Rus hipersonik saldırı aracı Avangard'a az kaldı

Geçen haftaki son köşe yazısında Rus Avangard sistemini tanıtacağımı yazmışken, bu hafta bir gelişme yaşandı ve Ruslar başarılı bir deneme yaparak dünyaya duyurdu. Aslında tesadüf değildi. Çünkü bir süre önce takip ettiğim Rus siteleri yakında bir deneme yapılacağını yazmıştı.

Ruslar yıllardır geliştirdikleri “Hipersonik Silah” daha doğrusu teknik adı ile HGV (Hipersonik Kayma/Süzülme Aracı) Avangard’ı, ABD’li rakibi HTV-2 ve Çinli rakibi WU-14’den çok daha önce servise sokacak gibi gözüküyorlar. Putin’in demeçleri bir yana Amerikalı uzmanlar da aynı şeyi söylüyor ve hatta 2019 yılı sonuna kadar operasyonel olacağını tahmin ediyorlar.

Teknik olarak 5 Mach yani sesin 5 katından fazla hızda uçabilen silahlara hipersonik deniyor. Dolayısı ile hipersonik seyir füzeleri de var ama onlar konumuzun dışında.

Aslında HGV çalışmalarında başarılı ve başarısız testler babında Amerikan HTV-2 daha ileride idi. Sanıldığı gibi HGV’ler sadece nükleer bomba bırakmak için geliştirilmiyor. Amerika dünya üzerindeki herhangi bir terör unsurunu veya stratejik hedefi anlık istihbarat alındığında 1 saat içinde vurabilmek/imha edebilmek için geliştirdi. Böylece uçak gemisinden kalkan uçakların hedefe varmak için saatlerce uçmasının yaşattığı gecikme veya seyir füzelerinin birçok ülkenin hava sahasını ihlal etmesi gibi sorunlar yerine uzaydan direk hedefe dalan pratik bir sistem olarak tasarlandı.

“1 saat içinde hedefi vurabilecek kıtalararası balistik füzeler yani ICBM’ler var” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak unutmayın ki bunlar genelde nükleer başlık taşımakta ve şehir yok etmek için dizayn edildiklerinden genelde 5 km gibi bir irtifada termonükleer reaksiyonu başlatmaktalar. Yani stratejik bir binayı vurmak için değil. Muhal farz nükleer başlık yerine konvansiyonel patlayıcı konsa bile vuruş hassasiyetleri sınırlı. Oysa HGV manevra yeteneği ile de kilometrelerce süzülerek istediği hedefi vurabilecek.

Sonradan Avangard ile Rusların öne geçtiği HGV dünyasında geçen sene Çin de WU-14 HGV’si ile önce başarısız ve sonra başarılı bir deneme yaptı. Ancak görünen o ki Kamçatka yarımadasındaki 6000 km ötedeki hedefi başarı ile vuran Rusya diğerlerine göre sonuca daha yakın. Eğer gelecek aylarda ABD/Çin’den çok büyük bir sürpriz çıkmazsa.

HGV’lerdeki rekabet onların nükleer başlık taşıyarak dünya üzerinde mevcut balistik füze savunma sistemlerini atlatacak kabiliyette olduklarını ispatlamalarından sonra iyice kızıştı. Şunu söyleyeyim ki Rus yetkililer 27 Mach süratte olduğunu söylerken aslında tevil yapmaktadır. Ancak Putin, ABD balistik füze savunma sistemleri tarafından önlenmesinin imkânsız olduğunu söylerken haksız sayılmaz. Gerçekten mevcut sistemlerle önlenmesi çok zor.

HGV NASIL UÇAR? NEDEN DURDURULAMAZ?

Aslında bunlar motorsuz ve uçak kanadı gibi kanatları olduğundan yüzlerce kilometre yüksekten atmosfere yeniden girdiklerinde yerçekimi etkisi ile 12 Mach gibi hızlara ulaşırken, manevra da yapabilen aerodinamik yapısı olan birer ekso-atmosferik planördür dersek tüm yönleri ile tanımlamış oluruz. En önemli amaçları ise balistik füze savunma sistemlerimden kaçarak taşıdığı nükleer savaş başlığını adresine teslim etmektir.

Bunu başarmak için de öncelikle hedef ülkeye yakın bir yere kadar ve uzay ortamından süzülecek kadar çok çok yüksek irtifaya çıkmaları gerekmektedir. İşte burada taşıyıcı olarak meşhur kıtalararası balistik füzeleri yani nükleer başlıklı ICBM’leri kullanırlar. Nükleer başlık çıkarılarak yerine yerleştirilen HGV’ler (HGV’nin kendi içine de ayrıca nükleer başlık konabilir ama ICBM’ler burun konisinde çoklu başlık taşıdığı için bir veya birkaç HGV sığacaktır) seyahatlarına tıpkı nükleer savaşta kullanılacak ICBM’ler gibi başlamaktadırlar.

Örneğin geçen haftaki Rus Avangard HGV’si SS-19 Stiletto (UR-100N UTTKh) tipi Rus ICBM füzesi üzerinde başladı. Test sahasından ateşlenen ve silodan çıkan balistik füze 6000 km uzaktaki Kamçatka yarımadası yakınlarında Avangard’ı uzay ortamında serbest bıraktı. Bu noktadan sonra yer çekimini kullanan Avangard zaten yüksek süratte bırakılmış ve yer çekimi etkisi ile 27 Mach sürate çıkan savaş başlığı konisinden ayrılıp süzülme ve manevra ile hedefini bulmuştur.

Rus Savunma Bakan Yardımcısı Yuri Borisov: “Avangard hipersonik kanatlı planör füze sistemi 27 Mach hızına ulaştı. Bu hız karşısında hiçbir balistik füze savunma sistemi tarafından imha edemez” dedi. Bir iki gün önce Gaste24’de yansıyan bir haberde de Almanya Uzay Merkezi uzmanlarından Dirk Zimper’in, Rusya'nın aralık ayında başarıyla test ettiği Avangard hipersonik füzesine (aslında füze değil) karşın Batı dünyasının etkili bir savunma sistemi olmadığını ifade ettiğini yazıyordu.

Şimdi burada birkaç küçük ayrıntı var ama aslında büyük farklar doğuruyor

Birincisi yukarıda 1 saat içinde dedim ama bu yıllar önce yapılan genel tanıtımda kullanılan ifade idi. Bugün ICBM’ler ABD/Rusya arasını 20-25 dakikaya aldığına göre (Çünkü 20+Mach hızlara çıkan uzay roketlerinden farkları yok gibidir) Avangard da yarım saat içinde istenilen noktaya varacaktır.

Balistik füzelerin temel mantığı içinde tepe noktasına tırmanan füze bu noktadan sonra savaş başlıklarını bırakınca yer çekimi etkisi ile savaş başlıkları 27 Mach hıza ancak böyle ulaşır ki bu nokta yaklaşık yeryüzünden 1200 ila 1500 km yüksekliktedir (Oysa bazı Rus uzmanlara göre Avangard tahmini 100 km irtifada bırakıldı ki bu birazdan anlatacağım çok önemli bir fark).

1500 km irtifadan bırakılan savaş başlıkları yer yüzüne dalarken onları karşılayan ABD yapımı GBI ismindeki anti-balistik füzenin yine uzay ortamına saldığı kısıtlı manevra imkânı olan ancak uç kısmında kızılötesi sensör olan EVK denen bir cihaz savaş başlığının uzay ortamında tam önüne çıkararak çarpışmakta (hit-to-kill) ve imha etmektedir. Dolayısı ile ICBM’leri taşıdığı nükleer silahları yani savaş başlıklarını imha edebilen bir sistem vardır. Örneğin diğer Amerikan füzesi SM-3BIIA füzesi de geçen hafta yapılan bir teste ICBM’lerin bir alt sınıfı IRBM imha etmiştir ki ICBM’ye karşı da etkilidir ancak henüz test edilmemiştir. Ancak ICBM’leri içlerinde sahte hedefler olan 10-12 adet savaş başlığı taşıdığını, Rusların yüzlerce füzesi ve binlerce başlığına rağmen ABD’de 200 tane bile GBI olmadığını, SM-3’lerin gemi konuşlu olduğunu ve kara konuşlu da olabilse de henüz ICBM karşısında denenmediğini ve bütün bunlara rağmen yapılan testlerde yaklaşık 30 Milyon USD değerindeki GBI füzesini başarı/kesişim oranının %50’yi geçmediğini hatırlatmak lazım. Yani aslında dünya üzerinde ICBM’lere karşı da %100 etkili bir sistem yok.

GBI veya muadili bir füze Rusya ve Çin’de zaten hiç yokken “Nükleer dehşet dengesi”,Sende varsa bende de var” mantığında ve erken uyarı sensörleri sayesinde “Sen atarsan hemen haberim olur ben de atarım” caydırıcılığında sağlanmaktadır.

NEDEN ÖNLENEMİYOR?

O zaman HGV’nin önlenememesi nereden kaynaklanıyor? Öncelikle bu hızla ve manevra ile alakalı. Yukarıda bahsedilen 27 Mach hızında bir ayrıntı var. Yukarıda yazdığım gibi 1500 km gibi bir irtifada yani uzay ortamında olduğu için savaş başlığı ne kadar hızlı olursa olsun EKV onunla kesişme sağlayabiliyor. Ancak atmosfer ortamına yani terminal safhasına geçmiş 20+ Mach gibi hızla dünyaya dalan bir başlığı dünya üzerinde vurabilecek bir sistem yok. Çünkü bu hızla göğe tırmanacak veya yatayda uçacak ve onu yakalayacak bir füze yok. Dolayısı ile Avangard Rus uzmanın dediği gibi 100 km irtifada değil de savaş başlıkları gibi bırakıldı ise gerçekten 27 Mach sürat yapmıştır ve yere dalışta örneğin Terminal safhası balistik füze önleme sistemi olan ve 150 km irtifaya kadar çıkabilen Amerikan THAAD füzesi tarafından vurulması çok çok zor imkansıza yakın olurdu.

ABD FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNİ BOŞA ÇIKARTIR

Ancak bu durumda yüksekten dalış ve astronomik hız manevra yeteneğini çok kısıtlayacağı gibi uzun mesafeler boyunca atmosferde süzülmesini daha doğrusu düşman açısından tahmin edilemez bir noktaya düşmesini zorlaştırırdı. Yani HGV’yi bir savaş başlığı (RV) gibi kullanmak verimli olmazdı. Oysa uzmanın dediği gibi 100 km irtifada bırakılmış ise daha yavaş (yaklaşık 12-14 Mach tahmin ediliyor) ancak kilometrelerce süzülme yaparak savaş anında tüm Amerikan balistik füze savunma merkezleri yani anti-balistik füze sistemlerinin etrafından / etkili menzilleri dışından dolanarak (resimdeki gibi) tüm ABD füze savunma sistemini boşa çıkarmış olacaktır. Bu durumda Rusların dediği gibi 27 Mach hızda değil ama gerçekten önlenemez olacaktır. Aynı durum geliştirme süreci bitince ABD/Çin HTV-2/WU-14 için de geçerli olacaktır.

İşte şimdilik tek bir nükleer başlık taşıyan HGV’yi, 10 tane başlık taşıyan ICBM’lerden daha tehlikeli yapan bu durumdur. Düşünün ki ABD yapımı GBI, SM-3, THAAD, S-500 (Yeni geliştirilen ve Rusların HGV vuracak dediği hava savunma füzesidir. Ancak iddia komiktir) HGV karşısında etkisiz kalacaktır. Patriot/S-400 gibi sistemlerden bahsetmeye gerek bile yok.

Sonuç olarak ileride 25-30 dakika içinde Beyaz Saray veya Kremlin bir HGV’nin hedefi olabilir ve her iki tarafında bunun için yapabileceği çok bir şey yok. ABD uzayda GBI ile vurmaya çalışacak, Ruslar ise tek anti-balistik füzeleri A-135 sistemi ile uzay ortamında nükleer patlama gerçekleştirmeye çalışacak ama Amerikan HGV’si çoktan tedbirini almış patlama bölgesinden kilometrelerce uzağa süzülmüş olacaktır.

YORUM EKLE

banner8

banner19

banner6

banner17