banner8

Türkiye Akdeniz'deki enerji denkleminde gücünü uluslararası hukuktan alıyor

Türkiye, Doğu Akdeniz'de enerji alanında haklı mücadelesini sürdürürken gücünü uluslararası hukuktan alıyor.

Gündem 23.07.2020, 11:30
Türkiye Akdeniz'deki enerji denkleminde gücünü uluslararası hukuktan alıyor

Bölgede devam eden petrol ve gaz arama faaliyetleri çerçevesinde, MTA Oruç Reis sismik araştırma gemisinin 21 Temmuz'da yeni bir faaliyette bulunacağının duyurulması, Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip Türkiye'yi gözardı ederek yapılan deniz sınırını belirleme ve arama çalışmalarıyla derinleşen sorunları yeniden gündeme getirdi.

Uzmanlar, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'de yürüttüğü hidrokarbon arama faaliyetlerinin uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde yürütüldüğünü ve kıta sahanlığının belirlenmesi konusunda ise ana karanın esas olduğunu belirtiyor.

Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü Başkanı Av. Süleyman Boşça, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kıyı devletlerin kıta sahanlığı üzerindeki haklarının, fiilen ve başlangıçtan beri var olan doğal bir hak olduğunu ve bu hakların ilan edilmesine gerek olmadığını ifade etti.

Boşça, uluslararası sözleşmeler gereğince bir kıyı ülkesinin esas çizgiden itibaren 200 millik bir kıta sahanlığına sahip olduğunu anımsattı.

Uluslararası deniz hukukuna göre, kıta sahanlığı konusundaki tartışmalarda, deniz yetki alanının sınırlandırılmasına ilişkin ikili anlaşmalar ve uluslararası teamüllerin temel alındığını vurgulayan Boşça, şunları kaydetti:

"Yunanistan ile İtalya arasındaki Haziran 2020'de imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması'nda ana karaların esas alınması, zımni olarak Yunanistan'ın adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarının bulunmadığını kabul etmesi anlamına gelmektedir. Mevcut durumda Yunanistan'a ait adalar, Türkiye'nin doğal uzantısı üzerinde olduğundan bu adalar uluslararası teamüller gereği kıta sahanlığı kapsamında değerlendirilemez. Uluslararası Adalet Divanı kararlarında da kıta sahanlığı belirlemesinin 'hakça ilkeler' çerçevesinde yapılması gerektiği ifade edildiğinden, söz konusu adaların Yunanistan’ın kıta sahanlığı içinde değerlendirilmesi bahsedilen hakça ilkelere de aykırı olacaktır. Öte yandan bu yaklaşım, Lozan Anlaşması'nda öngörülmüş olan Türkiye ve Yunanistan'ın Ege Denizi’nden eşit olarak faydalanması kuralına da aykırı olacaktır."

Boşça, Türkiye'nin Libya ile yaptığı Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması sonrasında 27 Şubat'ta Birleşmiş Milletler'e (BM) kıta sahanlığına ilişkin coğrafi koordinatları ilettiğini de anımsatarak, "Söz konusu koordinatlar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına verilmiş olan 7 ilave petrol sahası ruhsat bölgesi içinde faaliyet gösteren Oruç Reis gemisinin araştırma yaptığı alanı da içine almaktadır. Uluslararası sözleşmeler ve uluslararası yapılageliş kuralları çerçevesinde ülkemizin tasarrufunda herhangi bir hukuka aykırılık olmayıp, Yunanistan'ın tepkisi uluslararası hukuka aykırıdır." diye konuştu.

"Yunanistan BMDHS'ye aykırı davranıyor"

İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu da MTA Oruç Reis sismik araştırma gemisinin bulunduğu alanın BM kıta sahanlığı sınırları çerçevesinde Yunanistan'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'ni ihlal etmediğini belirtti.

Biresselioğlu, Yunanistan'ın adaları öne sürerek yaptığı kıta sahanlığı açıklamalarının uluslararası hukukta karşılığı bulunmadığını vurgulayarak, "Yunanistan, taraf olduğu Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) gereği, 'hakça paylaşım' ilkesini uygulamakla yükümlüdür. Bu ilkenin uygulanmasında adaların ana karalara olan uzaklığı, büyüklüğü ve cephelerinin uzunluğu belirleyici olmaktadır. Oruç Reis gemisinin Meis Adası açıklarında bulunan deniz alanının Yunanistan'a olan uzaklığı 580 kilometre iken Türkiye'ye olan uzaklığı sadece 2 kilometredir. Yunanistan'ın on binlerce kilometrekareyi kapsayan bir kıta sahanlığı iddiası kendisinin taraf olduğu BMDHS'nin 'hakça paylaşım' ilkesine tamamıyla aykırıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin bu konuda tezinde haklı olduğunu ifade eden Biresselioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"BMDHS'nin 300. maddesi tarafların anlaşmadan doğan sorumluluklarını iyi niyet ilkesini göz önünde bulundurarak yerine getirmesinin gerekliliğini ve yine sözleşmeden kaynaklı hak ve özgürlüklerini, hakların suistimaline mahal vermeyecek şekilde kullanabileceğini belirtmektedir. Bu doğrultuda, Türkiye ana karasına yakın olan adalar üzerinden çizilen sınırlar BMDHS’nin 300. maddesi ile karşıtlık göstermekte olup, iyi niyet çerçevesinde değerlendirilmesi ve Türkiye tarafından da kabul edilmesi mümkün değildir."

"Hukuken haklı olan devlet Türkiye"

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener ise ana karadan çok uzakta olan adacıklar ile kıta sahanlığı belirlenmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Kıta sahanlığı sınırlandırmasında cephe uzunlukları, ana karaya mesafe ve konumun asıl kriterler olduğuna işaret eden Akyener, "Bu bağlamda uluslararası hukuka göre Yunan tarafının iddiaları sıfır etkiye sahiptir." dedi.

Akyener, bu nedenle ilgili adalar etrafında bir kıta sahanlığı iddiasında bulunmanın kesinlikle tutarlı olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yunanistan-İtalya, İngiltere-Fransa, Nikaragua-Kolombiya, Libya-Malta, Tunus-İtalya, Papua Yeni Gine-Avustralya gibi bu minvalde birçok uluslararası hukuka dayanan anlaşma ve karar mevcuttur. Türkiye, ortaya koyduğu haklı iddialarını bu gibi anlaşmalara da dayandırmakta ve desteklemektedir. BM nezdinde de gerekli girişim ve deklarasyonları yapmıştır. Bu bağlamda hidrokarbon arama hakları dahilinde Anadolu'ya 2 kilometre mesafede olan bir alanda arama yapma gayesiyle bir NAVTEX yayınlanmıştır. Türkiye'nin bu hamlesi karşısında Yunanistan rahatsızlık duysa da ne hukuken ne askeri anlamda, ne ekonomik ne de siyasi bağlamda yapabileceği bir şey yoktur. Türkiye haklarından kesinlikle taviz vermeyeceği gibi Libya gibi komşularının haklarının yenmesine de müsaade etmeyecektir. Bölgede her anlamda en güçlü ve hukuken haklı olan devlet Türkiye'dir."

Kaynak: AA

Yorumlar (0)
banner35
19
açık
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30