banner38

Murat Ülker yazdı: İslamiyeti seçen caz müzisyenleri varmış

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker kişisel blog sitesinde müziğin insan hayatındaki önemini anlatan bir yazı kaleme aldı. Murat Ülker okuyucularına özellikle doğaçlamanın en sık görüldüğü müzik türlerinden olan caz müzik branşında İslamiyet'i seçen ünlü müzisyenleri ve eserlerini bizlere tanıtarak caz'ın o eşşiz ruhunu bizlere yazısıyla yansıttı.

Gündem 29.04.2021, 13:06 29.04.2021, 13:41
Murat Ülker yazdı: İslamiyeti seçen caz müzisyenleri varmış

İşte Murat Ülker'in bizleri adeta  'caz' müzik dinletilerine sözlü olarak götüren o yazısı; 

Müzik niye dinlenir, nasıl dinlenir, nerede dinlenir tartışmasına girecek değilim. Ama şunu söyleyebilirim hala kuşak farklarından bağımsız olarak müzik çoğumuz için hayatın tamamlayıcısıdır. Hatta birçok ritüel de müzikle içiçedir. Müzik insanın duygu durumunu değiştirir. Lisanını anlamadığınız bir müzikle bile duygusal durumunuz değişebilir. Bu nedenle müzik hem çok güçlü bir kendini ifade etme aracı hem de duygusal etkileşim aracıdır.

Ünlü filozof, besteci ve yazar Leonard B. Meyer “Emotion and Meaning in Music” kitabında ilginç bir iddiada bulunmuş (1); “Her müzik bizim için aynı değil, bazılarını daha çok seviyoruz. Beyin bir sonraki notayı ve sonraki kısmı tahmin etmeye çalışıyor, tahmini tuttukça da dopamin salgılıyor yani kendi kendini ödüllendiriyor bilebildikçe. Bunun ilginç bir dengesi var eğer hep ritmi tuttursaydık bu dopamin salgısı kaybolurdu, yani arada bir şaşırmamız, yanılmamız gerekiyor.” 

İşte cazda durum tam da bu, emprovize yani doğaçlamanın en sık görüldüğü müzik türlerinden biridir. Ana tema çalıyor ve sonra emprovizasyonlar başlıyor, senkoplar oluyor (beklenmeyen vuruşlar) sonra başa dönülüyor ve ana tema son kez çalınıyor. Bir nevi yolculuk, ana temadan yola çıkıyorsunuz, yolda bir sürü şey oluyor ne yolcu ne de izleyen önceden biliyor başına gelecekleri, tek bilinen şey ana temaya geri döneceğiniz. İşin böyle beklenmedik heyecanlarla dolu olması dopamin salgısına ve en sonunda başa dönmüş olmanın konforu caza müptela kılıyor dinleyicileri. Cazı belki de diğer tüm müziklerden farklı yapan şey de budur.

Cazın kökenleri ise pamuk ziraatine dayanıyor. Nasıl mı derseniz Amerika kıtasında pamuk ziraatinin keşfiyle gereken işgücü için yani pamuğun toplanması için Afrika’dan siyahi köleler zorla getirilmişler. O zavallı insanların tarlalarda söyledikleri acı dolu şarkılardan blues doğuyor. Hatta meşhur blues şarkısı Leeve Camp Holler ile ezan arasında müthiş benzerliği burada görebilirsiniz:

 https://www.youtube.com/watch?v=0qmO8XouJ2U (Bu videoda geçen Leeve Camp Holler adlı blues şarkısı ezan ile aynı nota yapısına sahip deniliyor)

Caz’ın gelişiminde başta hatta çoğu caz müzisyeni Hristiyan, kiliseye “Baptist church” gidiyor. Meşhur Martin Luther King Baptist bir rahipti. Peki İslamiyet ve caz nerede, nasıl birleşiyor? Çoğunlukla Afrikalı Amerikalı olan caz müzisyenleri 1940lardan itibaren kendi kökenlerini keşfe çıkıyorlar ve böylece atalarının dinini keşfediyorlar ve zaman içinde 1960lardan itibaren İslamiyeti tercih eden çok sayıda caz müzisyeni oluyor ve hatta adlarını değiştiriyorlar. İslamiyeti seçen en meşhur isimlerden ikisi Ahmad Jamal ve Art Blakey. Kendileri o kadar başarılı müzisyenler ki onları takip eden bir sürü insan oluyor.

No alt text provided for this image

Ahmad Jamal (1930-)

Ramazanda Caz festivalinin ilk yılında Türkiye’ye de gelen Frederick Russell Jones 1950 yılında İslamiyeti seçince adını Ahmad Jamal olarak değiştirmiş. Ahmad Jamal’ın icra ettiği en meşhur eserlerden biri Poinciana aslında delonix regia yani Madagaskar’a özgü, parlak çiçekli bir alev ağaç. Bestecileri Simon ve Bernier olan bu şarkıyı Ahmad Jamal kendinden öncekileri gölgede bırakacak bir güzellikte icra eder ve hatta 1958 yılında iki yıldan fazla listede kalır. (2) Dinlemenizi öneririm.

Nasıl Müslüman olduğunu ve İslamiyet'in hayatına nasıl etki ettiğini şu sözlerle anlatmış: “Genelde röportaj vermiyorum. Nihayetinde müzisyenim ve anlatmak istediğim çoğu şeyi piyanoyla anlatıyorum. İsmim Arapça fakat sosyal yaşantımda felsefi ve dini tartışmalara girmiyorum çünkü hayat bana, aptallarla vakit kaybedip onlarla konuşursam, eninde sonunda onlar gibi cümleler kurmaya başlayacağımı öğretti. Hayata olan bakışımı Kuranı Kerim’den alıyorum. Hayat sloganım, Herkes için sevgi, hiç kimse için nefret. 21 yaşındayken din felsefesi okuyordum. İslam dinini seçmeye karar verdim çünkü İslam beni karanlıktan aydınlığa çıkarttı ve bir yön tayin etmeme vesile oldu. Ne zaman yoldan sapsam, bunlar benim hep hata yaptığım anlar oldu. İnanın bana, ben çok hata yaptım. Sanat hayatımın en iyi performanslarını hatırlıyorum ama keşke anneme yaşattığım kalp kırıklıklarını unutabilsem. Bugün özellikle genç müzisyenler için rehberlik yapmaya çalışıyor ve 89 yıllık hayat tecrübemi onlarla paylaşmaya gayret ediyorum. Fakat onlara yalnızca su kaynağını gösterebilirim, oradan faydalanmalarını sağlayamam. Genç veya yaşlı fark etmiyor, bazı insanlar onlara anlatsanız bile, o imkâna sahip olsalar bile bilgeliği anlamıyor.” (3)

Kendisi bir dönem bir caz bar açmış, ismi Ahmad Jamal’ın Elhamrası, alkolsüz bir mekan, kendi çalıyormuş burada. İşler umduğu gibi gitmemiş, kapanmış.

Meşhur caz kritiği Stanley Crouch’a göre Charlie Parker’dan sonra en etkili caz müzisyenidir. Ahmad Jamal’ın bu mistik yanı müziğine de yansıyor. Müziğinde geveze biri olmamış, çalarken hep sadeliği seçmiş. Hatta Miles Davis bile Ahmad Jamal’dan ilham aldığını, onun sayesinde çalarken nefes almayı ve aradaki boşlukları kullanmayı öğrendiğini söylemiş.

Cazın oldukça demokratik bir müzik olduğunu fark ettim. Gerçekten önemli bir okuma adabı içeriyor. Size bir süre veriliyor, solo yapmanız okumanız için, sizinle birlikte o sırada çalanlar, yani ekip arkadaşlarınız en iyi şekilde icra etmeniz için gayret ediyorlar. Kimse kimsenin sözünü kesmiyor, karışmıyor. Ahmad Jamal gördüğüm kadarıyla en sade ve bilgece çalan/söyleyenlerden biri. Şu anda mistisizmi, müziği sanki her hali bir bütünmüş gibi geliyor.

Ahmad Jamal’la Yussef Lateef’in çok keyifli bu videosunu dinlediğinizde müziklerindeki dinginlik ve olgunluk haline tanık olacaksınız: https://www.youtube.com/watch?v=_FTbzYCGHDU

No alt text provided for this image

Art Blakey (1919 – 1990)

1919’da doğan Art Blakey ise birçok caz müzisyeni gibi müzik kariyerine kilisede başlamış. Art Blakey 1948de gazetecilere Afrika'yı ziyaret ettiğini, burada ritmik davul çalmayı öğrendiğini ve Abdullah Ibn Buhaina adını alarak İslam ile tanıştığını söylemiş. Yaptığı seyahatin ona ve müziğine etkileri olmuş, 40lı yılların sonlarında Jazz Messengers grubunu kurmuş. (4) Hz.Muhammed (SAV) ingilizcede “messanger of God” diye geçer, Art Blakey’nin seçtiği isim anlamlı. (5)

Art Blakey, Ahmad Jamal gibi değil, sözleri de müziği de isyankar. Tüm bu müzisyenler islamı seçerken kendileri için farklı bir bağlantı bulmuşlar. Müziklerini dinlediğinizde anlıyorsunuz.Kendisini de bu yazıda bu şarkıyla anmış olalım: https://www.youtube.com/watch?v=EUPo9dntuGU

No alt text provided for this image

John Coltrane, 32 yaşında iken. (1926- 1967)

1964’te caz tarihinin en ilginç isimlerinden John Coltrane bir albüm yapmış, albümün adı: A Love Supreme. Coltrane’nin o dönemki eşi Müslüman, davulcusu Rashad Ali ve 2.Saksafoncu Yusef Lateff de sonradan Müslüman olmuşlar. A Love Supreme albümünde ana bir tema var, sonra bir ritm başlıyor ve ilk bölümün sonlarına doğru bas ritmi ile A Love Supreme diye bir nakarat geliyor. Bu akış cazda ilk defa yapılmış, o güne kadar genelde bir şarkı seçilip çalınırmış burada ise ana tema üzerine 30 dakika süreyle müzik yapılıyor. Uzunca bir süre insanlar orada geçen Love Supreme, Allah Supreme olduğunu düşünmüş, notalar ortaya çıkınca da bu fikir pekişmiş. Kendisinin içinde bulunduğu dönem nedeniyle açıktan Allah diyemeyeceği için Love Supreme dediği düşünülüyor, elem verici ama akıllıca bir usül. Ayrıca sanatın özelliği burada, size somut bir olgu veya fikir ile gelmiyor. Mesaj sizin anlayışınıza kalıyor. Yakın bir tarihte notalarla birlikte ortaya çıkan (7) albümün içindeki notlarda:“No road is an easy one, but they all go back to God.” diye not düşmüş. (Hiçbir yol kolay değildir, ama hepsi Allah’a çıkar). Bu kadar bahsetmişken o şarkının da linkini vermek gerekiyor sanırım: https://www.youtube.com/watch?v=NMpCWxDBWKQ

Kendi piyanisti kaydın anısını şöyle aktarmış:“Biz çalmaya başlarken stüdyoda ışıkları loş yaptılar, tüm albümü öyle kaydettik”. Yani ortaya sadece ana teması belli bir eser konmuş gerisi onlar için anın içinde yaratıcılıklarını konuşturdukları ruhani bir yolculuk olmuş. Sonrasında bu albüm caz tarihinin en çığır açan ve sevilen albümlerinden biri olarak tarihte kendine yer edinmiş.

Bu arada söz cazdan açılmışken, geçtiğimiz günlerde Gallery 11.17 Caddebostan’da ‘Cazın Görsel Ritmi’ sergisine gittiğimi belirteyim. Sanatçı Atilla Atala’nın oldukça değişik çalışmalarının olduğu keyifli bir sergiydi (8).

No alt text provided for this image

Atilla Atala, Miles Davis, Paslanmaz Çelik 51x43x167 cm.

İçeri girdiğinizde hemen sağda çok katlı metalden yapılmış saksafonu andıran Miles Davis heykeliyle başlıyor sergi. Bu karşılamanın bir güzel esprisi ise heykelin Miles Davis’in kendi boyunda yapılmış olması.

No alt text provided for this image

Atilla Atala, Louis Armstrong, Ahşap Üzeri Akrilik, Çap: 100 cm. Yıldız Holding Koleksiyonu.

Hemen solunuza döndüğünüzde karşı duvarda ahşap üstü, dokulu yapısıyla gözünüzü alan eserlerde üç dev sanatçıyla karşılaşıyorsunuz; Miles Davis, Chet Baker ve benim kişisel favorim Louis Armstrong.

No alt text provided for this image

Atilla Atala, Ray Charles, Aduvaz, 20 x 30 cm. Yıldız Holding Koleksiyonu.

Ray Charles, Billie Holiday, Nina Simone, Louis Armstrong, Chet Baker’larla çevrili hoş bir dünya yaratılmış sergide. Farklı malzemelerle yapılan çalışmaları yine ustaların müziklerinin doldurduğu bir salonda gezmek çok keyifliydi. Güzel dokunuşları göze çarpıyor sanatçının, mesela Chick Corea’nın bir boğa figürüyle ele alınışı, ki kendisinin en ünlü şarkısı Spain, en meşhur şarkılarından biri My Spanish Heart. Caz ya da resim/heykel merakınız varsa bir süre daha daha açık olacak bu sergiyi gezmenizi öneririm. 

Sonsöz: Müzik bazen hatıraları canlandırabilir ama anı yaşamanız için de çok güzel bir vesiledir. Farklılıkları, çatışmaları yatıştıracak bir şifadır. Şiarımız #mutluetmutluol, bunun da yolu şefkat. Kalpleriniz etrafınızdakiler için, mahlukat ve eşya için şefkat ile dolsun, Allah yardımcımız olsun. Muhakkak salgın sonrası bir caz konserinde bir Ramazan gününde karşılaşırız yine.

Yorumlar (0)
banner35
19
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30