<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaste24 Türkiye'nin özgün ve bağımsız haber portalı</title>
    <link>https://www.gaste24.com</link>
    <description>Gaste24.com Türkiye ve dünyadan spor, magazin, ekonomi, teknoloji haberlerini kendi editöryal süzgecinden geçirerek özgün ve özel bir şekilde okuyucularına sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaste24.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 02 Oct 2026 01:12:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'ya yurt dışına çıkış yasağı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/hayati-yazicinin-oglu-mustafa-yaziciya-yurt-disina-cikis-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/hayati-yazicinin-oglu-mustafa-yaziciya-yurt-disina-cikis-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın ifadesi alındı. Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre Yazıcı hakkında yalnızca yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. Yazıcı'nın mal varlığına tedbir ve devir kısıtlaması getirildiği yönünde iddialar ortaya atılırken, hakkında yurt dışına çıkış yasağı dışında herhangi bir tedbir bulunmadığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı, soruşturma kapsamında ifade verdi.</p>

<p>Mustafa Yazıcı'nın ifadesinin alınmasının ardından hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Adli kaynaklardan aktarılan bilgilere göre söz konusu tedbir yalnızca yurt dışına çıkış yasağını kapsıyor. Yazıcı hakkında bunun dışında herhangi bir tedbir kararı bulunmadığı belirtildi.</p>

<h3>MUSTAFA YAZICI SORUŞTURMA KAPSAMINDA İFADE VERDİ</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemleri kapsıyor. Soruşturma kapsamında Mustafa Yazıcı'nın da ifadesine başvuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emniyette ifadesi alınan Yazıcı hakkındaki işlemlerin ardından adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Edinilen bilgilere göre adli kontrolün kapsamı yurt dışına çıkış yasağıyla sınırlı tutuldu.</p>

<h3>YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI UYGULANDI</h3>

<p>Mustafa Yazıcı hakkında verilen kararın ardından uygulanan tedbirin kapsamına ilişkin bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Adli kaynaklara dayandırılan bilgilere göre Yazıcı hakkında yalnızca "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri bulunuyor.</p>

<p>Yazıcı hakkında bunun dışında herhangi bir adli tedbir kararı bulunmadığı belirtildi. Böylece mal varlığına yönelik tedbir uygulandığı yönünde kamuoyuna yansıyan ilk bilgiler ile daha sonra adli kaynaklardan aktarılan bilgiler arasında farklılık ortaya çıktı.</p>

<h3>MAL VARLIĞINA TEDBİR KONULDUĞU İDDİA EDİLMİŞTİ</h3>

<p>Fon soruşturması kapsamında 30 kişi hakkında mal varlığı tedbiri ve devir kısıtlaması kararı alındığı yönünde haberler kamuoyuna yansıdı. Söz konusu listede Mustafa Yazıcı'nın da bulunduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Sonraki saatlerde adli kaynaklardan aktarılan bilgilerde ise Mustafa Yazıcı hakkında yalnızca yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri bulunduğu belirtildi. Yazıcı hakkında bunun dışında herhangi bir tedbir kararı olmadığı kaydedildi.</p>

<h3>SORUŞTURMADA 30 KİŞİ İÇİN MAL VARLIĞI TEDBİRİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada 30 kişi hakkında mal varlığı tedbiri ve devir kısıtlaması kararı alındığı bildirildi.</p>

<p>Mustafa Yazıcı'nın da ilk olarak söz konusu kişiler arasında bulunduğu öne sürüldü. Daha sonra edinilen bilgilerde ise Yazıcı açısından uygulanan tedbirin yalnızca yurt dışına çıkış yasağından oluştuğu ve başka bir tedbir kararının bulunmadığı belirtildi.</p>

<h3>MASAK'TAN ŞİRKET YÖNETİCİLERİNİN MALİ VERİLERİ İSTENDİ</h3>

<p>Soruşturmanın önceki aşamasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Eylül'de Mali Suçları Araştırma Kurulu'na müzekkere gönderdiği belirtilmişti. Başsavcılık tarafından Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.</p>

<p>Müzekkerede şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi istendi. Yöneticilerin 2024 yılından itibaren gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş ve çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi de talep edildi.</p>

<h3>SORUŞTURMADA ÇOK SAYIDA İSİM TUTUKLANDI</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruşturmada daha önce çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı. Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin ve Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk tutuklanan isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi de soruşturma kapsamında tutuklandı. Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p>

<h3>DOĞA SİGORTA VE TERA YATIRIM YÖNETİCİLERİ DE TUTUKLANDI</h3>

<p>Soruşturmanın farklı aşamalarında Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Üç isim hakkında tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey de soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer aldı. Aynı süreçte 3 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.</p>

<h3>TUTUKLU SAYISI 56'YA ULAŞTI</h3>

<p>Soruşturmanın devam eden aşamalarında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Daha sonraki operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden 6'sı tutuklandı.</p>

<p>Sonraki süreçte gözaltına alınan şüphelilerden 5'i daha tutuklanırken 7 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Açıklanan son verilere göre soruşturma kapsamında tutuklananların toplam sayısı 56'ya ulaştı.</p>

<h3>SORUŞTURMADA MALİ HAREKETLER İNCELENİYOR</h3>

<p>Fon soruşturması kapsamında şirket yöneticilerinin mali hareketleri, para giriş ve çıkışları ile yurt dışına gerçekleştirilen para ve kripto varlık transferleri incelemeye alındı. Başsavcılık tarafından yürütülen işlemlerde farklı şirketler ve bu şirketlerin yöneticileriyle bağlantılı mali veriler araştırılıyor.</p>

<p>Mustafa Yazıcı da devam eden soruşturma kapsamında ifadesi alınan isimlerden biri oldu. Adli kaynaklardan aktarılan son bilgilere göre Yazıcı hakkında yalnızca yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri bulunuyor ve bunun dışında herhangi bir tedbir kararı uygulanmıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/hayati-yazicinin-oglu-mustafa-yaziciya-yurt-disina-cikis-yasagi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/10/hayati-yazici.jpg" type="image/jpeg" length="84410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piyasalar açılmadan Bakan Şimşek’ten fon açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/piyasalar-acilmadan-bakan-simsekten-fon-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/piyasalar-acilmadan-bakan-simsekten-fon-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmaları ve yaşanan likidite sorunlarına ilişkin haftanın ilk işlem günü öncesinde açıklama yaptı. Piyasa bozucu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik işlem yapılmayacağını belirten Şimşek, fon yatırımcılarının meşru haklarının Adalet Bakanlığı ile koordinasyon içinde gözetildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler ve yatırım fonlarına yönelik devam eden süreç hakkında 28 Eylül Pazartesi sabahı açıklamalarda bulundu. Haftanın ilk işlem gününde piyasalar açılmadan gelen açıklamada yatırımcıların haklarının korunması, piyasa bozucu işlemlere ilişkin hukuki süreç, reel sektörün desteklenmesi ve finansal piyasalardaki likidite ihtiyacı öne çıktı.</p>

<p>Şimşek, piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki sürecin devam ettiğini belirtirken soruşturma konusu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik herhangi bir işlem yapılmayacağını bildirdi. Fon yatırımcılarının haklarına ilişkin çalışmaların Adalet Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü kaydeden Şimşek, finansal sistem ile reel ekonominin süreçten olumsuz etkilenmemesi için tedbirlerin sürdürüleceğini açıkladı.</p>

<h3>ŞİMŞEK’TEN PİYASA BOZUCU İŞLEMLER İÇİN HUKUKİ SÜREÇ MESAJI</h3>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamasının ilk başlıklarından biri sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik devam eden hukuki süreç oldu. Şimşek, piyasa bozucu işlemlere karışanlar hakkındaki hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Soruşturmaların kapsamına ilişkin de mesaj veren Şimşek, söz konusu faaliyetlerle bağlantısı bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik herhangi bir işlem yapılmayacağını bildirdi. Açıklamayla birlikte hukuki sürecin piyasa bozucu işlemlerle bağlantısı bulunan kişi ve faaliyetler üzerinden yürütüleceği belirtildi.</p>

<h3>FON YATIRIMCILARININ MEŞRU HAKLARI GÖZETİLECEK</h3>

<p>Şimşek'in açıklamasında fon yatırımcılarının durumu da ayrı bir başlık oluşturdu. Fonların tasfiye süreçleri nedeniyle yatırımlarına ilişkin gelişmeleri takip eden yatırımcıların meşru haklarının korunacağını belirten Şimşek, sürecin Adalet Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda da yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması temel öncelik olarak belirlenmişti. İlgili kurumların katıldığı teknik çalışmalarda 7 portföy yönetim şirketinin toplam 131 yatırım fonuna ilişkin tasfiye ve ödeme süreçleri ele alındı.</p>

<h3>131 YATIRIM FONU İÇİN TASFİYE VE ÖDEME SÜRECİ MASADA</h3>

<p>Fon yatırımcılarına yönelik çalışmalar Şimşek'in son açıklamasından önce de devam ediyordu. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiye ve ödeme süreçleri üzerinde duruldu.</p>

<p>Teknik çalışmalar kapsamında tasfiye ve ödeme işlemlerinin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yürütülmesine ilişkin uygulama esasları değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun yanı sıra yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması ile piyasaların sağlıklı işleyişinin desteklenmesi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı.</p>

<h3>ŞİMŞEK’TEN PİYASAYA LİKİDİTE MESAJI</h3>

<p>Şimşek'in piyasalar açısından öne çıkan mesajlarından biri likidite konusunda geldi. Son gelişmelerin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz şekilde yansımaması için gereken önlemlerin alınmaya devam edileceğini belirten Şimşek, özellikle piyasanın ihtiyaç duyduğu likiditeye dikkat çekti.</p>

<p>Şimşek, “Gelişmelerin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için başta piyasanın ihtiyaç duyduğu likidite olmak üzere gereken tedbirleri almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>REEL SEKTÖR İÇİN 4 BAŞLIK VURGUSU</h3>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin yalnızca finansal piyasalarla sınırlı kalmaması gerektiğine ilişkin mesaj da verdi. Şimşek, reel sektörün yatırım, istihdam, üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Böylece Bakanlığın süreçte takip ettiği başlıklar finansal piyasalardaki likidite, yatırımcı hakları ve hukuki sürecin yanı sıra reel sektörün faaliyet kapasitesinin korunmasını da kapsadı.</p>

<h3>SPK TASFİYEYE ALINAN FONLAR İÇİN ÖDEME ESASLARINI AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da tasfiyeye alınan yatırım fonlarında yatırımcıların haklarının nasıl değerlendirileceğine ilişkin açıklama yapmıştı. Kurul, 17 Eylül tarihinde TEFAS işlemlerine kapatılan fonlara yönelik aynı gün verilen ve kapatma kararının ardından iptal edilen talimatların sahiplerinin haklarının tasfiye sürecinde değerlendirileceğini bildirmişti.</p>

<p>Tasfiye sonucunda ortaya çıkacak bakiyenin yatırımcılara katılma payı sahipliği oranları dikkate alınarak ödeneceği belirtilmişti. 16 Eylül ve daha önceki tarihlerde TEFAS'a iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen alım ve satım talimatlarının da açıklanan tasfiye usul ve esasları kapsamında sonuçlandırılacağı duyurulmuştu.</p>

<h3>FON KRİZİNDE LİKİDİTE SORUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h3>

<p>Sermaye piyasalarındaki gelişmeler, bazı yatırım fonlarının likiditesi düşük ve halka açıklık oranı sınırlı hisselerde yoğunlaşması sonrasında gündeme geldi. Fonlardan artan yatırımcı çıkışlarının karşılanması amacıyla daha likit varlıklarda satış yapılması, piyasalardaki satış baskısının artmasına yol açtı.</p>

<p>Reuters'ın aktardığı bilgilere göre BIST 100 endeksi söz konusu satış dalgası sırasında yüzde 8'in üzerinde geriledi. Gelişmelerin ardından düzenleyici kurumlar piyasaya yönelik çeşitli önlemler alırken 131 yatırım fonunun tasfiye süreci de başlatıldı.</p>

<h3>SORUŞTURMADA 51 KİŞİ TUTUKLANDI</h3>

<p>Finansal piyasalardaki gelişmelerin bir diğer boyutunu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma oluşturuyor. Başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmasında tutuklananların sayısı 51'e ulaştı.</p>

<p>Başsavcılığın MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edildi.</p>

<p>Şirketlerin yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi, söz konusu kişilerin 2024 yılından itibaren yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferlerinin yanı sıra tüm para giriş ve çıkışlarının ham veri olarak Başsavcılığa gönderilmesi istendi.</p>

<h3>TERA VE PUSULA YÖNETİCİLERİ HAKKINDA TUTUKLAMA KARARLARI VERİLDİ</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin ve Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk tutuklandı.</p>

<p>Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ile Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi de soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer aldı. Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p>

<h3>DOĞA SİGORTA VE TERA YÖNETİCİLERİ DE SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİ</h3>

<p>Soruşturmanın devamında Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Üç isim hakkında da tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Aynı süreçte üç şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.</p>

<h3>TUTUKLU SAYISI 51’E ULAŞTI</h3>

<p>Soruşturmanın sonraki aşamasında gözaltına alınarak Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken iki şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<p>Devam eden operasyonlarda sekiz şüpheli daha gözaltına alındı ve bunlardan altısının tutuklanmasına karar verildi. Son kararlarla birlikte sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklananların toplam sayısı 51'e ulaştı.</p>

<h3>ERDİN ÖZEL GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>Soruşturmanın devamında Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında da gözaltı işlemi gerçekleştirildi. Daha önce hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Özel hakkında, Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ile birlikte yakalama kararı çıkarılmıştı.</p>

<p>Erdin Özel daha sonra gözaltına alındı. Başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturması devam ederken hukuki süreçte yeni gözaltı ve adli işlemler gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ŞİMŞEK’TEN YETKİLİ KURUMLARIN AÇIKLAMALARINI TAKİP EDİN ÇAĞRISI</h3>

<p>Bakan Şimşek açıklamasında kamuoyunun bilgi edinirken izlemesi gereken kaynaklara ilişkin de mesaj verdi. Sürece ilişkin yetkili kurumların yaptığı açıklamaların takip edilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Şimşek'in 28 Eylül sabahındaki açıklamasında böylece dört temel başlık öne çıktı. Piyasa bozucu işlemlere karışanlara ilişkin hukuki sürecin devam edeceği, söz konusu faaliyetlerle ilgisi olmayan kişi ve şirketlere işlem yapılmayacağı, fon yatırımcılarının meşru haklarının korunacağı ve finansal sistem ile reel ekonomiye olumsuz yansımaların önlenmesi için likidite dahil gerekli tedbirlerin sürdürüleceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/piyasalar-acilmadan-bakan-simsekten-fon-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/03/mehmet-simsek-3.jpg" type="image/jpeg" length="69904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmet Tütüncü COP31 sürecinde Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu Eş Başkanı oldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/mehmet-tutuncu-cop31-surecinde-gida-guvenligi-ve-tarim-calisma-grubu-es-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/mehmet-tutuncu-cop31-surecinde-gida-guvenligi-ve-tarim-calisma-grubu-es-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, TOBB tarafından küresel iş dünyasının COP31 sürecine katılımını koordine etmek amacıyla oluşturulan COP31 Business Forum bünyesindeki Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu’nun eş başkanlığını üstlendi. Çalışma grubu; gıda-su-iklim bağlantısı, çiftçi ekosisteminin dayanıklılığı ve iklime dirençli tarım alanlarında uygulanabilir ve ölçeklenebilir politika önerileri geliştirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e uzanan süreçte Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu’nun eş başkanlık görevini üstlendi. Çalışma grubu, küresel gıda sisteminin temsilcilerini bir araya getirerek özel sektörün deneyimlerinden hareketle gıda güvenliği ve tarım alanında uygulanabilir politika önerileri oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB), COP31 Başkanlığı tarafından COP31 Private Sector Envoy (COP31 İş Dünyası Elçisi) olarak görevlendirilmesinin ardından oluşturulan COP31 Business Forum, küresel iş dünyasının COP31 sürecine etkin ve sonuç odaklı katılımını sağlamaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Forum kapsamında oluşturulan tematik çalışma grupları da COP31 gündemiyle bağlantılı alanlarda uygulamanın önündeki zorlukları, çözüm başlıklarını ve özel sektörün sağlayabileceği katkıları belirlemeye odaklanıyor.</p>

<h3>COP31 BUSINESS FORUM'UN HEDEFLERİ BELİRLENDİ</h3>

<p>COP31 Business Forum, iş dünyasının iklim gündemi ile kamu politikaları arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Özel sektörün yatırım ve uygulama deneyiminin COP31 gündemine taşınması ve söz konusu katkının kalıcı bir yapıya dönüştürülmesi de forumun temel amaçları arasında bulunuyor.</p>

<p>COP31 gündemiyle uyumlu olarak oluşturulan tematik çalışma grupları ise farklı sektörlerde karşılaşılan uygulama sorunlarını ve çözüm alanlarını ele alıyor. Grupların çalışmalarında özel sektörün sağlayabileceği somut katkıların belirlenmesi ve elde edilen sonuçların COP31 sürecine aktarılması amaçlanıyor.</p>

<h3>GIDA GÜVENLİĞİ VE TARIM İÇİN UYGULANABİLİR ÖNERİLER HAZIRLANACAK</h3>

<p>Mehmet Tütüncü’nün eş başkanlığını üstlendiği Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu, küresel gıda sisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek. Çalışma grubunun özel sektörün sahadaki deneyimlerinden yararlanarak uygulanabilir ve ölçeklenebilir politika önerileri geliştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Grubun öncelikli çalışma alanları arasında gıda-su-iklim bağlantısı, çiftçi ekosisteminin dayanıklılığı ve iklime dirençli tarım bulunuyor. Gıda-su-iklim bağlantısı ile iklime dayanıklı tarım, COP31’in resmi Gıda Güvenliği gündemindeki temel çalışma alanları arasında da yer alıyor.</p>

<h3>ÖZEL SEKTÖRÜN SAHA DENEYİMİ COP31 GÜNDEMİNE TAŞINACAK</h3>

<p>Çalışma grubunun hazırlayacağı politika önerilerinin sahada karşılaşılan uygulama zorluklarından ve özel sektörün edindiği deneyimlerden beslenmesi planlanıyor. Gıda güvenliği ve tarım alanında somut ilerlemeye katkı sağlayabilecek çözümlerin belirlenerek COP31 gündemine taşınması amaçlanıyor.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında yalnızca politika önerilerinin değil, özel sektör tarafından uygulanabilecek eylemlerin ve iyi uygulama örneklerinin de belirlenmesi öngörülüyor. Elde edilen sonuçlar, COP31 sürecindeki uluslararası paydaşlarla paylaşılacak.</p>

<h3>POLİTİKA ÖNERİLERİ 12-13 KASIM'DA ANTALYA'DA SUNULACAK</h3>

<p>Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu'nun nihai çıktıları arasında öncelikli politika önerileri, özel sektör eylemleri ve seçilecek iyi uygulama örnekleri bulunacak. Söz konusu çalışmaların 12-13 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 Business and Investment Summit kapsamında sunulması planlanıyor.</p>

<p>Çalışma grubunun hazırlayacağı sonuçların COP31 Başkanlığı ile uluslararası paydaşlara aktarılması hedeflenirken zirve, özel sektörün gıda güvenliği ve tarım alanındaki deneyimlerinin COP31 gündemine taşınacağı platformlardan biri olacak.</p>

<h3>KÜRESEL İŞ DÜNYASI NEW YORK'TA COP31 GÜNDEMİYLE BULUŞTU</h3>

<p>Mehmet Tütüncü ve Diane Holdorf’un da aralarında bulunduğu çalışma grubu eş başkanları ile küresel iş dünyasının üst düzey temsilcileri, New York İklim Haftası kapsamında gerçekleştirilen COP31 Business Forum toplantılarında bir araya geldi.</p>

<p>COP31 Business Forum – New York Dialogue, 22 Eylül’de Bloomberg Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya TOBB Başkanı ve COP31 Business Forum Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Bloomberg L.P. ve Bloomberg Philanthropies Kurucusu Michael R. Bloomberg ev sahipliği yaptı.</p>

<h3>ÜST DÜZEY İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİ YUVARLAK MASADA BİR ARAYA GELDİ</h3>

<p>New York'taki programın bir diğer ayağını High-Level Roundtable oluşturdu. COP31 Business Forum Advisory Council üyeleri, çalışma gruplarının eş başkanları ve seçilmiş üst düzey iş dünyası liderlerinin katılımıyla 23 Eylül’de Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>New York İklim Haftası kapsamındaki toplantılarla COP31 sürecinde iş dünyasının üstleneceği rol, çalışma gruplarının faaliyetleri ve özel sektörün iklim gündemine sağlayabileceği katkılar ele alındı.</p>

<h3>TÜTÜNCÜ: “GIDA GÜVENLİĞİNİ VE TARIMI İKLİM GÜNDEMİNİN TEMEL ÇALIŞMA ALANLARINDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUZ”</h3>

<p>New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen COP31 Business Forum toplantılarına katılan Mehmet Tütüncü, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’in iklim hedeflerinin uygulamaya dönüştürülmesi ve iş dünyasının çözüm üretme kapasitesinin harekete geçirilmesi açısından fırsat sunduğunu söyledi.</p>

<p>Yıldız Holding’de sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının merkezinde konumlandırdıklarını belirten Tütüncü, “Yıldız Holding’de ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışımız ve ‘İsrafsız Şirket’ modelimiz doğrultusunda sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>İKLİM DAYANIKLILIĞI VE DOĞAL KAYNAKLAR ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Yıldız Holding’in gıda sektöründeki küresel deneyimine değinen Tütüncü, iklim dayanıklılığı, doğal kaynakların verimli kullanımı ve çiftçi ekosistemlerinin geleceğini gıda güvenliği ve tarımın temel çalışma alanları olarak gördüklerini belirtti.</p>

<p>Tütüncü, çalışma grubunun hedefini, “COP31 İş Forumu bünyesindeki Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu olarak özel sektörün sahadaki bilgi birikimini; uygulanabilir ve ölçeklenebilir aksiyonlar ile politika önerilerine dönüştürerek COP31 gündemine somut katkı sunmayı hedefliyoruz” sözleriyle açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>COP31 ANTALYA'DA 9-20 KASIM TARİHLERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK</h3>

<p>Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. COP31 Business Forum kapsamında yürütülen çalışmalarla küresel iş dünyasının sürece katılımının koordine edilmesi, tematik çalışma gruplarının geliştireceği politika önerileri ve özel sektör eylemlerinin uluslararası paydaşlarla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p>Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu da COP31’e kadar yürüteceği çalışmalar kapsamında gıda-su-iklim bağlantısı, iklime dirençli tarım ve çiftçi ekosistemlerinin dayanıklılığına ilişkin önerilerini hazırlayacak. Çalışmaların sonuçları, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Business and Investment Summit kapsamında COP31 Başkanlığı ve uluslararası paydaşlara sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/mehmet-tutuncu-cop31-surecinde-gida-guvenligi-ve-tarim-calisma-grubu-es-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/mehmet-tutuncu.jpg" type="image/jpeg" length="91364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım'da kritik gelişme]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilimda-kritik-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilimda-kritik-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye piyasalarına yönelik fon soruşturmasının devam ettiği süreçte Türkiye Emlak Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası'nın pay devir işlemleri için resmi izin ve onay başvurularının yapıldığını KAP'a bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK ve BDDK nezdindeki başvuruların ardından gerekli izinlerin alınması halinde pay devir işlemlerinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Emlak Katılım Bankası AŞ, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemlerine ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yapılan duyuruda, taraflar arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlandığı ve devir işlemlerinin tamamlanabilmesi için gerekli resmi izin ve onay başvurularının gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Emlak Katılım'ın açıklaması, bankanın 17 Eylül 2026 tarihinde KAP üzerinden yaptığı özel durum açıklamasının ardından geldi. Banka söz konusu açıklamasında bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman AŞ'nin büyüme stratejisi kapsamında Katılımevim ve Birevim'in satın alınmasına yönelik görüşmelere başladığını kamuoyuna duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÜÇ KURUMA RESMİ İZİN VE ONAY BAŞVURUSU YAPILDI</h3>

<p>Taraflar arasında yürütülen görüşmelerin ardından Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası'nın pay devir işlemlerinde resmi izin sürecine geçildi. Emlak Katılım tarafından yapılan açıklamaya göre Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde ilgili mevzuat kapsamında gerekli başvurular gerçekleştirildi.</p>

<p>Düzenleyici ve denetleyici kurumlardan alınması gereken izin ve onayların tamamlanmasının ardından pay devir işlemlerinin sonuçlandırılması planlanıyor. Emlak Katılım, sürecin gerekli izinlerin alınmasını takiben mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.</p>

<h3>EMLAK KATILIM'DAN PAY DEVRİ AÇIKLAMASI</h3>

<p>Türkiye Emlak Katılım Bankası tarafından KAP'a yapılan açıklamada, taraflar arasındaki görüşmeler sonucunda ilerleme sağlandığı belirtilerek Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemleri için ilgili kamu kurumlarına başvurulduğu bildirildi.</p>

<p>Açıklamaya göre süreç Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, SPK ve BDDK'nın izin ve onaylarına bağlı olarak ilerleyecek. Kurumlardan gerekli izinlerin alınmasının ardından devir işlemlerinin tamamlanması hedefleniyor.</p>

<h3>İLK AÇIKLAMA 17 EYLÜL'DE GELMİŞTİ</h3>

<p>Emlak Katılım, 17 Eylül 2026 tarihli KAP açıklamasında bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman AŞ'nin büyüme stratejisi kapsamında Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ve Birevim Tasarruf Finansman AŞ'nin satın alınmasına yönelik görüşmelere başladığını açıklamıştı.</p>

<p>Banka, görüşmelere ilişkin gelişmelerin ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuoyuna duyurulacağını bildirmişti. Son açıklamayla birlikte görüşmelerin ardından resmi izin ve onay başvurularının gerçekleştirildiği kamuoyuna açıklandı.</p>

<h3>İKTİSAT KATILIM BANKASI DA DEVİR SÜRECİNE DAHİL EDİLDİ</h3>

<p>17 Eylül tarihli KAP açıklamasında Katılımevim ve Birevim'in satın alınmasına yönelik görüşmeler öne çıkarken, son açıklamada İktisat Katılım Bankası da pay devir işlemleri kapsamında yer aldı. Emlak Katılım'ın son duyurusuna göre üç şirket için ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumlara resmi başvurular gerçekleştirildi.</p>

<p>Pay devirlerinin tamamlanması için gerekli kurum izinlerinin alınması gerekiyor. Emlak Katılım tarafından yapılan son açıklamada devir işlemlerinin tamamlandığı belirtilmezken, gerekli izin ve onayların alınmasının ardından işlemlerin mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasının hedeflendiği ifade edildi.</p>

<h3>KATILIMEVİM PAYINA İLİŞKİN SORUŞTURMA SÜRÜYOR</h3>

<p>Devir sürecindeki gelişmeler, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere yönelik soruşturmanın devam ettiği dönemde yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'nin KTLEV koduyla işlem gören paylarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıkladığı bilgilere göre soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınırken firari durumdaki 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Soruşturmanın sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemler, mali hareketler ve bağlantılı kişi ve şirketlere yönelik olarak çok yönlü sürdürüldüğü bildirildi.</p>

<h3>ÇOK SAYIDA ŞİRKET SORUŞTURMA KAPSAMINDA</h3>

<p>Soruşturmanın mali boyutunda Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketlerine yönelik işlemler gerçekleştirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında malvarlıklarının kaçırılmasının veya üçüncü kişilere devredilmesinin önlenmesi amacıyla ilgili kurumlara müzekkereler gönderildiği de açıklanmıştı. Soruşturmanın amacı olarak yurttaşların haklarının korunması, suçtan elde edildiği değerlendirilen kazançların ortaya çıkarılması ve sorumluların tespit edilmesi gösterildi.</p>

<h3>MASAK'TAN MALİ VERİLER İSTENDİ</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edildi.</p>

<p>Şirketlerin yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesinin yanı sıra 2024 yılından itibaren gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferleri ile para giriş ve çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istendi.</p>

<h3>BİRİNCİ DERECE YAKINLARIN MALİ HAREKETLERİ DE İNCELEMEDE</h3>

<p>Soruşturma kapsamında yalnızca şirket yöneticilerinin kendi hesap hareketlerinin incelenmesiyle yetinilmedi. Yöneticilerin birinci derece yakınlarına ait para ve kripto varlık hareketlerinin de mali incelemeye dahil edilmesi talep edildi.</p>

<p>İncelemeyle şirket yöneticilerinin doğrudan gerçekleştirdikleri işlemlerin yanı sıra birinci derece yakınları üzerinden yurt dışına para veya kripto varlık aktarımı yapılıp yapılmadığının belirlenmesi amaçlandı. Başsavcılığın talebi doğrultusunda söz konusu mali hareketlerin ayrıntılı biçimde incelenmesi istendi.</p>

<h3>PUSULA FİNANS HOLDİNG İÇİN DAHA ÖNCE TERA GRUBU İLE ANLAŞMA AÇIKLANMIŞTI</h3>

<p>Devir sürecinden önce Pusula Finans Holding ve bağlı ortaklıklarına ilişkin başka bir işlem de kamuoyuna açıklanmıştı. Tera Grubu, 13 Eylül'de Pusula Finans Holding ve bağlı ortaklıklarının Tera Grubu'na devrine ilişkin temel ticari ve finansal şartlarda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.</p>

<p>Söz konusu açıklamada Pusula Finans Holding'in yanı sıra İktisat Katılım Bankası, Katılımevim ve Birevim Tasarruf Finansman'ın da devir kapsamında bulunduğu belirtilmişti. İşlem için resmi izin ve onay süreçlerine geçildiği açıklanırken şirketlerin yönetim yapısında da değişiklikler yapılmıştı.</p>

<h3>EMLAK KATILIM'IN AÇIKLAMASIYLA YENİ SÜREÇ BAŞLADI</h3>

<p>Emlak Katılım'ın 17 Eylül'deki açıklamasıyla Katılımevim ve Birevim'in satın alınmasına yönelik görüşmeler kamuoyuna duyuruldu. 25 Eylül'deki son açıklamada ise Katılımevim ve Birevim'in yanı sıra İktisat Katılım Bankası'nın pay devir işlemlerinin de resmi izin ve onay başvurularına konu olduğu belirtildi.</p>

<p>Pay devir işlemlerinin tamamlanabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, SPK ve BDDK'dan gerekli izin ve onayların alınması gerekiyor. Emlak Katılım'ın açıklamasına göre söz konusu izinlerin alınmasının ardından işlemlerin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilimda-kritik-gelisme</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/emlak-katilim-bank.jpg" type="image/jpeg" length="65480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piyasanın enflasyon beklentisi yüzde 23,70 oldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/piyasanin-enflasyon-beklentisi-yuzde-2370-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/piyasanin-enflasyon-beklentisi-yuzde-2370-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Eylül 2026 Sektörel Enflasyon Beklentileri verilerine göre 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,70’e, hanehalkında yüzde 45,60’a yükseldi. Reel sektörün enflasyon beklentisi ise 0,30 puanlık düşüşle yüzde 32,50’ye geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül 2026 dönemine ilişkin Sektörel Enflasyon Beklentileri verilerini açıkladı. Veriler, piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkının gelecek 12 aylık döneme ilişkin yıllık enflasyon beklentilerindeki değişimi ortaya koydu.</p>

<p>Eylül ayında piyasa katılımcıları ile hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentilerinde sınırlı artış yaşanırken, reel sektörün beklentisinde gerileme kaydedildi. Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,70 olurken, üç kesim içerisinde en yüksek beklenti yüzde 45,60 ile hanehalkında görüldü.</p>

<h3>PİYASA KATILIMCILARININ ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 23,70</h3>

<p>TCMB verilerine göre piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi eylül ayında bir önceki aya kıyasla 0,01 puan yükseldi. Söz konusu artışın ardından piyasa katılımcılarının enflasyon beklentisi yüzde 23,70 seviyesine çıktı.</p>

<p>Piyasa katılımcılarının beklentisindeki değişim, üç grubun eylül ayındaki görünümü içerisinde en sınırlı hareket olarak kayıtlara geçti. Reel sektörde beklenti düşerken, hanehalkında ise piyasa katılımcılarına benzer şekilde artış görüldü.</p>

<h3>HANEHALKININ ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 45,60’A ÇIKTI</h3>

<p>Hanehalkının gelecek 12 aya ilişkin yıllık enflasyon beklentisi de eylül ayında yükseldi. Bir önceki aya göre 0,02 puanlık artış kaydedilen beklenti yüzde 45,60 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Açıklanan rakamlarla birlikte hanehalkının enflasyon beklentisi, piyasa katılımcılarının yüzde 23,70 seviyesindeki beklentisinin ve reel sektörün yüzde 32,50 olarak ölçülen beklentisinin üzerinde kaldı. Üç kesimin 12 ay sonrası yıllık enflasyona ilişkin beklentileri arasındaki farklılık eylül verilerinde de devam etti.</p>

<h3>REEL SEKTÖRÜN BEKLENTİSİ YÜZDE 32,50’YE GERİLEDİ</h3>

<p>Eylül ayında piyasa katılımcıları ve hanehalkının beklentileri yükselirken reel sektörde farklı bir seyir izlendi. Reel sektörün 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla 0,30 puan geriledi.</p>

<p>Gerilemenin ardından reel sektörün yıllık enflasyon beklentisi yüzde 32,50 olarak kaydedildi. Böylece eylül ayında açıklanan üç grubun beklentileri arasında aylık bazda düşüş gösteren tek kesim reel sektör oldu.</p>

<h3>ÜÇ KESİMİN ENFLASYON BEKLENTİLERİ FARKLILAŞTI</h3>

<p>TCMB’nin Eylül 2026 verilerine göre gelecek 12 aylık dönemde enflasyona ilişkin en düşük beklenti yüzde 23,70 ile piyasa katılımcılarında kaydedildi. Reel sektörün beklentisi yüzde 32,50 olurken, hanehalkının beklentisi yüzde 45,60 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Aylık değişimlere bakıldığında piyasa katılımcılarında 0,01 puan, hanehalkında ise 0,02 puan artış görüldü. Reel sektörün beklentisinde ise aynı dönemde 0,30 puanlık gerileme yaşandı.</p>

<h3>ENFLASYONUN DÜŞECEĞİNİ BEKLEYEN HANEHALKININ ORANI AZALDI</h3>

<p>TCMB verileri, hanehalkının enflasyonun yönüne ilişkin beklentilerindeki değişimi de ortaya koydu. Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkının oranında eylül ayında gerileme kaydedildi.</p>

<p>Enflasyonun gelecek 12 ay içerisinde düşeceğini öngören hanehalkının oranı, bir önceki aya göre 0,60 puan azaldı. Söz konusu oran eylül itibarıyla yüzde 16,25 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>EYLÜL AYINDA EN YÜKSEK BEKLENTİ HANEHALKINDA</h3>

<p>Eylül 2026 Sektörel Enflasyon Beklentileri verileri, piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkının gelecek döneme ilişkin enflasyon tahminleri arasındaki farkı da ortaya koydu. Hanehalkının yüzde 45,60 seviyesindeki beklentisi üç kesim arasında en yüksek oran olarak kaydedildi.</p>

<p>Reel sektör yüzde 32,50 ile ikinci sırada yer alırken piyasa katılımcılarının beklentisi yüzde 23,70 oldu. TCMB’nin açıkladığı verilere göre hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, piyasa katılımcılarının beklentisinden 21,90 puan daha yüksek gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/piyasanin-enflasyon-beklentisi-yuzde-2370-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/05/enflasyon-buyume-rakamlari.jpg" type="image/jpeg" length="39631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasında yeni gelişme: Başsavcılıktan MASAK'a para ve kripto transferi talebi]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/fon-sorusturmasinda-yeni-gelisme-bassavciliktan-masaka-para-ve-kripto-transferi-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/fon-sorusturmasinda-yeni-gelisme-bassavciliktan-masaka-para-ve-kripto-transferi-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Başsavcılık; Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bu şirketlerin alt şirketlerinin yöneticilerine ait 2024 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen hesap hareketlerinin incelenmesi için Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) talepte bulundu. İncelemede yurt dışı para transferleri ile kripto varlık hareketlerine odaklanı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturmasında finansal hareketlerin incelenmesine yönelik yeni bir adım atıldı. Başsavcılık, soruşturma kapsamında adı geçen bazı şirketler ve bunların alt şirketlerinde görev yapan yöneticilerin banka hesapları, para transferleri ve kripto varlık hareketlerinin araştırılması amacıyla MASAK’a yeni bir talep gönderdi.</p>

<p>Talep kapsamında Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile söz konusu şirketlerin alt şirketlerinin yöneticilerinin finansal hareketlerinin incelenmesi istendi. Başsavcılığın talebi, 2024 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen işlemleri kapsıyor.</p>

<h3>DÖRT ŞİRKET VE ALT ŞİRKETLERİN YÖNETİCİLERİ İNCELENECEK</h3>

<p>Başsavcılığın MASAK’a gönderdiği talepte soruşturma kapsamında dört şirketin adına yer verildi. Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile söz konusu şirketlerin alt şirketlerinde görev yapan yöneticilerin finansal işlemlerinin araştırılması talep edildi.</p>

<p>İncelemenin doğrudan şirket yöneticilerinin hesap hareketleri üzerinden yürütülmesi istendi. Soruşturma makamlarının talebi doğrultusunda ilgili kişilerin finansal işlemlerine ilişkin kayıtların MASAK tarafından değerlendirilerek rapor haline getirilmesi bekleniyor.</p>

<h3>2024'TEN BUGÜNE KADAR OLAN HESAP HAREKETLERİ MERCEK ALTINDA</h3>

<p>MASAK’tan istenen incelemenin zaman aralığı da Başsavcılığın talebinde belirtildi. İlgili şirket yöneticilerinin 2024 yılından bugüne kadar gerçekleştirdiği tüm hesap hareketlerinin araştırılması istendi.</p>

<p>Finansal hareketlerin incelenmesiyle birlikte söz konusu dönemde gerçekleştirilen işlemlerin ayrıntılarının ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Hesaplara giren ve çıkan para hareketlerinin yanı sıra farklı finansal kanallar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin de MASAK incelemesine konu olması talep edildi.</p>

<h3>YURT DIŞINA YAPILAN PARA TRANSFERLERİ ARAŞTIRILACAK</h3>

<p>Başsavcılığın talebinde özellikle yurt dışı para transferlerine dikkat çekildi. Şirket yöneticilerinin incelenecek dönem içerisinde Türkiye dışına gerçekleştirdiği para transferlerinin tespit edilmesi ve söz konusu hareketlerin ayrıntılı olarak araştırılması istendi.</p>

<p>MASAK’ın bankacılık ve finansal sistem üzerinden gerçekleştirilen işlemleri inceleyerek yurt dışına gönderilen paraların miktarı, işlem tarihleri ve transfer hareketlerine ilişkin verileri değerlendirmesi talep edildi. Hazırlanacak inceleme sonuçlarının soruşturma dosyasına gönderilmesi istendi.</p>

<h3>KRİPTO VARLIK HAREKETLERİ DE İNCELEME KAPSAMINDA</h3>

<p>Soruşturmanın finansal inceleme ayağında kripto varlık hareketleri de yer alıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şirket yöneticilerinin 2024 yılından bugüne kadar gerçekleştirdiği kripto varlık işlemlerinin araştırılmasını MASAK’tan talep etti.</p>

<p>Kripto varlık hareketlerinin finansal hesaplarla bağlantılarının ve ilgili dönemde gerçekleştirilen işlemlerin incelenmesi istendi. Soruşturma dosyasında değerlendirilecek MASAK raporunun, geleneksel banka işlemlerinin yanı sıra tespit edilebilen kripto varlık hareketlerine ilişkin verileri de kapsaması talep edildi.</p>

<h3>MASAK'TAN HAZIRLANACAK RAPOR BEKLENİYOR</h3>

<p>Başsavcılık, MASAK tarafından gerçekleştirilecek incelemenin ardından hazırlanacak raporun soruşturma dosyasına gönderilmesini istedi. Raporda hesap hareketleri, yurt dışı para transferleri ve kripto varlık işlemlerine ilişkin elde edilen finansal verilerin değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p>MASAK tarafından hazırlanacak rapor, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın ilerleyen aşamalarında dosya kapsamında değerlendirilecek. İncelemeye konu şirketlerin veya yöneticilerinin söz konusu finansal hareketlere ilişkin herhangi bir suç işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmeyen talep, soruşturma kapsamında finansal verilerin araştırılmasına yönelik işlemler arasında yer alıyor.</p>

<h3>SORUŞTURMADA FİNANSAL HAREKETLERE ODAKLANILDI</h3>

<p>Yeni talep doğrultusunda soruşturmanın finansal inceleme bölümünde 2024 yılından itibaren gerçekleştirilen işlemler ayrıntılı şekilde ele alınacak. Banka hesap hareketlerinin yanı sıra yurt dışı transferlerinin ve kripto varlık işlemlerinin de araştırılmasıyla finansal hareketlerin farklı kanallar üzerinden incelenmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MASAK’ın çalışmasını tamamlamasının ardından ortaya çıkacak veriler Başsavcılığa iletilecek. Soruşturmanın sonraki aşamalarındaki adımlar ise hazırlanacak rapor ve dosyada bulunan diğer deliller doğrultusunda belirlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/fon-sorusturmasinda-yeni-gelisme-bassavciliktan-masaka-para-ve-kripto-transferi-talebi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/03/borsa-istanbul-22.jpg" type="image/jpeg" length="49696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Ülker’den üniversitelerden liderliğe kapsamlı değerlendirme: “Dünyanın sorumluluğunu bilinçli olarak almak”]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/murat-ulkerden-universitelerden-liderlige-kapsamli-degerlendirme-dunyanin-sorumlulugunu-bilincli-olarak-almak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/murat-ulkerden-universitelerden-liderlige-kapsamli-degerlendirme-dunyanin-sorumlulugunu-bilincli-olarak-almak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, kişisel blogunda yayımladığı yazısında üniversitelerin küresel bilgi üretimindeki rolünden “toplum yararına liderlik” anlayışına, John Pollaers’ın yönetişim yaklaşımından Donut Ekonomisi’ne kadar birçok başlığı ele aldı. Fransa, Yeni Zelanda, Galler, Singapur, Avrupa Birliği, Kosta Rika, Japonya, Birleşik Krallık ve Avustralya’daki uygulamalara değinen Ülker, Yıldız Holding’in sürdürülebilirlik çalışmalarını da anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Murat Ülker, kişisel blogunda yayımladığı kapsamlı yazısında üniversitelerin küresel ölçekte değerlendirilmesinden bilim ve sanayi ilişkisine, toplum yararına liderlikten çevre politikalarına ve sürdürülebilir ekonomik modellere uzanan değerlendirmelerini paylaştı. Ülker, yazısında eski pladis Yönetim Kurulu Üyesi ve Swinburne Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. John Pollaers’ın liderlik ve yönetişim üzerine kaleme aldığı iki makaleyi de ayrıntılı şekilde aktardı.</p>

<h3 dir="auto">ÜNİVERSİTELERİN KÜRESEL SIRALAMALARDAKİ YERİ</h3>

<p dir="auto">Ülker, dünyada üniversiteleri küresel ölçekte değerlendiren başlıca sistemler arasında Times Higher Education, QS World University Rankings, ARWU Shanghai Ranking, US News Global Universities ve THE Impact Rankings'in bulunduğunu belirtti. Söz konusu sistemlerin eğitim kalitesi, araştırma gücü, atıf etkisi, uluslararasılaşma, sanayiyle iş birliği ve toplumsal etki gibi ölçütler üzerinden üniversitelerin bilgi üretme kapasitesini değerlendirdiğini kaydetti.</p>

<p dir="auto">Times Higher Education World University Rankings 2026 sonuçlarına değinen Ülker, sıralamadaki 2 bin 191 üniversite arasında 109 Türk üniversitesinin bulunduğunu, Türkiye'den 4 üniversitenin ilk 500'e, 15 üniversitenin ise ilk 1000'e girdiğini aktardı. Sonuçları önemli bulduğunu ifade eden Ülker, sıralamaya giren üniversiteleri ve akademisyenleri kutladı.</p>

<p dir="auto">Ülker'e göre üniversitelerin rolü öğrenci yetiştirmek ve diploma vermekle sınırlı değil. Bilginin üretildiği, araştırmaların uluslararası dolaşıma girdiği ve ülkelerin düşünme kapasitesinin geliştiği üniversiteler, küresel bilgi rekabetinin de parçası konumunda bulunuyor. Ülker, üniversitelerin yeni bilgi üretip üretmediği, üretilen bilginin dünyada karşılık bulup bulmadığı ve bilimsel çalışmaların toplum ile sanayiyle temasının önemine dikkat çekti.</p>

<h3 dir="auto">SABRİ ÜLKER VAKFI'NIN BİLİM ÇALIŞMALARINI ANLATTI</h3>

<p dir="auto">Ülker, bilim ekosisteminin yalnızca üniversite sıralamalarına göre değerlendirilmemesi, bilime yapılan uzun vadeli yatırımların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Sanayi, girişimcilik ve üniversitelerin ortak bir zeminde buluşmasının inovasyon ve sürdürülebilir kalkınmayla ilişkisine değindi.</p>

<p dir="auto">Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı'nın çalışmalarına da yer veren Ülker, beslenme, metabolik sağlık ve yaşam kalitesi alanlarında uluslararası araştırmalar yürüttüklerini, genç bilim insanlarını desteklediklerini ve bilimsel araştırma ödülleri verdiklerini ifade etti. Ülker, amaçlarının bilginin yerel sınırları aşarak küresel bilime katkı sağlaması olduğunu kaydetti.</p>

<h3 dir="auto">JOHN POLLAERS'IN “TOPLUM YARARINA LİDERLİK” YAKLAŞIMINI AKTARDI</h3>

<p dir="auto">Ülker, yazısının devamında bir dönem pladis Yönetim Kurulu'nda görev yapan, Order of Australia Medal sahibi ve Swinburne Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. John Pollaers'a yer verdi. Pollaers'ın daha önce Pacific Brands, Foster's Group ve Diageo gibi şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptığını, kâr amacı gütmeyen kamu kuruluşlarında çeşitli görevler üstlendiğini belirtti.</p>

<p dir="auto">Pollaers'ın kendisine Türkiye ziyareti hakkında mesaj gönderdiğini anlatan Ülker, Pollaers'ın Substack'te yayımladığı liderlik konulu iki makalesini de kendisiyle paylaştığını kaydetti. Ülker, söz konusu çalışmalar ile 11 Ekim 2020'de blogunda yayımladığı “Post-Korona Ekonomisi: Simit! Yani Doughnut Economics” başlıklı yazısı arasında bağlantı kurdu.</p>

<h3 dir="auto">POLLAERS'A GÖRE LİDERLİK PARADİGMASI DEĞİŞİYOR</h3>

<p dir="auto">Ülker'in aktardığına göre Pollaers, “Leadership for the Greater Good”, Türkçesiyle “Toplum Yararına Liderlik” makalesinde modern dünyadaki liderlik krizini teknik yetersizlikten çok zihinsel model sorunu olarak ele alıyor. Pollaers, 20. yüzyılın ekonomiyi değer yaratan, toplumu değeri paylaşan ve doğayı süreçte ortaya çıkan atıkları emen ayrı alanlar şeklinde gören liderlik anlayışının geride kaldığını savunuyor.</p>

<p dir="auto">Pollaers, günümüzü “Shared Systems”, yani “Paylaşılan Sistemler” çağı olarak tanımlıyor. Yaklaşıma göre ekonomik büyümeye ilişkin bir karar başka bir alanda sosyal huzursuzluğa veya ekolojik zarara neden olabiliyor. Liderlerin eski ve birbirinden ayrılmış yönetim modellerini kullanmayı sürdürmeleri ise sistemlerin giderek artan karşılıklı bağımlılığıyla uyuşmuyor.</p>

<h3 dir="auto">YENİ LİDERLİK MODELİNDE ÜÇ TEMEL BAŞLIK</h3>

<p dir="auto">Pollaers'ın yaklaşımında yeni dönem liderlerinin üç temel olguyu dikkate alması gerekiyor. Kaynakların teorik olarak sınırsız olmadığı ve somut tükenme noktalarına sahip olduğu ilk başlığı oluşturuyor. İkinci başlıkta eylemlerin doğrusal olmayan ve birbirini besleyerek büyüyebilen bileşik etkileri bulunuyor. Üçüncü başlıkta ise “dışsallık” kavramı sorgulanıyor; Pollaers, sistemin dışında kalan gerçek bir alan bulunmadığını, karbon salımı veya toplumsal dışlanma gibi sonuçların zaman içerisinde sisteme maliyet olarak döndüğünü savunuyor.</p>

<p dir="auto">Pollaers ayrıca liderlerin karmaşıklık karşısında daha fazla veri ve raporlamaya yönelmelerinin tek başına yeterli olmadığını ileri sürüyor. Verinin geçmişi gösterdiğini belirten Pollaers, uzun vadeli sistem istikrarı için etik ve stratejik değerlendirmelerin liderliğin parçası olması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h3 dir="auto">“LİDERİN GÖREVİ SADECE DAHA FAZLA ARZ DEĞİL”</h3>

<p dir="auto">Pollaers'ın ele aldığı konulardan biri de arz-talep ilişkisi. Geleneksel yaklaşımda müşteri isteği veya enerji ihtiyacı gibi talepler karşılanması gereken veriler olarak kabul edilirken Pollaers, liderlerin talebin kendisini de sorgulaması gerektiğini savunuyor. Enerji, konut ve sağlık sektörlerini örnek gösteren Pollaers, sistem üzerinde aşırı veya verimsiz baskı oluşturan taleplerin şekillendirilmesini liderlik sorumlulukları arasında değerlendiriyor.</p>

<p dir="auto">Wittgenstein'ın “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır” sözüne gönderme yapan Pollaers, liderlik terminolojisinin de değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Sürdürülebilirliğin yalnızca belirli bir departmanın sorumluluğunda kalmaması ve temel yönetişim konusu olarak ele alınması gerektiğini savunuyor.</p>

<h3 dir="auto">LİDERLERİN KENDİLERİNE SORMALARI GEREKEN SORULAR</h3>

<p dir="auto">Ülker'in aktardığı makalede toplum yararına liderliğin performans veya rekabetçilikten vazgeçmek anlamına gelmediği belirtiliyor. Pollaers, yoğunlaşmış faydanın yaygın zarar yaratabileceğini, kısa vadeli başarının uzun vadeli meşruiyet üzerinde etkileri olabileceğini ve zor kararlardan kaçınmanın da sonuçları bulunan bir tercih olduğunu ifade ediyor.</p>

<p dir="auto">Pollaers, karar alıcıların bir kararın dünya genelinde uygulanması halinde sistemin yaşanabilir kalıp kalmayacağını, bugünkü faydanın kime gittiğini ve gelecekte ortaya çıkabilecek maliyeti kimin karşılayacağını sorgulaması gerektiğini belirtiyor. Liderlerin ayrıca mevcut sistem içinde hareket eden yöneticiler mi yoksa sistemi geleceğe taşıyan rehberler mi olduklarını değerlendirmelerini istiyor.</p>

<h3 dir="auto">KAYNAK YÖNETİMİNDEN “SORUMLULUK SAHİBİ YÖNETİŞİM”E</h3>

<p dir="auto">Pollaers, ikinci makalesinde dünyayı paylaşılan bir sistem olarak ele alıyor. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kaynak tükenmesini birbirinden bağımsız sorunlar yerine dünyanın sınırlı ve paylaşılan bir sistem olduğunun göz ardı edilmesinden kaynaklanan bağlantılı sorunlar şeklinde değerlendiriyor.</p>

<p dir="auto">Yaklaşıma göre ekonomi toplumun, toplum da dünyanın bir alt sistemi. Doğanın faydalanılacak sınırsız bir kaynak yerine korunması gereken ortak miras olarak değerlendirilmesi, sistemin yaşanabilirliğinin ve dayanıklılığının korunması ve sınırlı kaynaklar karşısında taleplerin sorgulanması gerektiği ifade ediliyor. Pollaers ayrıca astronotların uzaydan gördüğü sınırsız, kırılgan ve tek parça dünya algısının yönetişim modellerine aktarılmasını savunuyor.</p>

<h3 dir="auto">DÖNGÜSEL EKONOMİ VE TALEBİN YENİDEN ŞEKİLLENDİRİLMESİ</h3>

<p dir="auto">Pollaers, her tüketim talebinin karşılanmasının zorunlu olmadığını belirterek hızlı moda veya tek kullanımlık ürünler gibi talepler yerine refahı ve sistem dayanıklılığını artıran ihtiyaçlara odaklanılması gerektiğini savunuyor. Döngüsel ekonomiyi ise yalnızca geri dönüşüm üzerinden değil, zararın tasarım aşamasında ortadan kaldırılması üzerinden tanımlıyor.</p>

<p dir="auto">Ülker'in aktardığı örnekler arasında Fransa'nın tamir edilebilirlik sistemi, Yeni Zelanda'nın Refah Bütçesi, Japonya'nın Top Runner programı, Singapur'un araç sahipliği modeli, Avrupa Birliği düzenlemeleri, Galler'in Gelecek Nesiller Yasası, Kosta Rika'nın Ekosistem Hizmetleri Ödemeleri, Avustralya'nın ticari bina derecelendirme sistemleri ve Amsterdam'daki Donut Ekonomisi yaklaşımı bulunuyor.</p>

<h3 dir="auto">FRANSA'NIN TAMİR EDİLEBİLİRLİK SİSTEMİ</h3>

<p dir="auto">Fransa'daki “Indice de Réparabilité”, elektronik cihazların arızalanması halinde ne ölçüde kolay tamir edilebildiğini gösteren bir derecelendirme sistemi olarak uygulanıyor. Ürünlerin 1 ile 10 arasında puanlandığı sistem, planlı eskitmeyle mücadele etmeyi, atıkları azaltmayı ve daha uzun ömürlü ürünleri teşvik etmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Sistem tüketicilerin bir elektronik ürünü yalnızca teknik özellikleri üzerinden değil, tamir edilebilirliği üzerinden de değerlendirebilmesini sağlıyor. Tamir edilebilirliğin artması elektronik atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması, tüketicinin yeni ürün almak yerine mevcut ürünü onarabilmesi açısından ele alınıyor.</p>

<h3 dir="auto">YENİ ZELANDA'NIN REFAH BÜTÇESİ</h3>

<p dir="auto">Ülker, Yeni Zelanda'da 2019 yılında Jacinda Ardern hükümeti döneminde başlatılan Refah Bütçesi modeline de değindi. Model ekonomik başarıyı yalnızca GSYİH gibi finansal göstergeler üzerinden değil, yaşam kalitesi, sağlık, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal eşitlik üzerinden değerlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p dir="auto">Model kapsamında ruh sağlığı hizmetleri ve intiharı önleme çalışmaları, çocuk yoksulluğunun azaltılması ve aile içi şiddetle mücadele, düşük karbonlu ekonomi için bilimsel araştırmalar ve dijital dönüşüm gibi alanlar öncelikler arasında yer aldı. Çocuk yoksulluğu, ruh sağlığı, hava kalitesi ve konut standartları gibi göstergelerin yanı sıra gelecek nesillerin ihtiyaçlarının da bütçe politikalarına dahil edilmesi yaklaşımın unsurları arasında gösteriliyor.</p>

<h3 dir="auto">GALLER'DE GELECEK NESİLLER İÇİN YASAL MODEL</h3>

<p dir="auto">Ülker'in aktardığı bir başka örnek, 2015 tarihli Galler Gelecek Nesillerin Refahı Yasası. Düzenleme, günümüzde alınan kamu kararlarının gelecek nesiller üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesini yönetişim sürecine dahil ediyor ve uzun vadeli bir perspektif oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p dir="auto">Yasa kapsamında kamu kurumlarının refah düzeyi yüksek, dayanıklı, sağlıklı ve eşitlikçi toplum; bağlı topluluklar; kültür ve dilin korunması ile küresel sorumluluk gibi yedi hedefe katkı sağlaması öngörülüyor. Düzenlemeyle Gelecek Nesiller Komiseri makamı da oluşturularak kamu politikalarının belirlenen hedeflerle ilişkisini izleyen kurumsal bir yapı meydana getirildi.</p>

<h3 dir="auto">SİNGAPUR'DA ARAÇ SAHİPLİĞİNE SINIRLI KAYNAK YAKLAŞIMI</h3>

<p dir="auto">Singapur'un araç sahipliği politikası da Pollaers'ın dünyayı sınırlı sistem olarak değerlendiren yaklaşımına örnek olarak gösterildi. Model, trafik sorunuyla birlikte kent alanı ve hava kalitesini sınırlı ortak kaynaklar olarak ele alıyor.</p>

<p dir="auto">Hak Sahipliği Sertifikası, Elektronik Yol Ücretlendirmesi ve araç filosuna ilişkin artış politikaları sistemin temel araçları arasında yer alıyor. Araç talebinin yalnızca yeni yollar veya altyapı yoluyla karşılanması yerine talebin kendisinin yönetilmesi hedefleniyor.</p>

<h3 dir="auto">AVRUPA BİRLİĞİ'NDE ÜRÜNLERİN YAŞAM DÖNGÜSÜNE ODAKLANAN DÜZENLEMELER</h3>

<p dir="auto">Avrupa Birliği'ndeki eko-tasarım politikalarına değinen Ülker, ürünlerin yalnızca kullanım aşamasının değil, kullanım ömrünün sonunun ve yeniden değerlendirilmesinin de standartlara dahil edildiğini aktardı. Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamındaki Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko Tasarım Yönetmeliği, Dijital Ürün Pasaportu, Onarım Hakkı ve USB-C temelli ortak şarj çözümü örnekler arasında sıralandı.</p>

<p dir="auto">Yaklaşım, tüketicinin davranışını değiştirmeye çalışmanın yanında piyasaya sunulan ürünlerin tasarımından başlayarak kaynak kullanımını ve ürün ömrünü etkileyen kurallar oluşturmayı hedefliyor.</p>

<h3 dir="auto">KOSTA RİKA'DA EKOSİSTEM HİZMETLERİNE ÖDEME</h3>

<p dir="auto">Kosta Rika'nın Ekosistem Hizmetleri Ödemeleri sisteminde ormanların su kaynaklarının korunması, karbon depolanması, toprağın korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi gibi işlevleri ekonomik sistem içerisinde değerlendiriliyor. Ormanların sağladığı iklim düzenleme, su, genetik miras ve estetik değer gibi hizmetler yasal çerçevede tanımlanıyor.</p>

<p dir="auto">Ülker'in yazısında aktardığı modele göre fosil yakıt satışlarından alınan yüzde 3,5'lik verginin bir bölümü sisteme aktarılıyor. Su kullanıcılarının da kaynak bölgelerindeki ormanların korunmasına katkıda bulunduğu modelde çiftçiler ve arazi sahipleri, orman alanlarını korumaları karşılığında ödeme alabiliyor. Ülker, Kosta Rika'nın 1980'lerde yüzde 20'lere kadar gerileyen orman varlığını yeniden yüzde 50'nin üzerine çıkardığını belirtti.</p>

<h3 dir="auto">JAPONYA'NIN TOP RUNNER PROGRAMI</h3>

<p dir="auto">Japonya'da uygulanan Top Runner programı, belirli ürün gruplarında piyasadaki en yüksek enerji verimliliğine sahip ürünlerin gelecekteki standartlara referans oluşturması esasına dayanıyor. Klima, buzdolabı ve otomobil gibi ürünlerde mevcut en verimli ürün seviyesi belirlenerek diğer üreticilerin belirlenen süre içerisinde aynı seviyeye ulaşmaları veya üzerine çıkmaları hedefleniyor.</p>

<p dir="auto">Ürünlerin hedeflere ne kadar yaklaştığını gösteren etiketlerin tüketici tercihlerini yönlendirdiği sistemde, hedefleri karşılayamayan şirketlerin kamuoyuna açıklanması da kullanılan araçlardan biri. Ülker, program sayesinde Japonya'da 1990'lardan itibaren birçok elektronik ürün ve araçta enerji tüketiminde yüzde 50 ile yüzde 80 arasında azalma sağlandığını aktardı.</p>

<h3 dir="auto">TÜRKİYE'DEKİ ENERJİ ETİKETLERİYLE FARKI</h3>

<p dir="auto">Türkiye'de A'dan G'ye uzanan enerji etiketlerinin Avrupa Birliği ile uyumlu şekilde kullanıldığını belirten Ülker, Japon modelindeki temel farklılığın standardın belirlenme yönteminde bulunduğunu ifade etti. Türkiye ve AB sisteminde asgari verimlilik standartları ve enerji sınıfları uygulanırken, Top Runner yaklaşımında piyasadaki en ileri verimlilik seviyesinin gelecekte ulaşılması gereken hedef olarak belirlendiğini anlattı.</p>

<p dir="auto">Ülker, Türkiye'deki enerji sınıfı sisteminin başarılı çalıştığını ve Türkiye'nin beyaz eşya üretimindeki konumu nedeniyle fabrikaların standartlara hızlı uyum sağlayabildiğini de ifade etti.</p>

<h3 dir="auto">BİRLEŞİK KRALLIK'TAKİ UYGULAMALARI SIRALADI</h3>

<p dir="auto">Birleşik Krallık'taki politikaları da inceleyen Ülker, büyük ölçekli yasakların yanında günlük hayatın ve ürün standartlarının değiştirilmesine dayalı uygulamalara dikkat çekti. Tekstil ürünlerinde üretici sorumluluğu, rölantide çalışan araçlara yönelik yerel uygulamalar, akıllı cihazlarda güvenlik güncellemelerinin tüketiciye bildirilmesi ve ışık kirliliğinin azaltılmasına yönelik düzenlemeler örnekler arasında gösterildi.</p>

<p dir="auto">Yaklaşımın temelinde insanların tek tek davranış değiştirmesini beklemek yerine ürünleri, altyapıyı ve piyasayı belirli sonuçlara yönlendirecek şekilde tasarlamak bulunuyor. Ülker, Pollaers'ın “zorlamak değil, tasarlamak” şeklindeki yaklaşımını bu örnekler üzerinden aktardı.</p>

<h3 dir="auto">AVUSTRALYA'DA TİCARİ BİNALAR İÇİN NABERS MODELİ</h3>

<p dir="auto">Avustralya'nın ticari bina sektöründeki NABERS ve Green Star sistemlerine geniş yer veren Ülker, modelin şeffaflık ve performans verileri üzerinden işlediğini belirtti. NABERS sisteminde bir binanın gerçek enerji performansı 1 ile 6 yıldız arasında derecelendiriliyor.</p>

<p dir="auto">Ülker'in aktardığına göre belirli büyüklüğün üzerindeki ofis alanlarının satışı veya kiralanması sırasında enerji performansının açıklanması gerekiyor. Yüksek enerji performansına sahip binaların kiracı, yatırımcı ve finans kuruluşları açısından farklılaşması, enerji verimliliğinin ekonomik değere dönüşmesini sağlıyor. Geleneksel malzeme odaklı düzenlemelerin aksine performans sonucuna odaklanan yaklaşım, mimar ve mühendislerin doğal havalandırma, akıllı cephe sistemleri ve güneş enerjisi gibi yöntemlere yönelmesine alan açıyor.</p>

<h3 dir="auto">DONUT EKONOMİSİNİN TEMEL YAKLAŞIMI</h3>

<p dir="auto">Ülker, daha önce üzerine yazdığı Donut Ekonomisi modelini de yeniden gündeme getirdi. İngiliz ekonomist Kate Raworth tarafından geliştirilen yaklaşım, ekonominin hedefini yalnızca sürekli GSYİH büyümesi üzerinden değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve gezegenin ekolojik sınırlarının korunması üzerinden ele alıyor.</p>

<p dir="auto">Modelde iç halka gıda, su, sağlık, eğitim, barınma, enerji ve cinsiyet eşitliği gibi sosyal temelleri; dış halka ise iklim değişikliği, okyanus asitlenmesi, kimyasal kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi ekolojik sınırları temsil ediyor. İki sınır arasındaki alan, insanların ihtiyaçlarının karşılandığı ve ekolojik sınırların aşılmadığı “güvenli ve adil alan” olarak tanımlanıyor.</p>

<p dir="auto">Ülker, yaklaşımın büyüme yerine refaha odaklanma, döngüsel tasarım, adil dağılım ve dinamik denge gibi ilkelerini aktardı. Amsterdam, Kopenhag ve Brüksel gibi kentlerin kalkınma yaklaşımlarında Donut modelinden yararlandığının ifade edildiğini de kaydetti.</p>

<h3 dir="auto">POLLAERS DEMOKRASİLER VE FARKLI YÖNETİŞİM MODELLERİNİ DE ELE ALDI</h3>

<p dir="auto">Ülker'in aktardığına göre Pollaers, liberal demokrasilerin şeffaflık, katılım, hak temelli korumalar ve hesap verebilirlik aracılığıyla çevrenin korunması ve kamu yararına yönelik mekanizmalar oluşturduğunu savunuyor. Pollaers aynı zamanda kısa seçim dönemleri, ekonomik büyümeye ilişkin yerleşik varsayımlar, mülkiyet hakları ve ulusal kararlarla küresel ortak kaynaklar arasındaki uyuşmazlıkları yapısal gerilim alanları olarak sıralıyor.</p>

<p dir="auto">Pollaers, liberal olmayan yönetişim modellerinde merkezi otoritenin yenilenebilir enerji, emisyon kontrolü ve ekosistem restorasyonu gibi koordinasyon gerektiren alanlarda uzun vadeli planlama ve hızlı uygulamaya imkân verebildiğini; buna karşılık şeffaflık, haklar, uyum ve kamu rızasının sürekliliği bakımından sorunlarla karşılaşılabildiğini belirtiyor. Yerel toplulukları, hükümetleri ve kurumları ortak kaynaklar etrafında buluşturan çok merkezli yönetişim modelleri de makalede ele alınan diğer yaklaşımlar arasında bulunuyor. Pollaers'ın vardığı nokta, modellerden birinin diğerlerinin tamamen yerini alması değil, tek bir modelin bütün sorunlar için yeterli olmadığı yönünde.</p>

<h3 dir="auto">ÜLKER 2020'DEKİ DONUT EKONOMİSİ YAZISINA DÖNDÜ</h3>

<p dir="auto">Ülker, yazısının devamında 2020 yılında kaleme aldığı Donut Ekonomisi değerlendirmesinden bölümlere yer verdi. Kate Raworth'un yenilenebilir kaynakların kullanıldığı, paylaşımcı ve gelecek kuşaklara temiz bir dünya bırakmayı amaçlayan ekonomik yaklaşımını ele alan Ülker, Karl Marx'ın kapitalist sistem içerisindeki reformcu yaklaşımlara yönelik eleştirilerine de değindi.</p>

<p dir="auto">Ülker, Marx'ın görüşlerinden etkilenen devrimlerin ve yaklaşık 70 yıllık Sovyet deneyiminin toplumsal sonuçlarına ilişkin kendi değerlendirmelerini aktarırken SSCB'nin dağılması ve Glasnost sürecine atıfta bulundu. Çin'in ekonomik dönüşümünü de ele alan Ülker, ülkedeki Komünist Parti yönetiminin planlama, çalışma ve sermaye birikiminin yönlendirilmesindeki rolüne ilişkin görüşlerini paylaştı; çevre kirliliğine karşı merkezi yönetimin kullandığı yöntemlere dikkat çekti.</p>

<h3 dir="auto">ALMANYA'DAKİ YENİLENEBİLİR ENERJİ TEŞVİKLERİNİ ÖRNEK VERDİ</h3>

<p dir="auto">Ülker, Almanya'da 2004 yılında yenilenebilir enerji üreten hane ve kurumlar için kullanılan tarife garantisi uygulamasını da örnek gösterdi. Perakende elektrik fiyatının üzerinde ödeme yapılmasına dayalı teşviklerin rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve biyokütle yatırımlarını desteklediğini belirten Ülker, yaklaşık 10 yıllık dönemin sonunda ülke elektriğinin yüzde 30'unun yenilenebilir kaynaklardan elde edilir hale geldiğini aktardı.</p>

<p dir="auto">Ülker'e göre söz konusu örnekte devlet, yenilenebilir enerji üretimine ekonomik bir değer atfederek dönüşümü teşvik eden finansal mekanizma oluşturdu.</p>

<h3 dir="auto">BJORN LOMBORG'UN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YAKLAŞIMINA DA YER VERDİ</h3>

<p dir="auto">Ülker, yazısında Bjorn Lomborg'un iklim değişikliğinin gerçekliğini kabul etmekle birlikte risklerin zamanlaması, bilimsel öncelikler ve ekonomik kaynakların hangi politikalara aktarılması gerektiği konusunda farklı görüşler ortaya koyduğunu belirtti. Ülker, iklim değişikliğinin sonuçlarının boyutuna ilişkin farklı yaklaşımların da tartışılması gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<p dir="auto">Doğal sermayeye parasal değer biçilmesi konusunu da gündeme taşıyan Ülker, sulak alanların yıllık ekonomik değerinin 3,4 milyar dolar, böcekler ve polenlerin yayılmasına ilişkin hizmetlerin ise 160 milyar dolar seviyesinde hesaplandığı yönündeki rakamları aktardı. Hükümetlerin doğal varlıkları fiyatlandırması ve sertifikalandırması halinde söz konusu değerlerin finansal araçlara dönüştürülebileceğini savunan Ülker, çevreciliğin yatırım açısından ekonomik bir cazibe kazanabileceğini ifade etti.</p>

<p dir="auto">Ülker, mevcut karbon emisyonu piyasalarına ise eleştirel yaklaştı. Karbon emisyonuna ilişkin finansal araçların çevre kirliliğini önleyen yatırımları teşvik etmek yerine bazı durumlarda kirletici faaliyetlerin sürdürülmesine imkân verdiğini savundu.</p>

<h3 dir="auto">YILDIZ HOLDİNG'İN “MUTLU ET, MUTLU OL” MİSYONUNU ANLATTI</h3>

<p dir="auto">Ülker, Yıldız Holding'in misyonunu “Mutlu Et, Mutlu Ol” ifadesiyle özetleyerek yaklaşımın toplum yararına iş yapmayı ifade eden “Salih Amel” anlayışına ve babası Sabri Ülker'den gelen mirasa dayandığını belirtti.</p>

<p dir="auto">Yıldız Holding'in Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda Ülker, Şok Marketler, Bizim Toptan ve SuperFresh başta olmak üzere grup şirketlerinde karbon salımını azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü aktaran Ülker, yetenek yönetimi ile değer zincirinde kalite ve güvenlik odaklı uygulamaların hayata geçirildiğini ve çalışmaların düzenli şekilde raporlandığını ifade etti.</p>

<p dir="auto">Ülker ayrıca Birleşmiş Milletler'in küresel iş birliği çağrılarına destek verdiklerini ve 82 bin çalışanla çevre dostu şirket olma hedefi doğrultusunda faaliyet yürüttüklerini belirtti. Kaynakların sonuç alınabilecek alanlara yönlendirilmesi ve sürdürülebilirlik çalışmalarında israfın önlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3 dir="auto">ÜLKER'DEN KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MESAJI</h3>

<p dir="auto">Murat Ülker, yazısını küresel ısınma ve iklim değişikliğine ilişkin görüşleriyle tamamladı. İklim değişikliğinin gerçekliği ile iklim değişikliğinin sonuçlarının kamuoyuna aktarılma biçimini birbirinden ayıran Ülker, korku ortamı oluşturduğunu düşündüğü söylemlere karşı eleştirel yaklaşım ortaya koydu.</p>

<p dir="auto">Ülker'in yazısında üniversitelerin bilgi üretme kapasitesinden başlayan değerlendirmeler; bilim-sanayi ilişkisi, toplum yararına liderlik, sürdürülebilir yönetişim, kaynakların sınırları, tüketim talebinin yönetilmesi, döngüsel ekonomi ve iklim politikaları üzerinden devam etti. Yazıda farklı ülkelerde uygulanan kamu politikaları ve piyasa mekanizmaları da Pollaers'ın “paylaşılan sistemler” yaklaşımı çerçevesinde örneklendirildi.</p>

<p dir="auto"><strong><em>Kaynak: www.muratulker.com</em></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/murat-ulkerden-universitelerden-liderlige-kapsamli-degerlendirme-dunyanin-sorumlulugunu-bilincli-olarak-almak</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/05/murat-ulker-44.jpg" type="image/jpeg" length="19961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motorine indirim geliyor, fiyat tekrar 100 liranın altına düşecek]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/motorine-indirim-geliyor-fiyat-tekrar-100-liranin-altina-dusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/motorine-indirim-geliyor-fiyat-tekrar-100-liranin-altina-dusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol fiyatlarındaki gerileme akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansıyor. Brent petrolün 100 doların altına inmesinin ardından motorinin litre fiyatında 4,09 liralık indirim gündeme geldi. İndirimin 19 Eylül'den itibaren pompaya yansımasıyla motorinin litresinin İstanbul'da 96,31 liraya, Ankara'da 97,41 liraya ve İzmir'de 97,71 liraya gerilemesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ardından akaryakıt fiyatlarında yeni bir değişiklik gündeme geldi. Brent petrolün 100 dolar seviyesinin altına gerilemesiyle motorin fiyatlarında litre başına 4,09 liralık indirim ortaya çıktı. İndirimin 19 Eylül 2026 Cumartesi gününden itibaren geçerli olması bekleniyor.</p>

<p>Motorin fiyatları son yapılan zamla birlikte litre başına 100 lira seviyesini aşmıştı. Yeni indirim pompaya yansıdığında motorinin litre fiyatı birçok kentte yeniden 100 liranın altına inecek.</p>

<h3>MOTORİNE 4,09 LİRA İNDİRİM</h3>

<p>Akaryakıt fiyatlarını etkileyen petrol piyasasındaki hareketlilik motorin fiyatlarına yansıyor. Brent petrol fiyatının 100 doların altına gerilemesinin ardından motorinin litre fiyatında 4,09 liralık indirim yapılması gündeme geldi.</p>

<p>İndirimin 19 Eylül'den itibaren geçerli olmasıyla sürücüler motorini mevcut fiyatlara göre litre başına 4,09 lira daha düşük fiyattan alabilecek. Kentler arasındaki fiyat farklılıkları ise akaryakıtın nihai pompa fiyatlarına yansımaya devam edecek.</p>

<h3>MOTORİN İNDİRİMİ NE ZAMAN GEÇERLİ OLACAK?</h3>

<p>Motorindeki 4,09 liralık indirimin 19 Eylül 2026 Cumartesi gününden itibaren geçerli olması bekleniyor. Fiyat değişikliği yürürlüğe girdiğinde yeni rakamlar akaryakıt istasyonlarındaki pompa fiyatlarına yansıyacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Motorinin litre fiyatı son artışın ardından 100 liranın üzerine çıkmıştı. 4,09 liralık indirimin ardından İstanbul, Ankara ve İzmir'de litre fiyatının yeniden 100 liranın altında kalacağı hesaplanıyor.</p>

<h3>MOTORİNİN LİTRESİ İSTANBUL'DA NE KADAR OLACAK?</h3>

<p>İndirimin ardından İstanbul'da motorinin litre fiyatının 96,31 liraya gerilemesi bekleniyor. Böylece kentte motorin fiyatı 100 lira seviyesinin yeniden altına inecek.</p>

<p>Ankara'da ise motorinin litresinin 97,41 liraya düşmesi öngörülüyor. İzmir'deki yeni motorin fiyatının da litre başına 97,71 lira olması bekleniyor.</p>

<h3>DOĞU İLLERİNDE MOTORİN 99,11 LİRAYA GERİLEYECEK</h3>

<p>Motorin fiyatlarının daha yüksek olduğu doğu illerinde de 4,09 liralık indirimin pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor. İndirim sonrasında söz konusu illerde motorinin litre fiyatının 99,11 lira seviyesine gerilemesi öngörülüyor.</p>

<p>Yeni fiyatlarla birlikte verilen rakamların tamamı 100 liranın altında kalacak. Akaryakıt fiyatları kentler ve istasyonlar arasında dağıtım ve diğer maliyetlere bağlı olarak farklılık gösterebiliyor.</p>

<h3>İNDİRİM SONRASI MOTORİN FİYATLARI</h3>

<p>Motorine yapılması beklenen 4,09 liralık indirimin ardından İstanbul'da litre fiyatının <strong>96,31 lira</strong>, Ankara'da <strong>97,41 lira</strong>, İzmir'de <strong>97,71 lira</strong> ve doğu illerinde <strong>99,11 lira</strong> seviyesine gerilemesi öngörülüyor.</p>

<p>Fiyat değişikliğinin 19 Eylül'den itibaren geçerli olması planlanırken motorin fiyatlarındaki son hareketin temelinde petrol fiyatlarındaki gerileme bulunuyor. Brent petrolün 100 doların altına inmesiyle ortaya çıkan düşüş, akaryakıt fiyatlarına indirim yönünde yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/motorine-indirim-geliyor-fiyat-tekrar-100-liranin-altina-dusecek</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/03/akaryakit.jpg" type="image/jpeg" length="21599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fed'in altın üzerindeki etkisi abartıldığı gibi olmadı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/fedin-altin-uzerindeki-etkisi-abartildigi-gibi-olmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/fedin-altin-uzerindeki-etkisi-abartildigi-gibi-olmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fed'in eylül ayı faiz kararının ardından sert düşen altın fiyatları yeniden toparlanmaya başladı. Ons altın 4 bin 300 dolar sınırına yaklaşırken gram altın 6 bin 700 liranın üzerinde işlem görüyor. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı kapasitesini yeniden artırmayı hedeflediği yönündeki haberler de piyasalardaki hareketliliği artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fed'in eylül ayı faiz kararının ardından altın piyasasında yaşanan sert düşüş kalıcı olmadı. Faiz kararı öncesinde yüzde 1,3 değer kazanarak ons başına 4 bin 353 dolara kadar yükselen altın, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın açıklamalarının ardından yüzde 2'nin üzerinde gerileyerek 4 bin 243 dolara kadar çekildi. Önceki seansta yaşanan kayıpların ardından yeniden yükselişe geçen ons altın, 4 bin 300 dolar sınırına yaklaştı.</p>

<p>Altın fiyatlarındaki toparlanmaya petrol fiyatlarındaki son yükselişin ivme kaybetmesi ve enflasyon baskılarının azalması eşlik etti. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattının kapasitesini yeniden artırmayı hedeflediğine yönelik haberler ile ABD Enerji Bakanı Chris Wright'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarına ilişkin açıklaması da küresel piyasalarda yakından takip edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>FED KARARI SONRASI ALTIN 4 BİN 243 DOLARA KADAR GERİLEDİ</h3>

<p>Fed'in eylül ayı faiz kararı öncesinde altın fiyatlarında yükseliş görüldü. Ons altın karar öncesindeki işlemlerde yüzde 1,3 değer kazanarak 4 bin 353 dolara kadar çıktı. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın açıklamalarının ardından satışların hızlanmasıyla altındaki kayıp yüzde 2'yi aşarken ons fiyatı 4 bin 243 dolara kadar geriledi.</p>

<p>Fed kararının hemen ardından yaşanan sert fiyat hareketinin ardından altın yeniden toparlanmaya başladı. Önceki seansta kaydedilen kayıpların bir bölümünü geri alan ons altın, yeniden 4 bin 300 dolar seviyesine yöneldi.</p>

<h3>ALTIN YENİDEN YÖNÜNÜ YUKARI ÇEVİRDİ</h3>

<p>Altın fiyatlarında önceki seansta görülen düşüşün ardından yukarı yönlü hareket başladı. Ons altının toparlanmasında petrol fiyatlarındaki son yükselişin ivme kaybetmesi ve enflasyon baskılarının azalması etkili oldu. Fiyatlar gün içinde yeniden 4 bin 300 dolar sınırına yaklaştı.</p>

<p>Piyasalardaki hareketlilikte Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattına ilişkin gelişmeler de takip edildi. Suudi Arabistan'ın boru hattı kapasitesinin yaklaşık yarısını birkaç gün içinde eski haline getirmeyi ve altı hafta içerisinde hattı tam kapasiteyle çalıştırmayı hedeflediği bildirildi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN 18 MİLYON VARİL PETROL GEÇTİ</h3>

<p>Enerji piyasalarındaki gelişmeler altın fiyatlarının yanı sıra küresel piyasalarda da izleniyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, hafta başında Hürmüz Boğazı'ndan 18 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün geçtiğini açıkladı.</p>

<p>Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattının kapasitesine yönelik gelişmeler ile Hürmüz Boğazı'ndaki petrol geçişlerine ilişkin veriler, petrol piyasasındaki fiyat hareketlerinin takip edildiği başlıklar arasında yer aldı.</p>

<h3>ONS ALTIN 4 BİN 300 DOLAR SINIRINDA</h3>

<p>Ons altın güne 4 bin 263 dolardan başladı. Gün içerisinde en düşük 4 bin 257 dolar seviyesini gören ons altın, en yüksek 4 bin 318 dolara çıktı. Ons altın daha sonra 4 bin 291 dolar seviyesinde işlem gördü.</p>

<p>Güncel fiyatlarda ise ons altın 4 bin 294,33 dolar seviyesinde bulunuyor. Böylece Fed kararının ardından 4 bin 243 dolara kadar gerileyen ons altında kayıpların bir bölümü geri alınmış oldu.</p>

<h3>GRAM ALTIN 6 BİN 700 LİRANIN ÜZERİNDE</h3>

<p>Ons altındaki toparlanma gram altın fiyatlarına da yansıdı. Güne 6 bin 670 liradan başlayan gram altın, gün içerisinde en düşük 6 bin 662 lirayı gördü. Günün en yüksek seviyesi ise 6 bin 758 lira olarak kaydedildi.</p>

<p>Gram altın daha sonra 6 bin 716 liradan alıcı bulurken güncel fiyat 6 bin 719,96 TL seviyesinde gerçekleşti. Böylece gram altın 6 bin 700 liranın üzerindeki seyrini sürdürdü.</p>

<h3>GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</h3>

<p>Altın piyasasında gram altın 6.719,96 TL'den, ons altın 4.294,33 dolardan işlem görüyor. Çeyrek altının fiyatı 10.900,55 TL, yarım altının fiyatı 21.801,09 TL ve tam altının fiyatı 43.534,90 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Cumhuriyet altını 45.261,79 TL, Reşat altını 46.631,31 TL ve Ata altın 44.719,62 TL seviyesinden işlem görüyor. 14 ayar altının gramı 3.877,81 TL, 18 ayar altının gramı 4.968,97 TL olurken has altın 6.686,58 TL seviyesinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/fedin-altin-uzerindeki-etkisi-abartildigi-gibi-olmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/10/altin-fiyatlari-44.jpg" type="image/jpeg" length="67669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek’ten maaşlarına zam mesajı: En az enflasyon kadar]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/bakan-simsekten-maaslarina-zam-mesaji-en-az-enflasyon-kadar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/bakan-simsekten-maaslarina-zam-mesaji-en-az-enflasyon-kadar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına ilişkin, “Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz” dedi. Dezenflasyonun arzulanan hızda ilerlemediğini belirten Şimşek, savaş olmasaydı enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağını söyledi. Şimşek, dış şoklara rağmen 2026 yılı büyümesinin yüzde 3,3 olacağını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’a (OVP), enflasyonla mücadeleye, memur ve emekli maaşlarına, büyüme görünümüne, bütçe hedeflerine ve ekonomi politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Habertürk canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan Şimşek, OVP’nin kamu ve özel sektör açısından farklı işlevlere sahip olduğunu belirterek, “OVP’nin 2 temel fonksiyonu var. Kamu açısından bağlayıcı. Özel sektör açısından bir yol haritası” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARINA ZAM AÇIKLAMASI</h3>

<p>Kamu çalışanları ile emeklilerin maaş artışlarına ilişkin konuşan Şimşek, ücret düzenlemelerinde enflasyonun gözetildiğini belirtti. Şimşek, geçmiş dönemlerde kamu çalışanları ve emeklilere yapılan maaş artışlarını hatırlatarak aynı yaklaşımın sürdürüleceğini söyledi.</p>

<p>Şimşek, “Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz” dedi. Bakan Şimşek’in açıklaması, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına yönelik değerlendirmelerinin merkezinde yer aldı.</p>

<h3>ŞİMŞEK: DEZENFLASYON ARZULADIĞIMIZ HIZDA DEĞİL</h3>

<p>Ekonomi politikalarında son üç yıldır uygulanan çerçevenin korunduğunu ifade eden Şimşek, temel hedefin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin öngörülen hızda ilerlemediğini söyledi. Dış gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde etkili olduğunu belirten Şimşek, ekonomi politikasının genel çerçevesinde değişikliğe gidilmediğini kaydetti.</p>

<p>Şimşek, “Büyük resme baktığımızda 3 yıl politika çerçevesini koruduk. Temel hedefimiz dezenflasyon ama arzuladığımız hızda değil. Dış faktörler var. Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu” diye konuştu.</p>

<h3>SAVAŞIN EMTİA FİYATLARINA ETKİSİ</h3>

<p>Savaşın enflasyon üzerindeki etkisinin yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatları üzerinden ortaya çıkmadığını belirten Şimşek, diğer emtia fiyatlarındaki yükselişin de enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’de enflasyonun yüksek seyretmesi nedeniyle küresel fiyat artışlarının etkisinin görece daha fazla hissedildiğini söyledi.</p>

<p>Şimşek, “Savaş sadece petrol ve doğalgaz üzerinden etkilemiyor. Bütün emtia fiyatlarında artış var. Bu artış enflasyonu olumsuz etkiliyor. Bizde enflasyon yüksek olduğu için görece olarak daha fazla etkiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>YIL SONU ENFLASYONU İÇİN YÜZDE 20-22 AÇIKLAMASI</h3>

<p>Enflasyondaki görünümün savaşın etkilerinden bağımsız olması halinde farklı bir seviyede gerçekleşebileceğini söyleyen Şimşek, savaş yaşanmaması durumunda yıl sonu enflasyonunun yüzde 20-22 civarında tamamlanabileceğini ifade etti. Şimşek, başlangıçta öngörülen zaman çizelgesinin dış gelişmeler nedeniyle bir miktar uzayabileceğini de belirtti.</p>

<p>Enflasyonda modelin öngördüğünden daha fazla atalet bulunduğunu kaydeden Şimşek, geçmiş enflasyona endekslemenin güçlü olduğunu söyledi. Kira, eğitim ve ücretlerdeki endekslemelerin bu süreçte etkili olduğunu ifade eden Şimşek, kur tarafında ise yüzde 30-40 seviyesinde bir geçişkenlik bulunduğunu dile getirdi.</p>

<h3>“DEZENFLASYON FİYATLARIN DÜŞMESİ DEĞİL”</h3>

<p>Dezenflasyon kavramına ilişkin açıklamalarda da bulunan Şimşek, sürecin fiyatların gerilemesi anlamına gelmediğini, fiyat artış hızının yavaşlamasını ifade ettiğini belirtti. Şimşek, “Dezenflasyon fiyatları düşmesi değil, fiyat artışlarının yavaşlamasıdır. Burada büyük ölçüde bir başarı var” dedi.</p>

<p>Dezenflasyonun 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren başladığını belirten Şimşek, para politikasının temel mal enflasyonu üzerinde daha etkili olduğunu söyledi. Söz konusu alanlarda dezenflasyonun etkilerinin görüldüğünü ifade eden Şimşek, enflasyon rakamlarında ciddi bir yavaşlama bulunduğunu kaydetti.</p>

<h3>HİZMET ENFLASYONUNDAKİ ATALETE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Enflasyon hedeflerinin iddialı şekilde belirlendiğini ifade eden Şimşek, özellikle hizmet sektöründe atalet yaşandığını söyledi. Hizmet enflasyonunun da uygulanan politikalara tepki vermeye başladığını belirten Şimşek, enflasyonla mücadelede mevcut politika çerçevesinin sürdürüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Şimşek, TÜİK’in veri üretim sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise kurumun uluslararası standartlara göre hareket ettiğini belirterek, “TÜİK, uluslararası standartlar neyse o yönde veri üretiyor” dedi.</p>

<h3>OVP TAHMİNLERİ İÇİN “O GÜNÜN KOŞULLARINI YANSITIR” MESAJI</h3>

<p>Orta Vadeli Program’da yer alan ekonomik tahminlere ilişkin konuşan Şimşek, tahminlerin hazırlandıkları dönemdeki ekonomik koşulları yansıttığını söyledi. Uluslararası kuruluşların da tahminlerini belirli aralıklarla güncellediğine dikkat çeken Şimşek, Türkiye’de OVP kapsamında güncellemenin yılda bir kez gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Şimşek, “Tahminler o günün koşullarını yansıtır. IMF yılda dört kez tahmini gözden geçirir. Biz sadece bir kez yapıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>OVP’DE EN BAĞLAYICI HEDEF BÜTÇE</h3>

<p>OVP açısından en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu vurgulayan Şimşek, bütçenin önemli ölçüde kamunun kontrolünde bulunduğunu söyledi. Bütçe açığının milli gelire oranında belirlenen hedeften daha iyi bir sonuç elde edildiğini kaydeden Şimşek, mali disiplin hedefinin ekonomi programındaki yerini koruduğunu belirtti.</p>

<p>Şimşek, “OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Çünkü kamunun önemli ölçüde kontrolündedir. Bütçe açığının milli gelire oranında hedefimizden daha iyi performans gösterdik” diye konuştu.</p>

<h3>2026’DA EŞEL MOBİL UYGULAMASI</h3>

<p>Şimşek, 2026 yılında eşel mobil sisteminin uygulandığını hatırlatarak söz konusu uygulama nedeniyle kamu gelirlerinden feragat edildiğini söyledi. “2026’da eşel mobil uyguladık, ciddi bir gelirden feragat ettik” diyen Şimşek, bütçe hedeflerine ilişkin değerlendirmelerini mali disiplin çerçevesinde sürdürdü.</p>

<h3>2026 BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 3,3</h3>

<p>Türkiye ekonomisinin büyüme görünümüne de değinen Şimşek, dışarıda yaşanan şoklara rağmen ekonominin 2026 yılında büyümeye devam edeceğini ifade etti. Şimşek, yılın büyüme oranına ilişkin yüzde 3,3 seviyesini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimşek, “Dışarıdaki şoka rağmen büyüme yüzde 3,3 olacak. Buradaki sapma da yaşanan şoka oranla çok ciddi oranda değil” dedi. Büyümenin ılımlı olduğunu belirten Şimşek, dünya ekonomisiyle karşılaştırıldığında büyüme seviyesini “makul” olarak nitelendirdi.</p>

<h3>KUR KORUMALI MEVDUAT VE REZERV AÇIKLAMASI</h3>

<p>Mali disiplinin tesis edilmesinin ekonomi programının hedeflerinden biri olduğunu belirten Şimşek, OVP kapsamında birçok hedefin gerçekleştirildiğini söyledi. Kur korumalı mevduattan çıkışın da söz konusu politika doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydeden Şimşek, rezervlerin artık bir sorun alanı olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Politika çerçevesinde ve yönünde değişiklik bulunmadığını söyleyen Şimşek, hedeflerin büyük oranda tuttuğunu belirtti. Şimşek, sürdürülebilir büyüme için dezenflasyon sürecinin devam etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>“HAYAT PAHALILIĞI EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ”</h3>

<p>Hayat pahalılığını ekonomi yönetiminin en büyük önceliği olarak tanımlayan Şimşek, dezenflasyon politikasının seçim sürecinde de sürdürüleceğini ifade etti. Ekonomi politikalarının yönünde değişikliğe gidilmeyeceğini belirten Şimşek, fiyat artış hızının düşürülmesinin sürdürülebilir büyüme açısından gerekli olduğunu söyledi.</p>

<p>Şimşek, “Hayat pahalılığı bizim en büyük önceliğimizdir. Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Sürdürülebilir büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/bakan-simsekten-maaslarina-zam-mesaji-en-az-enflasyon-kadar</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/08/mehmet-simsek-bakan.jpg" type="image/jpeg" length="56187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci kez sahiplerini buldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/yildiz-holdingin-senenin-yildizlari-odulleri-18inci-kez-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/yildiz-holdingin-senenin-yildizlari-odulleri-18inci-kez-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding’in dünyanın dört bir yanındaki şirketlerinde hayata geçirilen başarılı projelerin ödüllendirildiği, Senenin Yıldızları 18’inci yılında, toplam 8 kategoride 22 ödülü sahipleriyle buluşturdu. Bu yıl "Teknolojiyle Değer Yaratanlar" temasıyla verilen Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü, teknolojiyi somut ve sürdürülebilir değere dönüştüren projeleri öne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding'in başarıları birlikte kutlama ve sürekli gelişim anlayışının köklü geleneklerinden biri olan Senenin Yıldızları Ödül Töreni, bu yıl 18’inci kez gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanındaki Yıldız Holding şirketlerinden çalışma arkadaşlarını ve paydaşları bir araya getiren tören, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda düzenlendi.</p>

<p>Bu yıl güncellenen ödül kategorileriyle kapsamı daha da genişleyen Senenin Yıldızları’na 200’ün üzerinde proje başvurdu. En yüksek başvuru “Operasyonel Mükemmellik” kategorisinde gerçekleşirken, bu kategoriyi “Büyümeye Katkı, Müşteriyi Kazanmak ve İnsana Yatırım” kategorileri izledi. Jüri değerlendirmesi ve çalışanların oyları sonucunda 59 finalist arasından 21 proje ödül almaya hak kazandı. Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ile toplam 8 kategoride 22 ödül sahiplerini buldu.</p>

<p>Senenin Yıldızları Ödülleri'nde her yıl farklı bir temanın belirlendiği Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ise bu yıl "Teknolojiyle Değer Yaratanlar" kategorisinde verildi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü tarafından değerlendirilen bu özel ödülde; teknolojiyi değer üretmenin somut bir aracına dönüştüren, ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlar yaratan, farklı şirketlere örnek olabilecek nitelikte projeler öne çıktı.</p>

<p><img alt="1789492079 Murat Ulker Yahya Ulker" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/1789492079-murat-ulker-yahya-ulker.jpg" width="1280" /></p>

<p>Törene katılan <strong>Murat Ülker</strong>: “Senenin Yıldızları’nın 18 yılda nasıl büyüdüğünü, dünyanın dört bir yanındaki 80 bin çalışma arkadaşımızı aynı heyecan etrafında buluşturan global bir geleneğe dönüştüğünü görmek benim için büyük bir mutluluk. Bugün farklı ülkelerden, farklı kültürlerden çalışma arkadaşlarımızın İstanbul’da bir araya gelmesi de bana ayrıca mutluluk veriyor. Yıllar içinde büyüdük, dünyaya yayıldık ama bizi bir arada tutan değerlerimiz ve birlikte başarmanın heyecanı hiç değişmedi. Başarı kadar o başarıyı fark etmenin, takdir etmenin ve birlikte kutlamanın da çok kıymetli olduğuna inanıyorum. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız da tam olarak bunu söylüyor; dünyanın neresinde olursak olalım birlikte başarmak, başarıyı birlikte kutlamak ve bu mutluluğu çoğaltmak.”</p>

<p><strong>Mehmet Tütüncü: “Geleceğe liderlik, fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, Senenin Yıldızları'nın Holding'in güçlü kurum kültürünü yansıtan önemli bir buluşma olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Yıldız Holding ve şirketlerimizde sürdürülebilir başarımızın arkasında, değişen ihtiyaçları öngörerek kendini sürekli yenileyen ve yeni fikirleri somut sonuçlara dönüştüren güçlü bir kültür var. Bu yıl 18’inci kez düzenlenen Senenin Yıldızları, bu kültürün en önemli yansımalarından biri olarak, her geçen yıl güncellenen kategorileri ve genişleyen kapsamıyla öne çıkıyor. Bu yılki 'Teknolojiyle Değer Yaratanlar' teması da bu anlayışın bir yansıması; çünkü geleceğe liderlik etmek fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor, teknoloji de bu dönüşümün stratejik kaldıracı. Biz bu dönüşümü yalnızca takip etmiyor, teknolojiyi iş yapış biçimlerimizi geliştiren ve çalışma arkadaşlarımızın yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak görüyor, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerimizin geleceğini bu anlayışla şekillendirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji, 'Mutlu Et, Mutlu Ol' anlayışıyla kararlılıkla sahiplenen çalışma arkadaşlarımızla anlam kazanıyor. Yıldız Holding'in sürdürülebilir başarısına katkı sağlayan, yıl boyunca emek vererek başarılı projelere imza atan ve bu geleneği her yıl aynı tutkuyla büyüten tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum."</p>

<p><img alt="1789492087 Mehmet T T Nc" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/1789492087-mehmet-t-t-nc.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Dönüşüm ve teknoloji gündemi ele alındı</strong></p>

<p>Mehmet Tütüncü’nün konuşmasının ardından, <strong>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker</strong> ile teknoloji ve dönüşüm odağında özel bir söyleşi gerçekleştirildi. Ülker, gerçek dönüşümün yeni bir teknolojiyi kullanmaya başlamaktan önce sorulan soruların değişmesiyle başladığını, yapay zekayı ise insanın muhakemesinin yerine geçen değil, düşünme alanını genişleten bir araç olarak gördüğünü ifade etti.</p>

<p>Yıldız Holding’in farklı şirketlerinde hayata geçen projelerin bu dönüşüm anlayışının somut örnekleri olduğuna dikkat çeken Ülker, yakın zamanda üstlendiği pladis Avrupa Bölge Başkanlığı görevine ilişkin değerlendirmelerinde de farklı pazarlardaki bilgi ve deneyimin birbirini besleyen bir güce dönüşmesinin önemini vurguladı.</p>

<p><strong>Liderler panelinde sektörlerin geleceği konuşuldu</strong></p>

<p>Senenin Yıldızları Ödül Töreni’nde Yıldız Holding’in faaliyet gösterdiği gıda, atıştırmalık ve perakende sektörlerindeki dönüşüm ile bu alanların geleceği farklı perspektiflerden değerlendirildi. Program kapsamında düzenlenen liderler paneline <strong>pladis Uluslararası Pazarlardan Sorumlu Bölge Başkanı Tim Brett, Yıldız Holding Perakende Grubu Başkanı ve ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel ile Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç</strong> katıldı.</p>

<p>Panelde, değişen tüketici beklentilerinin değer, beslenme, verimlilik ve sürdürülebilirlik ekseninde sektörleri nasıl yeniden şekillendirdiği; üretimden markalara, tedarik zincirinden perakendeye uzanan değer zincirinde rekabet gücünü belirleyen dinamikler; yerel mirası güçlü markaların küresel ölçekte nasıl büyütülebileceği ve geniş bir ekosistemde ortak başarıyı mümkün kılan iş birliği kültürü ele alındı.</p>

<p><img alt="1789492083 Panel Gorsel" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/1789492083-panel-gorsel.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Teknoloji ve insan aynı sahnede buluştu</strong></p>

<p>Senenin Yıldızları Ödül Töreni, ödül programının yanı sıra teknoloji ve yaratıcılığı bir araya getiren özel bir performansa da ev sahipliği yaptı. Sanatçı ve besteci Mehmet Ünal ile ekibinin sunduğu Kozmik Senfoni özgün bir deneyim olarak katılımcılarla buluştu. Dijital teknolojilerin insan yaratıcılığı ve dokunuşuyla birleştiği interaktif performans, katılımcıları da deneyimin aktif bir parçası haline getirdi. Kozmik Senfoni, teknolojinin insanın yerini alan değil, insan yaratıcılığını ve ifade gücünü destekleyen bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koyarken; Senenin Yıldızları’nın birlikte üretme, yenilikçi düşünme ve geleceğe hazırlanma yaklaşımını da sahneye taşıdı.<strong> </strong></p>

<p><strong><u>18. Senenin Yıldızları Ödülleri’ni Kazanan Projeler: </u></strong></p>

<p><strong>Büyümeye Katkı: </strong></p>

<p>pladis Birleşik Krallık ve İrlanda Jaffa Cakes: Yeniden Başarıya</p>

<p>ŞOK Marketler ŞOK Marketler Win Projesi</p>

<p>Besler Dondurulmuş Sebze ve Meyvede İvme Artışı</p>

<p>Makina Takım Gelecek, Yerli Üretimle Kanatlanıyor</p>

<p><strong>Operasyonel Mükemmellik:</strong></p>

<p>pladis Türkiye ve Orta Asya Gofretin Yükselişi – Yağ-Lesitin ve Depolama Süreci Optimizasyonu</p>

<p>ŞOK Marketler ŞOK Mobil Mağazacılık Uygulaması</p>

<p>Donuk Fırıncılık Ürünleri Donuk Fırıncılık Sürekli İyileştirme Projeleri</p>

<p>Polinas FIXITGPT</p>

<p><strong>Müşteriyi Kazanmak:</strong></p>

<p>pladis Birleşik Krallık ve İrlanda 2025 Birleşik Krallık ve İrlanda Ticaret Avantajı Anketi Sonuçları</p>

<p>Besler CrystalReform – Yeni Nesil Yağ Çözümleri</p>

<p>Bizim Toptan Algıyı Değiştir, Büyümenin Önünü Aç</p>

<p>Penta Teknoloji N.A.C.E. ile Hedef Odaklı Pazarlama</p>

<p><strong>İnsana Yatırım:</strong></p>

<p>pladis Birleşik Krallık ve İrlanda Mühendislikte Kadın Temsilinin Artırılması</p>

<p>ŞOK Marketler Geleceğe Hazır Liderler: Yapay Zeka Destekli Yetenek Seçme Sistemi</p>

<p>Continental Confectionery Company Tiyatro ve Deneyimsel Öğrenme Yaklaşımlarıyla İş</p>

<p>Sağlığı ve Güvenliği Kültürü Oluşturmak</p>

<p>Besler BESLER: Üretimin Geleceğini Besler</p>

<p>Yıldız Holding Yapay Zekâ Akademisi</p>

<p><strong>Geleceği Şekillendirmek:</strong></p>

<p>Yıldız Tech Bizim Atlas</p>

<p><strong>Sinerji:</strong></p>

<p>Besler Donuk Fırıncılık x Besler: İki Güç, Tek Model</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Etki:</strong></p>

<p>pladis Türkiye ve Orta Asya Net Sıfır 2050</p>

<p>ŞOK Marketler Tarladan Sofraya Sürdürülebilir Doğru Tarım</p>

<p><strong>Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü – “Teknolojiyle Değer Yaratanlar”</strong></p>

<p>pladis Birleşik Krallık ve İrlanda Bisküvide Müşteri İlişkileri Yönetimi Dönüşümü</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/yildiz-holdingin-senenin-yildizlari-odulleri-18inci-kez-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 20:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/1789492063-toplu-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="69792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da kiralık sosyal konut başvuruları başladı: 1071 konut için şartlar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/istanbulda-kiralik-sosyal-konut-basvurulari-basladi-1071-konut-icin-sartlar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/istanbulda-kiralik-sosyal-konut-basvurulari-basladi-1071-konut-icin-sartlar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da dar gelirli vatandaşların uygun fiyatlı konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen kiralık sosyal konut projesinin ilk etap başvuruları 14 Eylül’de başladı. İlk etapta 1071 konut 3 yıllığına kiralanacak, aylık kira bedelleri 10 bin liradan başlayacak. Başvurular 25 Eylül’e kadar e-Devlet üzerinden ücretsiz olarak yapılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Yüzyılın Konut Projesi kapsamında İstanbul’da inşa edilecek 100 bin konutun yanı sıra 15 bin sosyal konut da kiralama modeliyle vatandaşlara sunulacak. Türkiye’de ilk kez uygulanacak sistem kapsamında sosyal konutların belirlenen şartları taşıyan vatandaşlara piyasa koşullarının altında kira bedelleriyle tahsis edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Projenin ilk etabında toplam 1071 konut kiraya verilecek. Şartları sağlayarak hak sahibi olan vatandaşlar konutlarda 3 yıl süreyle oturabilecek. İlk etap kapsamında tahsis edilen konutların teslimlerinin ekim ayında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>BAŞVURULAR 14-25 EYLÜL TARİHLERİNDE YAPILACAK</h3>

<p>Kiralık sosyal konut projesinin ilk etap başvuruları 14 Eylül itibarıyla başladı. Başvuru işlemleri 25 Eylül’e kadar e-Devlet üzerinden Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) “Konut / İşyeri Başvuru” hizmeti kullanılarak gerçekleştirilecek. Vatandaşlardan başvuru sırasında herhangi bir ücret alınmayacak.</p>

<p>Başvuru yapan vatandaşlar işlemlerinin kabul edilip edilmediğini de e-Devlet üzerinden takip edebilecek. Başvuru durumu, TOKİ hizmetleri arasında bulunan “Konut / İşyeri Başvuru” menüsünden görüntülenebilecek.</p>

<h3>KİRALAR AYLIK 10 BİN LİRADAN BAŞLAYACAK</h3>

<p>Proje kapsamındaki konutların aylık kira bedelleri 10 bin liradan başlayacak. Sosyal konutların kira tutarları bulundukları bölgelerdeki rayiç kira bedellerinin altında olacak şekilde belirlenecek.</p>

<p>Konutların kira bedellerinde, teslim için idare tarafından bildirilen tarihten itibaren ilk 12 ay boyunca artış yapılmayacak. 12 aylık sürenin tamamlanmasının ardından gelen ilk ocak ayında kira bedelleri TÜFE oranında artırılacak. Kira ödemeleri ise konutun teslim edildiği ayı takip eden ayın 20’sinde başlayacak.</p>

<h3>1071 KONUT İSTANBUL’UN FARKLI İLÇELERİNDE YER ALACAK</h3>

<p>İlk etap kapsamında kiraya verilecek 1071 sosyal konut İstanbul’da dört bölgeye dağıtılacak. Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören’de toplam 360 konut kiraya verilirken Maltepe, Tuzla ve Kartal’da 330 konut tahsis edilecek.</p>

<p>Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar’da toplam 291 konut yer alacak. Arnavutköy’de ise 90 konut kiraya verilecek. Dört bölgedeki konutların toplam sayısı 1071 olacak.</p>

<h3>İSTANBUL’DA YAŞAYANLAR FARKLI İLÇELER İÇİN BAŞVURABİLECEK</h3>

<p>İstanbul il sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlar, ikamet ettikleri ilçeye bağlı kalmadan proje kapsamında yer alan istedikleri ilçe için başvuru yapabilecek. Örneğin proje şartlarını taşıyan bir vatandaşın başvurabilmesi için kiralık konutun bulunduğu ilçede ikamet etmesi gerekmeyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul dışında ikamet eden vatandaşların ise kiralık sosyal konut projesinin ilk etabına başvuru hakkı bulunmayacak. Proje kapsamında en az bir yıldır kesintisiz şekilde İstanbul il sınırları içerisinde ikamet etme şartı uygulanacak.</p>

<h3>PROJEDE 1+1, 2+1, 3+1 VE 4+1 KONUTLAR BULUNACAK</h3>

<p>Kiralık sosyal konut projesinde farklı hane yapılarına göre 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 konut seçenekleri bulunacak. Konut tipinin belirlenmesinde ailelerin durumları ve çocuk sayıları dikkate alınacak.</p>

<p>Genç evli ailelere 1+1 veya 2+1 konut tahsis edilebilecek. İki veya daha fazla çocuğu bulunan aileler ise 2+1, 3+1 veya 4+1 konutlar için değerlendirilecek.</p>

<h3>BAŞVURU İÇİN EVLİ VE 18 YAŞINI DOLDURMUŞ OLMA ŞARTI VAR</h3>

<p>Projeye başvuracak kişilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekiyor. Başvuru tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve evli olma şartı da aranacak. Başvuru sahiplerinin ayrıca en az bir yıldır kesintisiz olarak İstanbul il sınırları içerisinde ikamet etmesi gerekecek.</p>

<p>Hanehalkının aylık ortalama net geliri de başvuru şartları arasında yer alacak. Aylık ortalama hanehalkı net gelirinin 100 bin lirayı aşmaması gerekecek.</p>

<h3>ÜZERİNE KAYITLI KONUTU OLANLAR BAŞVURAMAYACAK</h3>

<p>Başvuru sahiplerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tapuya kayıtlı bağımsız bir konutunun bulunmaması gerekiyor. Daha önce TOKİ ile konut sözleşmesi imzalamış kişilerin başvuruları da kabul edilmeyecek.</p>

<p>Başvuru sahibinin üzerinde konut tapusu bulunmasının yanı sıra son 5 yıl içerisinde bağımsız konut niteliğindeki bir taşınmazı satın almış veya satmış olması da projeye başvuru yapılmasına engel olacak.</p>

<h3>TOKİ PROJELERİNDE AKTİF HAK SAHİBİ OLANLAR BAŞVURAMAYACAK</h3>

<p>Sosyal konut veya İlk Evim Arsa projeleri kapsamında asil ya da yedek aktif hak sahipliği bulunan vatandaşlar kiralık sosyal konut projesine başvuramayacak. Başvuruların değerlendirilmesinde diğer şartlarla birlikte mevcut TOKİ hak sahipliği durumu da dikkate alınacak.</p>

<p>Başvuru sürecini tamamlayan vatandaşlar sonuçlarını e-Devlet üzerinden kontrol edebilecek. TOKİ’nin “Konut / İşyeri Başvuru” hizmetinde başvurunun kabul edilip edilmediğine ilişkin durum bilgisi yer alacak.</p>

<h3>KONUTLAR 3 YIL SÜREYLE TAHSİS EDİLECEK</h3>

<p>Hak sahiplerine yapılacak kiralık sosyal konut tahsisi 3 yıl ile sınırlı olacak ve süre uzatılamayacak. Üç yıllık tahsis dönemi boyunca kiracının proje kapsamında belirlenen koşulları taşıması gerekecek.</p>

<p>Tahsis süresi içerisinde konut satın alan hak sahiplerinin kiralık sosyal konutu tahliye etmesi gerekecek. Böylece üzerinde konut bulunmaması şartı yalnızca başvuru aşamasında değil, üç yıllık tahsis dönemi açısından da uygulanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/istanbulda-kiralik-sosyal-konut-basvurulari-basladi-1071-konut-icin-sartlar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/04/istanbul-sosyal-konut-44.jpg" type="image/jpeg" length="51788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erhan Erken aday olmayacağını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/erhan-erken-aday-olmayacagini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/erhan-erken-aday-olmayacagini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken, 21’inci çalışma döneminin sonlarına yaklaşılırken yeni dönemde Meclis Başkanlığına yeniden aday olmayacağını açıkladı. Veda niteliğindeki konuşmasında güven, vefa ve sorumluluk kavramlarına vurgu yapan Erken, İTO Meclisi üyelerine birlik, dostluk ve çalışma ahlakı mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı Erhan Erken, İTO Meclisi’nin son toplantılarından birinde yaptığı konuşmada yeni döneme ilişkin kararını Meclis üyeleriyle paylaştı. 21’inci çalışma döneminin sonlarına yaklaşıldığını belirten Erken, yeni dönemde Meclis Başkanlığına bir kez daha aday olmayacağını açıkladı. Erken, konuşmasında görev sürecine ilişkin mesajlarının yanı sıra güven, vefa, sorumluluk, dostluk, çalışma ahlakı ve gelecek nesillere bırakılacak miras üzerinde durdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ERHAN ERKEN: ADAY OLMAYACAĞIM</h3>

<p>Yeni döneme ilişkin kararını açıklayan Erken, Meclis Başkanlığı için yeniden aday olmayacağını bildirdi. Konuşmasını güven, vefa ve sorumluluk kavramları üzerine kuran Erken, insanların ve kurumların yalnızca elde ettikleri maddi başarılarla değil, geride bıraktıkları izler ve oluşturdukları güvenle de hatırlandığını ifade etti.</p>

<p>Erken, hayat boyunca büyük şirketler kuran, servet elde eden ve önemli makamlara gelen çok sayıda kişinin başarı hikâyelerinin görüldüğünü belirterek, zamanın süzgecinden geçen hayatlara bakıldığında kalıcılığı sağlayan unsurların yalnızca somut başarılarla sınırlı olmadığını söyledi. İnsanların geride bıraktıkları hayırlı izlerin ve kendilerine duyulan güvenin de en az elde edilen başarılar kadar önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<h3>TİCARETİN TEMELİNDE GÜVEN VURGUSU</h3>

<p>Ticaretin yalnızca mal ve hizmet üretmekten ibaret olmadığını kaydeden Erken, ticaretin her şeyden önce güven üretmek anlamına geldiğini söyledi. “İtibar sermayeden daha kıymetlidir” sözünü hatırlatan Erken, sermayenin kaybedildikten sonra yeniden kazanılabileceğini ancak kaybedilen güveni yeniden inşa etmenin çok daha zor olduğunu ifade etti.</p>

<p>Şirketlerin gerçek değerinin yalnızca bilançolarda bulunan rakamlarla ölçülemeyeceğini belirten Erken, müşteri güveni, çalışanların aidiyeti, ortakların itimadı, topluma karşı sorumlulukların yerine getirilmesi ve verilen sözlerin arkasında durulmasının da şirketlerin değerini ortaya koyan unsurlar arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<h3>VEFA MESAJI: İYİLİKLERİ VE ZOR GÜNDE YANIMIZDA OLANLARI UNUTMAMAK</h3>

<p>Konuşmasında vefa kavramına ayrı bir yer ayıran Erken, vefanın güven kadar önemli olduğunun altını çizdi. Vefanın yalnızca verilen sözü tutmak anlamına gelmediğini belirten Erken, insanı yetiştirenleri unutmamak, yapılan iyilikleri hatırlamak ve zor günlerde yanında bulunan kişilere iyi günlerde sırt çevirmemek gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>İTO Meclisi çatısı altında uzun yıllardır birlikte görev yapan üyelere seslenen Erken, aynı masaların etrafında oturduklarını, aynı meseleler için çalıştıklarını, zaman zaman aynı görüşleri savunurken zaman zaman da farklı düşündüklerini anlattı. Fikir ayrılıklarının ve tartışmaların yaşanabileceğini kaydeden Erken, bütün bunların üzerinde korunması gereken değerlerin karşılıklı güven, saygı ve muhabbet olduğunu söyledi.</p>

<h3>“DOSTLUKLARIMIZI KÜÇÜLTMEYELİM”</h3>

<p>Görevlerin, makamların ve çalışma dönemlerinin geçici olduğuna işaret eden Erken, kurulan dostlukların ve insanların birbirlerinde bıraktıkları güzel izlerin devam etmesi gerektiğini ifade etti. İşlerin ve kurumların büyütülmesi sırasında dostlukların küçültülmemesi çağrısında bulunan Erken, Meclis üyelerine birlik ve dostluk mesajı verdi.</p>

<p>Erken, “Görevler gelip geçiyor. Makamlar değişiyor. Dönemlerimiz, zamanı geldiğinde sona eriyor. Ama kurduğumuz dostlukların ve birbirimizde bıraktığımız güzel izlerin devam etmesi gerekiyor. Onun için geliniz; işimizi ve kurumlarımızı büyütürken dostluklarımızı küçültmeyelim” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>GELECEK NESİLLERE BIRAKILACAK MİRAS</h3>

<p>Konuşmasının son bölümünde gelecek nesillere bırakılacak mirasa değinen Erken, çocukların önceki nesillerden yalnızca şirketleri, fabrikaları veya sermayeyi devralmayacağını söyledi. Çalışma ahlakının, insanlarla kurulan ilişkilerin, güven anlayışının, vefanın, sorumluluk duygusunun ve birlikte çalışma kültürünün de sonraki nesillere aktarılacağını belirten Erken, gerçek mirasın söz konusu değerleri de kapsadığını ifade etti.</p>

<p>Erken, iş hayatında rekabet edilirken ahlaktan, başarı için çalışılırken vefadan ve kazanç artarken gönül zenginliğinden vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi. İnsanların geride bıraktıkları faydanın, gönüllerde edindikleri yerin ve kendilerine duyulan güvenin karşılığını verip veremediklerinin de önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<h3>ERKEN KONUŞMASINI SORUMLULUK MESAJIYLA TAMAMLADI</h3>

<p>İTO Meclis Başkanı Erhan Erken, konuşmasının sonunda yalnızca başarıyla değil, güvenilirlik, vefa ve sorumlulukla anılmanın önemini vurguladı. Erken, “Günün sonunda asıl sorular belki de ‘Ne kadar kazandın?’ değil; ‘Ne kadar fayda bıraktın?’, ‘Kaç gönülde yer edindin?’, ‘Sana duyulan güvenin hakkını verebildin mi?’ olacaktır” dedi.</p>

<p>Erken sözlerini, “Rabbim bizlere ardımızdan yalnızca başarılı insanlar olarak değil; güvenilir insanlar, vefalı insanlar, sorumluluk sahibi insanlar ve bu ülkeye, bu şehre ve insanımıza değer katmış insanlar olarak anılmayı nasip etsin” ifadeleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/erhan-erken-aday-olmayacagini-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/erhan-erken-44.jpg" type="image/jpeg" length="80831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Ülker’in Bayburt rotası: Baksı Müzesi’nden Derebaşı virajlarına uzanan yolculuk]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/murat-ulkerin-bayburt-rotasi-baksi-muzesinden-derebasi-virajlarina-uzanan-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/murat-ulkerin-bayburt-rotasi-baksi-muzesinden-derebasi-virajlarina-uzanan-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Murat Ülker, Bayburt’a yaptığı yolculuğun ayrıntılarını paylaştı. Baksı Müzesi’ni ziyaret eden Ülker, Yeter Yıldırım, Özkan Tarhan ve İrfan Önürmen’in eserlerini incelerken beğendiği bazı çalışmaları İstanbul’a aldırdı. Yolculukta 2 bin 330 metre rakımdaki Derebaşı virajlarından geçen Ülker; Bayburt mutfağından buzul göllerine, Tortum Şelalesi’nden Engüzekkapı Kalesi ve Bağbaşı Camisi’ne kadar rotasındaki durakları anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş insanı Murat Ülker, her hafta yayımladığı yazılar kapsamında bu kez Bayburt ve çevresindeki yolculuğunu kaleme aldı. Ülker’in rotasının merkezinde, sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın girişimleriyle kurulan Baksı Müzesi yer aldı. İstanbul’dan Trabzon’a uçakla başlayan yolculuk, dağ yolları ve Derebaşı virajlarının ardından Bayburt’a, buradan Baksı Müzesi’ne ve daha sonra İspir üzerinden Erzurum’a uzandı.</p>

<p>Ülker, yol boyunca bölgenin doğal ve tarihi noktalarını ziyaret ederken yöresel yemekleri de deneyimledi. Baksı Müzesi’nde ise müzenin kuruluş hikâyesi, bölgedeki göç olgusuna yönelik çalışmaları, kadın istihdamı projeleri ve çocuklara sağlanan eğitim ile burs destekleri hakkında bilgi aldı.</p>

<h3>BAKSI MÜZESİ ÇORUH VADİSİ’NE BAKAN 40 DÖNÜMLÜK TEPEDE</h3>

<p>Bayburt’un Baksı köyünde doğan sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın girişimleriyle kurulan Baksı Müzesi, Bayburt şehir merkezinden 45 kilometre uzakta bulunuyor. Çoruh Vadisi’ne bakan 40 dönümlük bir tepe üzerinde konumlanan müze, çağdaş ve geleneksel sanat örneklerini aynı çatı altında buluşturuyor.</p>

<p>Baksı Müzesi yalnızca sergi salonları ve depo müzeden oluşmuyor. Yerleşkede atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konukevi gibi farklı alanlar da bulunuyor. Müzenin temellerini oluşturan proje 2000 yılında ortaya çıkarken, 2005 yılında Baksı Kültür Sanat Vakfı kuruldu. Ana bina 2010 yılında tamamlandı ve İstanbul Modern’de gerçekleştirilen tanıtımla kapılarını açtı. Yeni sergi salonu niteliğindeki depo müze ise 2012 yılında ziyarete sunuldu.</p>

<p>Müzenin adı da bölgenin geçmişine dayanıyor. Baksı, günümüzde Bayraktar Köyü olarak bilinen yerleşimin tarihi adı olarak aktarılıyor. Kırgız Türkçesinde “şaman” anlamına gelen kelimenin şifacı, koruyucu ve yardımcı gibi anlamları da bulunuyor.</p>

<h3>İSTANBUL’DAN TRABZON’A, ORADAN DAĞ YOLLARINA</h3>

<p>Ülker’in Baksı Müzesi yolculuğu sabah erken saatlerde İstanbul’dan başladı. Havalimanından Trabzon’a geçen Ülker, burada ekibi ve araçlarla buluştu. Yola çıkmadan önce bir benzin istasyonunda atıştırmalık raflarını da inceleyen ekip, daha sonra Rize’yi teğet geçerek iç kesimlere ve dağ yollarına yöneldi.</p>

<p>Yolculuğun amaçlarından biri kısa süreli bir off-road deneyimi yaşamaktı. Haziran ayının ortasında yaylalara yönelen ekip, bazı yolların kar nedeniyle kapalı olduğunu gördü. Ülker’in aktardığına göre yolların bazı bölümlerinde araç yüksekliğine ulaşan buz tabakaları bulunuyordu. Yaylalara geçiş mümkün olmayınca ekip ilk rotasına dönerek Derebaşı’na yöneldi.</p>

<h3>2 BİN 330 METREDEKİ DEREBAŞI VİRAJLARINDAN GEÇTİ</h3>

<p>Bayburt-Trabzon güzergâhındaki Derebaşı virajları, yolculuğun dikkat çeken bölümlerinden birini oluşturdu. Bayburt Valiliğinin aktardığı bilgilere göre 2 bin 330 metre rakımda bulunan yol, 1916 yılında Rus işgali döneminde yöre halkının kazma ve kürek kullanarak yaptığı çalışmalarla inşa edildi.</p>

<p><img alt="Murat Ülker Bayburt Gezisi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/murat-ulker-bayburt-gezisi-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Toplam 13 keskin virajıyla bilinen yol, 2016 yılında “dünyanın en tehlikeli yolu” olarak anılan rotalar arasına girdi. Tarihi ve doğal yapısıyla öne çıkan güzergâh aynı zamanda bölge açısından stratejik ve kültürel önem taşıyor.</p>

<p>Ülker, yolculuğu sırasında Derebaşı’nda karşılıklı trafik akışıyla karşılaştığını ve özellikle farklı ülkelerden motosikletlilerin rotayı kullandığını aktardı. Yolculuk sırasında motosikletlilerle selamlaşıp sohbet eden Ülker, bazı ziyaretçilerin fotoğraflarını da çekti. Yolun gölgede kalan kenarlarında haziran ayına rağmen insan boyuna ulaşan buzlaşmış kar kütlelerinin bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Ülker, gördüğü karları gençlik yıllarında Toroslar’daki gezileriyle de ilişkilendirdi. Obruklarda yaz boyunca erimeden kalan karların bakraçlara konularak “karlı buz” şeklinde tüketildiğini ve kendisinin de gençlik döneminde bunlardan yediğini anlattı.</p>

<h3>DEREBAŞI’NIN TEPESİNDE SUCUKLU MENEMEN MOLASI</h3>

<p>Derebaşı’nın tepesine ulaşıldığında Bayburt’a yaklaşık 40 kilometrelik yol kalmıştı. Yolculuk sırasında ekibe TransAnatolia ekibi rehberlik etti. Ülker ve beraberindekiler tepede sucuklu menemen, ekşi maya köy ekmeği ve çaydan oluşan bir mola verdi.</p>

<p>Bayburt şehir merkezine ulaşıldığında ise öğle yemeğinde yöresel mutfaktan farklı lezzetler denendi. Lor peyniriyle hazırlanan iç harcın yapraklara sarılması ve yoğurtla servis edilmesiyle yapılan lor dolması bunlardan biri oldu.</p>

<p>Ülker ayrıca tandır ekmeği, yeşil mercimek, yoğurt ve tereyağıyla hazırlanan galacoş ile ince dilimlenmiş etin kendine özgü baharatlarla hazırlanmasıyla yapılan Bayburt dönerini tattı.</p>

<h3>BUZUL GÖLLERİNE KAR ENGELİ</h3>

<p>Öğle yemeğinin ardından ekip doğrudan müzeye gitmek yerine yeniden dağ yollarına yöneldi. Ülker’in amacı bölgedeki buzul göllerini görmekti ancak farklı güzergâhlardan yapılan geçiş denemelerinde kar nedeniyle ilerlemek mümkün olmadı.</p>

<p>Dağlarda geçirilen sürede Çoruh Nehri’nin oluşumu da gözlemlendi. Ülker, Çoruh’un tek bir kaynaktan çıkmadığını, dağlardan doğan küçük derelerin birleşmesiyle oluştuğunu aktardı. Yolculuk sırasında alabalık avlayan ve köy kahvelerinde vakit geçiren bölge sakinleriyle karşılaşıldı ve selamlaşıldı.</p>

<h3>BAKSI KÖYÜNDE 80 HANEDE 480 KİŞİ YAŞIYOR</h3>

<p>Ekip akşam olmadan Baksı Müzesi’ne ulaştı ancak Baksı köyünü ziyaret edemedi. Ülker’in paylaştığı bilgilere göre köyde 80 hanede 480 kişi yaşıyor. Bayburt ve çevresinin dikkat çeken sosyolojik özelliklerinden biri ise bölgeden yaşanan yoğun göç olarak gösteriliyor.</p>

<p><img alt="Murat Ülker Bayburt Gezisi (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/murat-ulker-bayburt-gezisi-6.jpg" width="1280" /></p>

<p>Göç nedeniyle çömlekçilik ve dokumacılık başta olmak üzere yöreye özgü bazı el sanatları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Baksı Müzesi’nin kuruluş felsefesinde de kaybolan gelenekleri ve unutulan değerleri korumak, tersine göçü teşvik etmek, kültür turizmi aracılığıyla istihdam oluşturmak ve gelenek ile gelecek arasında bağ kurmak amaçları yer alıyor.</p>

<h3>KADIN İSTİHDAMI VE ÇOCUKLARA BURS DESTEĞİ</h3>

<p>Baksı Müzesi’nin faaliyetleri sanat eserlerinin sergilenmesiyle sınırlı değil. Bölgede yürütülen kadın istihdamı projeleri, müzenin yerel halka yönelik çalışmalarının önemli bölümlerinden birini oluşturuyor.</p>

<p>Bölgedeki özel yetenekli çocuklara eğitim ve burs desteği de sağlanıyor. Kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması ve çocukların eğitimine katkı sunulması, müzenin bölgeyle kurduğu sosyal bağ kapsamında yürütülen çalışmalar arasında bulunuyor.</p>

<h3>YETER YILDIRIM VE ÖZKAN TARHAN’IN ESERLERİNİ İSTANBUL’A ALDIRDI</h3>

<p>Müzenin koleksiyonunu inceleyen Murat Ülker’in dikkatini çeken eserler arasında Yeter Yıldırım’ın “Yanağımdaki İz” adlı çalışması yer aldı. Pişmiş topraktan yapılan 2005 tarihli eser 22 x 14,5 x 16 santimetre ölçülerinde.</p>

<p><img alt="Murat Ülker Bayburt Gezisi (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/murat-ulker-bayburt-gezisi-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ülker’in beğendiği bir diğer çalışma Özkan Tarhan’ın “İsyan” adlı eseri oldu. 2026 tarihli, karışık teknikle hazırlanan eser 52 x 19 santimetre ölçülerinde. Ülker, Yeter Yıldırım’ın “Yanağımdaki İz” ve Özkan Tarhan’ın “İsyan” eserlerini beğendiğini ve İstanbul’a aldırdığını açıkladı.</p>

<p><img alt="99 3Kle" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/99-3kle.webp" width="820" /></p>

<h3>İRFAN ÖNÜRMEN’İN “KAPSAM DIŞI” SERGİSİNİ GEZDİ</h3>

<p>Ülker’in Baksı Müzesi’ni ziyaret ettiği dönemde müze, çağdaş sanatçı İrfan Önürmen’in “Kapsam Dışı” adlı sergisine ev sahipliği yapıyordu. Sergi 3 Temmuz’da sona erdi.</p>

<p>Sergideki çalışmalar sosyolojik olgulardan hareket ederken mistik, psikolojik ve dolaylı etnografik referansları bir araya getiriyordu. Çalışmaların önemli bölümü Önürmen’in atölye deneyimlerinden besleniyordu.</p>

<p>İrfan Önürmen, sergiyle ilgili açıklamasında atölyelerin üretimlerin hem ipuçlarını hem de tortularını barındırdığını belirterek, söz konusu izleri müze mekânına taşıdığını ifade etti. Önürmen ayrıca yeni deneyimin imgeleminin mekân içinde genişlediğini ve derinleştiğini görmesini sağladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>OTO-KAM ÇAMLICA KAMPÜSÜNE TAŞINDI</h3>

<p>Ülker’in sergide dikkatini çeken eserlerin başında İrfan Önürmen’in “OTO-KAM” adlı hareketli yerleştirmesi geldi. Tül üzerine akrilik, ahşap panel ve motor düzenek kullanılarak hazırlanan çalışma 230 x 220 x 40 santimetre ölçülerinde.</p>

<p><img alt="99 9Sro" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/99-9sro.webp" width="820" /></p>

<p>Çalışma, sembolik yapısıyla dijitalleşmiş ruhani bir rehber olarak yorumlanıyor. Eserin odağında insanın akıl ve mantık ile sezgi ve içgüdü arasındaki gerilimde kendi içsel dengesini araması yer alıyor. Ülker, eseri beğendiğini belirterek çalışmanın Çamlıca kampüsünde sergilendiğini aktardı.</p>

<h3>“KARŞIDAN KARŞIYA GEÇEN ÇİFT” VE PENTÜL SERİSİ</h3>

<p>Ülker’in dikkatini çeken bir başka İrfan Önürmen çalışması “Karşıdan Karşıya Geçen Çift” oldu. 2022 tarihli eser tül kullanılarak hazırlandı ve 175,3 x 136 santimetre ölçülerinde.</p>

<p>Pentül Serisi’ndeki iki çalışma da Ülker’in incelediği eserler arasında yer aldı. “Pentül Serisi II No. 15” adlı, at figürünün yer aldığı çalışma tül katman üzerine akrilik tekniğiyle 60 x 46 santimetre ölçülerinde hazırlandı. “Pentül Serisi II No. 16” adlı çalışma ise 46 x 60 santimetre ölçülerinde ve diyalog temasını taşıyor. Her iki eser de 2026 tarihli.</p>

<p><img alt="99 Bcvv" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/99-bcvv.webp" width="820" /></p>

<p>Ülker, son iki çalışmayı Çamlıca kampüsünde sergilenmeleri nedeniyle kendisinin adlandırdığını belirtti. Yazısında İrfan Önürmen, Yeter Yıldırım ve Özkan Tarhan’ın çalışmalarına da yer verdi.</p>

<h3>BAYBURT’TAN İSPİR ÜZERİNDEN ERZURUM’A</h3>

<p>Baksı Müzesi ziyaretinin ardından ekip ertesi gün öğleden önce yeniden yola çıktı. Plan, İspir üzerinden Erzurum’a ulaşmak, burada gecelemek ve ertesi sabah İstanbul’a dönerek ofise geçmekti.</p>

<p>Yolculuğun İspir durağında kuru fasulye yenildi. Ülker, İspir’de bulundukları sırada belediye başkanının da eşi ve çocuğuyla kendilerine katıldığını aktardı.</p>

<h3>TORTUM ŞELALESİ VE ENGÜZEKKAPI KALESİ’NE UĞRADI</h3>

<p>Erzurum yolunda iki ayrı durak daha yapıldı. İlk durak Tortum Şelalesi oldu. Ülker ve beraberindekiler şelaleyi ziyaret ettikten sonra rotalarını Engüzekkapı Kalesi’ne çevirdi.</p>

<p>Ülker’in aktardığı bilgilere göre Engüzekkapı Kalesi eski bir Gürcü kalesi. Stratejik bir konumda bulunan kaleye araç yoluyla ulaşılabiliyor. Ziyaret sırasında kalenin çevresinde gelincik çiçeklerinin açtığını gören Ülker, çiçeklerin fotoğraflarını çekti.</p>

<p>Ülker, gelinciklerin kendisine hayatını kaybeden babasını hatırlattığını da yazısında anlattı. Babasının her ilkbaharda yol kenarlarında açan gelincikleri kendisine gösterdiğini, gelinciklerin ardından papatyaların çıktığını ve birlikte papatyalardan demet yaptıklarını aktardı.</p>

<p><img alt="Murat Ülker Bayburt Gezisi (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://gaste24com.teimg.com/gaste24-com/uploads/2026/09/murat-ulker-bayburt-gezisi-7.jpg" width="1280" /></p>

<h3>HAHO ÇAYI BOYUNCA BAĞBAŞI CAMİSİ’NE GİTTİ</h3>

<p>Erzurum’a doğru ilerleyen ekip yol üzerinde gördüğü bir tabela üzerine yeniden güzergâh değiştirdi. Kırmızı, eski model bir Şahin otomobilin peşinden Haho Çayı boyunca ilerleyen ekip Bağbaşı Camisi’ne ulaştı.</p>

<p>Ülker’in aktardığına göre yapı yaklaşık 1000 yılında inşa edilmiş bir Gürcü manastırından camiye dönüştürüldü. Cami iki vakit arasında kapalı olduğu için ekip yapının içini ziyaret edemedi. Ülker ve beraberindekiler yapıyı dışarıdan inceleyerek fotoğraf çekti.</p>

<h3>YOLCULUĞUN SON DURAĞI ERZURUM OLDU</h3>

<p>Bayburt’tan başlayarak İspir ve çevresindeki duraklarla devam eden yolculuğun son noktası Erzurum oldu. Ülker, kentle ilgili izlenimlerini aktarırken geçmişte Antep için kullanılan “Doğu’nun Paris’i” benzetmesine atıfta bulunarak Erzurum’u Almanya’ya benzetti.</p>

<p>Ülker ve beraberindekiler Erzurum’da Polat Otel’de konakladı. Yolculuğunun son bölümünde havalimanı salonlarının yatırıma ihtiyaç duyduğunu belirten Ülker, daha sonra İstanbul’a dönüş planını sürdürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/murat-ulkerin-bayburt-rotasi-baksi-muzesinden-derebasi-virajlarina-uzanan-yolculuk</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 21:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/murat-ulker-bayburt-gezisi-2.jpg" type="image/jpeg" length="24365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Senenin Yıldızları ödülleri 18’inci kez sahiplerini bulacak]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/senenin-yildizlari-odulleri-18inci-kez-sahiplerini-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/senenin-yildizlari-odulleri-18inci-kez-sahiplerini-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding ve şirketlerinde çalışanların fikir, proje ve başarılarının ödüllendirileceği “Senenin Yıldızları” töreninin 18’incisi 15 Eylül’de gerçekleştirilecek. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, organizasyona ilişkin paylaşımında “İş hayatında hep yeni hedeflere koşuyoruz” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding ve bünyesindeki şirketlerde görev yapan çalışanların ödüllendirildiği “Senenin Yıldızları” organizasyonu 18’inci kez düzenlenecek. Türkiye başta olmak üzere Çin, İngiltere, Suudi Arabistan, Mısır, Avustralya, Hollanda, Belçika, Fransa, Romanya ve Nijerya gibi farklı ülkelerde faaliyet gösteren holding ve şirketlerinin çalışanlarını kapsayan organizasyon, 15 Eylül’de gerçekleştirilecek.</p>

<p>Her yıl Yıldız Holding ailesi bünyesinde ortaya konulan fikirlerin, projelerin ve elde edilen başarıların öne çıkarıldığı törende, söz konusu çalışmaların arkasındaki çalışanlara ödülleri verilecek. Organizasyonun 18’inci yılı dolayısıyla Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker de sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak hem geçmiş yıllardaki sürece hem de 15 Eylül’de yapılacak yeni buluşmaya ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>SENENİN YILDIZLARI 18’İNCİ KEZ DÜZENLENECEK</h3>

<p>Yıldız Holding’in çalışanlarını ödüllendirmek amacıyla gerçekleştirdiği Senenin Yıldızları, 18’inci yılında yeniden holding bünyesindeki farklı ülkelerden çalışanları bir araya getirecek. Organizasyonda çalışanların geliştirdiği fikirler, hayata geçirdiği projeler ve elde ettiği başarılar değerlendirilecek, çalışmaların arkasındaki isimler ödüllendirilecek.</p>

<p>Etkinlik, Yıldız Holding ve şirketlerinin faaliyet gösterdiği geniş coğrafyayı da kapsıyor. Türkiye’nin yanı sıra Çin, İngiltere, Suudi Arabistan, Mısır, Avustralya, Hollanda, Belçika, Fransa, Romanya ve Nijerya gibi ülkelerde çalışan Yıldız Holding mensupları organizasyon kapsamında yer alacak.</p>

<h3>MURAT ÜLKER’DEN 18’İNCİ YIL MESAJI</h3>

<p>Senenin Yıldızları’nın 18’incisi öncesinde açıklama yapan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, organizasyonun ilk düzenlendiği dönemden bugüne geçirdiği değişime dikkat çekti. Ülker, yıllar içinde etkinliğin büyüdüğünü, geliştiğini ve global bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.</p>

<p>Ülker paylaşımında, “Dile kolay, 18 sene… İlk günden bugüne bu buluşmanın nasıl büyüdüğünü, geliştiğini ve zaman içinde global bir yapıya kavuştuğunu görmek benim için büyük bir mutluluk” ifadelerine yer verdi.</p>

<h3>“İŞ HAYATINDA HEP YENİ HEDEFLERE KOŞUYORUZ”</h3>

<p>Murat Ülker, iş hayatında sürekli yeni hedeflerin bulunduğunu belirtirken elde edilen başarıların da zaman zaman birlikte kutlanması gerektiğini söyledi. Emeğin takdir edilmesinin önemine değinen Ülker, başarının paylaşılmasının Yıldız Holding’in “Mutlu Et Mutlu Ol” anlayışının bir parçası olduğunu aktardı.</p>

<p>Ülker, “İş hayatında hep yeni hedeflere koşuyoruz. Ama bazen durup elde ettiğimiz başarıların keyfini çıkarmak, emeği takdir etmek ve hep birlikte kutlamak da lazım. Çünkü başarı paylaştıkça güzelleşiyor. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızın en güzel taraflarından biri de bu bana göre” dedi.</p>

<h3>FARKLI ÜLKELERDEN FİKİR VE PROJELER ÖDÜLLENDİRİLECEK</h3>

<p>Organizasyonun uluslararası yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Murat Ülker, her yıl dünyanın farklı noktalarında çalışan Yıldız Holding mensuplarının geliştirdiği fikirleri, projeleri ve başarıları gördüklerini belirtti. Söz konusu çalışmaların arkasındaki çalışanların Senenin Yıldızları kapsamında birlikte alkışlandığını kaydetti.</p>

<p>Ülker, “Her yıl dünyanın farklı yerlerinden Yıldız Holding ailesinin ortaya koyduğu fikirleri, projeleri ve başarıları görüyor, bunların arkasındaki arkadaşlarımızı hep birlikte alkışlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GEÇEN YILIN GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI</h3>

<p>Murat Ülker, 18’inci Senenin Yıldızları öncesindeki paylaşımında geçen yıl gerçekleştirilen organizasyondan görüntülerin yer aldığı bir videoya da yer verdi. Ülker, söz konusu videonun önceki yıl düzenlenen Senenin Yıldızları organizasyonundan bir hatıra olarak kalmasını istediğini belirtti.</p>

<p>Ülker paylaşımında, “Paylaştığım video geçtiğimiz yılki Senenin Yıldızları’ndan… O güzel günün hatırası, hoş bir sada olarak kalsın. Şimdi önümüzde yeni başarılar, yeni hikayeler ve alkışlayacağımız yeni yıldızlar var” dedi.</p>

<h3>15 EYLÜL’DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK</h3>

<p>Senenin Yıldızları’nın 18’inci buluşması 15 Eylül’de gerçekleştirilecek. Murat Ülker de açıklamasının sonunda bu yıl ödül alacak isimlere ilişkin merakını dile getirerek organizasyonun tarihini yeniden hatırlattı.</p>

<p>Ülker, “Bakalım bu senenin yıldızları kimler olacak? 15 Eylül’de 18. Senenin Yıldızları’nda buluşuyoruz” ifadeleriyle paylaşımını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/senenin-yildizlari-odulleri-18inci-kez-sahiplerini-bulacak</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/murat-ulker-18.jpg" type="image/jpeg" length="10092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustosta en yüksek aylık reel getiri külçe altında oldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/agustosta-en-yuksek-aylik-reel-getiri-kulce-altinda-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/agustosta-en-yuksek-aylik-reel-getiri-kulce-altinda-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun ağustos ayına ilişkin finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları verilerine göre, aylık bazda en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,17, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, finansal yatırım araçlarının ağustos ayındaki reel getiri performansını açıkladı. Verilere göre külçe altın, aylık değerlendirmede hem yurt içi üretici fiyat endeksi hem de tüketici fiyat endeksi ile indirgendiğinde en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu. Üç aylık dönemde devlet iç borçlanma senetleri, altı aylık dönemde mevduat faizi, yıllık değerlendirmede ise yeniden külçe altın ilk sırada yer aldı.</p>

<h3>KÜLÇE ALTIN AYLIKTA EN YÜKSEK REEL GETİRİYİ SAĞLADI</h3>

<p>Ağustos ayında aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 oranlarıyla külçe altında görüldü. Külçe altın, her iki enflasyon göstergesine göre yapılan hesaplamada da yatırım araçları arasında ilk sıraya yerleşti.</p>

<p>Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde devlet iç borçlanma senetleri yüzde 0,66, euro yüzde 0,61 ve mevduat faizi yüzde 0,33 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Aynı değerlendirmede dolar yüzde 0,86, BIST 100 endeksi ise yüzde 1,83 oranında reel kayıp yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜFE HESABINDA DİBS YÜZDE 1,38 KAZANDIRDI</h3>

<p>TÜFE ile indirgendiğinde devlet iç borçlanma senetleri yüzde 1,38 oranında reel getiri sağladı. Euro yüzde 1,34, mevduat faizi ise yüzde 1,05 oranında yatırımcısına reel kazanç sundu.</p>

<p>Aynı dönemde dolar yüzde 0,15 oranında, BIST 100 endeksi ise yüzde 1,13 oranında yatırımcısına reel kayıp yaşattı.</p>

<h3>ÜÇ AYLIK DÖNEMDE DİBS İLK SIRADA YER ALDI</h3>

<p>Üç aylık değerlendirmede en yüksek reel getiri devlet iç borçlanma senetlerinde gerçekleşti. DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,77 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı.</p>

<p>Aynı dönemde en fazla reel kayıp BIST 100 endeksinde görüldü. BIST 100, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,98 oranında yatırımcısına kaybettirdi.</p>

<h3>ALTI AYLIK DÖNEMİN KAZANDIRANI MEVDUAT FAİZİ OLDU</h3>

<p>Altı aylık değerlendirmeye göre mevduat faizi brüt olarak Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,19, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,87 oranında reel getiri sağladı. Mevduat faizi, söz konusu dönemde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu.</p>

<p>Külçe altın ise altı aylık değerlendirmede en fazla reel kayıp yaşatan yatırım aracı olarak hesaplandı. Altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 18,01 oranında yatırımcısına reel kayıp yaşattı.</p>

<h3>YILLIKTA EN YÜKSEK REEL GETİRİ KÜLÇE ALTINDA</h3>

<p>Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın yeniden ilk sırada yer aldı. Altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,49 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı.</p>

<p>Yİ-ÜFE ile yapılan yıllık hesaplamada devlet iç borçlanma senetleri yüzde 4,21, mevduat faizi brüt olarak yüzde 3,35 oranında reel getiri sağladı. BIST 100 endeksi yüzde 0,20, dolar yüzde 8,36, euro ise yüzde 8,68 oranında reel kayıp yaşattı.</p>

<h3>TÜFE HESABINDA EURO YILLIKTA EN FAZLA KAYBETTİREN ARAÇ OLDU</h3>

<p>TÜFE ile indirgendiğinde devlet iç borçlanma senetleri yüzde 1,39, mevduat faizi ise brüt yüzde 0,56 oranında yıllık reel getiri sağladı.</p>

<p>Aynı değerlendirmede BIST 100 endeksi yüzde 2,90, dolar yüzde 10,84, euro ise yüzde 11,16 oranında reel kayıp yaşattı. Böylece yıllık TÜFE hesaplamasında incelenen yatırım araçları arasında en yüksek reel kayıp euroda gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/agustosta-en-yuksek-aylik-reel-getiri-kulce-altinda-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2025/10/altin-fiyatlari-ceyrek-altin.jpg" type="image/jpeg" length="86011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[McVitie’s Çin’de yerel üretim ve Çin’e özel ürünlerle büyüyecek]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/mcvities-cinde-yerel-uretim-ve-cine-ozel-urunlerle-buyuyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/mcvities-cinde-yerel-uretim-ve-cine-ozel-urunlerle-buyuyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding bünyesinde yer alan pladis, McVitie’s markasının Çin’deki büyüme stratejisini yerel üretim, Çinli tüketicilere özel tatlar ve dijital satış kanalları üzerine kurdu. Şirket, ağustos ayında Şanghay ve Guangzhou’da McVitie’s Flipz serisini piyasaya sürecek. Çin’de üretilen ürünler matcha-bal, limonlu Bask cheesecake ve çikolata-fındık aromalarıyla satışa çıkacak. Dağıtımın 2027’de diğer Çin şehirlerine genişletilmesi planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>McVitie’s, sahibi pladis’in markayı küresel ölçekte 1 milyar sterlin değerinde bir markaya dönüştürme hedefi kapsamında Çin’deki büyüme planlarını genişletiyor. Çin’de halihazırda sınırlı miktarda McVitie’s bisküvisi satılırken şirket, yeni dönemde Avrupa’daki mevcut ürünleri Çin’e ihraç etmek yerine Çinli tüketiciler için yerel olarak geliştirilen ve ülkede üretilen atıştırmalıklara ağırlık verecek.</p>

<p>Edinburgh’da kurulan McVitie’s, İngiltere ve İrlanda’da özellikle Digestive bisküvileriyle tanınıyor. Pladis ise markanın gelecekteki uluslararası büyümesinin yalnızca geleneksel bisküvi kategorisinden gelmeyeceğini, farklı atıştırmalık formatlarının ve yerel tüketim alışkanlıklarına göre geliştirilen ürünlerin büyümede daha fazla rol oynayacağını belirtiyor. Şirketin Suudi Arabistan ve Mısır’da satışa sunduğu McVitie’s Joy serisi de markanın farklı ürün formatlarına ve tüketim anlarına uyarlanmasına yönelik stratejinin örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<h3>ÇİN MCVITIE’S İÇİN EN BÜYÜK UZUN VADELİ FIRSATLARDAN BİRİ</h3>

<p>Pladis, Çin’i McVitie’s markasının uzun vadeli büyümesi açısından en önemli pazarlardan biri olarak değerlendiriyor. Şirket, stratejinin ilk önemli adımı kapsamında Çin için özel olarak geliştirilen McVitie’s Flipz serisini ağustos ayında piyasaya sunacak.</p>

<p>Ürünler doğrudan Çin pazarı için geliştirildi ve pladis tarafından onaylanan yerel bir üretici aracılığıyla Çin’de üretilecek. Şirket böylece ürün geliştirme, üretim, dağıtım ve pazarlama süreçlerini yerel tüketim alışkanlıkları etrafında şekillendirmeyi hedefliyor.</p>

<h3>İLK SATIŞ NOKTALARI ŞANGHAY VE GUANGZHOU OLACAK</h3>

<p>McVitie’s Flipz serisi ilk aşamada Şanghay ve Guangzhou’da satışa çıkacak. Yeni seri, McVitie’s markasını Flipz’in çikolata kaplı pretzel formatıyla bir araya getiriyor.</p>

<p>Pladis, ürünleri Çin’in farklı damak zevklerine uyarlarken yalnızca aroma tercihlerine değil, porsiyon büyüklüğüne de odaklandı. Yeni McVitie’s Flipz ürünleri Çin’deki atıştırmalık tüketim alışkanlıklarına uygun şekilde daha küçük ve tek lokmalık boyutlarda geliştirildi.</p>

<h3>ÜÇ FARKLI LEZZETLE PİYASAYA ÇIKACAK</h3>

<p>Çin pazarı için hazırlanan McVitie’s Flipz serisinde üç farklı lezzet bulunacak. İlk ürünler matcha ve bal, limonlu Bask cheesecake ile çikolata ve fındık aromalarında satışa sunulacak.</p>

<p>Pladis, ürün geliştirme sürecinde Avrupa’daki mevcut seçenekleri doğrudan Çin’e taşımak yerine ürünlerin aromalarını, porsiyon büyüklüklerini, üretim yöntemlerini ve satış kanallarını Çinli tüketicilerin alışveriş ve tüketim alışkanlıklarına göre yeniden oluşturdu.</p>

<h3>TMALL, JD.COM VE DOUYIN ÜZERİNDEN SATILACAK</h3>

<p>McVitie’s Flipz serisinin Çin’deki büyüme stratejisinin önemli bölümlerinden birini e-ticaret kanalları oluşturacak. Ürünler Tmall, JD.com ve Douyin gibi büyük dijital platformlar üzerinden tüketicilere ulaştırılacak.</p>

<p>Fiziksel perakende tarafında da geniş bir dağıtım ağı oluşturulacak. McVitie’s Flipz ürünlerinin seçili Costco, Metro, RT-Mart, Yonghui, Lawson ve FamilyMart mağazalarında satışa sunulması planlanıyor.</p>

<p>Şirketin dijital ve fiziksel satış kanallarını birlikte kullanması, Çin’de özellikle büyük şehirlerde değişen alışveriş alışkanlıklarına yönelik stratejinin bir parçası olarak konumlanıyor.</p>

<h3>GODIVA’NIN ÇİN TECRÜBESİNDEN YARARLANILIYOR</h3>

<p>Pladis, premium çikolata markası GODIVA aracılığıyla Çin pazarında halihazırda faaliyet gösteriyor. GODIVA’nın ülkedeki varlığı şirkete Çin’in perakende sistemi, e-ticaret altyapısı, tüketici davranışları ve pazar eğilimleri konusunda deneyim sağladı.</p>

<p>Pladis, GODIVA üzerinden edinilen pazar bilgisinin McVitie’s için oluşturulan Çin stratejisinin şekillenmesinde kullanıldığını belirtiyor. McVitie’s ise GODIVA’dan ayrı olarak kendi ürün kategorisi, hedef tüketici kitlesi ve marka konumlandırması üzerinden geliştirilecek.</p>

<h3>DAVID MURRAY: BÜYÜMENİN SONRAKİ AŞAMASI YALNIZCA BİSKÜVİLERDEN GELMEYECEK</h3>

<p>Pladis Ticari İşler Direktörü David Murray, McVitie’s markasının uluslararası büyüme planlarını değerlendirirken markanın gelecekte daha geniş bir atıştırmalık kategorisinde yer alacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Murray, McVitie’s’in bisküvileriyle tanınmasına rağmen büyümenin sonraki aşamasının yalnızca bisküvilerden oluşmayacağını belirtti. Uluslararası genişleme kapsamında McVitie’s markasının yeni ürünler ve farklı formatlarla yeni tüketici gruplarına ulaşmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<h3>ÇİN STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE YEREL TÜKETİCİ VAR</h3>

<p>David Murray, Çin’in dünyanın en dikkat çeken atıştırmalık pazarlarından biri olduğunu belirtirken McVitie’s Flipz serisinin yerel damak zevkleri ve alışveriş alışkanlıkları doğrultusunda geliştirildiğini aktardı.</p>

<p>Murray, şirketin uzun vadeli başarının başka pazarlarda başarılı olan ürünleri yalnızca ihraç etmekten değil, tüketicilerin ne istediğini anlamaktan geçtiğine inandığını söyledi. Çin’in McVitie’s markasının yeni büyüme döneminde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Murray, şirketin hazırlık aşamasında olan başka pazar ve ürünlerinin de bulunduğunu açıkladı.</p>

<h3>PLADIS ASYA-PASİFİK YÖNETİMİ ÇİN’İN STRATEJİK ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Pladis Asya-Pasifik Genel Müdürü Manoj Loya da Çin’i şirket açısından stratejik öneme sahip bir pazar olarak tanımladı. Loya, ülkede dünyanın en büyük ve en dinamik atıştırmalık tüketici gruplarından birinin bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Çinli tüketicilerin yeni tatlara, ürün formatlarına ve dijital alışveriş kanallarına yoğun ilgi gösterdiğini belirten Loya, söz konusu özelliklerin Çin’i McVitie’s’in büyümesinin yeni aşamasını oluşturmak için uygun pazarlardan biri haline getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Loya, McVitie’s Flipz’in en başından itibaren Çin pazarı dikkate alınarak geliştirildiğini, ürünlerin yerel tatlar, yerel satış kanalları ve yerel atıştırmalık alışkanlıkları temelinde oluşturulduğunu kaydetti. Stratejinin hem McVitie’s hem de pladis’in Asya’daki büyümesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti.</p>

<h3>ÇİN’DE TATLI BİSKÜVİ PAZARI 5 MİLYAR STERLİN BÜYÜKLÜĞÜNDE</h3>

<p>Pladis’in paylaştığı verilere göre Çin’deki tatlı bisküvi pazarının büyüklüğü yaklaşık 5 milyar sterlin seviyesinde bulunuyor. Pazar son 10 yılda yıllık bileşik ortalama yüzde 5,6 büyüme kaydetti.</p>

<p>Çin, ABD ve Brezilya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü bisküvi pazarı konumunda bulunuyor. Söz konusu ölçek, pladis açısından McVitie’s’in uluslararası marka bilinirliğinin yerel ürün geliştirme stratejisiyle birleştirilebileceği önemli bir büyüme alanı olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>PLADIS ÇİN’İ “WHITE SPACE” BÜYÜME ALANI OLARAK GÖRÜYOR</h3>

<p>Pladis, Çin’i McVitie’s açısından henüz yeterince değerlendirilmemiş bir “white space” büyüme alanı olarak tanımlıyor. Şirket, büyük ölçekli tüketici tabanı ile markanın mevcut uluslararası bilinirliğinin Çin’e özel ürünler, yerel dağıtım kanalları ve tüketim alışkanlıklarıyla bir araya getirilebileceğini düşünüyor.</p>

<p>Stratejinin merkezinde McVitie’s’in Çin’de yalnızca ithal İngiliz bisküvileri satan bir marka olarak konumlanmaması yer alıyor. Pladis, markayı Çin’de ürün geliştiren, yerel üretim yapan ve farklı atıştırmalık kategorilerine giren bir marka haline getirmeyi planlıyor.</p>

<h3>DAĞITIM 2027’DE DİĞER ÇİN ŞEHİRLERİNE GENİŞLEYECEK</h3>

<p>McVitie’s Flipz serisinin ilk aşamadaki dağıtımı Şanghay ve Guangzhou’ya odaklanacak. Şirket, ilk dönemde elde edilecek sonuçların ardından 2027 yılında dağıtımı Çin’in diğer şehirlerine genişletmeyi planlıyor.</p>

<p>Pladis’in Çin stratejisi, McVitie’s’in küresel ölçekte büyütülmesine yönelik daha geniş planın parçalarından birini oluşturuyor. Şirket, yerel ürün geliştirme modelini farklı pazarlardaki tüketici davranışlarına göre uygulayarak McVitie’s’i geleneksel bisküvi kategorisinin ötesinde daha geniş bir atıştırmalık markasına dönüştürmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/mcvities-cinde-yerel-uretim-ve-cine-ozel-urunlerle-buyuyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/mcvities.jpg" type="image/jpeg" length="86277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Holding’de üst düzey atama: İç Denetim Lideri Özge Aşcıoğlu oldu]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-ic-denetim-lideri-ozge-ascioglu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-ic-denetim-lideri-ozge-ascioglu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding’de İç Denetim Lideri (Chief Audit Officer) görevine, iç denetim, risk yönetimi, uyum ve kurumsal yönetişim alanlarında yaklaşık 30 yıllık uluslararası deneyime sahip Özge Aşcıoğlu atandı. Aşcıoğlu, yeni görevinde Holding’in iç denetim faaliyetlerine teknoloji ve veri odaklı yaklaşımla liderlik edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding’de üst düzey atama gerçekleştirildi. Holding’in İç Denetim Lideri (Chief Audit Officer) görevine Özge Aşcıoğlu getirildi.</p>

<p>İç denetim, risk yönetimi, uyum ve kurumsal yönetişim alanlarında uzun yıllara dayanan uluslararası deneyime sahip olan Aşcıoğlu, yeni görevinde Yıldız Holding’in iç denetim faaliyetlerinden sorumlu olacak. Aşcıoğlu’nun görevi kapsamında teknoloji ve veri odaklı bir yaklaşım benimsenmesi planlanıyor.</p>

<h3>TEKNOLOJİ VE VERİ ODAKLI İÇ DENETİM YAKLAŞIMINA LİDERLİK EDECEK</h3>

<p>Özge Aşcıoğlu, Yıldız Holding bünyesindeki iç denetim faaliyetlerine teknoloji ve veri odaklı yaklaşımla liderlik edecek. Yeni görev kapsamında kurumsal yönetişim yapısının güçlendirilmesi ve iç denetim süreçlerinin etkinliğinin geliştirilmesi üzerinde çalışacak.</p>

<p>Aşcıoğlu’nun sorumlulukları arasında iç denetim fonksiyonlarının organizasyona sağladığı katma değerin artırılmasına katkıda bulunmak da yer alıyor. Atamayla birlikte Holding’in iç denetim süreçlerinde teknoloji, veri kullanımı ve kurumsal yönetişim başlıklarının öne çıkması hedefleniyor.</p>

<h3>YAKLAŞIK 30 YILLIK ULUSLARARASI DENEYİME SAHİP</h3>

<p>Özge Aşcıoğlu, iç denetim, risk yönetimi, uyum ve kurumsal yönetişim alanlarında yaklaşık 30 yıllık uluslararası deneyime sahip. Kariyeri boyunca bankacılık, telekomünikasyon, enerji ve üretim sektörlerinde çeşitli üst düzey liderlik görevleri üstlendi.</p>

<p>Aşcıoğlu’nun çalışma hayatında Yapı Kredi, Citibank, Rabobank, Enerjisa ve Avea gibi şirketler yer aldı. Farklı sektörlerde yürüttüğü görevlerde iç denetim, risk yönetimi ve kurumsal kontrol süreçlerinde sorumluluk üstlendi.</p>

<h3>YILDIZ HOLDİNG ÖNCESİNDE TCC DUTCH HOLDINGS BV’DE GÖREV YAPTI</h3>

<p>Aşcıoğlu, Yıldız Holding’e katılmadan önce Hollanda merkezli TCC Dutch Holdings BV’de İç Denetim Lideri olarak görev yaptı. Söz konusu görev kapsamında iç denetim, risk yönetimi, uyum, iç kontrol ve yatırım inceleme fonksiyonlarının yönetimini üstlendi.</p>

<p>TCC Dutch Holdings BV bünyesinde Global İcra Kurulu ve Etik Komitesi üyeliği görevlerini de yürüten Aşcıoğlu, şirketin yönetişim ve denetim süreçlerinde görev aldı.</p>

<h3>ODTÜ MEZUNU, YÜKSEK LİSANSINI GAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDE TAMAMLADI</h3>

<p>Özge Aşcıoğlu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini ise Gazi Üniversitesi Uluslararası Ekonomi Bölümü’nde tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşcıoğlu ayrıca Harvard Business School’da liderlik ve kurumsal yönetim programlarına katıldı. İç denetim ve risk yönetimi alanlarında çok sayıda profesyonel sertifikaya sahip olan Aşcıoğlu, mesleki çalışmalarını farklı platformlarda da sürdürüyor.</p>

<h3>ULUSLARARASI YAYINLARA KATKI SAĞLIYOR</h3>

<p>Özge Aşcıoğlu, yöneticilik görevlerinin yanı sıra iç denetim alanındaki uluslararası yayınlara da katkıda bulunuyor. Mesleki bilgi ve deneyimini farklı yayın ve platformlarda paylaşan Aşcıoğlu, çeşitli meslek kuruluşlarında aktif görevler üstleniyor.</p>

<p>Yıldız Holding’de İç Denetim Lideri olarak göreve başlayan Aşcıoğlu, yeni dönemde Holding’in iç denetim, kurumsal yönetişim ve kontrol süreçlerinin geliştirilmesinden sorumlu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İş Dünyası</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/yildiz-holdingde-ust-duzey-atama-ic-denetim-lideri-ozge-ascioglu-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/1788777719-zge-a-c-o-lu-foto-raf.jpg" type="image/jpeg" length="96912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaşın külfetini biz çekiyoruz: Motorin 90 lirayı aştı]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/savasin-kulfetini-biz-cekiyoruz-motorin-90-lirayi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/savasin-kulfetini-biz-cekiyoruz-motorin-90-lirayi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yükselen gerilimin küresel enerji piyasalarına yansımasının ardından motorinin litre fiyatına 7,76 TL zam yapıldı. Artış 4 Eylül itibarıyla pompa fiyatlarına yansırken, Ankara ve İzmir’de motorinin litre fiyatı 90 TL seviyesinin üzerine çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında tırmanan gerilim ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının küresel piyasalarda yarattığı hareketlilik, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına da yansıdı. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre motorinin litre fiyatına 7,76 TL zam yapıldı ve yeni fiyatlar pompaya yansıdı.</p>

<p>Motorin fiyatındaki artış 3 Eylül Perşembe gününü 4 Eylül Cuma gününe bağlayan gece uygulanmaya başladı. Zam sonrası özellikle büyükşehirlerde motorinin litre fiyatı 90 TL seviyesine yaklaşırken, Ankara ve İzmir’de 90 TL sınırı aşıldı.</p>

<h3>MOTORİNE 7,76 TL ZAM YAPILDI</h3>

<p>Sektör kaynaklarının aktardığı bilgilere göre motorinin litre satış fiyatına 7,76 TL zam geldi. Yeni tarife gece yarısından itibaren akaryakıt istasyonlarının fiyat tabelalarına yansıdı.</p>

<p>Artışın ardından sürücülerin akaryakıt giderleri de belirgin şekilde yükseldi. Motorindeki fiyat değişimi, araç sahiplerinin bir depo için ödediği toplam tutarı da doğrudan etkiledi.</p>

<h3>50 LİTRELİK DEPO 388 TL DAHA PAHALIYA DOLUYOR</h3>

<p>Motorine yapılan 7,76 TL’lik zam, 50 litrelik bir deponun dolum maliyetini 388 TL artırdı. Zam öncesine göre aynı miktarda motorin almak isteyen bir sürücünün artık 388 TL daha fazla ödeme yapması gerekiyor.</p>

<p>Depo kapasitesi daha yüksek araçlarda ise toplam maliyet artışı daha da yükseliyor. Motorin kullanan otomobil, hafif ticari araç ve diğer araç gruplarında yeni fiyatlar doğrudan pompaya yansımış durumda.</p>

<h3>ANKARA VE İZMİR’DE MOTORİN 90 TL’Yİ AŞTI</h3>

<p>Zam sonrası motorinin litre fiyatı İstanbul Avrupa Yakası’nda 88,89 TL seviyesine yükseldi. İstanbul Anadolu Yakası’nda ise litre fiyatı 88,75 TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Ankara’da motorinin litre fiyatı 90,02 TL’ye, İzmir’de ise 90,29 TL’ye çıktı. Böylece motorin fiyatı Ankara ve İzmir’de 90 TL seviyesinin üzerine yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD-İRAN GERİLİMİ ENERJİ PİYASALARINI ETKİLİYOR</h3>

<p>ABD ile İran arasında artan gerilim, küresel enerji piyasalarında fiyatlamaları etkileyen başlıklardan biri haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla birlikte jeopolitik risklerin yeniden öne çıkması, petrol fiyatlarında oynaklığın artmasına neden oldu.</p>

<p>Türkiye’de akaryakıt fiyatları da uluslararası ürün fiyatları ve döviz kurundaki hareketlerden etkileniyor. Küresel piyasalardaki fiyat değişimleri, belirli hesaplama kriterlerinin ardından pompa fiyatlarına yansıtılıyor.</p>

<h3>AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?</h3>

<p>Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken öncelikle gümrüksüz rafineri fiyatı esas alınıyor. Gümrüksüz rafineri fiyatına Özel Tüketim Vergisi ile EPDK payı eklenerek KDV hariç rafineri satış fiyatı oluşturuluyor.</p>

<p>Gümrüksüz rafineri fiyatının belirlenmesinde Akdeniz-İtalyan piyasasında yayımlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ile günlük dolar kuru takip ediliyor. Belirli bir fiyat değişim farkının oluşması durumunda gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı yeniden hesaplanıyor ve değişiklik pompa fiyatlarına yansıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/savasin-kulfetini-biz-cekiyoruz-motorin-90-lirayi-asti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/03/akaryakit.jpg" type="image/jpeg" length="80882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Greenpeace Türkiye’den ŞOK Marketler’in domateslerine tam not]]></title>
      <link>https://www.gaste24.com/greenpeace-turkiyeden-sok-marketlerin-domateslerine-tam-not-sonuclari-murat-ulker-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaste24.com/greenpeace-turkiyeden-sok-marketlerin-domateslerine-tam-not-sonuclari-murat-ulker-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı pestisit araştırmasında ŞOK Marketler’den alınan domates örneklerinin hiçbirinde mevzuata aykırı pestisit kullanımına rastlanmadı. Araştırmanın ŞOK Marketler’e ilişkin sonuçlarını kamuoyuna duyuran pladis Yönetim Kurulu Başkanı ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, şirketin tarladan rafa uzanan kontrol ve analiz sürecinin ayrıntılarını paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Greenpeace Türkiye tarafından yayımlanan pestisit araştırmasında ŞOK Marketler’den alınan domates örneklerine ilişkin sonuçlar dikkat çekti. Araştırmada ŞOK Marketler’den temin edilen domates örneklerinin hiçbirinde mevzuata aykırı pestisit kullanımına rastlanmadı. Araştırmanın ŞOK Marketler’e ilişkin sonuçları, pladis Yönetim Kurulu Başkanı ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker tarafından kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Ülker, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Greenpeace Türkiye’nin araştırmasına değinirken ŞOK Marketler’in gıda güvenliği kapsamında yürüttüğü pestisit analizlerini de anlattı. Şirket bünyesinde laboratuvar analizlerinin zaten yapıldığını belirten Ülker, Greenpeace Türkiye’nin araştırmasından çıkan sonucu “Biz zaten laboratuar analizlerimizi yaptığımızı söylemiştik ama başkasından duymak da güzel” sözleriyle değerlendirdi.</p>

<h3>GREENPEACE TÜRKİYE’NİN ARAŞTIRMASINDA ŞOK DOMATESLERİNDE MEVZUATA AYKIRI PESTİSİT ÇIKMADI</h3>

<p>Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı pestisit araştırmasında farklı noktalardan temin edilen ürünler incelendi. Murat Ülker’in kamuoyuna aktardığı araştırma sonucuna göre ŞOK Marketler’den alınan domates örneklerinin hiçbirinde mevzuata aykırı pestisit kullanımına rastlanmadı.</p>

<p>Ülker, gıda güvenliği ve pestisit kontrollerinin bir süredir özellikle üzerinde durdukları konular arasında bulunduğunu ifade etti. Greenpeace Türkiye’nin açıkladığı sonuçları paylaşan Ülker, ŞOK Marketler bünyesinde yürütülen kontrollerin ürünler mağaza raflarına ulaşmadan önce başladığını belirtti.</p>

<h3>SONUÇLARI MURAT ÜLKER KAMUOYUNA DUYURDU</h3>

<p>Greenpeace Türkiye’nin araştırmasında ŞOK Marketler’den alınan domateslere ilişkin ortaya çıkan sonucu Murat Ülker sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kamuoyuna aktardı. Ülker, “Gıda güvenliğinde yaptığınız işin neticesini görmek güzel” başlığıyla yaptığı paylaşımda hem araştırma sonucuna hem de ŞOK Marketler’in uyguladığı denetim sistemine yer verdi.</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="399" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.linkedin.com/embed/feed/update/urn:li:ugcPost:7501328903861542913?compact=1" title="Gömülü gönderi" width="504"></iframe></p>

<p>Ülker, ŞOK Marketler’in kendi laboratuvar analizlerini gerçekleştirdiğini daha önce de kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı. Greenpeace Türkiye tarafından gerçekleştirilen araştırmada da ŞOK Marketler’den alınan domates örneklerinde mevzuata aykırı pestisit kullanımına rastlanmadığının açıklanmasına dikkat çekti.</p>

<h3>ŞOK’TA KONTROL TARLADAN BAŞLIYOR</h3>

<p>Murat Ülker’in verdiği bilgilere göre ŞOK Marketler, Antalya’daki tedarik platformunda kurduğu laboratuvar aracılığıyla taze meyve ve sebzeleri raflara ulaşmadan önce kendi bünyesinde pestisit analizinden geçiriyor. Kontrol süreci yalnızca laboratuvarda üründen numune alınmasıyla sınırlı kalmıyor, ürün henüz tarladayken başlıyor.</p>

<p>Ürünlerin nerede ve nasıl yetiştirildiği takip edilirken gerekli kontroller de üretim sürecinde gerçekleştiriliyor. Ürünlerden alınan numuneler analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler mağaza raflarına gönderiliyor. Böylece kontrol süreci tarladaki üretim aşamasından laboratuvar analizlerine ve mağazaya kadar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PESTİSİT ANALİZLERİ DOMATESLE BAŞLADI, KAPSAMI GENİŞLETİLDİ</h3>

<p>ŞOK Marketler’in kendi bünyesinde yürüttüğü pestisit analizleri ilk olarak domatesle başladı. Murat Ülker, uygulamanın kapsamının zaman içerisinde genişletildiğini ve farklı meyve ve sebzelerin de analiz sürecine dahil edildiğini açıkladı.</p>

<p>Günümüzde domates ve biber çeşitlerinin yanı sıra portakal, mandalina, greyfurt, sarımsak ve çekirdeksiz üzüm gibi ürünlerde de pestisit analizleri gerçekleştiriliyor. Ülker, mevcut ürün grubuyla yetinmediklerini ve analizden geçirilen ürün gamını genişletmeye devam ettiklerini bildirdi.</p>

<h3>MÜŞTERİLER ANALİZ SONUÇLARINI QR KODLA GÖREBİLİYOR</h3>

<p>ŞOK Marketler’in pestisit analiz sürecinde elde edilen sonuçlar müşterilerin erişimine de açılıyor. Murat Ülker’in açıklamasına göre müşteriler, mağazaların kasalarında bulunan QR kodlar üzerinden Cepte ŞOK aracılığıyla analiz sonuçlarına ulaşabiliyor.</p>

<p>Raflarda satışa sunulan domates, biber veya üzüm gibi ürünler mağazaya gelmeden önce tarladan laboratuvara uzanan kontrol sürecinden geçiriliyor. Analiz sonuçlarının müşterilerle paylaşılmasıyla ürünlere ilişkin kontrol verileri de tüketicilerin erişimine sunuluyor.</p>

<h3>MURAT ÜLKER: BULUNDUĞUMUZ NOKTAYI YETERLİ GÖRMÜYORUZ</h3>

<p>Murat Ülker, Greenpeace Türkiye’nin araştırmasından çıkan sonuçların ardından yürütülen çalışmaların mevcut kapsamıyla sınırlı kalmayacağını da belirtti. Ülker, “Elbette bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Bu neticeler bizim için daha iyisini yapmak üzere bir teşvik. Analizden geçirdiğimiz ürün gamını genişletmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ŞOK Marketler çalışanlarına, üreticilere ve ürünlerin tarladan raflara ulaşmasına kadar geçen zincirin tüm aşamalarında görev alanlara teşekkür eden Ülker, şirketin yaklaşımını uygun fiyat ve gıda güvenliği başlıkları üzerinden açıkladı.</p>

<h3>“GIDADA GÜVENİN TESİSİ TARLADAN BAŞLIYOR”</h3>

<p>Murat Ülker, ŞOK Marketler’in müşterilere yalnızca uygun fiyatlı ürün ulaştırmayı hedeflemediğini, güvenle satın alınabilecek ürünlerin uygun fiyatlarla sunulmasının da yürütülen çalışmaların parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ülker, paylaşımında “Bizim işimiz müşterimize yalnızca uygun fiyatlı ürün ulaştırmak değil. Güvenle alabileceği ürünü uygun fiyatla ulaştırmak” ifadelerine yer verdi. Açıklamasını ise “Çünkü gıdada güvenin tesisi tarladan başlıyor” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.gaste24.com/greenpeace-turkiyeden-sok-marketlerin-domateslerine-tam-not-sonuclari-murat-ulker-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaste24com.teimg.com/crop/1280x720/gaste24-com/uploads/2026/09/1788419336-rio-domates-o-k.jpg" type="image/jpeg" length="48627"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
