banner10

Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden üç mescid üç cuma umre etkinliği

İstanbul Ticaret Odası Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ve yöneticileri ile birlikte üç mescid üç cuma umre programı düzenledi. Umre izlenimlerini de Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin web sayfasında paylaşıldı.

Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden üç mescid üç cuma umre etkinliği

Eğitim sistemi ve projeleri ile dikkat çeken İstanbul Ticaret Odası Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi bu kez de farklı bir etkinliğe imza attı. İstanbul Ticaret Odası Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ve yöneticileri ile birlikte üç mescid üç cuma umre programı düzenledi. Umre izlenimlerini de Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin web sayfasında paylaşıldı.

Paylaşım sitede şu şekilde yer aldı:

16 Ocak Çarşamba saat 13.50 Ürdün Havayolları ile 2.30 saat sürecek olan 3 Mescid 3 Cuma Umre programımıza 28 kişi olarak yola çıktık. Ürdün Queen Alia Havaalanı´nda pasaport kontrolünün ardından bizi bekleyen otobüsümüze geçtik. Vakit kaybetmeden Ürdün tarafındaki King Hüsein Border Gate (Sınır Kapısı) doğru yola çıktık. Grup halinde listemizi vererek. (Cetvel) İşlemlerimizin ardından 3 km´lik güvenli bölgeden İsrail Allenby Sınır Kapısı´na geldik.

Pasaportlarımıza herhangi bir mühür (stamp) basılmadan ufak bir giriş kartı verilerek bizi bekleyen otobüsümüze geçtik. Dünyanın en derin yeri olan ve deniz seviyesinden 422 metre aşağıda olan, Dead Sea olarak adlandırılan Lut Gölü´nün yanından Osmanlı döneminde iken barışın şehri olan Kudüs´e doğru yola çıktık.

Mescid-i Aksâ´nın ilk kıblemiz olması, Peygamberinizin Mescid-i Aksâ’dan Mirâc’a çıkarılması bu beldeyi kutsal kılmıştır.

Beyt-i Makdis diye bilinen bu mâbedin ismi sonradan Mescid-i Aksâ oldu. Fazîleti bakımından üç büyük mescidden biridir. Bu üç mescidin birincisi Mescid-i Harâm (Kâbe), ikincisi Mescid-i Nebevî, üçüncüsü ise Mescid-i Aksâ’dır.

Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“(Ziyâret maksadıyla) ancak üç mescide seyahat edilebilir: Mescid-i Harâm, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ.” (Buhârî, Fedâilü’s-Salât, 6; Müslim, Hacc, 288/827)

Kudüs ziyaretimizin ikinci gününde el-Halil ziyaretimizi gerçekleştirdik.

Hz. İbrahim, Hz. İshak ile Hz. Yakub’un (eşleriyle birlikte) burada (Halilurrahman Camii’nde) medfun da olmaları nedeniyledir ki, el-Halil bizim için mutlaka ziyaret edilesi kutsal mekanlardır.

Buralara kadar gelmişken Beytüllahim´e de geçmek istiyoruz. Hz. İsa´nın (a.s.) doğduğu yer olarak biliniyor Beytullahim.

Hz. Yunus (a.s.)´ın makamının bulunduğu cami de burada.

1860 yılında inşa edilen tek minareli Hz. Ömer Camii 637 yılında Beytüllahim´e gelen Hz. Ömer´e (r.a.) hürmeten yapılmış bir eser.

Bir sonraki ziyaretimiz Lut Gölü, deniz seviyesinden 422 metre aşağıda. Gölün sıklıkla kullanılan adı ise Dead Sea, yani Ölü Deniz´dir. Göle Lut Gölü isminin verilmesinin nedeni ise Hz. Lut´un peygamber olarak gönderildiği Lut Kavmi´nin yaşadığı Sodom ve Gomore şehirlerinin, bu gölün altında kaldığına dair olan inançtır. Kur´an-ı Kerim´de Araf ve Hicr surelerinde bu konu ayetlerle sabittir.

3 günlük kudüs seyahatimizde Amman´a dönüşte son durağımız Nebi Musa oluyor.

Memlüklü Sultanı Baybars tarafından 1268-1269 yıllarında Hz. Musa’nın kabri olduğuna inanılan mezar üzerine türbe ve cami yaptırılmıştır. Nebi Musa Makamı Külliyesi, çeşitli dönemlerdeki eklemelerle içinde türbe, han ve diğer müştemilatlar bulunduğu büyük bir külliye olma özelliği taşıyor. Hac güzergâhı üzerinde yer alan bu külliye, tarih boyunca özellikle de Osmanlı döneminde Hac yolcularının Kudüs’e varmadan önce konakladıkları ve ihtiyaçlarını giderdikleri bir han olarak da kullanılmıştır.

Kutsal topraklarımıza yolculuk etmeden önce Mute Savaşı´nın yapıldığı Ürdün´deki  şehitliği de görmek için harekete geçtik.

Zeyd. b. Hârise , Ca´fer b. Ebu Talib, Abdullah b. Revâha´nın (r.a) şehit edildiği ve kabirlerinin bulunduğu külliyeyi ziyaret edip şehitlerimize dua ederek havaalanına doğru harekete geçtik.

Havaalanında gümrük işlemlerimizin ardından ilk işimiz ihramlarımızı giyerek Umre ziyaretimize hazırlanmak oldu.

Ciddeye yaptığımız kısa bir yolculuktan sonra bizi bekleyen otobüsümüz ile Mekke´de 10 gün boyunca bizi misafir edecek olan otelimize doğru harekete geçtik. Hiç vakit kaybetmeden Umre vecibemizi yerine getirmek amacıyla Müslüman’ın hayatında dönüm noktası teşkil eden kişinin manevî dünyasını geliştirmesi ve yenilemesi için önemli bir fırsat olan kişisel açıdan bir manevî gelişim yolculuğu olarak nitelendirilebilecek kutsal seyahatin amacına uygun bir şekilde gerçekleşebilmesi için, bilinçli bir şekilde  Kâbe’yi tavaf etmek, Safâ ile Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmak için toplu bir şekilde çıktık.

Umre vazifemizi yerine getirdikten sonra dinlenmek amacıyla otelimize geri döndük.

Ertesi gün tatlı yorgunluğumuzu attıktan sonra Mekke-i Mükerreme’ye 29 km. uzaklıkta Allah Resûlü (s.a.v.)´in Huneyn’den sonra umre yapmak için ihrama girdiği yer bir de su kuyusu bulunan  Cirane´ye doğru ikinci kez Umre yapmak harekete geçtik.

Ertesi gün Hz. Peygamber ve ashabının Kabe´yi ziyaret maksadıyla Mekke´ye gitmek istemeleri ve bunun müşrikler tarafında engellenmesi üzerine çıkan olaylardan sonra Müslümanlarla müşrikler arasında yapılan Hudeybiye Anlaşması´nın yapıldığı Mikat sınırının hemen dışına doğru yola çıktık.

Kaynak: www.gaste24.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17