banner10

Trabzon yemekleri ve tarifleri

Türk mutfağının aslında dünyanın en iyi mutfağı olduğunu söyleme sebeplerimizden biri her yörenin kendine ait yemekleri ve tarzları olmasıdır.

Ülkenin her köşesinde birbirinden leziz ve farklı sofralara oturmak mümkündür.

Ülkemiz doğudan batıya güneyden kuzeye eşsiz lezzetlerle dolu. Bugünkü yazımda kuzeye, Karadeniz’e gidiyoruz. Hamsi ve tereyağıyla nam salmış TRABZON’A…

Trabzon denince benim aklıma ilk olarak yöresel lezzetler hamsi kuşu, hamsi pilavı, hamsili kaygana, hamsi tava, peynirli pide, Akçaabat köftesi, mısır ekmeği, kuymak, kaygana, karalahana çorbası geliyor.

Bu yöresel lezzetlerin dışında Trabzon iline özgü diğer yöresel lezzetleri de anlatmaya çalışacağım. İşte Trabzon yöresine ait lezzetler…

HAMSİLİ PİLAV

Bu yemek hazırlanırken ilk işlem hamsilerin kılçıktan temizlenmesidir…

Diğer malzemeler: Pirinç, dolmalık fıstık, kuş üzümü, kuru üzüm, tarçın, şeker, soğan ve tuzdur. Pirinç yıkanıp temizlenir. Öncelikle soğan yemeklik doğranır. Yağda kavrulur. Sonra üzümler fıstık katılıp karıştırılır. Üzerine yıkanıp iyice süzülmüş pirinç katılır, karıştırılır. İki bardak pirinç, üç bardak su hesabıyla suyu konur. Yani 1’e 1.5 hesabıyla pilav yapılır. Pilav pişince en son tarçın katılır ve karıştırılır. Tepsiye bir sıra hamsi dizildikten sonra üzerine hazırlanmış pilav konur ve en üstüne de bir sıra daha hamsi dizilir. Tepsi ocakta çevrile çevrile ya da fırında pişirilir. Fırına vermeden önce üzerine yağ gezdirilir ki böylece hem daha olur hem de daha lezzetli olur. Pasta gibi görseli olan bu muhteşem lezzet sıcak yenildiği gibi soğuk da yenilebilen bir lezzettir. Yanında ayranla güzel olur.

Hamsili pilava, kuşbaşı doğranmış patates de konulabilir. Genellikle hamsili pilav yapılınca başka yemek yapmaya gerek görülmez.

HAMSİ KUŞU

Pazı, maydonoz, taze soğan, nane, mısır unu, yumurta ve kuru soğan kullanılarak hazırlanan bir lezzettir.

Tabii ki bir de hamsi.

Önce soğanlar ve diğer yeşil sebzeler doğranır. Tuzla ovulur. Sonra kılçığı alınmış hamsiler ilave edilir. Mısır unu ve sıcak su katılır. Yoğrulma işlemine devam edilir. Harç elde edilir. Harca köfte gibi şekil verilir ve bol kızgın yağda kızartılır.

HAMSİ BUĞULAMA



Benim Trabzon’da yediğim en güzel lezzetlerden biriydi. Aynı usülde evimde de yapmaya başladım. Muhteşem oluyor. Soğan,maydonoz, hamsi, yeşil biber, patates, domates ve yağ ile hazırlanır. Önce bütün sebzeleri doğruyoruz, sonra tuz katıp karıştırıyoruz. Patatesler altta olacak şekilde yağlanmış tavaya önce yarısını koyuyoruz. Üstüne kılçıkları alınmış hamsileri yerleştiriyoruz. Sonra geri kalan sebzeleri ilave ediyoruz. Yani balıklar arada olacak. Biraz su katıyoruz ve yağ gezdiriyoruz. Biber ve domatesle süsleyip kapağını kapatıyoruz ve kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. Çok pratik ve bir o kadar da lezzetli bir yemek:))

TRABZON PİDESİ

Mayalı hamurdan hazırlanır, Trabzon’a özgü peynir kullanılır (ki bu peynirden mutlaka alıp evinize de getirin) ve üzerine tereyağı sürülür. Eğer isterseniz bir adet yumurtayı kırılmış olarak üzerinde bırakabilirsiniz. Eğer pide yiyecekseniz mutlaka peynirli Trabzon pidesinin tadına bakın.

KARALAHANA ÇORBASI

Karalahana yemeği olarak da bilinen karalahana çorbası içinde mısır unu, karalahana parçaları, barbunya ve kurutulmuş acı biberi barındırıyor. Özellikle yaz aylarında tüketilen bu çorba mısır ekmeği ile yeniliyor. Genellikle iç yağla yapılır.

TOMARA TAVASI

Tomara Karadeniz'e özgü bir bitkidir. Önce sapları kavrulur sonra tereyağı ve mısır unu katılarak hazırlanır

MISIR EKMEĞİ

Trabzon'un en meşhur lezzetlerinden olan ve her yemeğin eşlikçisi olarak bilinen mısır ekmeği, mısır unu, tuz ve sıcak suyun yoğurularak saç üzerinde pişirilmesi ile yapılır. Özellikle karalahana çorbası ve hamsinin yanında mutlaka bulunur.

TRABZON EKMEĞİ

Taş fırında pişirilen ekmek, il genelinde üretildiği ilçenin ismiyle anılırken en çok Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve Akçaabat ilçelerinde üretilmektedir. Uzun süre taze kalışı ve büyüklüğü ile ünlü bir ekmek çeşidi olan Trabzon ekmeği, şehirlerarası otobüslerle başta büyükşehirler olmak üzere ülkemizin değişik illerine ve bölgelerine gönderilmektedir. Havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez başka illerde aynı ölçülerde malzeme kullanarak aynı usul yapan ekmek ustaları aynı lezzeti yakalayamadıklarını söylüyorlar. Bence gerçekten de öyle…

peki nasıl yapılıyor;

Yarım çuval yani 25 kg’luk un karıştırma makinesine alınıyor. Su ve tuz katılarak makine çalıştırılıyor. İçine ekşi maya ilave ediliyor. Bu ekşi maya bir önceki ekmeklik hamurdan 1,5 ekmeklik ayrılan hamur. Hamur kulak memesi kıvamında yoğruluyor.15 dakika dinlenmeye bırakılıyor. Bu arada mayalanmış oluyor. 2.600 gr’lık bezeler alınıyor. Hazırlanan bezeler selelere alınıyor. Burada da 45 dakika dinlendiriliyor. Sonra taş fırında 1 saat, 1 saat 15 dakika kadar pişiriliyor.

AKÇAABAT KÖFTESİ

Sıra muhteşem köfteye geldi. Öncelikle dana eti kullanılan bir köfte. But, kaburga ve kol kısımları karıştırılır. Sonra makineden geçirilir. İçine sarımsak, ekmek içi, tuz ve yağ konulur. Yoğrulur ve şekil verilir. Izgarada pişirilir.

KUYMAK

Tereyağı, mısır unu, telli peynir, soğuk su ve tuz kullanılır.

Bakır tavada tahta kaşık kullanılarak hazırlanır. Püf noktası tereyağını çok iyi eritmek ve mısır ununu çok iyi kavurmaktır. Bol tereyağı tavada eritilir ve sonra mısır unu katılır, karıştırılır, kavrulur. Kıvamı için mısır ununu yağa katınca tuzunu bu esnada katmak önemlidir. Sonra soğuk su ilave edilir ve sürekli karıştırılır. Bol peynir katılır. Peyniri ilave ettikten sonra tavayı ateşten uzaklaştırıyor ve peyniri kaşıkla alttan üste doğru karıştırıyoruz. Peyniri mısır ununa iyice yediriyoruz, uzata uzata esnetiyoruz. Ve yemeğe hazır, sakın soğutmayınız….

ve gelelim tatlılara;

HAMSİKÖY SÜTLACI

Hamsiköy’de yerinde bu lezzetin nasıl yapıldığını ustasından öğrendim. İşin sırrını sorduğumda ‘sütümüz’ dedi. ‘İnek sütümüz çok yağlı ve aroması çok güzeldir. Bu da sütlacımızı özel kılıyor’ dedi. Burada günde ortalama 500 kg sütlaç yapılıyor. 70 kg-100 kg’luk kazanlarda yapılıyor. Önce sütü iyice kaynatıyorlar. Sonra 70 kg süte 3.5 kg pirinci ilave ediyorlar. Sürekli karıştırmak önemli. Pirinçler pişince dinlenmeye alınıyor. 1-1,5 saat dinlendiriliyor. Şeker ilave edilmeden önce 1 tatlı kaşığı tuz katılır. Sonra 70 kg süte 7 kg toz şeker ilave ediliyor ve hemen karıştırılması gerekiyor. Ama burada dikkat edilmesi gereken yavaş karıştırılması gerektiği. Amaç pirinçlerin ezilmemesi. Hazırlanan sütlaç 5-10 dakika kadar dinlendiriliyor ve torak kaselere alınıyor. Fırına veriliyor. Burada üstü kızaran sütün yağı. Üstü en çok kızarmış olan benim:))

LAZ BÖREĞİ

5 yumurta

7 su bardağı süt,

5kaşık tereyağı

1.5 su bardağı şeker

1.5 kahve fincanı nişasta

1.5 kahve fincanı pirinç unu,

Alabildiği kadar buğday unu

Tuz

Bir kase su, iki kaşık tereyağı, bir yumurta sarısı, az tuz, bir iki damla zeytinyağı ve alabildiğince un katılarak yoğrulur ve on dört parçaya bölünür. Bu on dört parça ile laz böreğinin on dört yufkası açılır.

Yapraklar arasına konacak muhallebinin yapılışı:

Süt ve şeker kaynatıldıktan sonra az tuz konur, ayrı bir kapta pirinç unu veya nişasta, dört yumurta sarısı, bir bardak soğuk su ile iyice çırpılır, kaynayan süte karıştırılarak ilave edilir. Piştikten sonra bir tutam karabiber serpilir. Yedi hamur tek tek açılır ve her bir yaprağına tereyağı sürülerek tepsiye dizilir, üzerine önceden hazırlanmış olan muhallebi soğuk olarak dökülür. Geriye kalan yedi hamurda tek tek açılarak ve tereyağı sürülerek muhallebinin üzerine dizilir. Arzu edilen şekilde kesilir, üzerine tereyağı gezdirilerek fırına verilir. Bir buçuk bardak şeker, bir bardak su ile hazırlanan ilik şurup, fırından çıkan böreğin üzerine dökülür. Fındık veya cevizle süslendikten sonra ılık olarak servis yapılır.

ŞİMDİLİK BU KADAR. HAFTAYA PERŞEMBE BAŞKA GÜZEL ŞEHRİMİZİN YEMEK KÜLTÜRÜYLE BURADA OLACAĞIM. AFİYETTE KALINIZ…

YORUM EKLE

banner8

banner19

banner6

banner17