banner10

İnternet magazini bize iyi gelmiyor

Acun yeni aşka yelken açıyor, sevgilisi yine genç, daha genç hatta aynı Şeyma’ya benziyor. Şeyma, Ayşe Arman’a röportaj veriyor, sevgilisi İtalyanmış ama ¨İtalyan sevgili yaptım demem¨ diyor. Kendince özgür kadın tarifleri veriyor, ayarlanmış sorularla bir güzel aklanıp paklanıyor. Hürriyet’in Pazar eki yine şahane bir PR makinesi olarak çalışıyor. O esnada Reynmen diye bir Youtuber’ın klibi çok izleniyor, daha önce Aleyna Tilki’ye ait olan ¨24 saatte izlenme¨ rekorunu kırıyor. Bu arada Ata Demirer’in de genç sevgilisi ortaya çıkıyor vs.

Açıkçası bir zamanlar internetin her şeyi dönüştürerek bir bilgi toplumu olmamıza yol açacağını düşünüyordum ama internet üzerinden elimize geçen tek şey ucuz eğlence ve dedikodu oldu. Bu eğilim giderek dev bir tsunami dalgasına dönüştü ve neredeyse her gün suratımıza çarpıp duruyor. Mesela, Acun – Şeyma ilişkisini takip etmek için hiçbir şey yapmıyorum hatta bundan kaçıyorum ancak ne yaparsanız yapın bu trafiğe yakalanıyorsunuz.

İnternet böyle bir şey; partilerde eğlenmekten başka hiçbir numarası olmayan, herhangi bir değer-hizmet üretmeyen insanları sürekli gözümüze sokuyor.

TV 8 NİYE AKILLANMIYOR!

Papağan işkencecisi Murat Özdemir’in yaptıklarını hala unutmuş değiliz. Toplumda infial yaratan bu olaydan sonra ucube şov üretme işine ara vereceğini düşünüyordum ama hiç öyle olmadı. Yemekteyiz’in son bölümünü izledim. Yine herkes kavga etmek için bahane arıyor. Eskiden sinemalarda oynayan ucuz Hong Kong dövüş filmlerinde bile bu kadar bahaneden kavgalar olmuyordu.

Türk halkının karakterinin en iyi ortaya çıktığı yerdir yemek sofraları. Açları doyurmak hatta aç değilken bile zorla bir şeyler yedirmek bizim annelerimizin kutsal görevidir. Misafir umduğunu değil bulduğunu yer diye bir deyişimiz bile vardır. İkram edilen yemeği sevmesek bile ¨çok güzel olmuş, ellerinize sağlık¨ der, bize gösterilen ilgiye minnet ederiz.

Hal böyleyken bu programda ne yapılmaya çalışıldığını hiç anlamıyorum. Şeyma’yı, Itır’ı geçtim, kişinin özel hayatı kendi bileceği iş ama kanaldan havaya salınan yayını sonuna kadar eleştireceğim. Herkes Acun’un harika bir patron, kadir kıymet bilen biri olduğundan bahsediyor. Bence artık güzel ve değerli şeyler üretme dönemine girmeli. TV 8 markasının mirası buna çok müsait.

CEM YILMAZ FİLMİNİ KÖY KASABA GEZDİRECEK!

Cem Yılmaz, bir Youtube kanalına açıklama yapıyor, diyor ki: ¨Ben küçük odamda, evimde yazarken 'sanat' yaptığımı düşünüyorum ama iş birden ekonomiye dönüyor… Bunlar işin gidişatı ama o gidişatta bir tuhaflık olduğunu sezersem filmimi alıp çadır tiyatrolarında bütün Anadolu'yu gezebileceğimi düşünüyorum. Ben duygusal bir insanım. Ama mekanizma öyle değil ki…¨

Anadolu’da çadır tiyatrosu diye bir şey kalmadı, artık oralarda da AVM sinemaları var ama keşke yapsa... Birinin sisteme baş kaldırıp alternatif bir gösterim ağı oluşturmasını o kadar isterim ki! Zamanında Onur Ünlü, Sen Aydınlatırsın Geceyi ile denemişti bunu ve başarılı da olmuştu. Üniversiteleri gezmişti filmiyle, söyleşiler yapmıştı. Cem de öyle yapsın, emeğini de kimseyle bölüşmemiş olur fena mı?

Sinemacı saloncu kavgası bir süre daha devam edeceğe benziyor. Açıkçası herkesin aynı teknedeyken tekneyi devirecek kadar şiddetle tartışmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Ufukta beliren Netflix bulutlarını şimdilik görmezden geliyorlar ama bu işler değişecek, hem de çok yakında!

Neden Değişecek onu da yazayım?

Daha ucuz bilete, daha ucuz büfe fiyatlarına kavuşamayacağız aksine bunların fiyatı artacak. Filmden önce reklam izlemeye de devam edeceğiz. Bunun mutlaka bir yolunu bulup o gidemeyeceğimiz otel reklamlarını burnumuza dayayacaklardır. Tüm bunlar artık sinemaya gidip film izlemeyi eğlenceden sıkıntıya çeviren şeyler ve evde film izlemenin rahatlığı giderek tercih edilmeye başlanıyor ve acı ama gerçek: Netflix vizyonu sinemalarda gösterilen işlerden daha ilginç ve eğlenceli!

murattolga@otekisinema.com

YORUM EKLE

banner8

banner6

banner17