Kılıçdaroğlu'ndan İskeçe Müftüsü Mete'nin tehdit edilmesine tepki

CHP'nin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İskeçe Müftüsü Ahmet Mete'nin tehdit edilmesine tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu'ndan İskeçe Müftüsü Mete'nin tehdit edilmesine tepki

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İskeçe müftümüz Ahmet Mete tehdit ediliyor. Bir din adamı neden ölümle tehdit edilir? Bu tehdidin bir sonu olacak mı? Hayır olmayacak. Ama bir inanca karşı bir müftüyü hedef seçip o dinin mensuplarını cezalandırmak istiyorlarsa sonuç alamazlar. Biz CHP olarak orada yaşayan soydaşlarımızın her zaman yanında olacağımızı ifade etmek isterim." dedi. 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle: 

Bin önyargımız yok. Kimseye kinimiz ve intikam duygumuz yok. Ama tek bir amacımız var: 83 milyonun karını doysun, 83 milyon huzur içinde yaşasın. Amaç bütün farklılıkları zenginlik olarak görüp huzur dolu bir Türkiye inşa etmek.

Çok sayıda engelli kardeşimiz işsiz. Ama yasaya göre devletin istihdam etmesi gereken engelli kadrolarının büyük kısmı boş. Hangi gerekçeyle atama yapılmaz? Çünkü bir engelli karnını doyuracak, aç kalması lazım. İktidarın anlayışı bu. O boş kadrolar orada duruyor. Engelliler de sokakta aç bekliyor.

İskeçe müftümüz Ahmet Mete tehdit ediliyor. Bir din adamı neden ölümle tehdit edilir? Bu tehdidin bir sonu olacak mı? Hayır olmayacak. Ama bir inanca karşı bir müftüyü hedef seçip o dinin mensuplarını cezalandırmak istiyorlarsa sonuç alamazlar. Biz CHP olarak orada yaşayan soydaşlarımızın her zaman yanında olacağımızı ifade etmek isterim.

Geçen hafta ağırlıklı olarak eğitime, öğretmenlerin sorunlarına değinmiştik. Eğitimin bir toplum için ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştik. Eğitimli bir toplumda merak giderek büyür ve öğretmenlerimiz çocuklarımızı yetiştirmek için elinden geleni yaparlar. Çözüm önerilerimizi yine sıralamak istiyorum. İktidara gelir gelmez yapacağımız ilk iş öğretmenler için ayrı bir meslek kanunu çıkaracağız.

Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak. Bütün öğretmenler kadrolu olacak. Her 24 Kasım’da öğretmenlere birer maaş ikramiye vereceğiz. Öğretmenlere 3600 ek gösterge vereceğiz.

Türkiye’nin yatırımlarının en az yüzde 18’ini eğitim yatırımlarına ayıracağız. Köy okullarını yeniden açacağız, taşımalı eğitime son vereceğiz.

Eğitimin üretime dönük olması lazım. Eğitimin istihdam yaratması lazım. Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri açacağız. 6 yıl olacak, yatılı olacak. Belli bir sınıftan sonra öğrenci eğitim aldığı konuda ilgili fabrikada staj yapacak.

Sosyal güvenlik primlerini devlet verecek. En yetenekli çocuklarımızın buraya gelmesini istiyoruz. Her okulun bir bütçesi olacak. Okul aile birliği ve okul yönetimi bütçeyi yönetecek.

Dostlarımızla birlikte iktidar olduğumuzda eğitimi göreceksiniz, pırıl pırıl okulları göreceksiniz.

Bir pandemi döneminden geçiyoruz. Büyük sıkıntılar var. Olay başladığında hükümeti eleştirmedik. Biz de çözümler önerdik. Bu önerilerin yüzde 99’u uygulanmadı ve pandemi süreci iyi yönetilemedi. Nasıl bir anlayıştır? Uçağa binmeyi yasaklıyorsunuz, uçak biletinde KDV’yi yüzde 1’e indiriyorsunuz. Bu kadar akıl dışı uygulamalar. 13 bin 746 vatandaşımız resmi rakamlara göre hayatını kaybetti. Gerçek rakamlar bunun çok üzerinde. Belediyeler defin işlemlerini yapıyorlar. Doktorlar sahada çalışıyor. Topluyorsunuz, rakam çok daha yüksek çıkıyor.

Hükümetseniz ve toplumda bir saygınlığınız olsun istiyorsanız gerçek rakamları açıklamanız lazım. Ya da hiç rakam açıklamazsınız, ona da saygı gösteririz. Türkiye’nin rakamlarına kimse inanmıyor. Türkiye’yi bu hale niye düşürüyorsunuz?

"SALGIN YÖNETİMİNDE AVRUPA'NIN EN KÖTÜ YÖNETİLEN ÜLKESİYİZ"

Başta TTB açıklama yaptı rakamlar doğru değil diye. TTB’yi terörist ilan ettiler. Bir kişinin hastalığını kim bilir? Kaymakam mı, vali mi bilir? Hayır doktor bilir. Vay efendim sen bunu niye söylersin? Ana ilke neydi? Ana ilke salgının büyümesini engellemektir. Vatandaşına saygı duyuyorsan salgınla ilgili her şeyi yapmalısın. Bu yapılmadı. Salgın yönetiminde Avrupa'nın en kötü yönetilen ülkesiyiz.

Dün kabine toplantısı yaptılar. Sayın Erdoğan çıktı anlattı, 2 dakika ayırdı. Salgınla ilgili önlemler tamam, ekonomi ile ilgili önlemlerle tek satır yok. Dükkanı kapat diyorsun, her şeyi kapat diyorsun peki bu adam nasıl geçinecek?

Bununla ilgili tek bir cümle kurulmadı. Dün 3-4 saat oturup konuşacaklar, salgını nasıl engelleriz diye konuşacaklar, sokağa çıkma yasağı ilan edecekler ama ekonomi ile ilgili tek cümle kurmadılar. Esnaf kardeşlerimin önüne sandık gelecek. Demokratik yollarla bunlara ders vermek senin boynunun borcudur.

Kapanacak iş yerleri nedeniyle 2 milyon 100 kişi gelir elde edemeyecek. Esnaf kardeşimizin ciddi bir kültür derinliği vardır. Anayasamız esnaf ve sanatkar için özel bir düzenleme yapmış. Pandemi döneminde sizi korumadı ve desteklemedi. Anayasanın gereğini yapmadı. 5 maskeyi dağıtamayanlar bizim belediyelerin yapmak istediği yardımlara set çektiler.

Aş evleri için toplanan paralara bile el koydular. Devlet, esnafın dükkanını kapatıyorsa gelirini de sağlamalıdır. Esnafa sadece borç veriliyor peki Katar’a ne yapılıyor. Esnafa dükkanını kapat dediler kapattı. Bankadan borçlandırdılar.

Şimdi ikinci kez kapat dediler ama gelir yok. Futbol karşılaşmasını 500 milyon dolar ihaleyle alan Katar firması ben para ödemeyeceğim dedi. Yargı var, mahkemeye gitseler kazanacaklar. Kimse mahkemeye gidemiyor çünkü korkuyorlar. Bir kalemde 90 milyon doları indirdiler. Peki esnaf kardeşim senin vergini indirdiler mi?

Ayrıca firma sahibi dedi ki bu yetmez dolar sürekli artıyor, bunu sabitleyin ve TL’ye çevirin dedi. Erdoğan’a talimat verdiler. Bunu da kabul ettiler, doları 5,80’e sabitlediler.

Gençlik ve Spor Bakanı bunu büyük bir başarıymış gibi açıkladı. Esnaf kendini sahipsiz hissediyor. Hiç merak etme kardeşim. Esnaf Bakanlığı kurulduğu zaman derdi anlatabileceğin bir yer olacak.

Devlet en çok parayı tefecilere ödüyor. Son 18 yılda tefecilere ödenen faiz 192 milyar dolar oldu. Bu para vatandaşa ödenseydi herkesin aşı işi olurdu. 192 milyar doları Londra’daki bir avuç tefeciye verenden hesap sormayacak mısın? Sağlık çalışanları, vatandaşlar bunların yüzünden ölüyor. Bir maskeyi bile dağıtamadılar. Çünkü her şey bir kişiye bağlı. O karar vermeyince kimsenin kararı bir işe yaramıyor.

Kaynak: Yeniçağ

Güncelleme Tarihi: 01 Aralık 2020, 17:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER