Uzaktaki Türkler... Karaçay-Malkar halkı...

''Karaçaylılar Kafkasya’dan sürülen ilk halktır. Onları Çeçen-İnguşlar ve Malkarlılar takip etmiştir.'' Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ufuk Tavkul, Kafkasya, Karaçay-Malkar halkı ve 2 Kasım 1943 Sürgünü'ne dair Yusuf Tunçbilek'in sorularını cevapladı.

Uzaktaki Türkler... Karaçay-Malkar halkı...

Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ufuk Tavkul dünyabizim'e Karaçaylıları anlattı. 

Karaçaylar kimdir, biraz açabilir misiniz?

Karaçaylılar ya da daha doğru bir ifade ile Karaçay-Malkar halkı, günümüzde ata yurtları Kafkasya’da ve bunun dışında savaşlar ve sürgünler sebebiyle dağıldıkları pek çok ülkede, Türkiye’de, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Özbekistan’da, Suriye’de ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamakta olan, anadilleri Türkçenin tarihi bir lehçesi olan Kuman-Kıpçak diline dayanan, etnik ve sosyal yapıları, kültürleri ile Kafkasya’nın ayrılmaz bir parçası olan bir Türk boyu ve Kafkasya halkıdır. Kökleri Kafkas Dağları’nın eski yerli kavimlerine ve bu kavimlerin meydana getirdiği milattan önce 3 binli yıllara dayanan Koban kültürü dönemine kadar uzanırken, günümüzden 2.500 yıl kadar önce kuzeydeki Avrasya bozkırlarından gelen atlı göçebe savaşçı kavimlerle yaşanan karışma ve bütünleşme neticesinde Karaçay-Malkar halkı Kafkasya’nın merkezinde, yüksek dağlarla çevrili derin vadilerde bir Türk dili konuşan Kafkasya halkı olarak ortaya çıkmıştır.

Karaçay-Malkar halkının konuştuğu dil aslında bildiğimiz Türkçeye benziyor.

Karaçay-Malkar halkının konuştuğu dil aslında bildiğimiz Türkçe değil. Türk dili ve Türkçe konuşan halklar tarih boyunca Altay-Sibirya bölgesinden Orta Asya’ya, İdil-Ural bölgesinden Kafkaslara, İran ve Afganistan’a, Anadolu’ya, Doğu Avrupa’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyaya dağılmışlardır. Bu sırada her bölgede değişik lehçeler ve diyalektler ortaya çıkmış ve Türk dili birbirinden farklı pek çok lehçeye ayrılmıştır. Günümüzde bunları ayrı diller olarak tanımlayanlar da vardır. Karaçay-Malkar Türkçesi adını verdiğimiz dil, X-XII. yüzyıllarda Kafkasya’da meydana gelmiştir. Bu dilin oluşumunda IV. yüzyılda Kafkasya’yı hâkimiyetleri altına alan Hunların büyük etkisi vardır. Hun Türkçesi üzerine kurulan Karaçay-Malkar dilinin şekillenmesinde bölgeye X. yüzyıldan itibaren gelen Kuman-Kıpçak Türkleri son rolü oynamışlar ve Karaçay-Malkar dili Kıpçak karakteri ve özellikleri taşıyan bir Türk lehçesi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak onu diğer Türk lehçelerinden ayıran ve Kafkasya’daki komşularına yakınlaştıran en önemli unsur, Karaçay-Malkar dilinin söz varlığına ve fonetiğine katkıda bulunan Abhaz, Adige, Oset, Gürcü dili gibi çeşitli Kafkasya dillerinin etkisidir. Dillerindeki çeşitlilik aslında onların etnik yapılarındaki çeşitliliğin de bir aynasıdır. Bu konuyu biraz ileride açalım.

"Karaçay" ismi nereden geliyor?

Karaçay adının kökeni konusuna gelince, Karaçaylılar Türkçe konuşan bir halk olarak görüldükleri için taşıdıkları Karaçay adının da “siyah” anlamına gelen kara ve “dere, akarsu” anlamına gelen çay sözlerinden oluştuğu, dolayısıyla Karaçaylılar isminin kara ırmak kıyısında yaşayanlar gibi bir anlam taşıdığı yönünde hiç de bilimsel olmayan bir görüş ortalıkta geziyor. Biz bu tür köken açıklamalarına halk etimolojisi adını veririz ki ilmi açıdan hiçbir değer taşımaz. Karaçay-Malkar halkı Kafkasya’nın en yüksek dağlarla çevrili bir bölgesinde yaşadıkları için kendilerine “dağlı” anlamına gelen “Tavlu” adını verirler. Dillerine de “Tav Til” yani “dağ dili” derler. Kuzeylerindeki düzlüklerde yaşayan komşuları Kabardeyler de onlar için kendi dillerinde dağlı anlamına gelen “Kuşha” sözünü kullanırlar. Doğu komşuları Osetler onlara “As”, güney komşuları Gürcü-Megreller “Alan” adını verirler. Yani Karaçay ve Malkar adları aslında bir etnik isim olarak değil, yer adları olarak geçer. Bundan dolayı bu halk kendisi için Karaçaylılar ve Malkarlılar isimlerini kullanırlar. Ya da kendilerine “Tavlu” (Dağlı) derler. Birbirlerine hitab ederken de “Alan” diye seslenirler.

Karaçay adının kökeni, XV-XVI yüzyıllarda yaşadığı tahmin edilen ve Kafkas Dağları’ndaki çeşitli Dağlı topluluklarını bir bayrak altında toplayan Karça adlı beylerinin adından gelir. Karça’nın idaresi altında toplanan ve Kıpçak Türkçesi ile çeşitli Kafkas dillerinde konuşan boylar bir halk oluşturarak Karaçay ülkesi adını verdikleri topraklarda Karaçaylılar adıyla çoğalmışlar ve günümüzdeki Karaçay halkını oluşturmuşlardır. Son yapılan genetik araştırmalar da bu görüşün bilimsel açıdan doğru olduğunu ortaya çıkarmıştır ki bu konuya da biraz sonra temas edelim. Kısacası, Karaçay adının anlamı “Karça’nın Yurdu” olarak izah edilmektedir. Görüldüğü üzere kara ırmak, kara dere gibi bir anlamı yoktur.

Karaçay-Malkarlılar Türk değil mi? Karaçay-Malkar halkı kendisini Türk olarak görüyor mu?

Karaçay-Malkar halkı Türkçenin bir lehçesini konuştukları için özellikle 1970’li-80’li yıllarda kendilerine Kafkas Diasporası adını veren Türkiye’deki sol görüşlü bazı Kafkas derneklerinin kimi üyeleri tarafından “Kafkasya’nın otokton yani yerli / asıl halkı olmayan, Kafkaslara sonradan gelip Çerkes kültür ve geleneklerini benimseyerek onların arasında asimile olan bir Türk topluluğu” olarak kabul ediliyordu ve bu yönde bir propagandaya maruz kalıyorlardı. O tarihlere kadar Kafkas derneklerinde diğer Kafkas halklarının temsilcileri ile hiçbir ayrıma uğramadan birlikte oturup-kalkan, gülen-oynayan, akordeon eşliğinde aynı halk oyunlarını oynayan Karaçaylılar birdenbire Türk olarak adlandırılmış ve Kafkasya’nın otokton (yerli) halkları olduklarını ileri süren unsurlar tarafından dışlanmışlardı.

Bu ayrımcılığın en büyük sebebi 1970’li yıllarda süre gelen sağ-sol tartışmaları ve çatışmalarıydı. Bazı Kafkas derneklerinin üyeleri o yıllarda aniden (!) Türk olmadıklarını anlayarak özellikle Türk milliyetçiliğine karşı sol grupların arasında yer almayı tercih etmişlerdi. Türk’ü bir düşman gibi gören bu gruplar kendi aralarında Türkçe konuşan bir Kafkas halkının varlığına tahammül edemedikleri için Karaçaylıları kendi içlerinden dışladılar. Bunun doğal sonucu olarak Karaçaylıların büyük bölümü Türk kimliğine yönelerek buna sahip çıkmaya ve tarihteki izlerini takip ederek ataları olan İskitler, Hunlar, Alanlar, Kıpçaklar gibi eski büyük kavimlere köklerini bağlama gayreti içine girdiler. Bunun neticesinde Karaçay-Malkar halkı kendisini Türk kökenli bir Kafkas halkı olarak tanımlamaya başladı.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bunun etkileri Kafkasya’da yaşayan Karaçay-Malkar halkı arasında da yer buldu. Günümüzde Karaçay-Malkar halkı kendisini İskitlerden, Alanlardan, Sarmatlardan, Hunlardan ve Kıpçaklardan gelen bir Türk boyu olarak kabul ediyor ve konuştukları Türkçenin eskiliği ve orijinalliği ile eski inanç ve geleneklerini buna şahit gösteriyor.

Röportajın devamı

Güncelleme Tarihi: 05 Kasım 2018, 11:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17