banner8

Yersiz endişe, korku, depresyon ve hastalık sanrısı

Yersiz endişe, korku, depresyon ve hastalık sanrısı gibi duygu durum bozukluklarına işaret edebilecek durumlar neden olur?

Sağlık 16.12.2020, 13:47
Yersiz endişe, korku, depresyon ve hastalık sanrısı

Yersiz endişe, korku, depresyon ve hastalık sanrısı hemen hemen hepimizin hayatımızın belli dönemlerinde yaşadığımız durumlardır. Bunlar normal problemlerden kaynaklı olabileceği gibi psikolojil hastalıkların bir sonucu olabilir. Düşünen ve duygulanan insanlar olduğumuz sürece hepimizin bir takım ruhsal sorunlarımız olacaktır. Hepimiz zaman zaman endişeli, öfkeli, kederli, mantıksız ya da unutkan olabiliriz. Bu normaldir, ama bazan bu duygular kontrolümüzden çıkar, ortada belirli bir neden yokken de devam ederler. Bazen de bedensel belirtiler gösterirler. Bu gibi rahatsızlıklarda değişik oranlarda üç etken vardır:

1.Bünyesel etken: Bünye doğuştan varolan bir şeydir. Perhizle zayıflayabilirsiniz ama doğuştan olan kilo alma eğiliminizi yok edemezsiniz, bunun gibi bünyeyi de biraz değiştirebilseniz bile temeldeki eğilimler değişmez. Beden yapısı ile kişilik arasında karşılıklı bir ilinti vardır ve bu konuda en çok kullanılan sınıflandırma Sheldon’unkidir : Ektomorfik yapı: İnce yapılı, uzun boylu ve zayıf olmak heyecanlarını kontrol edebilme, utangaçlık ve zihinsel uğraşlardan hoşlanma ile birleştirilir.

Endomorfik yapı: Sindirim organları büyüktür. Bu da intibaklılığı ve hayatın güzel yanlarına bağlılığı beraberinde getirir. Mezamorfik yapı: Kasların üstün gücü dinç, olumlu ve canlı bir görünümle birleşir.

2. Bedensel etken: Hakkımızda kötü şeyler söylendiği zaman kaygulandığımızı, nezlenin insanı süngüsü düşük bıraktığını, bir darbe sonucu başta meydana gelecek şişliğin hafıza kaybına sebep olabileceğini biliriz.

3. Psikilojik etkenler: Yoksunluğun her çeşidi insanın neşesini kaçırır, yaklaşan imtihan günleri tedirginlik yaratır. Aslında olağan sayabileceğimiz bu duygular abartılabilir de.

Kişiliğinizi hazırlayan bu içeriğin nasıl düğümlendiğini ve eğilimlerinizin hangi yönde olduğunu görebiliyor musunuz?

Psikoloiik bulgular da bedene ait bulgular gibi birkaç değişik rahatsızlık grubunda toplanabilirler ve çoğu zaman bir birleşik içindedirler. Bir mide sancısı, basit bir hazımsızlık ülser ya da safra taşı belirtisi olabileceği gibi kusma, gaz, ishal gibi başka rahatsızlıklarla bir arada da görülebilir. Böyle bir durum ruhsal rahatsızlık belirtilerine daha yakındır. Örneğin depresyon ve tedirginlik hemen her ruhsal rahatsızlıkta kendini gösterebilirse de hiçbir zaman kendi başına ortaya çıkmaz.

Bunun için bedensel belirtileri belirli hastalık ve bozuklukların işaretleri olarak kabul ettik, tavsiyelerimizi de bu açıdan yaptık. Bu bölümde belirtileri kendi başlarına inceleyeceğiz. Huzursuzluğunuz artıyor, mutluluğunuza gölge düşürüyorsa çoğu zaman yardıma ihtiyacınız var demektir, ama teşhis koymak ve tedavi etmek doktorunuzun işidir. Kilitli bir odadan anahtarsız çıkılamayacağı gibi ruhsal bir sıkıntıdan da yardımsız kurtulmak zordur. Bugün tüm ruhsal rahatsızlıklar tedavi edilebilmekte, hatta bazılarında kısa sürede dikkate değer bir başarıya ulaşılmaktadır. Yeni ilaçlar, yeni teknikler ve bilgilerle tıbbın bu dalında öteki dallarındakinden daha büyük bir gelişme olmuştur. Bu sıkıntılarla kendi kendinize başa çıkmaya çalışmakla akıllıca hareket etmiş olmazsınız.

Endişe :

Endişe duymayan insan var mıdır? Endişenin kimseye yararı olmadığı gibi hem sizin hem ailenizin başına dert de olabilir. Müzmin tedirginlik hallerinin ortaya çıkmasında günlük olaylar rol oynar. Bir kadın kocası biraz gecikti ya da çocuğu isilik olduğu zaman bayılabilir. Yeni bir dosyalama sistemini anlayamamak bir memuru telaşa düşürebilir. Tedirginlik, depresyon, kendine güvensizlik ve hayatın ufak tefek güçlüklerinin sebep olduğu zihinsel yorgunluk endişe denen karmaşık duygunun öğeleridir. Pireyi deve yaparsınız ve sonunda en basit işlerde bile tercihler arasında bocalayarak kendinizi adamakıllı yeteneksiz hissedersiniz. Endişelenmeyi huy haline getiriyor ve bundan kurtulmak istiyorsanız doktora gidin.

Tedirginlik :

öyle durumlar vardır ki normal olarak tedirginliğe sebep olmamaları gerektiği halde bazı insanlarda marazı bir tedirginlik yaratırlar. Bu tedirginlik çok yönlü; belirsiz, fakat aklı meşgul eden huzursuzluktan had derecede korku krizlerine kadar değişiklik gösterebilir. Bu krizlerde çarpıntı, terleme, titreme ve ağlama gibi korku belirtileri kendini gösterir. Açık seçik bir nedeni olmayan tedirginlik hallerinde insanlar çoğu zaman başkalarını rahatsız etmekten çekinerek sıkıntılarını gizlerler. Ancak gerçekten zor durumlarda kaldıkları zaman bundan bahsederler. Oysa sorunlarınızla ailenizin ve doktorunuzun ilgilenmesine fırsat verirseniz, onlara da yardım etmiş olursunuz.

Fobi: Sebepsiz Korku :

Fobi, tedirginliğin herhangi bir olay ya da durum üzerinde toplanmasıdır. Çocukluktaki karanlık korkusu, bir dereceye kadar fobi sayılabilir. Kadınların fareden korktuğu kanısı çok yaygındır. Korkunuzun saçma olduğunu bilirsiniz ama elinizden bir şey gelmez. Korkuyu yaratan durumdan uzak kaldıkça kendinizi güven içinde zannedersiniz. Eğer belli bir köprüden geçmekten korktuğunuz için çarşıya kestirme yoldan gitmiyorsanız, gök gürleyince dolaba giriyorsanız, kendinizi kapana kıstırılmış gibi hissettiğiniz için tünele girmiyorsanız sizdeki korku normal sınırları aşmış demektir. Kapalı yerlerden korku (claustrophobia) ve pazar yerlerinden, meydanlardan korku (agoraphobia) çok rastlanan ve yaşamayı iyice güçleştiren korkulardır.

Zorlamalar :

Çoğumuz çocukluğumuzda hareketlerimizden bir çeşit gizemli tad alarak yolda her elektrik direğine dokunmak ya da kaldırım taşlarının tam ortasına basmak ihtiyacını duymuşuzdur. Bunun büyüklerdeki abartılmış bir örneği, elleri temiz olduğu halde tekrar tekrar yıkamak ya da elektriklerin söndürülüp söndürülmediğini tekrar tekrar kontrol etmektir. Bunun gereksiz olduğunu bilirsiniz ama yapmadan da rahat edemezsiniz. Ferşeye mutlaka iki kere dokunmak isteyen bir çocuk vardı; bu hareketin sınavlara gizemli bir etkisi olacağına inanırdı Bunun temelinde çoğu zaman şöyle bir nedensellik ilişkisi vardır: Çocuk başarısızlıktan korkmaktadır ve bunu önlemek için böyle sinirli bir yola başvurmaktadır. Leydi Macbeth’in ellerini yıkaması da bu tür bir bir davranıştır ve benzerleri gibi hiçbir işe yaramamıştır. Bu davranışlar normal hayatı aksatıncaya kadar fazlalaşır ve fazialaşırlar. Sizinle birlikte yaşamakta olan ve daha önceki halinizi bilenler için bu durumun ne kadar sinir bozucu olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Sabit Fikirler :

irade dışı zorlamalara benzerler. Bir müzik parçasının ya da bir cümlenin aklımıza takılması olağandır. Sabit fikir, sizi adamakıllı sıktığı halde, aklınızdan çıkaramadığınız düşünce ya da sorudur. Çoğu zaman hoşa gitmeyen, müstehcen ya da tehlike belirten bir şeydir. Örneğin sevdiğiniz birini otomobille ezeceğiniz düşüncesi gibi. Bu düşünce bazen dinsel olabilir, bazen de çok anlamsız bir sorunla ilişkilidir. Çoktan olup bitmiş birşey hakkında sonradan “acaba doğru mu yaptım” diye düşündüğünüz de olur. Zonklama ve sabit fikirlere düzenli ve çoğunun matematiği iyi olan insanlarda rastlanır ki kıvamında kalırsa çok iyi özelliklerdir.

Hastalık vehmi : Hipokondri :

Çoğumuz, örneğin bir sevdiğimizi kaybettiğimiz zaman ya da bir imtihana giriyorsak asabi gerginlik içindeyizdir. Bu gibi durumlarda sağlığımız konusunda yersiz korkulara düşebiliriz, etkinliği olan bir kimsenin vereceği güven duygusuna ihtiyacımız vardır. Yaşlı ve yeterince meşguliyeti olmayan kimselerde ise vücudun sağlığı ve fonksiyonları varoluşlarının merkezi haline gelir. Bu duruma daha çok erkeklerde rastlanır. Bazılarında hastalık korkusu başka türden bir tedirginliğin yerini alır. Bazı kimseler zührevi hastalıklardan korkmak ya da bir akrabanın ölümüne sebep olan hastalıktan kuşku duymakta haklıdırlar. Ama kimilerinde hazımsızlık ya da kabızlık gibi ufak rahatsızlıklar olabilir ki bunları hemencecik kanser ve benzeri hastalıklara bağlayıverirler.

Çoğu durumlarda tıbbi incelemeler ve güvenlik duygusu bu korkuları hiç olmazsa bir süre için ortadan kaldırabilir. Fakat ruhsal bakımdan daha ciddi durumda olanlarda muhakkak başlarının büyük derde gireceği korkusu vardır. Bu kanı hiç sarsılmaz.

Depresyon :

Depresyon herkesin başına gelebilecek bir rahatsızlıktır. Normal olarak çevre değiştirince, bir arkadaş görünce ya da yeni bir şey alınca seviniriz. Fakat sizi kıskaç gibi etkisi altına alan depresyon ise heı halde insanın başına gelebilecek en tatsız şeydir ve kuşkusuz bedensel rahatsızlıklardan daha da kötüdür. insan tam bir umutsuzluk içindedir ve bir daha düzelmeyeceği sanısına kapılır. “Ne yapmaya kalkışsam yanlış yapıyorum” diye düşünür. Bazan başkalarının üzerinde bile durmayacağı konularda fazlasıyle düşünür, suçluluk ya da güvensizlik duygusuna kapılır, ilgilerinde, girişimlerinde ve zihinsel faaliyetinde başkalarının da farkedebileceği bir yavaşlama başlar. Üzerimizden atamadığımız bir yalnızlık duygusuyle birlikte insanın kendisiyle aşırı derecede ilgilenmesi gibi durumlar belirir ki, bunu farkettiğiniz halde kurtulmak için elinizden birşey gelmez. Uykularınız kaçar; ya uykuya dalmakta ya da uyumakta güçlük çekersiniz.

Hasta için bu kadar üzücü olan depresyon doktor için çözümlenmesi zor olmayan bir durumdur. Tedavisinde çabuk ve başarılı sonuç alabileceği rahatsızlıklardan biridir. En kısa zamanda doktora başvurun ve tavsiyelerini yerine getirin.

Ağrılar :

Bedensel bir hastalığın olduğu kadar ruhsal bir rahatsızlığın belirtisi de olabilir. Hepimiz endişenin başağrısma sebep olduğunu ya da zaten varolan başağrısını arttırdığını ve tıbbi bakımdan izahı olmayan bir tedavi tarzının bu ağrıyı geçirdiğini biliriz. Bir oyunun verdiği heyecan bir çocuğa yarasının acısını unutturabilir. Ayağa batmış bir diken yüzünden de olsa, bir vicdan azabından da olsa duyulan acılar zihinsel birer olgudurlar.

Ruhsal kökenli ağrı genellikle vücutta küt bir ağrı yapar. Vücudun herhangi bir yerinde, ama daha çok kalp çevresinde olur. Bazen de başı bir çember gibi sarar.

Nedenleri ne olarsa olsun bir yerinizde bir ağrı hissedince hemen doktora başvurmalısınız.

Hafıza yetersizliği :

Beynimiz, hücreler aracılığı ile belki de elektrik devreleri şeklinde sürekli olarak bilgi alıyor ve bu bilgiyi sınıflandırıyor, özümlüyor ve depo ediyor. Biz bu sürecin hiç olmazsa belli bir zaman içinde olduğunu ve ilk 30-60 dakika içinde izlenimin tam olarak kaydedilmediğini biliyoruz. Başa sert bir darbe son yirmi dakikada olup bitenleri tamamen unutturabilir.Bir incinme olmadan da biraz önce söyleyenleri ya da bir şeyi nereye koyduğumuzu unutabiliriz. Herhangi bir şey ne kadar uzun zamandan beri biliniyorsa bilgisi o kadar kökleşmiş olur. Örneğin hafızaları zayıf olan yaşlılar çocukluk anılarını çok iyi hatırlarlar. Bir imtihan için son dakikada çalışmanın ders yılı süresince düzenli çalışmak kadar yararlı olamaması da böyle açıklanabilir.

Buna karşılık, aklınızda sizin tahmin edebileceğinizden çok daha fazla şey saklı bulunmaktadır. Yani siz sandığınızdan daha akıllısınızdır. Rastlantı olarak karşılaştığınız bir söz ya da görüntü, unuttuğunuzu sandığınız birtakım olaylar ya da bilgiler zincirini aklınıza getirebilir.

1.Yakın zamana ait olayların unutulmuş olması. Dikkatsizlik ve unutkanlık yaşlı kimselerde çok rastlanan bir şikayet konusudur. Bir kazadan hemen sonra olup bitenleri unutma ise baş incinmelerinin ya da ruh hastalıklarında uygulanan elektrik tedavisinin tipik bir sonucudur. Unutkanlığın süresi azalabilir ama zamanla tamamen geçmesi söz konusu değildir.

2.İnsan, hayatının belli bir döneminden bir bolümü unutabilir: Bilinç kaybı ya da geçmişin tamamen unutulması. Bu, epilepsi (sara), depresif bir durum, şizofreni ya da dalgınlık belirtisi olabilirse de en yaygın nedeni histeridir. Bu durum hastanın geçmişteki tatsız, sıkıntı verici bir olayla ilişkisini kesmiş olur.

Beden sağlığının bozulması ve günlük yorgunluk da geçici bir hafıza noksanlığına sebep olabilir. Eğer sürekli artan bir hafıza bozukluğu ya da arasıra tam bir hafıza kaybı olursa doktora gitmek gerekir.

“Burayı daha önce görmüş gibiyim”.

“Burayı daha önce görmüş gibiyim,” duygusu ilk kez karşılaştığınız bir şeyi (bir odayı ilk gördüğünüzde) daha önceden mutlaka görmüş olduğunuz izlenimidir. Bu, birçok normal insanın özellikle uykuluyken ya da çocuklukta başına gelmiştir. Ayrıca birçok nevroz ve epilepsi vak’alarda da rastlanabilir.

Yorumlar (0)
banner35
14
açık
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 34 66
4. Trabzonspor 35 60
5. Alanyaspor 35 55
6. Hatayspor 34 53
7. Gaziantep FK 34 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Ankaragücü 34 38
15. Malatyaspor 34 37
16. Kasımpaşa 35 37
17. Başakşehir 34 36
18. Kayserispor 34 35
19. Erzurumspor 35 34
20. Gençlerbirliği 34 32
21. Denizlispor 34 27
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 33 77
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Tottenham 33 53
7. Liverpool 32 53
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 31 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 32 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 70
2. Atletico Madrid 31 70
3. Sevilla 32 67
4. Barcelona 30 65
5. Real Betis 32 49
6. Villarreal 32 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Osasuna 32 40
9. Granada 30 39
10. Athletic Bilbao 31 38
11. Celta de Vigo 31 38
12. Levante 32 38
13. Cádiz 32 36
14. Valencia 32 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 32 30
17. Real Valladolid 31 28
18. Huesca 31 27
19. Elche 32 27
20. Eibar 31 23