğrusu bu yeni bir ürün. Ne tam bir drone ne uçak ne füze. Motoru var ama roket motoru yani füze karekteristiğinde uçuyor. Keşif teçhizatı var ama kanatları çok küçük ve çok düşük hızda uçamıyor yani İHA/SİHA gibi değil ama SİHA gibi manevra yapabiliyor. Ancak keşif için ideal. Küçük, hızlı, uzun menzilli ve İHA’dan çok ucuz. MV-22’den, havadan fırlatılan insansız 100 deniz mili mesafelerde 10 dakika kalabilme yeteneği var ve zamanla 165 deniz mili maksimum menzile sahip.

-Rusya Hava Kuvvetleri için 2028'e kadar 76 adet Su-57 üretileceği açıklandı. Yani nihayet Rus 4++ nesil savaş uçağı seri üretime geçiyor. Bazı uzmanlara göre ki bende katılıyorum bu uçağın 12 prototipe rağmen seri üretime geçememesinin sebebi kızılötesi izini azaltan termal motorun ve uçağın düşük radar görüntüsünü sağlayacak RAM boya ve dizayn teknolojisinin bir türlü istenilen düzeye ulaşmaması. Özellikle AESA yerine PESA radarı bulunması sadece kanat uçlarında AESA radar olması da diğer giderilecek hususlardan. Belli ki Ruslar bu sefer kervan yolda dizilir mantığı ile “2028’e kadar 4++ dahi olsa üretime başlayalım, zaten arada İzdeliye motorlarında termal gizliği yakalarsak (Yani sadece ABD yapımı F-22 ve F-35’de olan özellik) ilave eder motoru değişiriz, burun radarının AESA ile değişmesi de çok zor bir olay değil” dediler. Sonuç da 2028’e kadar süper Su-57 oluşmuş olacak.

Projeyi mali yönden eleştirenler yani Rusya’nın para bulamayacağını söyleyenler olsa da ben inanmıyorum. Ancak inandığım bir şey var. Biz yıllar önce Rusya’nın SU-57 (o zamanki adı T-50 PAKFA idi) ile F-22, F-35 karşısına 5’nci nesil bir uçak çıkaracağını beklerken bunu başaramadılar. Tamam bu şekilde üretilecek derken yıllardır seriye de geçemediler. Dolayısı ile 2028’e kadar yapılacak ise ABD Altıncı nesil uçak çalışmalarına başladı (bu konudaki makalelerimi okuyanlar bilir). Demek ki Ruslar SU-57’de ideali yakalasa bile bunu yaptıklarında Amerikan 6’ncı nesil savaş uçağı prototip dahi olsa uçamaya başlamış olacak. Tıpkı Türk TF-X, İngiliz Tempest Fransız-Alman NGA, Japonya, Kore, Hindistan 5’nci nesil çalışmaları gibi. ABD’ye en yakın ve onunla belki eş zamanlı olarak 6’ncı nesil savaş uçağı uçuracağını tahmin ettiğim tek ülke ise Çin. Rusya ise çok çok zor.

Hakankilic.hsword@gmail.com

https://twitter.com/hkilichsword

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fikret ÖZDEMİR
Fikret ÖZDEMİR - 2 ay Önce

Çok güzel bir özet olmuş..Çok teşekkür ederim
İyi çalışmalar dilerim

Ali Veli
Ali Veli - 2 ay Önce

çok güzel bir analiz olmuş.Ülkeler İstihbarata karşı koymak amaçlı her projelerini açıklamzlar ama sızr veya gafil muhbirlikle açıklanırsa projeyi açıklarsınız TF2000 kimse bilmiyordu aaa bu nazan başlandı denildi.Ama kamu oyunada moralleri yüksek tutmak için abartılı haberler yayarak içeride moralleri yükseltir iken rakiplerinizde de bir istibhbarat krizi acaba yaratmış olursunuz.Hakan bey eğer Türkiye F35 üretiminden atılır ise Türkiye Uçak sektöründe kazandığı teknoloji bilgi beceri ve deneyimi ile Ruslara SU57 ye ortak üretim teklif ederse ve Hakan beyin dediği Sealt teknoljisi bizde var ise ABD uçaklardaki üstünlüğünü Rusya karşısında kaybetmiş olmayacakmı sonra ABD F16 ların merkezi Türkiye ABD ne yapacak F16 lojistik işlerini nasıl yapacak.Daha da ötesi bunlar hallolur ama ABD Stratejik knumdaki Stratejik bir ülkeyi Rusya,Çin İran bloğuna yitmiş olmuyormu.Bu dört ülkeyi ve etki alanlarını eklerseniz ki AB ülkeleri de ABD'den ziyade Çin'e gebe 5 Milyar'a yakın bir ekonomik etki alanları var ABD orta kalmış Mısır sapı gibi kalmayacakmı ?Teşekürler şimdiden Hakan bey Tiwittenten cevap yazablirisiniz

Soner aydın
Soner aydın - 2 ay Önce

Hakan bey sayın kotil önce kuşların kendi hızlarından bahsetti ardından o hızlara nispet uçakların isminden ve hızlarından bahsetti en sonundada şöyle bitirdi göksungur süpersonik olacak

banner8

banner19

banner6

banner17