Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu: Haydarpaşa Garı eski Türkiye'de kaldı, yeni Türkiye'de Marmaray var!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, "İstanbul için bir şeyler yapmak isteyenler, belediyenin raflarındaki dosyaları aşağı indirmeleri yeterlidir." dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu: Haydarpaşa Garı eski Türkiye'de kaldı, yeni Türkiye'de Marmaray var!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2021 bütçesi üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Ulaştırma sektörünün karbon emisyonunu sıfırlamayı hedeflediklerini dile getiren Karaismailoğlu, bölünmüş yollar sayesinde yıllık 3 milyon 882 bin ton daha az karbon emisyonu oluştuğunu anımsattı.

Karaismailoğlu, ulaşım ve altyapı politikası kapsamında çevreci planlama yaptıklarına dikkati çekerek, fosil yakıt tüketmeyen elektrikli raylı sistemlere, yeni nesil yakıt politikalarına sahip araçlara, elektrikli araçlar ile şehir içi yürüme ve mikro mobil araçların kullanımının artırılmasına ağırlık verileceğinin altını çizdi.

YHT hatlarıyla 2020'de yıllık 480 bin ton, 2023'te de YHT hat uzunluğunun 3 bin 102 kilometreye ulaşmasıyla 1,2 milyon ton daha az karbon emisyonu sağlanmasının hedeflendiğini dile getiren Karaismailoğlu, sadece kara yollarında son 18 yılda 71 milyon 2 bin 264 fidan dikimi yapıldığını anlattı.

Karaismailoğlu, ulaştırma ve lojistik master planı çalışmaları kapsamında demir yolunun payını ilk etapta yüzde 10'a çıkarmayı hedeflediklerini ifade ederek, bunun yanı sıra taşımacılık maliyetlerinin düşürülmesi için de çalıştıklarını söyledi.

Demir yollarını ülke geneline yaymak için çalıştıklarını anlatan Karaismailoğlu, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarına hız verdiklerini, yeni çekilen araçları yerli ve milli olarak ürettiklerini kaydetti.

İstanbul'da 251 kilometre yapımı devam eden metro hattı bulunduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, Ulaşım Master Planı çerçevesinde yapılan söz konusu hatların, İstanbul'u örümcek ağı gibi donattığını söyledi.

Bugün için İstanbul'da 1 yıl sonra, 10 yıl sonra, 50 yıl sonra ne yapılacağının belli olduğunu anlatan Karaismailoğlu, "İstanbul için bir şeyler yapmak isteyenler, belediyenin raflarındaki dosyaları aşağı indirmeleri yeterlidir." diye konuştu.

Karaismailoğlu, Haydarpaşa Garı'nın kullanılmaması dolayısıyla gelen şikayeti anımsatarak, şöyle devam etti:

"Haydarpaşa Garı, eski Türkiye'de kaldı. Yeni Türkiye'de Marmaray var. Marmaray'a Sirkeci'den Kadıköy'e, Ayrılıkçeşme'ye 5 dakikada gidebiliyorsunuz. Ayrılıkçeşme'den Kadıköy Kartal hattına binip Pendik Tavşantepe'ye kadar gidebiliyorsunuz. Pendik Tavşantepe'den önümüzdeki yıl Sabiha Gökçen Havalimanı'na kadar ulaşabileceksiniz. Hardarpaşa Garı'nda arkeolojik kazılar, Kurul denetiminde devam ediyor. Arkeolojik kazıların bitmesiyle burayı İstanbul'un hizmetine müze olarak sunacağız."

Karaismailoğlu, bölgede Kazlıçeşme-Sirkeci arasında düşük kapasiteli toplu taşıma aracıyla bu hattın kullanımını vatandaşın kullanımına açılacağını söyledi.

"YİD modeliyle yapılan projeler daha kısa sürede bitiriliyor"

Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle alakalı eleştirilere değinen Karaismailoğlu, YİD modeliyle özel sektör dinamizmi, kamu deneyimi ve uluslararası finans kuruluşlarının mali desteğini bir araya getirerek risk paylaşımı yapıldığını kaydetti.

Karaismailoğlu, YİD modeliyle yapılan projelerin daha kısa sürede bitirildiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

"Yatırımın gerçekleştirilmesi ve işletme aşamalarında özel sektörün hızlı karar alma ve ileri teknolojiyi kullanma yeteneği kullanılmaktadır. Projelerin kısa sürede hayata geçirilmesiyle zaman tasarrufu, sürüş konforu, trafik güvenliği ve istihdam gibi sosyo ekonomik etkilerle rekabet gücünün artırılması sağlanmaktadır. Garanti ödemelerinin, tüm dünyada olduğu gibi projelerin hayata geçirilmesi için finansal destek mekanizması olan hizmet bedeli ödemesi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu projeler, işletme bitiminde her türlü bakımı yapılmış olarak kamuya devri yapılacağından, projenin kalan ekonomik ömrü boyunca elde edilecek gelirlerin, bütçeye dahil olması da en önemli avantaj olarak görülecektir."

Aydın-Denizli Otoyolu'nun yapım maliyetlerinin tamamen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı uzmanları tarafından yapıldığını anlatan Karaismailoğlu, bu otoyolun yatırım maliyetinin 699 milyon avro olduğunu aktardı.

Söz konusu otoyolun 3 yıl yapım, 17 yıl bakım işletme maliyetinin 561 milyon avro olduğunu dile getiren Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

"Finans maliyeti 17 yılda 482 milyon avrodur. Yenileme ve ağır bakım maliyeti de 69 milyon avrodur. Bunların yapım, işletme ve finans maliyeti toplam 1 milyar 813 milyon liralık yatırım maliyeti ortaya çıkıyor. Bu işletme maliyetleri de kara yollarının benzer yaptığı işlerdeki işletme maliyetlerinden alınmıştır. Yine buradaki finans maliyeti de Dünya Bankasının en düşük kredilerinden hesaplanmıştır. 1 milyar 813 milyon avro maliyeti olan bir işin ihale bedeli de 1 milyar 549 milyon avrodur. Burası 3 yıl yapım 17 yıl işletme sonrasında tamamen kamuya devredilecektir."

"Yaptığımız işlerde verilemeyecek hiçbir hesabımız yok"

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün de 2027'de tamamen devlete kalacağı bilgisini veren Karaismailoğlu, burada bakım işletme maliyetlerinin hiçbirine karışmadıklarını, garanti araç giderlerinin tamamen finansal modelin bir parçası olduğunu kaydetti.

Karaismailoğlu, Avrasya Tüneli'nden şu andaki pandemi döneminde bile 45 bin araç geçtiğini belirterek, şunları söyledi:

"Hatta bunun 70 bini geçtiği günler olmuştur. Normal garanti verilen sayı 68 bindir. Biz, bu fizibiliteleri hazırladığımızda, bunlar daha işletmelerin ilk yılları, bu ilk yıllarda tabi ki garantilerin tamamını karşılayamayacaklar. Bunlar ortalama garantilerdir. Mutlaka bunlar zamanı geldiğinde tamamlanacaktır ama bu gibi projeler, 5 yıllık veya 10 yıllık projeler değil, yüzyıl, ikiyüz yıl memleketimize hizmet edecek projelerdir. İstanbul-İzmir Otoyolu, Orhangazi Köprüsü, 40 bin araç garantisi vermişiz, şu anda 36 bin araç geçiyor buradan. Yine birinci, ikinci ve üçüncü kesimde garantilerin üstüne çıkmışız. 4'üncü kesimde sadece yakın bir trafik var. Buradaki trafikleri ciddiye alalım. Biz bu İstanbul-İzmir Otoyolu'nu yapmasaydık, 8,5 saatte gidilen yol ,11-12 saatlere çıkacaktı. Eleştirilerinize açığız, tabi ki sizin görüşlerinize ihtiyacımız var. Bunları da değerlendirmemiz gerekiyor ama her şeye bu kadar çalışan arkadaşımız var. Arkamızda 400 bin kişinin sorumluluğu var. Biraz da moral motivasyon istiyor bu arkadaşlar. Yaptığımız işlerde verilemeyecek hiçbir hesabımız yok. Yine burada arkadaşlarımız, Sayıştay sorgularından bahsediyor. Sayıştay bir bulgudur. Bu bulgular, bize gelecek. Biz, bunların hepsine cevabımızı vereceğiz. O zaman bunları konuşuruz. Sadece bir dosya incelenmiş ve bir bulgu bulunmuş. Buradaki süreç de devam etmektedir."

Karaismailoğlu, 18 yılda toplam 910 milyar liralık yatırım yapıldığını dile getirerek, bunun sadece yüzde 18'inin Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapıldığını dile getirerek, "Yüzyıla sığamayacak işleri, 18 yılda nasıl yapacaktık? Sadece yüzde 18'ini KÖİ modeliyle yaptık. Diğerlerini de öz bütçeden yaptık. Para olsaydı hepsini öz bütçeden yapardık. Tüm projelerimizi, Bolu Dağı'ndaki proje gibi yabancı firmaları mı bekleyecektik?" ifadelerini kullandı.

Projelerin 5 firmaya verildiğine ilişkin eleştirilere de Bakan Karaismailoğlu, şu cevabı verdi:

"Burada 5 tane firma diye söylüyorsunuz, binin üzerinde firma bakanlığımızla iş yapmaktadır. Bu binin üzerindeki firmaların içinde muhalefet partilerinin milletvekillerinin sahip olduğu müteahhitlik firmaları da var. Bizim burada en büyük müteahhitlerimizden birisi de eski CHP milletvekili. 5 firma diyerek, milletimizin kafasını bulaştırmanın anlamı yok. Bunlar ülkemize değer katan büyük projeler. Bunun sorumluluğunu hissediyoruz."

Kaynak: AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8