IDEF'19'da TSK'nın yeni nesil silahları göz doldurdu

Bir IDEF Savunma Sanayi Fuarı’nı daha geride bıraktık. Yine birçok yeni ürün ile karşılaştık. Yabancı katılımcının azalması beni üzmüş olsa da yerli katılımcı sayısının artışı sevindirici idi. 2017’de şov yapan çok sayıda yerli ürüne rağmen iki yıl sonra tekrar birçok yerli firma üretimi yeni ürünün olmasına da şaşırmadım değil. Çünkü 5-10 yılın meyvelerini 2017 gördük artık bu ürünler olgunlaşır ve 2019’da çok fazla yeni ürün göremeyiz sanıyordum.

Çok şükür ki sandığım gibi olmadı. Fuarın birinci günü yani son köşe yazısında kısa kısa tanıttığım ürünleri aşağıdaki linkte görebilirsiniz:

https://www.gaste24.com/idef19-da-ilk-gun-izlenimlerim-ve-yeni-urunler-makale,92.html

Bugün de geri kalanını daha doğrusu ilgimi çeken ürünleri anlatacağım. Yoksa tüm fuarı veya tüm yeni ürünleri anlatmam için çok uzun bir yazı olması bir yana ilgi ve bilgi saham dışındakileri anlatmanın yani yorumsuz vermenin katalog hizmetinden farkı olmayacağını düşünüyorum.

Daha önceki yazıda SONGAR, SALGUR, MİLDAR, MİLSAR, CİDA, YATAĞAN, ATMACA Gemisavar füzesi ve ROKAETSAN Karma Lançer Silah Sistemini kısaca tanıtmıştım. Bugün ise yeni Fırtına obüsü Fırtına-NG ile başlamak istiyorum.

FIRTINA-NG

Malum 40 km menzilli obüs yani aşırtma/görmeyerek atış/eğik atış şeklindeki yörüngede hareket eden top mermisi atan sisteme obüs deniyor. Dolayısı ile toplardan ayrılıyor ve çoğundan daha uzun menzilli. Topçuluk ve top sistemleri çok bildiğim konular değil bu sebeple dikkatli yazmaya çalışıyorum. Fırtına-NG’nin daha önce yapılan ve envanterde olan Fırtına’dan farkı daha çok elektronik sistemlerinden kaynaklanıyor. Bildiğiniz gibi Fırtına bedeli ödenerek Güney Kore’den teknoloji transferi yapılarak yerli olarak üretilmişti. Şu an her iki obüsün de motor ve namlusu hala ithal. Motor konusu belki Türkiye tank motoru üretime konusunda çalışmalar yaptığı için ileri de çözülür ama namluyu bu seviye de yapan dünyadan 2-3 ülke var. Çok büyük ülkeler ve orduları bile birçok tank namlusunu ithal ediyor.

Ancak Fırtına-1’de atış kontrol ve diğer tüm elektronik sistem de Güney Kore’den ithal veya patentli üretim idi ve çok az Türk malı sistem vardı. İşte Fırtına-NG’de bu değişti. Obüs’ün dış gövdesi gibi daha doğrusu motor ve namlu hariç hemen hemen her yeri millileştirildi. Tüm elektronik sistemleri atış, gözetleme, komuta vs. Türk malı. Çoğu ASELSAN. Ayrıca Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarından çok çok başarılı şekilde kullanılan ve hizmet eden Fırtına daha çok Trakya bölgesi düşünülerek dizayn edildiğinden sadece havalandırma sistemi mevcut idi. Ancak Güneydoğu’nun sıcağında görüldü ki bazı tanklarda olduğu gibi klima şart. İşte yeni Fırtına’da namlunun yanında duran radyatör ızgarasına benzeyen açıklık klima hava alma bölmesi.

Fırtına-NG benim gibi bir obüs görmemişi için ilginç bir sistem. İçine 48 adet obüs mermisi alıyor. Ayrıca otomatik yani insan eli değmeden mühimmat yükleyen Poyraz mühimmat yükleme aracı (Fotoğraftaki diğer araç) yanaşıp 96 adet daha mermi yükleyebiliyor. Tabi her zamanki gıcıklığımla “Eee ona nasıl yükleniyor, o da biterse” diye sordum. Ona da yani Poyraz’a da mühimmat yükleme kamyonundan yarı insan yarı makine marifeti ile yükleniyormuş.

Diğer ilginç kısım ise komutanın yani nişancının ve diğer görevlinin bilgisayarlarının ortak iş yapabilmesi. Birine bir şey olsa diğeri görev yapabiliyor. Namlu tam otomatik ama manuel joystik ile de kumanda edilebiliyor. Daha da önemlisi görmeyerek ateş destek vasıtası olan Fırtına tıpkı bir tank gibi NG modelinden namlusunu yere yaklaştırıp görünen hedefe balistik yörünge yerine düz atış yapabiliyor. Zaten bazı özel mühimmatlar için fotolarda gördüğünüz manuel doldurma amaçlı kabin içinde sağda solda bulunan mühimmat yuvası var.

Obüs içinde otomatik yangın söndürme sisteminden (yeşil renkteki) başka pek çok güvenlik tedbiri var. Örneğin silindir cam kapaklar şeklinde gördüklerinin barut haklarının saklandığı yerler ve iklimlendirilmiş durumda. Yani belli bir ısı ve nem kontrolü altında. Çünkü obüsler tank veya topçu gibi konanı içinde barut olan top mermisi kullanmıyor. Yani atış yapıp çekirdeği gönderip dışarı kovan atmıyor. Mermi tek parça olarak kovana yerleştiriliyor (insan eli değmeden) sonradan mesafeye göre kaç adet gerekirse ona göre barut hakkı konuyor. Mermi gidince barutta yanmış olduğundan dışarı atılan kovan vs. yok. 40 km menzili değişmeyen Fırtına-NG eskisine göre çok daha modern bir iç dizayn ve yapıda.

GÖKTUĞ HAVADAN HAVAYA FÜZE AİLESİ

TUBİTAK-SAGE’nin geliştirdiği Göktuğ füze ailesi yani kısa menzilli IIR güdümlü Gökdoğan ve aktif radar güdümlü Bozdoğan füzelerinin ise yeni ve daha gerçekçi maketleri vardı. Yetkililerden öğrendiğim kadarı ile Temmuz ayında gerçek atış testi yapılacak. Takip edenler bilir şu ana kadar taşıma ve flutter testleri yapılmıştı. Aslında proje yöneticileri ile uzun uzun sohbet ettik. Hatta esasen hava-hava füzeleri özel ilgi alanıma girdiği için bir süre sonra yanımızdakiler konuştuklarımızdan sanki yabancı dilde konuşuyormuşuz gibi hiçbir şey anlamamaya başladı. Bizim füzelerin Rus ve ABD yapımı muadilleri ve diğer ülkelerin füze teknolojilerinin ne kadarına sahip olacakları konusunda ciddi fikir edindim. Konuştuğumu şeylerin çoğunu burada yazamayacak olsam da mühendis ve yöneticilerimizin gözlerinden ve sorularıma cevaplarından ve kendine olan güvenlerinden ötürü bende çok olumlu bir kanaat oluştu ki muadili oldukları füzelerden geri kalır yanları olmayacak. Hatta isim vermeyeyim Gökdoğan füzesinin eski teknolojiler gibi IR değil yani sadece ısı-infrared değil IIR (kızılötesi görüntüleme) teknolojisine sahip arayıcı başlığını konuşurken füzelerimiz Amerikan AIM-9X ve AIM-120 AMRAAM kadar etkili olacak mı diye sorduğumda, kararlı bir biçimde “Olmayacak ise neden yapılım” şeklinde cevap aldım. Zaten dediğim gibi konuşmalarımızdan çıkardığım sonuçta iki füzenin de muadilleri ve rakipleri R-73, AIM-9X, Iris-T, Pyt-5, Mica gibi veya radar güdümlü orta menzilli füzelerden geri kalmayacağı yönünde. Bozdoğan aktif radar güdümlü füzemiz konusunda da iddialılar ama Gökdoğan’ın IR değil IIR yani dünyada çok az kısa menzilli hava-hava füzesinde olan harp başlığına sahip olduğunu tekrar hatırlatmak isterim. Şekil olarak benzediği NATO’nun standart hava-hava füzesi Amerikan AIM-9X Sidewinder’dan biraz daha uzun olacak olan füze diğer füze Bozdoğan gibi F-4E uçaklarımızda maalesef kullanılamayacak. Bunun sebebi ise F-4E’lerin teknolojik geriliği. Füze F-16’larımızdaki JHMSC kasklar ile kullanılacak. Ayrıca belirteyim Blok50+ konfigürasyon F-16’ların henüz kaynak kodu verilmediği için Blok30 ve 40’lar da kullanılacaklar.

Aslında her iki füzenin esas hedefi Milli Muharip Uçak TF-X. Daha önce TF-X ile birçok yerde yazdığım makalelerde belirttiğim gibi kendi çağını yapıp füze ve mühimmatları dışarıdan almak çok bir anlam ifade etmeyecektir. Siz hala dışarı bağımlısınızdır. Zaten ortak motor geliştirme işi çok uzayacak ve motor bağımlılığımız sürecek ama bu konuda da haksızlık yapmamak lazım. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı turbofan motorunu ABD’den başka yapmayı başaran henüz olmadı. Termal izi düşürme yani 5N kısmını geçersek rekabetçi turbofan motoru ise ABD, İngiltere, Rusya ve Fransa’dan başka yapabilen yok. Dolayısı ile TF-X’de motor bağımlılığı uzun bir süre daha devam edecek. Ancak Gökdoğan füze ailesi ile hava savaşının ana mühimmatlarından yani tüfeğin mermisinde bağımlılık kalmayacak. Hava-yer mühimmatları konusunda ise zaten hepinizin malumu SOM’dan, HGK,LGK,Teber vs. onlarca milli üretim mühimmat var.

DEMİRHAN, KARAHAN ve DELÜ

IDEF’te dikkatimi çeken diğer bir ürün ise yeni bir özel savunma sanayi firmasının yaptığı insansız kara araçları idi. Büyük modelleri 20 saat görev yapan araçların üzerine ASELSAN yapımı uzaktan komuta edilebilen top sistemleri de takılacak. Zeytin Dalı veya Fırat Kalkanı gibi harekatlar için tasarlanmış araçlar meskûn mahal savaşlarında askerden önce asker zayiatını azaltmak için kullanılabilir. Üzerine tanksavar mühimmatı da takılabilen araçlar dizel motorlu ve birisi kauçuk paletli. Oğuzkağan Savunma firmasının ürettiği Karahan ve Demirhan modeli haricinde ayrıca çok küçük Delü isminde kamikaze araç da var.

FNNS ZAHA

ZAHA FNNS firmasının yeni ürettiği amfibi zırhlı personel taşıyıcı/çıkarma aracı. Silah sistemi olarak üzerinde içerinden kumandalı ve optik sistemlerle donatılmış bir ağır makinalı var. Yani ağır top, roket vs. yok. Ayrıca alıştığımız zırhlı muharebe araçlarından çok büyük. Bu farklılıkların sebebi ise ZAHA’nın bir özel görev aracı olmasından kaynaklanıyor. Örneğin arka tarafında alt taraflarda iki yanda su jetleri de var. Yani içinden bir pervane olan ve önden aldığı suyu arkaya ileten türbin/pervane sistemi. Bütün bunların sebebi ZAHA’nın TCG Anadolu çok maksatlı havuzlu çıkarma gemisinin taşıyacağı deniz piyade taburunu karaya çıkaracak araçlar olması. Yani şu “havuzlu çıkarma gemisi” tabirindeki havuzların içinden yani geminin içinden direk suya çıkarak sahile kadar yüzen ve karada da bir zırhlı muharebe aracı gibi asker taşıyan araç olacak. Çok büyük gövdeli olmasının ise iki sebebi var. Biri suda batmadan ve suya çarparak hareket edecek bir gövdeye sahip olmak zorunda olması, diğeri ise ZMA’lar gibi 10-11 değil, 23 personel taşıması. Ayrıca FNNS standında yine bir insansız kara aracı vardı ki üzerindeki drone ile de senkronize görev yapıyordu. Süvari ismindeki araç diğer insansız araçlarda biraz daha büyük idi.

NUROL MAKİNA, OTOKAR ve BMC STANDINDAKİ DİĞER YENİ ÜRÜNLER

Nurol Makina’nın envanterdeki aracı Ejder Yalçın’dan sonra yeni ürünü Yörük ilginç tipi ile dikkat çekerken, Otokar’ın özel kuvvetler için geliştirdiği yeni jeep Ural’ı görünce Körfez Savaş’ında harekat öncesinde Irak topraklarına sızan İngiliz özel kuvvetleri ile ilgili seyrettiğim belgeseli hatırladım. Her tarafı açık bu aracın yani Ural’ın ne işe yarayacağını anlamak çok zor olmadı. Diğer çok dikkat çekici araç ise yine Otokar yapımı olan, çok havalı ve modern çizgileri olan yeni Akrep-2 aracı idi. BMC standındaki dikkatimi çeken yenilik ise tank taşıma aracı/tırı idi. Üzerinde de Altay tankının prototiplerinden biri vardı.

KUZGUN

Dikkatimi çeken bir diğer TUBİKAT-SAGE ürünü ise “Modern modüler müşterek maliyet etkin mühimmat” olarak tanıtılan Kuzgun idi. Motorsuz ve kanatlı bir mühimmat olan Kuzgun F-16 savaş uçaklarından ve başka platformlardan bırakılabilecek. Örneğin fuarda stanttaki televizyonda tanıtım animasyonu yayınlanıyordu ve Kuzgun’lar bir F-35’in gövde içi silah istasyonundan bırakılıyordu. Bu da demek oluyor ki F-35’e de uygun üretilmiş. Kuzgun 25 ila 60 kg arası çeşitli tipteki harp başlıkları taşıyor. Belki bunlar düşük rakamlar ama Kuzgun bir tanksavar veya bina yok edici değil. Kuzgun ucuz, bol sarf edilebilen ve uçan platformlarda bol sayıda taşınabilen küçük, modüler, roket motoru olmadığı için yani süzülerek uçtuğu için maliyeti çok düşük bir mühimmat. Hafif zırhlı araçlar için ideal. 100 kg ağırlığında, 1800 mm uzunluğundaki mühimmat GPS güdüm haricinde INS (ataletsel güdüm) kızılötesi arayıcı başlık, datalink (veri bağı) mmW Radar güdülü olarak da kullanılabiliyor. 40.000 feet irtifada, 0,9Mach hızla bırakıldığında 60 deniz mili menzile sahip. Bunu çevirecek olursak yüksek ses altı hızda uçan yani yaklaşık 1000 km/s hızlarda ve 13 km yüksekte uçan bir F-16 uçağından serbest düşme ile bırakıldığından kanatları sayesinde yaptığı planör uçuşu ile 111 km menzile ulaşabiliyor demektir.

HGK-ER

Diğer bir yeni ürün de KALE standında sergilenen HGK-ER Kanatlı güdüm kiti idi. Yukarıdaki ürün ile aynı mantıkta çalışan ancak hava kuvvetlerindeki standart büyük serbest düşme bombaları olan MK-82 ve MK-83’lere uygulanan bir kanatlı güdüm kiti. Yine uçaktan bırakıldıktan sonra bombaların üst kısmına uygulanmış olan kanat ve içindeki güdüm kiti sayesinde kendi başına yol alıyor. Ataletsel seyrüsefer ve GPS güdümlü olan mühimmat 30.000 ft’te bırakılınca 60 deniz mili yani 111,12 km, 10.000 ft’te bırakılınca 20 deniz mili menzile sahip. Hem F-35 hem de F-16 gibi birçok platformdan atılmaya uygun dizayn edilmiş.

Hakankilic.hsword@gmail.com

https://twitter.com/hkilichsword

YORUM EKLE
YORUMLAR
HAKAN KILIÇ
HAKAN KILIÇ - 3 ay Önce

Yazıdan sonra çeşitli kaynaklardan aldığım bir uyarıyı da ekleyeyim. Benim gözümden kaçmış. Kuzgun mühimmatının motorlu (muhtemel turbojet) versiyonu da varmış.

banner8

banner19

banner6

banner17