banner10

Süreli evliliğe süresiz nafaka sorunu ve çözümü

Ülkemizde son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri de süresiz nafaka. İlginç davalarla da zaman zaman gündeme gelen süresiz nafaka ile ilgili mevcut yasa ne diyor? Konu uzmanları nasıl bir çözüm öneriyor? Tüm bu soruların cevabı haberimizde.

Süreli evliliğe süresiz nafaka sorunu ve çözümü

Geçtiğimiz günlerde ajanslara düşen bir haber, yüzbinlerce kişinin süresiz nafaka konusundaki görüşlerini de değiştirmesine neden oldu.

Habere göre, nafaka artırım davasına nişanlısı ile gelen kadın, mahkemede eşine 'Nafakayı artır. Parasızlık yüzünden nişanlımla evlenemiyoruz' diyerek duyanlara 'pes' dedirtti.

Mevcut yasa ne diyor?

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Başkanı İlknur Birsel Büyükakça, yenisafak.com'a yaptığı açıklamada, süresiz nafaka konusunun toplumsal bir çıkmaza dönüştüğünü ve bu kördüğümü sadece üst düzey bir siyasi iradenin çözebileceğini kaydetti.

Çiftlerin boşanmasının ardından kadının yeniden evlenmesi, ölmesi, ahlaksız bir hayat sürmesi ya da iş bulması gibi durumlarda nafakanın düştüğünü anlatan Büyükakça, uygulamada özellikle iş konusunda ciddi sıkıntılar olduğuna dikkati çekti.

Ahlak dışı yaşamı kanıtlayınca mahkeme 'özel hayat' diyor

Yasaya göre asgari ücret ile çalışan eşe nafaka verilmemesi gerektiğini hatırlatan Büyükakça, "Nafaka davasında hakim asgari ücretle çalışan bir kadının kendine bakamayacağına inanıyor. Bu nedenle de 3 bin 200 TL’yi baz alıyor ve eğer kadın bu miktarın altında bir maaşla çalışıyorsa kocanın nafaka vermesine karar veriyor. Ya da başka bir erkekle hayatına devam eden kadının fotoğrafları ve videoları mahkemeye sunuluyor. Mahkeme bu kez de kanıtları ‘özel hayatın ihlali’ olarak yorumluyor ve nafakanın ödenmesinin devamına kadar veriyor" dedi.

30 yıllık kanayan yara

Türk Medeni Kanunu’nda 1 yıl olan yoksulluk nafakasının 1988 yılında süresiz hale getirilerek aileye ilk darbenin vurulduğunu kaydeden Büyükakça, şunları söyledi:

Bu yasanın hemen ardından ‘eşit kusurlu da nafaka öder maddesi’ eklenerek Türk aile yapısı ikinci darbeyi almıştır. Gerekçe olarak boşanma yüzünden yoksulluğa düşen tarafa boşandığı eş ömür boyu yardım etmelidir düşüncesi hakimdir. Bu durum, bir yoksulun geçimini ömür boyu diğer yoksulun sırtına yüklemekten başka bir şey getirmemiştir.

Şöyle bir örnek vereyim; diyelim ki çift boşandı. Erkek çalışmıyor. Kadın ise asgari ücretle de olsa bir iş sahibi. Mahkeme, ne olursa olsun erkeğin nafaka ödemesine hükmediyor. Asgari ücretli bir kişi için bugün maaşının 5’te 1’ini nafaka olarak ödemek gerçekten de çok zor bir durum.
Adalet Bakanlığı’nın resmi verilerine göre geçen yıl 218 bin boşanma davası görüldü. Bu nedenle nafaka konusunun doğrudan ya da dolaylı olarak 1 milyon kişiyi yakından ilgilendirdiğini söyleyebiliriz.”

"Erdoğan’ın 100 günlük programında kendine yer buldu"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 100 günlük programda da süresiz nafaka konusuna vurgu yapıldığının altını çizen Büyükakça, şunları söyledi:

"Bir kadınla 10 gün evli kalıp, 29 yıldır nafaka ödeyen mağdurlar var. Kadının yüzünü dahi unutmuş ama her ay maaşından bir kısmı o kadına yollamak zorunda. Yollamazsa hapis yatacak. Eğer hapse girse de çıkınca borçlar silinmiyor. Aksine mahkeme ve avukat masrafları da mağdur kişinin sırtına yükleniyor.

Burada ısrarla altını çizdiğimiz bir nokta var. Süresiz nafakaya karşı çıkanlar kesinlikle çocuklara ödenen iştirak nafakasını sorun etmiyor. Tabi ki hepimiz çocuklarımıza bakmakla yükümlüyüz. Mağdurların en büyük sıkıntısı eski eşlere ödenen paralar.

Çocuk yoksa 1 yıl, çocuk varsa 5 yıl nafaka ödensin

Bunun için önerimiz çocuk olmayan evliliklerde nafakanın 1 yıl boyunca ödenmesi ve sonra kesilmesi. Çocuk olan evliliklerde ise maksimum sürenin 5 yıl ile sınırlandırılması. Bu yasa mevcut haliyle kadınları sosyal hayattan da alıkoyuyor. Almanya’da bir kadının bir sürenin üzerinde nafaka alması yasak. Çünkü kadının kendi ayakları üzerine durmasını, topluma katılmasını ve sağlıklı bir birey olmasını engelliyor olarak yorumluyor Alman yasaları bu süreci.”

Kayıt dışı çalışmanın önünü açıyor

Mevcut yasanın en büyük zararlarından birinin de ‘kayıt dışı istihdam’ konusu olduğuna vurgu yapan Büyükakça, “Boşanan kadın nafakası kesilmesin diye kayıt dışı çalışmayı kabul ediyor. Bundan kendisi ve işvereni avantaj sağlarken devlet büyük zarar görüyor. Çünkü bu çalışanın herhangi bir kaydı olmuyor. Mevcut yasa ayrıca insanları ömür boyu birbirine bağımlı yaşamaya mahkum edip ayrıca nikahsız yaşamın da önünü açıyor. Kaldı ki erkekleri evlilikten soğutan bu yaklaşım, evlenmesi durumunda erkeğin yeni eşiyle kurduğu yuvasında da çok ciddi huzursuzluğa neden oluyor. Umarız yeni yasa ile tüm bu sıkıntılar giderilir” dedi.

Kaynak: www.gaste24.com

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2018, 17:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17