<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaste24 Türkiye'nin özgün ve bağımsız haber portalı</title>
    <link>https://www.gaste24.com</link>
    <description>Gaste24.com Türkiye ve dünyadan spor, magazin, ekonomi, teknoloji haberlerini kendi editöryal süzgecinden geçirerek özgün ve özel bir şekilde okuyucularına sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaste24.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 03:04:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İSO’dan sanayi için özel kredi paketi çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/isodan-sanayi-icin-ozel-kredi-paketi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/isodan-sanayi-icin-ozel-kredi-paketi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayicilerin yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, sanayiye yönelik özel bir kredi paketinin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin haziran ayı olağan toplantısı, “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek” ana gündemiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi sektörünün karşı karşıya bulunduğu finansman sorunlarına dikkat çekerek, sanayicilere yönelik özel bir kredi paketine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p>

<p>Bahçıvan, üretim hayatının ihtiyaçlarını karar alıcılarla paylaşmayı sürdüreceklerini belirterek, sanayicilerin yaşadığı finansman sorunlarına yönelik adımların vakit kaybetmeden atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>“SANAYİCİNİN OKSİJENİ FİNANSMANDIR”</h3>

<p>Sanayicilerin krediye erişimde yaşadığı zorlukların üretim faaliyetlerini olumsuz etkilediğini dile getiren Bahçıvan, yüksek finansman maliyetleri ve artan yükler nedeniyle sanayi kuruluşlarının zorlandığını söyledi.</p>

<p>Sahadan gelen veriler ile İSO’nun açıkladığı göstergelerin finansman sıkıntısının boyutunu ortaya koyduğunu belirten Bahçıvan, “Sanayicinin oksijeni finansmandır. Geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz” dedi.</p>

<p>Üretim yapan, istihdam oluşturan ve ihracat gerçekleştiren sanayi kuruluşlarının mevcut koşullarda faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çektiğini ifade eden Bahçıvan, sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.</p>

<h3>“ÖZEL BİR KREDİ PAKETİNE İVEDİLİKLE İHTİYAÇ VAR”</h3>

<p>Erdal Bahçıvan, sanayi sektörünün finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni bir destek mekanizmasının oluşturulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sanayiciler adına çağrıda bulunan Bahçıvan, özel bir kredi paketinin gecikmeden devreye alınmasını talep ettiklerini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, istihdamı ve ihracat kapasitesinin güçlü bir sanayi yapısına bağlı olduğunu vurgulayan Bahçıvan, üretim ve yatırımların desteklenmesinin stratejik öncelik olması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>EXİMBANK KREDİLERİNDEKİ SORUNLARA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Türk ihracatçılarının önemli finansman kaynaklarından biri olan Eximbank kredilerinde limit, teminat ve peşin faiz uygulamalarına ilişkin sorunların sürdüğünü belirten Bahçıvan, günlük kredi limitlerinin yetersiz kaldığını söyledi.</p>

<p>Firma başına 60 milyon liralık kullanım sınırının krediye erişimi aylarca geciktirdiğini ifade eden Bahçıvan, bu durumun sanayicileri daha yüksek maliyetli finansman kaynaklarına yönlendirdiğini dile getirdi.</p>

<p>Bahçıvan, günlük kredi limitlerinin artırılmasının ihracatçılara önemli destek sağlayacağını kaydetti.</p>

<h3>“RİSKİN YÜZDE 100 FAZLASI KADAR TEMİNAT İSTENİYOR”</h3>

<p>Eximbank kredilerinde uygulanan teminat sistemine de değinen Bahçıvan, firmaların kullandıkları krediler için risk tutarının yüzde 100 fazlasına karşılık gelen teminat mektubu vermek zorunda kaldığını söyledi.</p>

<p>Bu uygulamanın şirketlerin maliyetlerini artırdığını ve teminat limitlerinin azalmasına yol açtığını ifade eden Bahçıvan, sanayinin yalnızca uygun maliyetli krediye değil, aynı zamanda daha uzun vadeli sermaye kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu belirtti.</p>

<h3>“KÂRIN YÜZDE 85’İ FİNANSMAN GİDERLERİNE GİDİYOR”</h3>

<p>İSO 500 verilerine de değinen Bahçıvan, 2025 yılında finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 84,9 seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>Bahçıvan, “Kârının yüzde 85’ini finansmana ayıran sanayiciden ihracatını artırmasını, ilave istihdam yaratmasını ve teknolojik dönüşümünü tamamlamasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>FİNANSMAN KOŞULLARINDA İYİLEŞME BEKLENTİSİ SINIRLI</h3>

<p>2026 yılında da finansman koşullarının sanayi sektörü açısından zorlayıcı olmaya devam ettiğini belirten Bahçıvan, küresel gelişmelerin etkisiyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesine yükseldiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıl sonu politika faizi beklentisinin yaklaşık yüzde 35 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Bahçıvan, kısa vadede finansman maliyetlerinde belirgin bir iyileşme beklemediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/isodan-sanayi-icin-ozel-kredi-paketi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/04/iso-baskani-bahcivan.webp" type="image/jpeg" length="95783"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital Ekonomi 28 Trilyon Dolarlık Dev Güce Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/dijital-ekonomi-28-trilyon-dolarlik-dev-guce-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/dijital-ekonomi-28-trilyon-dolarlik-dev-guce-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Digital Cooperation Organization’ın yayımladığı Digital Economy Trends 2026 raporu, dijital ekonominin bu yıl yüzde 9,5 büyüyerek yaklaşık 28 trilyon dolarlık hacme ulaşacağını ortaya koydu. Rapor, yapay zekâdan veri işbirliğine, siber güvenlikten dijital egemenliğe kadar birçok alanda küresel ekonominin yön değiştirdiğine işaret ederken, Türkiye için de teknoloji üreticisi ve ihracatçısı olma fırsatına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Dijital teknolojilerde yaşanan hızlı gelişim, küresel ekonominin yapısını köklü biçimde dönüştürüyor. Yapay zekâ, otonom sistemler, robotik çözümler, veri merkezleri ve kuantum teknolojileri gündemi belirlerken, ekonomik rekabetin geleceğini artık teknolojilerin sayısından çok, ülkelerin bu dönüşüme ne kadar hazırlıklı olduğu belirliyor.</p>

<p>Digital Cooperation Organization (DCO) tarafından yayımlanan Digital Economy Trends 2026 raporu da dijital ekonominin önümüzdeki dönemde izleyeceği rotaya ışık tutuyor. Araştırma, 26 ülkeden 272 üst düzey teknoloji yöneticisi, 60 politika yapıcı ve 74 dijital ekonomi uzmanının görüşlerine dayanıyor. Küresel ekonominin yaklaşık yüzde 80’ini temsil eden ülkelerin katıldığı çalışmada, 18 farklı dijital ekonomi eğilimi incelendi.</p>

<h3>DİJİTAL EKONOMİDE YÜZDE 9,5 BÜYÜME BEKLENTİSİ</h3>

<p>Rapora göre dijital ekonominin 2026 yılında yüzde 9,5 büyümesi bekleniyor. Söz konusu oran, küresel ekonominin tahmini büyüme hızının üç katından daha yüksek bir performansa işaret ediyor. Dijital ekonominin dünya gayrisafi hasılası içindeki payının yüzde 22’ye yükselmesi ve toplam büyüklüğünün yaklaşık 28 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.</p>

<p>Uzmanlara göre dijital ekonomi artık ekonominin yanında büyüyen ayrı bir sektör olmaktan çıktı. Üretimden ticarete, finanstan lojistiğe, sağlıktan enerjiye kadar tüm alanların işleyişini şekillendiren temel ekonomik katman haline geldi. Önümüzdeki dönemde “dijital sektör” ve “geleneksel sektör” ayrımının giderek ortadan kalkacağı değerlendiriliyor.</p>

<h3>BÜYÜMEYLE BİRLİKTE YOĞUNLAŞMA RİSKİ DE ARTIYOR</h3>

<p>Dijital dönüşüm, daha geniş kitlelerin ürün ve hizmetlere erişimini kolaylaştırırken, ekonomik değerin belirli teknoloji şirketlerinde yoğunlaşması riskini de beraberinde getiriyor.</p>

<p>Rapor, dijital ekonominin en önemli ikilemlerinden birinin bu olduğunu vurguluyor. Teknoloji sayesinde verimlilik ve üretkenlik artarken, veri, altyapı ve işlem gücünün sınırlı sayıdaki aktörün kontrolünde toplanması ekonomik eşitsizlikleri derinleştirebiliyor.</p>

<p>Yeni dönemde temel sorunun artık internet erişimi değil, dijital sistemler üzerinden ekonomik değer üretebilme kapasitesi olacağı ifade ediliyor. Dijital kapsayıcılık kavramı da yalnızca bağlantı imkanlarıyla değil; dijital beceriler, teknoloji geliştirme kapasitesi ve veriden elde edilen değerin paylaşımıyla ölçülecek.</p>

<h3>YAPAY ZEKÂDA ODAK SEKTÖREL ÇÖZÜMLERE KAYIYOR</h3>

<p>Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de yapay zekâ alanındaki dönüşüm oldu. Genel amaçlı büyük modellerin yaygınlaşmasıyla birlikte rekabet avantajının sektörel ihtiyaçlara yönelik geliştirilen dikey yapay zekâ çözümlerine kaydığı belirtiliyor.</p>

<p>Sağlık, üretim, enerji, finans, tarım, lojistik ve turizm gibi alanlara özel geliştirilen yapay zekâ uygulamalarının yeni dönemin belirleyici unsurlarından biri olacağı öngörülüyor.</p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 40,2’si yerel pazar ve sektör ihtiyaçlarına uyarlanmış yapay zekâ araçları geliştirmeyi öncelikli hedef olarak gösterirken, yüzde 39,6’sı veri yönetimi stratejilerini güçlendirmeyi planlıyor.</p>

<p>Uzmanlar, yapay zekâ yarışında başarının artık en büyük modele sahip olmaktan değil, doğru sektörel problemi güvenilir veri ve güçlü alan bilgisiyle çözebilmekten geçtiğini belirtiyor.</p>

<h3>VERİ İŞBİRLİĞİ YENİ EKONOMİNİN ANAHTARI OLUYOR</h3>

<p>Dijital ekonomide yaşanan önemli değişimlerden biri de verinin kapalı sistemlerden güvenli işbirliği modellerine yönelmesi olarak gösteriliyor.</p>

<p>Raporda öne çıkan API tabanlı veri işbirliği yaklaşımı, kurumların tüm verilerini açmadan belirli veri setlerini kontrollü şekilde paylaşabilmesini mümkün kılıyor. Böylece sağlık, enerji, finans, lojistik ve kamu hizmetleri gibi alanlarda yeni dijital hizmetlerin ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesinin önü açılıyor.</p>

<p>Ancak veri paylaşımının yalnızca teknik bir konu olmadığı vurgulanıyor. Verinin sahipliği, kullanım amacı, erişim yetkileri, saklama süresi ve elde edilen ekonomik değerin paylaşım modeli gibi konuların açık kurallarla belirlenmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DİJİTAL TEKNOLOJİLER 86,4 MİLYON YENİ İŞE KATKI SAĞLAYABİLİR</h3>

<p>Yapay zekâ ve otomasyonun istihdam üzerindeki etkileri uzun süredir tartışılırken, rapor farklı bir tablo ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmaya katılan şirketler, dijital teknolojilerin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde çalışan sayılarını ortalama yüzde 2,4 artırabileceğini öngörüyor. Bu beklentinin uluslararası istihdam verileriyle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 2026 yılında yaklaşık 86,4 milyon ilave işe katkı sağlanabileceği yönünde bir senaryo ortaya çıkıyor.</p>

<h3>SİBER GÜVENLİKTEN SİBER DAYANIKLILIĞA GEÇİŞ</h3>

<p>Raporda ekonomik ve sosyal etkisi en yüksek dijital eğilim olarak uçtan uca siber güvenlik gösteriliyor.</p>

<p>Yeni yaklaşım yalnızca saldırıları önlemeye değil, olası bir saldırı veya kesinti sonrasında kurumların faaliyetlerini sürdürebilmesine odaklanıyor. Böylece siber güvenlik kavramı yerini giderek siber dayanıklılık anlayışına bırakıyor.</p>

<p>Uzmanlar, büyük kurumların kendi güvenliklerini sağlamasının yeterli olmadığını, tedarik zincirindeki küçük şirketlerin ve hizmet sağlayıcıların da aynı ölçüde korunması gerektiğini belirtiyor.</p>

<h3>DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE ÖZEL SEKTÖR ÖNDE</h3>

<p>Katılımcıların değerlendirmelerine göre dijital dönüşüme hazırlık konusunda özel sektör diğer paydaşların önünde yer alıyor.</p>

<p>Araştırmada özel sektörün hazır olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 94 olarak ölçülürken, kamu kesimi için bu oran yüzde 70, sivil toplum için ise yüzde 43 seviyesinde kaldı. Özel sektör temsilcilerinin yüzde 57,4’ü ise dijital ekonominin sunduğu fırsatları değerlendirmeye kendilerini “çok hazır” veya “tamamen hazır” olarak tanımladı.</p>

<p>Rapor, dijital ekonominin sürdürülebilir şekilde büyüyebilmesi için KOBİ’lerin, çalışanların, eğitim kurumlarının ve sivil toplumun da dönüşüm sürecine aktif katılım göstermesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h3>DİJİTAL EKONOMİDEN EN FAZLA SAĞLIK SEKTÖRÜ YARARLANACAK</h3>

<p>Katılımcıların yüzde 47,3’ü sağlık ve yaşam bilimlerini önümüzdeki dönemde dijital ekonomiden en fazla fayda sağlayacak sektör olarak gösterdi.</p>

<p>Sağlık sektörünü yüzde 37,9 ile otomotiv ve ulaşım, yüzde 29,6 ile konaklama ve yiyecek-içecek, yüzde 26,4 ile teknoloji-medya-iletişim ve yüzde 25,7 ile inşaat-gayrimenkul izledi.</p>

<p>Sağlık alanında yapay zekâ destekli teşhis sistemleri, kişiselleştirilmiş tedaviler ve uzaktan hasta takibi öne çıkarken; otomotiv sektöründe bağlantılı araçlar, otonom sistemler ve akıllı lojistik uygulamalarının yaygınlaşması bekleniyor.</p>

<h3>ENERJİ DİJİTAL BÜYÜMENİN SINIRI OLABİLİR</h3>

<p>Yapay zekâ uygulamaları, veri merkezleri ve bulut bilişim yatırımları büyüdükçe enerji ihtiyacının da hızla arttığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Enerji verimliliği ve temiz enerji kaynakları artık yalnızca çevre politikalarının değil, dijital rekabet gücünün de temel unsurları arasında yer alıyor. Uzmanlar, geleceğin dijital ekonomisinde veri merkezlerinin yeni nesil fabrikalar olarak konumlanacağını ifade ediyor.</p>

<h3>DÜNYADA DİJİTAL EGEMENLİK YARIŞI HIZLANIYOR</h3>

<p>Raporun öne çıkardığı bir diğer başlık ise dijital egemenlik stratejilerinin yaygınlaşması oldu.</p>

<p>Ülkeler yapay zekâ, yarı iletkenler, veri merkezleri, dijital kimlik sistemleri, ödeme altyapıları ve siber güvenlik alanlarında kendi stratejik kapasitelerini oluşturmaya çalışıyor. Dijital egemenlik yaklaşımı, dünyadan kopmayı değil; kritik veriler üzerinde denetim sahibi olmayı ve kriz dönemlerinde temel dijital hizmetleri sürdürebilmeyi hedefliyor.</p>

<h3>TÜRKİYE İÇİN KRİTİK SORU: PAZAR MI, ÜRETİCİ Mİ?</h3>

<p>Değerlendirmelere göre Türkiye dijital ürün ve hizmetlerde büyük bir kullanıcı pazarı konumunda bulunuyor. Ancak önümüzdeki dönemde asıl hedefin teknoloji üretimi, fikrî mülkiyet geliştirme, ölçeklenme ve ihracat kapasitesini artırmak olması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Sağlık, finans, tarım, lojistik, enerji, turizm ve imalat gibi alanlarda sahip olunan sektörel bilgi birikiminin yapay zekâ ve yazılım kabiliyetleriyle birleştirilmesi halinde Türkiye’nin dikey yapay zekâ çözümleri geliştirebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, yerli yazılım, bulut bilişim, veri merkezi ve siber güvenlik şirketlerinin büyümesini destekleyen politikaların önemine dikkat çekerken, kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>Yaklaşık 28 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması beklenen dijital ekonomide kalıcı başarının yalnızca tüketici olmakla değil, teknoloji, yazılım, veri hizmetleri ve dijital altyapı ihraç edebilmekle mümkün olacağı değerlendiriliyor.</p>

<p>Kaynak: Dünya Gazetesi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/dijital-ekonomi-28-trilyon-dolarlik-dev-guce-donusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/06/dijital-ekonomi.jpg" type="image/jpeg" length="90036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın yatırımcısı ters köşe oldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/altin-yatirimcisi-ters-kose-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/altin-yatirimcisi-ters-kose-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fed'in faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi ve küresel yatırım bankalarının altın fiyat tahminlerini aşağı yönlü revize etmesiyle altın piyasasında satış baskısı arttı. Ons altın 4.108 dolara kadar gerilerken gram altın da 6.143 lira seviyesine çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yılın ilerleyen dönemlerinde faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve uluslararası yatırım bankalarının altın fiyat tahminlerinde aşağı yönlü revizyona gitmesi, küresel altın piyasalarında satış baskısını artırdı. Doların güç kazanmasıyla birlikte hem ons altın hem de yurt içi piyasadaki gram altın fiyatlarında dikkat çeken gerilemeler yaşandı.</p>

<p>Altın piyasalarında son dönemde görülen yükseliş eğiliminin ardından gelen yeni değerlendirmeler, yatırımcıların odağını yeniden küresel para politikalarına çevirdi. Özellikle Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentiler ve ABD ekonomisinden gelen veriler, değerli metaller üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.</p>

<h3>KÜRESEL BANKALARDAN PEŞ PEŞE TAHMİN REVİZYONU</h3>

<p>Altın fiyatlarının 4.140 dolar seviyelerinde dengelenmeye çalıştığı dönemde, küresel finans kuruluşlarından dikkat çeken tahmin güncellemeleri geldi.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta Goldman Sachs, yıl sonu ons altın beklentisini 500 dolar aşağı çekerek 4.900 dolar seviyesine revize etti. Goldman Sachs'ın ardından Deutsche Bank da altına ilişkin beklentilerini düşürdüğünü açıkladı. Banka, ons altın tahminlerinde yüzde 22’ye varan aşağı yönlü revizyona gitti.</p>

<p>Deutsche Bank'ın güncel projeksiyonuna göre ons altının üçüncü çeyrekte 4.300 dolar, yılın son çeyreğinde ise 4.800 dolar seviyelerinde işlem görmesi bekleniyor. Bankanın analisti Michael Hsueh, güçlü seyreden ABD makroekonomik verilerinin altın üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, Fed'in 3 ila 4 faiz artırımı gerçekleştirmesi halinde ons altının 3.800 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini ifade etti.</p>

<h3>ONS ALTINDA KAYIPLAR YÜZDE 2’Yİ AŞTI</h3>

<p>Haftanın ikinci işlem gününde satış baskısının etkili olduğu altın piyasasında ons altın gün içerisinde yüzde 2'nin üzerinde değer kaybetti.</p>

<p>TSİ 12.04 itibarıyla ons altın 4.108 dolar seviyesine kadar gerilerken, günün erken saatlerinde vadeli kontratlarda da düşüş görüldü. Vadeli işlemlerde ons altın yüzde 0,5 kayıpla 4.180,50 dolar seviyesinden işlem gördü.</p>

<p>Piyasalardaki satışların temel nedenleri arasında doların güçlenmesi, faiz beklentilerinin yükselmesi ve yatırım bankalarının fiyat tahminlerinde yaptığı aşağı yönlü güncellemeler yer aldı.</p>

<h3>GRAM ALTIN 6.143 LİRAYA GERİLEDİ</h3>

<p>Küresel piyasalardaki düşüş iç piyasaya da yansıdı. Sabah saatlerinde 6.163 lira seviyelerinde işlem gören spot gram altın, ons fiyatındaki gerilemenin etkisiyle 6.143 liraya kadar düştü.</p>

<p>Kapalıçarşı piyasasında ise gram altın 6.228 liradan satışa sunulurken, çeyrek altın 10.189 lira seviyesinden işlem gördü.</p>

<p>Yurt içi fiyatlamalarda küresel altın fiyatlarının yanı sıra döviz kurlarındaki hareketlilik de etkili olmaya devam etti.</p>

<h3>GÜMÜŞ, PLATİN VE PALADYUMDA DA GERİLEME</h3>

<p>Altın fiyatlarındaki düşüş diğer değerli metallere de yansıdı.</p>

<p>Ons gümüş gün içerisinde sert satışlarla 61,83 dolar seviyesine kadar geriledi. Spot gümüşte ise kayıplar yüzde 1,8'e ulaşırken fiyatlar 64,02 dolar seviyelerinde işlem gördü.</p>

<p>Platin fiyatı yüzde 1,6 düşüşle 1.651,79 dolara gerilerken, paladyum yüzde 0,7 değer kaybederek 1.256,27 dolar seviyesine çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YÜKSEK FAİZ BEKLENTİSİ ALTIN ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR</h3>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının düşen petrol fiyatlarından belirli ölçüde destek bulmasına rağmen güçlü ABD doları nedeniyle baskı altında kaldığını belirtti.</p>

<p>Petrol fiyatlarında görülen toparlanmanın enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu ifade eden Waterer, bunun da yüksek faiz beklentilerini güçlendirdiğini kaydetti. Geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülen altın, faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından fırsat maliyetinin artması nedeniyle talep kaybıyla karşılaşabiliyor.</p>

<h3>PİYASALAR FED VE PCE VERİSİNE ODAKLANDI</h3>

<p>Piyasalarda gözler Fed'in para politikasına yön verecek ekonomik verilere çevrildi.</p>

<p>Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, iş gücü piyasasının istikrarlı görünümünü koruduğunu belirtirken, temel gündem maddesinin yüksek enflasyonun kalıcılığı olduğunu söyledi.</p>

<p>Fed'in aralık ayında faiz artıracağına yönelik beklentiler de son günlerde belirgin şekilde yükseldi. Geçen haftaki Fed toplantısı öncesinde yüzde 61 seviyesinde bulunan faiz artırımı olasılığı, CME FedWatch verilerine göre yüzde 88'e çıktı.</p>

<p>Yatırımcılar, Fed'in en fazla önem verdiği enflasyon göstergelerinden biri olan ABD Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisini yakından takip ediyor. Açıklanacak verinin, faiz beklentileri ve değerli metal piyasalarının yönü üzerinde etkili olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/altin-yatirimcisi-ters-kose-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/10/altin-fiyatlari-ceyrek-altin.jpg" type="image/jpeg" length="12376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İkinci el araç satışındaki kısıtlama uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/ikinci-el-arac-satisindaki-kisitlama-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/ikinci-el-arac-satisindaki-kisitlama-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, ikinci el araç piyasasında uygulanan "6 ay-6 bin kilometre" düzenlemesi ile ilan kısıtlamasının süresini 1 Ocak 2027’ye kadar uzattı. Düzenlemelere aykırı hareket eden işletmelere bugüne kadar toplam 170 milyon lirayı aşan idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, otomotiv sektöründe fiyat istikrarının korunması, spekülatif fiyat oluşumlarının önlenmesi ve tüketicilerin korunması amacıyla yürürlükte bulunan "6 ay-6 bin kilometre" düzenlemesi ile ilan kısıtlaması uygulamasının süresini uzattı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, her iki uygulamanın da 1 Ocak 2027 tarihine kadar yürürlükte kalacağı bildirildi. Düzenlemelerin daha önce 1 Temmuz 2026 tarihinde sona ermesi bekleniyordu.</p>

<h3>OTOMOTİV PİYASASINDAKİ DÜZENLEMELER DEVAM EDECEK</h3>

<p>Bakanlık açıklamasında, otomotiv sektöründe adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, stokçuluk faaliyetlerinin önlenmesi, haksız kazançların engellenmesi ve tüketici mağduriyetlerinin azaltılması hedefleri doğrultusunda mevcut uygulamaların etkili sonuçlar verdiği ifade edildi.</p>

<h3>6 AY VE 6 BİN KİLOMETRE ŞARTI SÜRÜYOR</h3>

<p>Yürürlükteki düzenleme kapsamında, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan işletmeler tarafından motosiklet, otomobil ve arazi taşıtlarının ilk tescil tarihinden itibaren 6 ay ve 6 bin kilometreyi doldurmadan doğrudan veya dolaylı şekilde pazarlanması ya da satılması engelleniyor.</p>

<p>Uygulama, özellikle sıfır araçların kısa sürede ikinci el piyasasına yüksek fiyatlarla yönlendirilmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor.</p>

<h3>İLAN KISITLAMASI DA UZATILDI</h3>

<p>Bakanlık tarafından sürdürülen bir diğer uygulama olan ilan kısıtlaması kapsamında ise ikinci el motorlu kara taşıtlarının üretici veya distribütör tarafından tavsiye edilen güncel satış fiyatının üzerinde bir bedelle ilan verilerek pazarlanması engelleniyor.</p>

<p>Söz konusu uygulamanın da 1 Ocak 2027 tarihine kadar devam edeceği bildirildi.</p>

<h3>170 MİLYON LİRAYI AŞAN CEZA KESİLDİ</h3>

<p>Bakanlık açıklamasında denetim sonuçlarına ilişkin verilere de yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, 6 ay-6 bin kilometre düzenlemesine aykırı hareket eden otomobil yetkili bayileri ve oto galeri işletmelerine bugüne kadar toplam 54 milyon lira idari para cezası uygulandı.</p>

<p>İlan kısıtlamasını ihlal eden kişi ve işletmelere ise yaklaşık 116 milyon lira idari para cezası kesildi.</p>

<h3>NOTERLERDEN DENETİM UYGULAMASI SÜRECEK</h3>

<p>Bakanlık, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip işletmelerin yanı sıra, bir takvim yılı içerisinde yetki belgesi bulunmaksızın üç veya daha fazla ikinci el motorlu kara taşıtı satışı gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerin düzenlemeye aykırı satışlarının noterlikler tarafından engellenmeye devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>Açıklamada, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, otomotiv ticaretinde dengeli piyasa yapısının korunması ve tüketici haklarının güvence altına alınması amacıyla denetim ve düzenleme faaliyetlerinin sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<h3>BAKANLIKTAN FİYAT İSTİKRARI VURGUSU</h3>

<p>Ticaret Bakanlığı, uygulamaların otomotiv piyasasında fiyat istikrarının sağlanmasına önemli katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi, stokçuluk faaliyetleriyle mücadele edilmesi, haksız ticari kazançların engellenmesi ve tüketici mağduriyetlerinin azaltılması açısından mevcut düzenlemelerin etkili olduğu değerlendirmesine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/ikinci-el-arac-satisindaki-kisitlama-uzatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/06/ikinci-el-araba-44.jpg" type="image/jpeg" length="75161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pladis 10’uncu yılını kutluyor: Murat Ülker gelinen noktayı paylaştı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/pladis-10uncu-yilini-kutluyor-murat-ulker-gelinen-noktayi-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/pladis-10uncu-yilini-kutluyor-murat-ulker-gelinen-noktayi-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, pladis’in kuruluşunun 10’uncu yılı dolayısıyla yaptığı paylaşımda, şirketin son 10 yılda küresel ölçekte büyümesini sürdürdüğünü, 110’dan fazla ülkede faaliyet gösterdiğini ve yıllık net gelirinin 3 milyar sterlini aştığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, şirketin kuruluşunun 10’uncu yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ülker, pladis’in kuruluş sürecinde hedeflerinin yalnızca güçlü markaları bir araya getirmek olmadığını, nesillerdir tüketicilerin hayatında yer alan markaları ortak bir vizyonla geleceğe taşımayı amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Ülker, pladis’in 10 yıllık yolculuğunda elde edilen sonuçların yalnızca finansal göstergelerden ibaret olmadığını ifade ederek, şirket bünyesindeki markaların tüketicilerin günlük yaşamlarında, aile sofralarında ve sosyal hayatlarında yer almayı sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<h3>PLADİS 110’DAN FAZLA ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYOR</h3>

<p>Paylaşımında şirketin son 10 yılda kaydettiği gelişmelere yer veren Ülker, pladis markalarının 110’dan fazla ülkede tüketicilerle buluştuğunu belirtti.</p>

<p>Şirketin küresel ölçekte 16 bin kişilik bir çalışan ailesine ulaştığını aktaran Ülker, yıllık net gelirin 3 milyar sterlin seviyesini aştığını ifade etti.</p>

<h3>26 FABRİKADAN OLUŞAN ÜRETİM AĞI GELİŞTİRİLDİ</h3>

<p>Ülker, pladis’in üretim kapasitesine ilişkin bilgiler de paylaştı. Buna göre şirket, 26 fabrikadan oluşan üretim ağını geliştirmeyi sürdürdü.</p>

<p>Şirketin faaliyet gösterdiği üretim ve yatırım noktaları arasında Türkiye, Birleşik Krallık, Mısır, ABD, Suudi Arabistan, Hindistan, Nijerya ve Kazakistan yer aldı.</p>

<h3>KÖKLÜ MARKALAR YENİ NESİLLERLE BULUŞTURULDU</h3>

<p>Murat Ülker, şirket bünyesinde bulunan köklü markaların yeni nesillerle buluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Paylaşımda, Ülker, McVitie’s ve GODIVA markalarının yeni kuşak tüketicilerle buluşturulmasına yönelik faaliyetlerin yürütüldüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VURGUSU</h3>

<p>Ülker, şirketin büyüme stratejisinde sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli yer tuttuğunu belirterek, “Happy People, Happy Planet” yaklaşımıyla sürdürülebilir büyümenin odağa alındığını kaydetti.</p>

<p>Şirketin gerçek gücünün tesislerinden, ofislerinden veya finansal göstergelerinden ziyade çalışanları ve tüketicileriyle kurduğu bağdan kaynaklandığını ifade eden Ülker, bu süreçte katkı sağlayan çalışanlara, iş ortaklarına ve tüketicilere teşekkür etti.</p>

<h3>GELECEK DÖNEM HEDEFLERİNE İŞARET ETTİ</h3>

<p>pladis’in ilk 10 yıllık dönemini tamamladığını belirten Ülker, şirketin önümüzdeki dönemde de faaliyetlerini sürdürerek tüketicilere ulaşmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Paylaşımında, şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçen sürede elde edilen kazanımların yeni dönem çalışmalarına temel oluşturduğunu vurgulayan Ülker, gelecek yıllarda da büyüme ve yatırım çalışmalarının devam edeceği mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/pladis-10uncu-yilini-kutluyor-murat-ulker-gelinen-noktayi-paylasti</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/06/pladis.jpg" type="image/jpeg" length="82644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarına bir indirim daha]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/akaryakit-fiyatlarina-bir-indirim-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/akaryakit-fiyatlarina-bir-indirim-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat sonrası küresel petrol fiyatlarında yaşanan gerileme akaryakıt fiyatlarına yansımayı sürdürüyor. Sektör kaynaklarına göre motorinin litre fiyatında yarından itibaren 1,66 liralık indirim beklenirken, eşel mobil sistemi nedeniyle indirimin 42 kuruşluk bölümünün pompaya yansıması öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından uluslararası enerji piyasalarında yaşanan hareketlilik, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. Petrol fiyatlarında görülen düşüşün ardından motorin fiyatlarında yeni bir indirimin gündeme geldiği bildirildi.</p>

<p>Küresel piyasalarda petrol arzına ilişkin endişelerin azalması ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın yeniden başlamasına yönelik beklentiler, petrol fiyatlarının gerilemesine neden olurken, bu gelişmelerin akaryakıt ürünlerine indirim olarak yansıdığı belirtildi.</p>

<h3>MOTORİNDE 1,66 LİRALIK İNDİRİM BEKLENTİSİ</h3>

<p>Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, yarından itibaren geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatında 1,66 liralık indirim yapılması bekleniyor.</p>

<p>İndirimin temel nedeni olarak uluslararası petrol fiyatlarında son günlerde yaşanan düşüş gösteriliyor. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından enerji piyasalarında oluşan iyimser hava, petrol fiyatlarının aşağı yönlü hareket etmesine katkı sağladı.</p>

<h3>EŞEL MOBİL SİSTEMİ NEDENİYLE TAMAMI POMPAYA YANSIMAYACAK</h3>

<p>Motorin fiyatlarında beklenen indirimin tamamının tüketici fiyatlarına yansımayacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların tüketici üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi nedeniyle 1,66 liralık indirimin yalnızca bir bölümünün pompaya yansıması bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda motorin kullanıcılarının litre başına yaklaşık 42 kuruşluk bir indirim görmesi öngörülüyor.</p>

<h3>PETROL FİYATLARINDA GERİLEME ETKİLİ OLDU</h3>

<p>Enerji piyasalarında son günlerde yaşanan gelişmeler fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu.</p>

<p>ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerlerinin yeniden geçişe başlaması, küresel arz endişelerini azaltarak petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.</p>

<p>Piyasalarda oluşan bu tablo, akaryakıt ürünlerinde maliyetlerin düşmesine katkı sağladı.</p>

<h3>İSTANBUL’DA GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI</h3>

<p>İstanbul Avrupa Yakası’nda güncel akaryakıt fiyatları şu şekilde:</p>

<ul>
 <li>Benzin: 63,03 TL</li>
 <li>Motorin: 65,24 TL</li>
 <li>LPG: 31,99 TL</li>
</ul>

<p>İstanbul Anadolu Yakası’nda ise fiyatlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>Benzin: 62,93 TL</li>
 <li>Motorin: 65,09 TL</li>
 <li>LPG: 31,39 TL</li>
</ul>

<h3>ANKARA’DA AKARYAKIT FİYATLARI</h3>

<p>Başkent Ankara’da güncel pompa fiyatları şu seviyelerde bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Benzin: 64,05 TL</li>
 <li>Motorin: 66,35 TL</li>
 <li>LPG: 31,97 TL</li>
</ul>

<h3>İZMİR’DE AKARYAKIT FİYATLARI</h3>

<p>İzmir’de ise akaryakıt fiyatları şu şekilde kaydedildi:</p>

<ul>
 <li>Benzin: 64,32 TL</li>
 <li>Motorin: 66,64 TL</li>
 <li>LPG: 31,79 TL</li>
</ul>

<h3>ENERJİ PİYASALARINDA GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE</h3>

<p>Petrol fiyatlarının seyri ve ABD-İran mutabakatının enerji piyasalarına etkileri, akaryakıt fiyatları açısından yakından takip edilmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Uluslararası petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni değişimler ile döviz kurundaki hareketlilik, önümüzdeki dönemde akaryakıt fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/akaryakit-fiyatlarina-bir-indirim-daha</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/03/akaryakit.jpg" type="image/jpeg" length="45479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Merkez" faiz politikasından geri adım atmadı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/merkez-faiz-politikasindan-geri-adim-atmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/merkez-faiz-politikasindan-geri-adim-atmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Kurul, enflasyondaki ana eğilimin mayıs ayında gerilediğini belirtirken, sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), haziran ayı toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı.</p>

<p>Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirmedi.</p>

<p>Karar metninde enflasyon görünümü, ekonomik faaliyetlerdeki gelişmeler ve para politikasının seyriyle ilgili değerlendirmelere yer verildi.</p>

<h3>ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME VURGUSU</h3>

<p>PPK açıklamasında, yılın ilk aylarında yükseliş gösteren enflasyonun, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin etkisiyle nisan ayında arttığı belirtildi.</p>

<p>Kurul, mayıs ayında ise enflasyonun ana eğiliminde bir miktar gerileme görüldüğünü ifade etti. Açıklamada, jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seviyelerin sürmesine neden olduğu kaydedildi.</p>

<p>İlk çeyreğe ilişkin verilerin iktisadi faaliyette yavaşlamanın devam ettiğine işaret ettiği belirtilen açıklamada, öncü göstergelerin iç talepteki zayıf görünümün sürdüğünü gösterdiği aktarıldı.</p>

<p>Kurul, jeopolitik gelişmelerin maliyetler, ekonomik faaliyet ve beklentiler üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiğini bildirdi.</p>

<h3>SIKI PARA POLİTİKASI MESAJI</h3>

<p>Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, sıkı para politikasının talep, kur ve beklenti kanalları aracılığıyla dezenflasyon sürecini destekleyeceği belirtilerek, politika faizine ilişkin adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.</p>

<p>Kurul, para politikası kararlarının toplantı bazlı, ihtiyatlı ve enflasyon görünümünü esas alan bir yaklaşımla alınmaya devam edeceğini kaydetti.</p>

<p>Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun ilave sıkılaştırma adımlarıyla desteklenebileceği de vurgulandı.</p>

<h3>MAKROİHTİYATİ TEDBİR VURGUSU</h3>

<p>PPK açıklamasında kredi ve mevduat piyasalarına ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.</p>

<p>Kurul, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülen gelişmelerin dışında bir görünüm oluşması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceğini bildirdi.</p>

<p>Likidite koşullarının yakından izlenmeye devam edileceği belirtilen açıklamada, likidite yönetimi araçlarının etkin şekilde kullanılacağı ifade edildi.</p>

<h3>ORTA VADELİ HEDEF YÜZDE 5</h3>

<p>Merkez Bankası, orta vadeli enflasyon hedefini de yineledi.</p>

<p>Kurul, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 seviyesine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde oluşturulacağını belirtti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, karar alma süreçlerinde öngörülebilirlik, veri odaklı yaklaşım ve şeffaflığın esas alınmaya devam edileceği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/merkez-faiz-politikasindan-geri-adim-atmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/03/merkez-bankasi-44.webp" type="image/jpeg" length="19141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın ve gümüşte son ayların en sert düşüşü]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/altin-ve-gumuste-son-aylarin-en-sert-dususu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/altin-ve-gumuste-son-aylarin-en-sert-dususu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD/İsrail-İran savaşının başlamasının ardından yükselen enflasyon endişeleri, artan tahvil faizleri ve güçlenen doların etkisiyle değerli metal piyasalarında sert düşüşler yaşandı. Savaş öncesine göre altın yüzde 17,8, gümüş yüzde 27,6, platin yüzde 24,8 ve paladyum yüzde 31,1 değer kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD/İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşın 100'üncü gününde emtia piyasalarında dikkat çekici fiyat hareketleri yaşandı. Savaşın ilk dönemlerinde güvenli liman talebiyle yükselen değerli metaller, ilerleyen süreçte artan enflasyon beklentileri, yükselen tahvil faizleri ve güçlenen doların etkisiyle sert değer kayıpları yaşadı.</p>

<p>Piyasalarda özellikle ABD Merkez Bankası'nın faiz politikalarına ilişkin beklentilerdeki değişim ve yatırımcıların nakit pozisyonlarını artırma eğilimi, değerli metal fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Endüstriyel kullanım alanı geniş olan gümüş, platin ve paladyumda ise kayıplar daha belirgin seviyelere ulaştı.</p>

<h3>ALTINDA 2008'DEN BU YANA EN SERT AYLIK DÜŞÜŞ</h3>

<p>Yıla 4 bin 313 dolardan başlayan altının ons fiyatı, ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek tarihi zirvesini gördü. Ocak ayını yüzde 12,4 yükselişle 4 bin 849 dolardan tamamlayan altın, şubat ayında da yükselişini sürdürerek yüzde 8,5 değer kazandı ve 5 bin 263 dolara ulaştı.</p>

<p>Savaşın başlamasının ardından yön değiştiren altın fiyatları mart ayında sert geriledi. Ons altın mart ayında 4 bin 99 dolara kadar düşerken, ayı yüzde 11,32 kayıpla 4 bin 667 dolardan tamamladı. Söz konusu gerileme, 2008 küresel finans krizinden bu yana görülen en sert aylık düşüş olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Nisan ayında yüzde 1, mayıs ayında ise yüzde 1,77 değer kaybeden altının onsu, 5 Haziran itibarıyla 4 bin 328,6 dolardan kapanarak savaş öncesine göre yüzde 17,8 geriledi.</p>

<h3>GÜMÜŞTE KAYIP YÜZDE 27,6'YA ULAŞTI</h3>

<p>Hem yatırım aracı hem de sanayi metali olarak kullanılan gümüşte de benzer bir seyir izlendi. Yıla 71 dolardan başlayan ons gümüş, ocak ayında 121,7 dolarla rekor seviyeyi gördü.</p>

<p>Şubat sonunda 93,8 dolara kadar yükselen gümüş, savaşın etkilerinin hissedilmeye başlamasıyla mart ayında 61 dolara kadar geriledi. Mart ayını yüzde 19,9 kayıpla 75,1 dolardan tamamlayan gümüş, nisan ayında da düşüşünü sürdürdü.</p>

<p>Mayıs ayında kısmi toparlanma yaşansa da ons gümüş, 5 Haziran kapanışında 67,9 dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece savaş öncesine göre toplam değer kaybı yüzde 27,6 oldu.</p>

<h3>PLATİNDE DÜŞÜŞ YÜZDE 24,8 OLDU</h3>

<p>Yıla 2 bin 54 dolardan başlayan platin, küresel arz endişelerinin etkisiyle ocak ayında 2 bin 923,3 dolara kadar yükselerek rekor kırdı.</p>

<p>Şubat ayındaki yükselişin ardından mart ayında sert düşüş yaşayan platin, artan jeopolitik riskler ve doların güçlenmesiyle yüzde 17,2 değer kaybederek 1960,1 dolara geriledi.</p>

<p>Nisan ayında sınırlı yükseliş gösteren platin, mayıs ayında yeniden düşüşe geçti. 5 Haziran itibarıyla ons fiyatı 1779 dolara gerileyen platin, savaş öncesine kıyasla yüzde 24,8 değer kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PALADYUM EN FAZLA DEĞER KAYBEDEN METAL OLDU</h3>

<p>Değerli metaller arasında en sert düşüş paladyumda görüldü. Yıla 1603 dolardan başlayan paladyum, şubat sonunda 1788,7 dolara kadar yükseldi.</p>

<p>Mart ayında yüzde 17 gerileyen paladyum, mayıs ayında da çift haneli kayıp yaşadı. 5 Haziran itibarıyla ons fiyatı 1232,3 dolara kadar düşen paladyumun savaş öncesine göre kaybı yüzde 31,1 olarak hesaplandı.</p>

<h3>GÜÇLÜ DOLAR VE YÜKSEK FAİZLER BASKI OLUŞTURDU</h3>

<p>Analistler, savaşın ilk aşamasında güvenli liman talebinin fiyatları yukarı taşıdığını ancak süreç içerisinde enflasyon baskılarının ve faiz beklentilerinin öne çıktığını belirtiyor.</p>

<p>ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güç kazanması, faiz getirisi olmayan değerli metallere yönelik talebi azaltırken yatırımcıların daha likit varlıklara yönelmesi de fiyatlardaki düşüşü hızlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/altin-ve-gumuste-son-aylarin-en-sert-dususu</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/10/altin-fiyatlari-ceyrek-altin.jpg" type="image/jpeg" length="23235"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç banka birleşiyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/uc-banka-birlesiyor-cumhurbaskani-erdogan-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/uc-banka-birlesiyor-cumhurbaskani-erdogan-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde katılım finans sektörüne yönelik iki önemli kararı açıkladı. Erdoğan, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım’ın tek çatı altında birleştirileceğini, Emlak Katılım’ın ise halka arz edileceğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada katılım finans sektörüne ilişkin yeni adımları kamuoyuyla paylaştı. Sektörün büyümesini desteklemeyi amaçlayan kararlar kapsamında üç kamu katılım bankasının tek çatı altında birleştirilmesi ve Emlak Katılım’ın halka arz edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Erdoğan’ın açıkladığı kararların, katılım finans sektöründeki kamu payının güçlendirilmesi ve sermaye yapısının genişletilmesi hedefleri doğrultusunda hayata geçirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>EMLAK KATILIM İÇİN HALKA ARZ HEDEFİ</h3>

<p>Konuşmasında katılım finans sisteminin gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emlak Katılım’ın son yıllarda sektörde önemli bir konuma ulaştığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2018 yılında yapılan düzenlemeyle Emlak Bankası’nın “Emlak Katılım” adıyla yeniden faaliyet göstermeye başladığını hatırlatan Erdoğan, kurumun kısa sürede sektörün dikkat çeken aktörlerinden biri haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Emlak Katılım’ın sermaye yapısını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Erdoğan, bankanın halka arz edilmesine yönelik hazırlıkların yapılacağını açıkladı. Erdoğan, halka arz süreciyle birlikte vatandaşların da kurumun büyümesine ortak olmasının amaçlandığını söyledi.</p>

<h3>ÜÇ KAMU KATILIM BANKASI TEK ÇATI ALTINDA TOPLANACAK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ikinci önemli adım ise kamu katılım bankalarının birleşmesi oldu.</p>

<p>Erdoğan, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım’ın tek çatı altında bir araya getirileceğini duyurdu. Birleşmenin hayata geçirilmesiyle birlikte kamu katılım bankalarının daha güçlü bir yapı oluşturmasının hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Söz konusu birleşmenin sektörde ölçek ekonomisini artırması ve finansal kapasiteyi güçlendirmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>KATILIM FİNANSTA YENİ YAPI HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç kamu katılım bankasının güçlerini birleştirmesiyle ortaya daha büyük bir finansal yapı çıkacağını ifade etti.</p>

<p>Birleşmenin katılım finans sektörüne yeni bir ivme kazandıracağını belirten Erdoğan, kamu katılım bankalarının daha etkin bir şekilde faaliyet göstereceğini söyledi.</p>

<p>Yeni yapılanmanın, sektörün büyüklüğünü artırması ve katılım finans araçlarının kullanım alanlarını genişletmesi hedefleniyor.</p>

<h3>AÇIKLAMALAR ZİRVEDE DUYURULDU</h3>

<p>Kararlar, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde kamuoyuna açıklandı.</p>

<p>Zirvede katılım finans sisteminin mevcut durumu, küresel finans piyasalarındaki gelişmeler ve sektörün geleceğine ilişkin başlıklar ele alınırken, Erdoğan’ın açıkladığı yeni adımlar programın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı.</p>

<p>Birleşme ve halka arz süreçlerine ilişkin takvim ile uygulama detaylarının ilerleyen dönemde ilgili kurumlar tarafından paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/uc-banka-birlesiyor-cumhurbaskani-erdogan-acikladi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/06/banka-para-4.jpg" type="image/jpeg" length="36572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Türkiye'yi İslami finans varlıklarında ilk 5 ülke arasına taşımak istiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/turkiyeyi-islami-finans-varliklarinda-ilk-5-ulke-arasina-tasimak-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/turkiyeyi-islami-finans-varliklarinda-ilk-5-ulke-arasina-tasimak-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomide artan belirsizlikler ve sermaye akışlarındaki değişim nedeniyle İslami finansın öneminin arttığını söyledi. Türkiye'nin İslami finans varlıklarında dünyada 9'uncu sırada yer aldığını belirten Şimşek, hedeflerinin ilk 5 ülke arasına girmek olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nin ikinci gün oturumunda konuştu. Küresel sermaye hareketleri, gelişmekte olan ülkelerin karşılaştığı finansman zorlukları ve İslami finansın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, ekonomik dayanıklılığın artırılması için alternatif finansman modellerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Küresel ekonomide jeoekonomik kırılmaların arttığını belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin doğrudan yabancı yatırımlardan aldığı payın son yıllarda gerilediğini söyledi. Bu durumun geçici değil yapısal bir dönüşüm olduğuna işaret eden Şimşek, sermaye akışlarının giderek daha fazla belirli ülkeler ve bölgelerde yoğunlaştığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE SERMAYE AKIŞI AZALIYOR</h3>

<p>Gelişmekte olan ekonomilerin küresel doğrudan yatırımlardan aldığı payın son üç yılda yüzde 67’den yüzde 54’e düştüğünü belirten Şimşek, jeoekonomik parçalanma, korumacılık politikaları ve tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümlerin bu süreçte etkili olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ülkelerin üretim ve tedarik süreçlerinde kendilerine yakın coğrafyalara yöneldiğini ifade eden Şimşek, "friend-shoring" ve "near-shoring" olarak tanımlanan yaklaşımların sermaye hareketlerini de etkilediğini söyledi.</p>

<p>Şimşek, bu ortamda gelişmekte olan ülkelerin ve Müslüman ülkelerin kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için mevcut kaynaklarını daha etkin kullanmaları gerektiğini dile getirdi.</p>

<h3>“İSLAMİ FİNANS REEL EKONOMİYLE DOĞRUDAN İLİŞKİLİ”</h3>

<p>Portföy yatırımlarının kısa vadeli kazançlara odaklandığını belirten Şimşek, İslami finansın ise reel sektör ve gerçek varlıklarla doğrudan bağlantılı bir yapıya sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>İslami finans modelinde finansal işlemlerin somut varlıklarla desteklendiğini ifade eden Şimşek, risk ve kazancın taraflar arasında paylaşılmasının sistemi daha sürdürülebilir hale getirdiğini kaydetti.</p>

<p>Küresel yatırım akışlarının büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasında gerçekleştiğini belirten Şimşek, bu durumun gelişmekte olan ekonomiler açısından finansmana erişim konusunda zorluklar oluşturduğunu söyledi.</p>

<h3>TÜRKİYE İSLAMİ FİNANS VARLIKLARINDA 9'UNCU SIRADA</h3>

<p>İslami finans varlıklarının son yıllarda önemli büyüme kaydettiğini ifade eden Şimşek, 2000 yılından bu yana dolar bazında yaklaşık 48,5 kat artış yaşandığını belirtti.</p>

<p>Buna rağmen küresel finans sisteminin genel büyüklüğünün daha hızlı arttığını vurgulayan Şimşek, İslami finans sektörünün halen önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin İslami finans varlıkları sıralamasında 9'uncu sırada yer aldığını belirten Şimşek, "İlk 5'te, bu sıralamada ilk 5'te olmayı çok isteriz. Bunu başarmak için de ödevimizi iyi yapmamız, dersimize iyi çalışmamız gerekiyor" dedi.</p>

<h3>“EKONOMİLERİN DİRENÇLİ OLMASI GEREKİYOR”</h3>

<p>Küresel ekonominin sürekli yeni şoklarla karşı karşıya kaldığını belirten Şimşek, çatışmaların ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde ekonomilerin daha dayanıklı hale gelmesinin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>İslami finansın bu noktada önemli bir araç olduğunu söyleyen Şimşek, ürün çeşitliliğinin artırılması, sektörün daha yenilikçi hale getirilmesi ve likiditenin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da bu alandaki finansal enstrümanların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Şimşek, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularının da finans sektörünün geleceği açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.</p>

<h3>COP31 VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU</h3>

<p>Konuşmasında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de değinen Şimşek, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacağını hatırlattı.</p>

<p>Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik politikalarının ideolojik bir tercih değil ekonomik bir gereklilik olduğunu belirten Şimşek, finans sektörünün de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/turkiyeyi-islami-finans-varliklarinda-ilk-5-ulke-arasina-tasimak-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/04/mehmet-simsek.webp" type="image/jpeg" length="48585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[THY'nin Air Europa yatırımına İspanya’dan onay]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/thynin-air-europa-yatirimina-ispanyadan-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/thynin-air-europa-yatirimina-ispanyadan-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya hükümeti, Türk Hava Yolları'nın Air Europa’nın azınlık hissesini satın almasına yönelik doğrudan yabancı yatırım onayını verdi. Yaklaşık 300 milyon euroluk yatırım kapsamında THY’nin şirkette yüzde 25 ila yüzde 27 arasında pay sahibi olması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları'nın (THY), İspanyol havayolu şirketi Air Europa’ya yönelik yatırım sürecinde önemli bir aşama daha tamamlandı. İspanya hükümeti, THY’nin Air Europa’dan azınlık hissesi satın almasına ilişkin doğrudan yabancı yatırım onayını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin gelişme, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan bildirimle duyuruldu. Açıklamada, daha önce taraflar arasında imzalanan yatırım anlaşması kapsamında gerekli düzenleyici izinlerin alınmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtilirken, İspanya Devleti tarafından Doğrudan Yabancı Yatırım (FDI) onayının verildiği kaydedildi.</p>

<h3>YATIRIM SÜRECİNDE KRİTİK EŞİK AŞILDI</h3>

<p>KAP açıklamasında, Latin Amerika bölgesinde yeni turizm pazarlarının açılması ve İspanya ile Türkiye arasındaki yolcu ile kargo taşımacılığı ağının geliştirilmesinin yatırımın temel hedefleri arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>THY’nin Air Europa’dan azınlık hissesi satın alınmasına yönelik bağlayıcı teklifinin şirket tarafından kabul edildiği ve taraflar arasında yatırım anlaşmasının imzalandığı hatırlatılan açıklamada, düzenleyici kurumlar nezdindeki izin süreçlerinin devam ettiği belirtildi.</p>

<h3>THY'NİN PAYININ YÜZDE 27'YE ULAŞMASI BEKLENİYOR</h3>

<p>Yaklaşık 300 milyon euro tutarındaki yatırımın kapanış aşamasındaki teknik ve finansal düzeltmelere bağlı olarak şekilleneceği belirtilirken, THY’nin Air Europa’daki payının yüzde 25 ila yüzde 27 arasında olması öngörülüyor.</p>

<p>Açıklamada, ortaklık süreciyle ilgili diğer başvuru ve izin süreçlerinin devam ettiği, işlemin 2026 yılı içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<h3>LATİN AMERİKA PAZARINA ERİŞİM HEDEFİ</h3>

<p>Yatırımın THY açısından stratejik önem taşıdığı değerlendiriliyor. Air Europa, Madrid-Barajas Havalimanı merkezli operasyonlarıyla Latin Amerika’ya uzanan geniş bir uçuş ağına sahip bulunuyor.</p>

<p>Söz konusu ortaklığın hayata geçirilmesiyle THY’nin Latin Amerika pazarındaki erişim imkanlarını artırması, İspanya ile Türkiye arasındaki yolcu ve kargo taşımacılığını güçlendirmesi ve Türkiye’ye yönelik turizm hareketliliğine katkı sağlaması amaçlanıyor.</p>

<h3>KAP'TAN AÇIKLAMA</h3>

<p>KAP’a yapılan açıklamada, İspanya Devleti tarafından doğrudan yabancı yatırım onayının verildiği belirtilerek, ortaklık süreciyle ilgili diğer başvuru süreçlerinin sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek yeni gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılacağı ve işlemin 2026 yılı içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğü kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/thynin-air-europa-yatirimina-ispanyadan-onay</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/02/thy-aile.jpg" type="image/jpeg" length="82724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek yıl sonu enflasyonu için iddialı konuştu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/bakan-simsek-yil-sonu-enflasyonu-icin-iddiali-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/bakan-simsek-yil-sonu-enflasyonu-icin-iddiali-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026 kapsamında yaptığı sunumda dezenflasyon programına bağlılığın süreceğini belirterek, bütçe dengesi, cari açık ve doğrudan yabancı yatırımlara yönelik yeni teşvik paketinin ayrıntılarını paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026 kapsamında düzenlenen “Türkiye'nin Finansal İstikrara Giden Yeni Rotası” başlıklı oturumda küresel yatırımcılara hitap etti. Küresel ve bölgesel gelişmelerin ekonomiler üzerinde oluşturduğu baskılara rağmen Türkiye'nin uyguladığı ekonomi programının temel hedeflerinden sapılmayacağını belirten Şimşek, fiyat istikrarı, mali disiplin ve yapısal dönüşüm başlıklarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sunumunda ayrıca doğrudan yabancı yatırımları artırmaya yönelik hazırlanan kapsamlı teşvik paketinin ayrıntılarını açıkladı.</p>

<h3>ENFLASYON VE PARA POLİTİKASINA İLİŞKİN MESAJLAR</h3>

<p>Dezenflasyon programına güçlü şekilde bağlı olduklarını ifade eden Şimşek, son dönemde yaşanan küresel ve bölgesel şoklara rağmen enflasyondaki düşüş eğiliminin devam edeceğini söyledi. Enflasyonun kademeli şekilde gerilemesini beklediklerini kaydeden Şimşek, 2026 yılının yüzde 20’li seviyelerin ortasında bir enflasyon oranıyla tamamlanmasının öngörüldüğünü belirtti.</p>

<p>Türk lirasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, belirli bir kur seviyesinin hedeflenmediğini ifade etti. Sıkı para politikası uygulamaları, makroihtiyati tedbirler ve güçlenen döviz rezervlerinin etkisiyle Türk lirasına olan güvenin arttığını dile getiren Şimşek, ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik adımların sürdürüleceğini aktardı.</p>

<h3>CARİ AÇIK VE BÜTÇE DENGESİNDEKİ GELİŞMELER</h3>

<p>Yüksek enerji fiyatlarının cari denge üzerinde baskı oluşturma potansiyeline sahip olduğunu belirten Şimşek, söz konusu etkinin yönetilebilir düzeyde kalmasının beklendiğini söyledi. İhracat performansındaki dayanıklılık ile iç talepte gözlenen yavaşlamanın dış dengedeki iyileşmeye katkı sunduğunu ifade eden Şimşek, cari açığın uzun dönem ortalamasının altında kalarak gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 3’ü seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mali disiplin başlığı altında bütçe performansına ilişkin verileri de paylaşan Şimşek, 2023 yılında yüzde 5,1 seviyesinde bulunan bütçe açığının sıkı harcama kontrolü ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde 2025 yılında yüzde 2,9 seviyesine gerilediğini belirtti. Şimşek, 2026 yılı ve sonrasında bütçe açığının yüzde 3’ün altında tutulmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<h3>YABANCI YATIRIMLAR İÇİN YENİ TEŞVİK PAKETİ</h3>

<p>Sunumun önemli başlıklarından birini doğrudan yabancı yatırımları artırmaya yönelik hazırlanan yeni teşvik paketi oluşturdu. Açıklanan düzenlemelere göre üretici şirketler için kurumlar vergisinin yüzde 12,5 seviyesine düşürülmesi planlanıyor.</p>

<p>Yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik ve tasarım gibi alanlarda hizmet ihracatı gerçekleştiren firmalara tam vergi istisnası sağlanması öngörülüyor. Transit ticaret faaliyetlerinden ise kurumlar vergisi alınmaması hedefleniyor.</p>

<h3>ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER İÇİN YENİ VERGİ AVANTAJLARI</h3>

<p>Türkiye'nin çok uluslu şirketler açısından bölgesel merkez konumuna getirilmesini amaçlayan yeni sistem kapsamında çeşitli vergi avantajları sunulacak. Bölgesel merkez kuracak şirketlere 20 yıllık kurumlar vergisi muafiyeti sağlanması planlanırken, söz konusu şirketlerde çalışanlara belirli bir ücret seviyesine kadar gelir vergisi istisnası uygulanması öngörülüyor.</p>

<p>Uluslararası yatırımcılar için ise 20 yıllık “Non-Dom” olarak adlandırılan vergi avantajlı ikamet rejiminin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Düzenleme kapsamında yabancı kaynaklı gelirlerin vergilendirilmemesi, veraset vergisinin yüzde 1 seviyesinde uygulanması ve yalnızca Türkiye kaynaklı gelirlerden vergi alınması planlanıyor.</p>

<h3>“TERMİNAL İSTANBUL” GİRİŞİMCİLİK MERKEZİ KURULACAK</h3>

<p>Teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesine yönelik projeler hakkında da bilgi veren Şimşek, Atatürk Havalimanı'nda “Terminal İstanbul” adıyla büyük ölçekli bir girişimcilik merkezinin kurulacağını açıkladı.</p>

<p>Şirket kuruluş işlemleri, vergi süreçleri, arazi tahsisleri ve teşvik başvurularının Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulacak “One-Stop Shop” sistemi üzerinden dijital ortamda ve hızlı şekilde yürütülmesinin planlandığını belirten Şimşek, yatırım süreçlerinde bürokrasinin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<h3>VARLIK GERİ GETİRME ÇERÇEVESİ HAZIRLANIYOR</h3>

<p>Şimşek, nakit varlıklar, altın ve menkul kıymetlerin ekonomiye kazandırılmasına yönelik yeni bir düzenleme üzerinde çalışıldığını da açıkladı. FATF standartlarıyla tam uyumlu şekilde hazırlanacağı belirtilen yeni “varlık geri getirme” çerçevesinin devreye alınmasının planlandığını ifade eden Şimşek, düzenlemenin finansal sistemin derinleşmesine katkı sağlamasının amaçlandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/bakan-simsek-yil-sonu-enflasyonu-icin-iddiali-konustu</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/08/mehmet-simsek-bakan.jpg" type="image/jpeg" length="31307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piyasalar tekrar belirsizliğe döndü]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/piyasalar-tekrar-belirsizlige-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/piyasalar-tekrar-belirsizlige-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, doların güçlenmesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle haftanın ilk işlem gününde geriledi. Spot altın iki haftanın en yüksek seviyesini gördükten sonra düşüşe geçerken, yatırımcılar ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin uzatılmasına ilişkin kararını bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde düşüş kaydetti. Doların değer kazanması ve petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, değerli metal üzerindeki baskıyı artırırken, yatırımcılar jeopolitik gelişmeler ve ABD’den gelecek açıklamaları yakından izlemeyi sürdürüyor.</p>

<p>Piyasalarda güvenli liman talebini etkileyen gelişmeler arasında Ortadoğu’daki askeri hareketlilik ve ABD ile İran arasında gündemde olan ateşkes sürecine ilişkin değerlendirmeler öne çıkıyor.</p>

<h3>İKİ HAFTALIK ZİRVENİN ARDINDAN GERİLEDİ</h3>

<p>Spot altın, önceki işlem gününde ulaştığı iki haftanın en yüksek seviyesinin ardından değer kaybetti. Ons altın fiyatı yüzde 0,2 düşüşle 4.527,36 dolara geriledi.</p>

<p>ABD altın vadeli işlemleri de satış baskısından etkilenirken, vadeli kontratlar yüzde 0,8 düşüşle 4.558,10 dolardan işlem gördü.</p>

<p>Piyasalarda doların güç kazanması, altının diğer para birimleri üzerinden işlem yapan yatırımcılar açısından daha maliyetli hale gelmesine neden olurken, talep üzerinde sınırlayıcı etki oluşturdu.</p>

<h3>DOLARIN GÜÇLENMESİ FİYATLARI ETKİLEDİ</h3>

<p>Analistler, dolar endeksindeki yükselişin altın fiyatları üzerinde baskı yaratan temel unsurlardan biri olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Doların güçlenmesiyle birlikte yatırımcıların altına erişim maliyetinin artması, değerli metalde yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalmasına yol açıyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini canlı tutmasına rağmen, güçlü doların etkisinin kısa vadede daha belirleyici olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h3>PİYASALAR TRUMP’IN AÇIKLAMASINI BEKLİYOR</h3>

<p>Küresel piyasalarda dikkatler ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin uzatılmasına yönelik önerilen anlaşma hakkında vereceği karara çevrildi.</p>

<p>Trump, cuma günü yaptığı açıklamada konuya ilişkin kararını kısa süre içinde açıklayacağını duyurdu. Kararın, bölgedeki jeopolitik risk algısı ve güvenli liman varlıklarına yönelik talep üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Diplomatik kaynaklar ise tarafların anlaşmazlığın merkezinde bulunan temel başlıklarda henüz uzlaşmaya varamadığını belirtiyor.</p>

<h3>ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELER TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>Bölgedeki güvenlik gelişmeleri de yatırımcıların gündeminde yer alıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran destekli Hizbullah’a yönelik operasyonlar kapsamında birliklere Lübnan içerisinde daha ileri noktalara ilerleme talimatı verdiğini açıkladı.</p>

<p>Ortadoğu’da devam eden gerilim, güvenli liman olarak değerlendirilen altına yönelik ilgiyi destekleyen unsurlar arasında yer alırken, küresel piyasalardaki belirsizliklerin sürmesine de neden oluyor.</p>

<h3>JEOPOLİTİK RİSKLER VE ENFLASYON ENDİŞELERİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Yatırımcılar bir yandan jeopolitik gelişmeleri takip ederken diğer yandan enerji fiyatlarındaki hareketlerin enflasyon üzerindeki etkilerini izliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altın piyasasında kısa vadeli fiyatlamalarda doların seyri belirleyici olurken, Ortadoğu kaynaklı gelişmeler ve küresel ekonomik görünümün de yatırım kararları üzerinde etkisini sürdürdüğü belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/piyasalar-tekrar-belirsizlige-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/03/piyasalar.webp" type="image/jpeg" length="38587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Ülker'den Çin'in 47 yıllık dönüşümü özelinde 'küresel güç' analizi]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/murat-ulkerden-cinin-47-yillik-donusumu-ozelinde-kuresel-guc-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/murat-ulkerden-cinin-47-yillik-donusumu-ozelinde-kuresel-guc-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Murat Ülker, bu haftaki blog yazısında Çin’in son yarım yüzyılda geçirdiği ekonomik dönüşümü, devletin ekonomideki rolünü, küresel ticaret savaşlarını ve Pekin yönetiminin geleceğe yönelik stratejilerini kapsamlı şekilde değerlendirdi. Yazıda Çin’in yükselişine ilişkin yaygın söylemler ile akademik analizler arasındaki farklara dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in küresel ekonomideki yükselişi son yılların en çok tartışılan başlıklarından biri olmaya devam ederken, Murat Ülker bu haftaki blog yazısında ülkenin son 47 yılda geçirdiği dönüşümü farklı boyutlarıyla ele aldı. “<em><strong>Çin Nereden Nereye, Son İmparator’dan Mao’ya ve Bugüne” </strong></em>başlıklı yazıda, 1978 yılında kişi başına düşen gelir açısından birçok Afrika ülkesinin gerisinde bulunan Çin’in bugün dünyanın ikinci büyük ekonomisine dönüşmesinin arka planı incelendi.</p>

<p>Yazıda, sosyal medyada Çin’in yükselişine ilişkin dolaşıma sokulan bazı içeriklerin gerçek gelişmeler ile propaganda unsurlarını iç içe geçirdiği belirtildi. Çin’in teknoloji, savunma, haberleşme ve üretim alanlarında önemli ilerlemeler kaydettiği kabul edilirken, bu yükselişin etrafında oluşturulan anlatıların küresel güç mücadelesinin bir parçası haline geldiği vurgulandı.</p>

<h3>ÇİN’İN EKONOMİK MODELİ MERCEK ALTINA ALINDI</h3>

<p>Yazının önemli bölümlerinden biri, <strong><em>“Economic Analysis of China in the World”</em></strong> adlı çalışmaya ayrıldı. Çin dışından altı ekonomistin katkısıyla hazırlanan kitap üzerinden Çin ekonomisinin yapısı değerlendirildi. Kitapta, Çin’in büyüme modelinin yalnızca serbest piyasa mekanizmalarıyla açıklanamayacağı, devletin yatırım kararlarındaki ağırlığı, uzun vadeli sanayi politikaları ve stratejik planlamanın belirleyici olduğu görüşüne yer verildi.</p>

<h3>YATIRIM VERİMLİLİĞİ TARTIŞMASI</h3>

<p>Murat Ülker’in aktardığı analizlerde, Çin ekonomisine yönelik en önemli eleştirilerden biri olan yatırım verimliliği konusu da ele alındı. Batılı çevrelerde sıkça dile getirilen “Çin yatırımları verimsiz kullanıyor” tezine karşılık, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yatırım verimliliği açısından Çin’in üst sıralarda yer aldığına dikkat çekildi. Değerlendirmelerde, Çin’in ekonomik gelişim sürecine rağmen yatırım performansını büyük ölçüde koruduğu ifade edildi.</p>

<h3>KRİZLERDE DEVLETİN ROLÜNE VURGU</h3>

<p>Yazıda, Çin’in ekonomik modelinin en belirgin farkının kriz dönemlerinde ortaya çıktığı savunuldu. 2008 küresel finans krizi ve Covid-19 salgını dönemlerinde Çin’in devlet yatırımları ve kamu bankaları aracılığıyla ekonomiyi desteklediği, bu sayede büyümesini sürdürebildiği belirtildi. Çin’in sahip olduğu geniş kamu sektörü sayesinde yatırım kanalını açık tutabildiği, bunun da ekonomik dayanıklılığı artırdığı ifade edildi.</p>

<h3>KÜRESELLEŞMENİN YENİ DÖNEMİ</h3>

<p>Murat Ülker’in değerlendirmelerinde küresel ticaret sistemindeki dönüşüm de geniş yer buldu. ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, teknoloji kısıtlamaları, Avrupa’nın korumacı politikaları ve pandemi sonrası değişen tedarik zincirleri küreselleşmenin yeni bir evreye girdiğinin işaretleri olarak gösterildi. Yazıda, üretimin farklı ülkelere kaydırılması,<strong><em> “friendshoring”, “nearshoring” ve “reshoring”</em></strong> gibi kavramların giderek daha fazla önem kazandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÇİN’İN ZAYIF NOKTALARI DA MASADA</h3>

<p>Yazıda Çin’in karşı karşıya bulunduğu temel risk alanları da sıralandı. İhracata bağımlılık, ileri teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın sürmesi, çevre kirliliği ve yaşlanan nüfus en önemli yapısal sorunlar arasında gösterildi. Özellikle yarı iletken teknolojilerinde Çin’in halen önemli bir dış bağımlılık taşıdığı, nüfus yapısındaki değişimin ise uzun vadeli büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği vurgulandı.</p>

<h3>PEKİN’İN YENİ STRATEJİSİ</h3>

<p>Çin yönetiminin bu sorunlara karşı geliştirdiği politikaların da değerlendirildiği yazıda, “<strong><em>çift dolaşım stratejisi</em></strong>” ön plana çıkarıldı. İç tüketimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yaklaşımın yanı sıra altyapı yatırımları, yapay zeka, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve yarı iletken teknolojilerine yönelik büyük ölçekli yatırımların sürdüğü aktarıldı. Çin’in aynı zamanda Kuşak ve Yol Girişimi, BRICS ve bölgesel ticaret anlaşmaları üzerinden yeni ekonomik ortaklıklar kurmaya çalıştığı ifade edildi.</p>

<h3>DEVAMI GELECEK</h3>

<p>Ülker, yazısının sonunda değerlendirmelerine gelecek hafta da devam edeceğini belirtti. Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55’inci yılı kapsamında düzenlenen uluslararası forumda yapılan konuşmaları aktaracağını ifade eden Ülker, Çin’in gelecekte nasıl bir ekonomik ve siyasi model izleyeceği sorusunu da felsefi açıdan ele alacağını duyurdu.</p>

<p><a href="https://muratulker.com/cin-nereden-nereye-son-imparatordan-maoya-ve-bugune/" rel="nofollow">YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN&gt;&gt;&gt;</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/murat-ulkerden-cinin-47-yillik-donusumu-ozelinde-kuresel-guc-analizi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/05/c-i-n-44.jpg" type="image/jpeg" length="33831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyaz Yakalı Meslek Odaları ve Barolar İçin Yapısal Reform Önerisi]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/beyaz-yakali-meslek-odalari-ve-barolar-icin-yapisal-reform-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/beyaz-yakali-meslek-odalari-ve-barolar-icin-yapisal-reform-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekopolitik kurucusu Doç. Dr. Ramazan Arıtürk tarafından hazırlanan inceleme dosyasında, Türkiye'deki meslek odaları ve baroların dijitalleşme, yapay zeka ve demokratik temsil krizleri karşısında yaşadığı sorunlar ele alınarak "Meslek Odası Meclisi" ve nispi temsil sistemine dayalı yeni bir kurumsal mimari önerildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_8de07810d673eb3e-23">Türkiye'deki profesyonel meslek gruplarının kurumsal örgütlenme yapısını ve güncel sorunlarını analiz eden <strong>Ekopolitik Kurucusu Doç. Dr. Ramazan Arıtürk</strong>, "Beyaz Yaka Meslek Odalarının ve Baroların Dönüşümü: Demokrasi, Yapay Zeka ve Kurumsal Reform İhtiyacı" başlıklı bir inceleme dosyası yayımladı. Çalışmada, 1950'li yılların sosyolojik ve teknolojik paradigmasına göre şekillenen meslek odası mevzuatının, günümüzdeki kitleselleşme ve dijital dönüşüm hızına uyum sağlayamadığı vurgulandı. Verilere göre, 1950'li yıllarda toplamda yaklaşık 8 bin olan hekim, avukat ve mühendis sayısı günümüzde 1 milyonun üzerine çıkarken, mevcut idari yapılar niceliksel sıçramaya yanıt veremeyerek kurumsal atalet sarmalına girdi.</p>

<h3>YAPAY ZEKA ÇAĞINDA MESLEKİ DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM İHTİYACI</h3>

<p id="p-rc_8de07810d673eb3e-24">İnceleme dosyasında, yapay zeka algoritmalarının teşhis, hukuki tarama ve mimari optimizasyon gibi alanlarda uzmanlık bilgisini dönüştürdüğü ifade edildi. Meslek odalarının diploma kontrolü yapan yapılar olmaktan çıkarak "sürekli eğitim merkezlerine" dönüşmesi gerektiği belirtilen raporda, üyelerin yapay zeka okuryazarlığı ve veri analitiği gibi alanlarda beceri kazanmasının zorunluluğuna dikkat çekildi. Ayrıca geleneksel unvanlar yerine "Yapay Zeka Destekli Üretim Hatları Optimizasyonu" gibi alt ihtisas sertifikalarının verilmesi ve algoritmik kararların etik sorumluluğu için rehberlerin hazırlanması gerektiği aktarıldı.</p>

<h3>SEÇİM SİSTEMLERİ VE DEMOKRATİK TEMSİL KRİZİ</h3>

<p id="p-rc_8de07810d673eb3e-25">Türkiye'deki meslek odası seçimlerinde uygulanan "blok liste" sisteminin temsil adaletini zayıflattığı ve üyeler arasında seçmen ilgisizliğine yol açtığı saptandı. <strong>İstanbul Tabip Odası</strong>'nda 19 Nisan 2026 tarihinde yapılan seçimlerde katılım oranının yüzde 23'te kaldığı, <strong>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi</strong>'nin 15 Şubat 2026 tarihindeki seçiminde ise katılımın yüzde 11 seviyesinde gerçekleştiği bilgisi verildi. Dosyada, blok liste uygulaması nedeniyle oyların çok küçük bir kısmını alan grupların yönetim gücünün tamamını elde etmesinin "temsil yanılsaması" doğurduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MESLEK ODASI MECLİSİ MODELİ VE KURUMSAL REFORM</h3>

<p id="p-rc_8de07810d673eb3e-26">Kurumsal tıkanıklığın aşılması amacıyla hazırlanan reform paketinde, 5-7 kişiden oluşan yönetim kurulu yapısı yerine 50-80 üyeden oluşan ve nispi temsil ile seçilen "Meslek Odası Meclisi" modeli önerildi. Bu modelle farklı uzmanlık alanlarının ve görüşlerin yönetimde temsil edilmesi, stratejik kararların meclis onayından geçmesi ve şeffaf bir denetleme mekanizmasının kurulması hedefleniyor. Reform önerileri arasında ayrıca seçimlerde e-oylama sistemine geçilmesi, oda başkanlıklarının iki dönemle sınırlandırılması, şeffaf mali raporlama ve alt ihtisas odalarının kurulması yer alıyor.</p>

<p><strong><em><a href="https://ekopolitik.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/Meslek_Odalari_Inceleme_Dosyasi.pdf" rel="nofollow">RAPORUN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN&gt;&gt;&gt;</a></em></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/beyaz-yakali-meslek-odalari-ve-barolar-icin-yapisal-reform-onerisi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/05/b-e-y-a-z-y-a-k-a-44.jpg" type="image/jpeg" length="35416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yahya Ülker, markaların "yeni nesil stratejileri"ni değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/yahya-ulker-markalarin-yeni-nesil-stratejilerini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/yahya-ulker-markalarin-yeni-nesil-stratejilerini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yahya Ülker tarafından kaleme alınan ve Swatch ile Audemars Piguet markalarının gerçekleştirdiği "Royal Pop" iş birliği üzerinden yeni nesillere ulaşma stratejilerini inceleyen yazıyı sosyal medya hesabında yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Murat Ülker</strong>, sosyal medya platformu LinkedIn üzerindeki şahsi hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>Yahya Ülker</strong> tarafından kaleme alınan marka yönetimi ve pazarlama stratejileri konulu makaleyi takipçilerine sundu. Paylaşılan metinde, <strong>Swatch</strong> ve <strong>Audemars Piguet</strong> markalarının Mayıs 2026 tarihinde duyurduğu sekiz modelli "Royal Pop" cep saati koleksiyonu ana vaka olarak ele alındı. Markaların mevcut tüketici kitlelerini ve sahip oldukları özgün DNA'larını koruyarak, beklentileri farklılaşan yeni nesil tüketicilere ulaşma yolları ve bu süreçte karşılaşılan yapısal zorluklar aktarıldı. Kaynak metinde, projenin sadece bir ürün lansmanı olmanın ötesinde, lüks marka mimarisi, kültürel erişim, müşteri değeri ve jenerasyonlar arası geçiş unsurları barındırdığı bilgisine yer verildi.</p>

<h3>PAZARLAMA TEORİLERİ VE KOTLER İLKELERİ ÇERÇEVESİNDE ANALİZ</h3>

<p>Yazıda, söz konusu iş birliğinin analiz edilmesinde <strong>Edward de Bono</strong>'nun kategori dışı düşünme biçimi, <strong>Seth Godin</strong>'in fikir virüsü yaklaşımı, <strong>W. Chan Kim</strong> ile <strong>Renée Mauborgne</strong>'in Mavi Okyanus Stratejisi Tuvali ve <strong>Malcolm Gladwell</strong>'in Kıvılcım Anı tezleri yerine <strong>Philip Kotler</strong> tarafından geliştirilen sistematik pazarlama ilkelerinin tercih edildiği belirtildi. Popüler düşünce üreticilerinin teorilerinin bu tür küresel iş birliklerinde temelde yatan sorulara tam bir cevap oluşturamayacağı, pazarlamayı segmentasyon, hedefleme, konumlandırma, marka mimarisi ve ilişki yönetimi üzerine kuran akademik sistematiğin ise kalıcı sonuçlar sunduğu vurgulandı. Alternatif akademik yaklaşımlar olarak <strong>Byron Sharp</strong>'ın zihinsel bulunurluk teorisi ile <strong>Jean-Noël Kapferer</strong>'in lüks marka yönetimi ekolüne değinilerek, tasarlanan ürünün tüketici zihninde ve pazar payındaki konumlandırma dinamikleri haritalandırıldı.</p>

<h3>DEMOKRATİKLEŞEN LÜKS VE SEKTÖREL ÖRNEKLER</h3>

<p><strong>Yahya Ülker</strong>'in kaleme aldığı değerlendirmeleri kendi sosyal medya sayfalarında paylaşan <strong>Murat Ülker</strong>, iş hayatında mass ve premium markaların yönetiminde jenerasyonlar arası geçişin en kritik olgulardan biri olduğuna işaret etti. Şirket bünyesinde yer alan <strong>Godiva</strong> markasında uygulanan "Democratizing Luxury" yani ulaşılabilir lüks stratejisiyle markanın statüsünü ve öz değerini kaybetmeden sosyo-kültürel erişiminin artırıldığı bilgisi verildi. Lüks saat markasının kodlarını kitlesel bir marka ortaklığıyla sunması ile <strong>Godiva</strong> ürünlerinin market kanalında satışa sunulması süreçleri arasında yönetimsel benzerlikler kuruldu. Otomotiv sektöründen <strong>Mercedes-Benz</strong> markasının da küresel piyasada benzer stratejik süreçleri yürüttüğü ifade edilerek, üretilen yeni ürünlerin mevcut ana ikonların ucuz bir gölgesi haline gelmeden doğru birer eşik ürünü olarak konumlandırılması gerektiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em><a href="https://muratulker.com/marka-dnasini-ve-mevcut-kitleni-korurken-bambaska-beklentileri-olan-yeni-nesillere-nasil-ulasirsin/" rel="nofollow">Yazının tamamını okumak için&gt;&gt;&gt;</a></em></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/yahya-ulker-markalarin-yeni-nesil-stratejilerini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/05/marka-stratejileri.jpg" type="image/jpeg" length="87959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TMSF İstikbal Mobilya'yı sattı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/tmsf-istikbal-mobilyayi-satti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/tmsf-istikbal-mobilyayi-satti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından gerçekleştirilen ihale süreci tamamlandı. Türkiye’nin köklü mobilya markalarından İstikbal Mobilya’nın, 16 milyar 500 milyon TL teklif veren Paşalı Grup’a devredildiği açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye mobilya sektörünün önde gelen markalarından İstikbal Mobilya’nın satış süreci tamamlandı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından gerçekleştirilen ihale sonucunda şirketin yeni sahibi Paşalı Grup oldu.</p>

<p>Açık artırma sürecinde üç büyük şirketin yarıştığı belirtilirken, en yüksek teklifin 16 milyar 500 milyon TL ile Paşalı Grup tarafından verildiği bildirildi.</p>

<p>Satış işlemiyle birlikte İstikbal Mobilya’nın yönetimi Adem Paşalı’nın liderliğindeki Paşalı Grup’a geçti.</p>

<h3>ŞİRKETİN DEĞERİ YAKLAŞIK 4 MİLYAR LİRA ARTTI</h3>

<p>İstikbal Mobilya için daha önce düzenlenen ilk ihalede şirketin muhammen bedeli 12 milyar 500 milyon TL olarak belirlenmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak yeterli katılım sağlanamaması nedeniyle ilk ihale süreci iptal edilmişti.</p>

<p>Son gerçekleştirilen ihalede ise şirketin satış bedeli yaklaşık 4 milyar TL artarak 16 milyar 500 milyon TL seviyesine yükseldi.</p>

<h3>REKABET KURULU SÜRECİ BAŞLATILDI</h3>

<p>TMSF tarafından yapılan açıklamada, satış süreci kapsamında Rekabet Kurulu izin sürecinin başlatıldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, “Hazine mülkiyetinde bulunan yüzde 100 oranındaki İstikbal Mobilya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi paylarının 12.05.2026 tarihli satış ihalesinde uygun teklif veren yatırımcılar için Rekabet Kurulu izin süreci başlatılmıştır.” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>PAŞALI GRUP MOBİLYA SEKTÖRÜNE GİRDİ</h3>

<p>1978 yılında inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başlayan Paşalı Grup, ilerleyen yıllarda turizm, otomotiv ve araç kiralama sektörlerinde de faaliyet alanını genişletti.</p>

<p>1991 yılında merkezini İstanbul’a taşıyan grup, İstikbal Mobilya satın almasıyla birlikte mobilya sektöründe de önemli bir yatırım gerçekleştirmiş oldu.</p>

<p>İstikbal Mobilya, Türkiye genelindeki mağaza ağı ve üretim kapasitesiyle sektörün önde gelen markaları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/tmsf-istikbal-mobilyayi-satti</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/05/istikbal-mobilyo.jpg" type="image/jpeg" length="14484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merkez Bankası enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/merkez-bankasi-enflasyon-tahminlerini-yukari-yonlu-revize-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/merkez-bankasi-enflasyon-tahminlerini-yukari-yonlu-revize-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. TCMB, 2026 yılı sonu enflasyon tahminini yüzde 26’ya yükseltirken, sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunun tanıtım toplantısında enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel emtia ve mal fiyatlarında yaşanan artışların yanı sıra Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enflasyon görünümünü etkilediğini belirten Karahan, para politikasında sıkı duruşun korunacağını söyledi.</p>

<p>Karahan, enflasyon tahminlerinde revizyona gidildiğini açıklayarak, “2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 hedef seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası uygulamalarının devam edeceğini belirterek, tüm para politikası araçlarının kullanılacağını kaydetti.</p>

<h3>KÜRESEL GERİLİMLER ENFLASYON GÖRÜNÜMÜNÜ ETKİLEDİ</h3>

<p>Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin kısa vadeli enflasyonist baskıları artırdığını ifade eden Karahan, özellikle Körfez bölgesindeki gelişmelerin enerji ve emtia fiyatları üzerinde etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Karahan, “Körfez’deki gerilim ile ilgili enflasyonist etkilerin kısa vadede canlı kalacağını değerlendiriyoruz. Dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü, para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı yaklaşım izlemekten geçiyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jeopolitik gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümüne etkilerinin para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirten Karahan, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda kararların sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<h3>KÜRESEL BÜYÜMEDE YAVAŞLAMA BEKLENTİSİ</h3>

<p>Küresel ekonomide büyüme hızının zayıflamasının beklendiğini kaydeden Karahan, dış talepte gerileme öngörüldüğünü söyledi.</p>

<p>Karahan, “2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Sıkı para politikası nedeniyle iç talepte dengelenme sürecinin sürdüğünü belirten Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının altında seyrettiğini ancak geniş tanımlı göstergelerin iş gücü piyasasında daha sınırlı sıkılığa işaret ettiğini ifade etti.</p>

<p>Perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü belirten Karahan, çeyreklik bazda yatay seyreden kart harcamalarının da talepteki yavaşlamayı doğruladığını söyledi.</p>

<h3>TALEP KOŞULLARINDA DEZENFLASYON VURGUSU</h3>

<p>İlk çeyreğe ilişkin verilerin talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösterdiğini belirten Karahan, küresel ticaret ve jeopolitik risklere rağmen ihracatta artış görüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Karahan, nisan ayında ihracatın arttığını, ithalatın ise gerilediğini belirterek, cari açığın milli gelire oranının 2026 yılında uzun dönem ortalamalarının altında kalmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<h3>GIDA VE ENERJİ FİYATLARINDA YÜKSELİŞ</h3>

<p>Enflasyonda Mayıs 2024’te görülen zirveye kıyasla düşüş yaşandığını ancak yüksek seviyelerin korunduğunu belirten Karahan, özellikle gıda ve enerji fiyatlarındaki artışların dikkat çektiğini söyledi.</p>

<p>Orta Doğu’da şubat ayında başlayan gerilimin negatif arz şoklarına yol açtığını ifade eden Karahan, nisan ayında tüketici enflasyonunun tahmin aralığının üzerinde gerçekleştiğini kaydetti.</p>

<p>Öncü verilerin mayıs ayında sebze fiyatlarında düşüşe işaret ettiğini belirten Karahan, bu görünümün önümüzdeki aylarda gıda enflasyonunu olumlu etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Karahan, sıkı para politikası sayesinde hizmet ve temel mal gruplarında enflasyonun gerilemeye devam ettiğini ifade ederken, akaryakıt fiyatlarına bağlı ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışlarının güçlü seyrini sürdürdüğünü dile getirdi.</p>

<p>Kira ve eğitim kalemlerinde gözlenen katılık azalmasının ise dezenflasyon sürecine destek verdiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/merkez-bankasi-enflasyon-tahminlerini-yukari-yonlu-revize-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/05/merkez-bankasi-fatih-karahan.jpg" type="image/jpeg" length="26393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suistimal edilen konkordatoya düzenleme]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/suistimal-edilen-konkordatoya-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/suistimal-edilen-konkordatoya-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konkordato talebinde bulunan şirket ve borçluların mahkemelere sunacağı mali belgelere ilişkin kurallar değiştirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle finansal tabloların belirli muhasebe ve raporlama standartlarına uygun hazırlanması zorunlu hale getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konkordato başvurularında sunulan mali belgelere ilişkin düzenlemelerde değişikliğe gidildi. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte, konkordato talebinde bulunan şirket ve borçluların mahkemelere sunacağı finansal tablolar için yeni standartlar getirildi.</p>

<p>Düzenleme kapsamında, konkordato talebinde bulunan şirketlerin hazırlayacağı finansal tabloların belirli muhasebe ve finansal raporlama standartlarına uygun olması zorunlu hale getirildi.</p>

<h3>FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI ZORUNLU OLACAK</h3>

<p>Yönetmeliğe göre, bağımsız denetime tabi şirketler finansal tablolarını Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu düzenlemeleri kapsamında uygulanan Türkiye Muhasebe Standartlarına göre hazırlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağımsız denetime tabi olmayan tüzel kişi tacirlerin ise Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardını esas alacağı belirtildi.</p>

<p>Diğer borçlular bakımından ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kaydedildi.</p>

<h3>DENETİM KURULUŞLARINA BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ</h3>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte bağımsız denetim kuruluşlarına yönelik bildirim yükümlülükleri de artırıldı.</p>

<p>Buna göre, denetim kuruluşlarının hazırladığı raporları imza tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde ilgili kuruma bildirmesi zorunlu olacak.</p>

<p>Yönetmelikle konkordato başvurularında sunulan mali verilerin belirli standartlar çerçevesinde hazırlanması ve denetim süreçlerinin daha sıkı yürütülmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/suistimal-edilen-konkordatoya-duzenleme</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/06/sirket-ofis-calisan-ekonomi-isci-calisan-beyaz-yakali.jpg" type="image/jpeg" length="75002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülker, 2026 yılı ilk çeyrek finansallarını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/ulker-2026-yili-ilk-ceyrek-finansallarini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/ulker-2026-yili-ilk-ceyrek-finansallarini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile bitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülker Bisküvi’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, şirket bu yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile kapattı. Şirket aynı dönemi %15,1 FAVÖK marjı ile bitirdi.</p>

<p>Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı ilk çeyrek sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri aktardı: “İkonik ve güçlü markalarımızla ve etkin inovasyonlarımızla tüketicilere ulaşıyor, amaç odaklı bir şirket olarak attığımız her adımda her lokmada mutluluk vermeyi amaçlıyoruz. Yeni kampanyamız “Ülker varsa mutluluk var”ın reklam filmi, TV ekranlarında, dijital platformlarda ve açık hava mecralarında izleyiciyle buluştu.</p>

<p>Jeopolitik ve zorlu ekonomik koşulların yaşandığı yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciroyla tamamladık ve Türkiye ekonomisine istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla katkı sağlamaya devam ettik. Sürdürülebilirliği işimizin her aşamasına, dokunduğumuz her alana entegre etmek ve toplumsal faydayı artırmak için çalışıyoruz. Çalışmalarımız, S&amp;P Global ve London Stock Exchane Group (LSEG) gibi uluslararası platformlarda takdir ediliyor. LSEG’de üç yıl üst üste dünya birincisi olurken, S&amp;P Global’in Sustainability Yearbook listesinde altıncı kez yer aldık ve kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde gıda şirketleri arasında ilk %3’e girdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önümüzdeki dönemde de değişen küresel dinamikleri yakından izleyerek finansal disiplinimizi korumayı, dijitalleşme, yapay zekâ, inovasyon ve sürdürülebilirliği büyümemizin merkezine alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/ulker-2026-yili-ilk-ceyrek-finansallarini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/05/1778513799-z-g-r-k-l-k-f-a-k-i-u-l-k-e-r-c-e-o.jpg" type="image/jpeg" length="17900"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
