banner8

İncelikli bir geleneksel sanat: Minyatür

Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç, minyatür sanatının derinlikli bir dünyaya sahip olduğunu söyledi.

Gündem 18.02.2021, 01:53
İncelikli bir geleneksel sanat: Minyatür

Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç, minyatür sanatının derinlikli bir dünyaya sahip olduğunu söyledi.

Minyatür sanatçısı ve eğitmen Gülçin Anmaç, minyatür sanatının derinlikli bir dünyaya sahip olduğunu söyleyerek, "Benim minyatür yapmamdaki ve sevmemdeki en önemli neden, minyatürün katmanlı bir hikayesinin olması. Bir tablo düşünün bu sayfa içinde farklı mekanlar veya farklı zamanlar bir arada gösterilebiliyor. Tabii ki bu, perspektifin sınırlı kullanılması, her bir ayrılma hareketinin zamanını, mekanı ayıran hareketin ise okumalarını öğrenmek ile mümkün olabilen bir şey." dedi.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Sosyal Antropoloji Bölümünde eğitim alan Anmaç, yüksek lisansını, tezli olarak Kadir Has Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Lisans Programı'nda tamamladı. Yurt içinde ve dışında 70'den fazla sergiye ve sanat festivaline katılan, 2009'da Kültür ve Turizm Bakanlığının "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ile Geleneksel Türk El Sanatları Sanatkarı" onayı alan Anmaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 25 yıllık sanat hayatını ve çalışmalarını anlattı.

Gülçin Anmaç, minyatür sanatının tarihi ve kültürel bir değere sahip olduğunu belirterek, henüz ilkokul yıllarındayken resim yapmaya başladığını, minyatüre ise çocukluğundan itibaren ilgi duyduğunu söyledi.

Üniversitedeyken, özel ders alarak yağlı boya resimler yaptığını kaydeden sanatçı, "Geleneksel sanatların çok farkında değildim. Daha sonra yağlı boyayı çok ince çalıştığımda, oradaki hocamın yönlendirmesiyle geleneksel sanatlar kapısı ve dünyası bana açıldı. Gönlümde resim olduğu ve bu alt yapıyla da geldiğim için, tabii ki benim ilgimi çeken sanat, geleneksel sanatlarımız içinde minyatür oldu. Başladığım andan itibaren de onunla devam ettim." diye konuştu.

"Sıfırdan çiziyorum"

Minyatür eğitiminin ve uygulamasının oldukça zahmetli olduğuna işaret eden sanatçı, şu bilgileri verdi:

"Minyatür, çok detaylı ve incelikli bir iş. Çok özen göstermeniz gerekiyor. Ben sadece sanatla meşgul birisi değildim. Edebiyat fakültesi bitirdim. Yüksek lisansım, kültür varlıklarının korunması üzerine oldu. Biraz kültür ve sosyal bilimler odaklı düşünen biriyim. İş sektöründe de çalışmam farklıydı. Bir sürü sorumluluklarım vardı. Buna rağmen o kadar koşuşturmanın ve telaşın içinde herhalde çok sevdiğim için (minyatürü) yürüttüm. Bu sanatı sevmenin nedeni de, benim kendime ait, hayatta anlatmak istediklerim, bir şeyi okuduğumda onun bana yansıması var. Bu eski bir efsane, yeni bir haber, bir şehir de olabilir. Tüm bunları anlatma kabiliyeti ya da yansıması, en iyi minyatürle oldu. Minyatür, aynı zamanda bana nefes aldıran bir alan oldu."

Sanatçı Anmaç, minyatür yaparken, teknikte ve malzemede geleneksel sanatların kendi doğruları üzerinden gittiğini ve bunu da çok kıymetli bulduğunu vurguladı.

Geleneğin devam etmesinin önemli olduğunun altını çizen Anmaç, "Pigmentlerden boyanın hazırlanmasını, guaj ve sulu boyanın kullanılmasını, kağıdın kendi özelliklerini korumasını, fırçanın kitap içindeki yapım şekliyle tekniğinin devam etmesini önemsiyorum. Mesela altın (boya), başlı başına bir konu ve biz, yüzyıllar evvel nasıl yapıldıysa aynı teknikle altını yapıyoruz. Değişen ne olabilir? Belki altını şu an defter olarak satın alıyoruz. Kendimiz ezmiyoruz ama ezilen yerden alıyoruz. En önemli değişiklik ise eskiden nakkaşhane sisteminde herkesin bu sanat alanında bir uzmanlığı vardı. Mesela renkleri yapan renkzen ve cetveli çеkеn cetvelkeş bir arada çalışırdı. Şimdi biz, bütün bunları bilip, kendimiz yapıyoruz. Ben geleneği koruyor ve o teknikleri öğretiyorum." dedi.

Anmaç, yapılan eserlere bakıldığında, geçmişteki minyatür sanatçılarıyla arasında fikir farklılığı olduğunu söyleyerek, "Yani bir eseri oluştururken, teknikler aynı olmakla birlikte, tamamen özgün çalışmalarımı yapıyorum. Hani bu geçmişin tekrarını kopyalamak veya bir parçayı alarak onu yapma şeklinde değil, sıfırdan çizerek yapmak. Anlatmak istediklerimi de resmettiğim için, size gelen yeni ve modern bakış, malzeme üzerinden değil, fikir üzerinden geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

"En son Eyüpsultan'ı üç kere çalıştım"

Bir minyatür eserinin alt yapısında aslında iki farklı bakış açısının olduğunu vurgulayan Anmaç, şunları söyledi:

"Mesela bir afiş, kitap kapağı, konulu bir serginin içinde yer almak gibi, önceden konusu belirlenmiş, bazen de ebatı çizilmiş alanlarda iş geliyor. Buna zaten tasarım demek lazım. Yani siz, sizden istenilen bir şeyin tasarımını yapıyorsunuz. Bu da çok heyecan verici oluyor. Beni sınırlamıyor. Burada aslında çok bağımsız değilsiniz ama bu işi kendi çizginizle, özgünlüğünüzle yapıyorsunuz. İkincisi sanat yaptığınız, yani sizi bir şeyin sınırlamadığı bir alan. Mesela beni gerçekten İstanbul çok etkiliyor. En son Eyüpsultan'ı üç kere çalıştım. 'Dördüncü de bambaşka bakış açısıyla çalışıyorum' dediğimde bu sefer artık ben orada özgün, tamamen kendi istediğim ve kendi karar verdiğim alanda çalışıyorum. Bunlara iki farklı çalışma algısı diyebiliriz."

Gülçin Anmaç, minyatürün masalsı bir tarafı olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Yani anlatımda, minyatürün renk algısını konuşacak olursak, mesela (sanatçı), pembe zeminler, yeşil bulutlar, altın nehirler veya mavi at yapmış. Süreç içinde incelediğinizde, rengi o kadar sınırlamadan, o kadar özgür bir bakışla kullanmış ki bu çok ilham verici bir şey. Yani hiç aklınıza gelmeyen şeyler uyandırıyor. Bazen bir savaş sahnesi izliyorsunuz, zemin pembe. (Renkler) o kadar olayı yumuşatıyor ve değiştiriyor ki veya lila renkli kayalıklar ya da turkuaz bir çınar. Bunlar minyatürde rengin hiç aklınıza gelmeyecek halleri ve çok karışık ya da kirli değildir. Boya net sürülür, hikayede baskındır. Bu da beni çok etkilemiştir."

Minyatürün aynı zamanda katmanlı bir sanat dalı olduğunu belirten Anmaç, "Benim minyatür yapmamdaki ve sevmemdeki en önemli neden, minyatürün katmanlı bir hikayesinin olması. Bir tablo düşünün bu sayfa içinde farklı mekanlar veya farklı zamanlar bir arada gösterilebiliyor. Tabii ki bu, perspektifin sınırlı kullanılması, her bir ayrılma hareketinin zamanını, mekanı ayıran hareketin ise okumalarını öğrenmek ile mümkün olabilen bir şey. Dolayısıyla siz, bir sayfada bir savaşı, bir aşk hikayesini, şehrin bir sürü katmanını bir anda anlatabiliyorsunuz. Yani bir kitap, bir sayfada bir tablo olabiliyor. İşte bu minyatürle mümkün ve çok derinlikli bir dünya." ifadelerini kullandı.

"Hocanızın bağlı olduğu hocanın da görgüsünün size dahil olması gibi bir durumda ilerleriz"

Başarılı sanatçı, minyatür eğitiminin halen meşk usulü olarak devam ettiğine dikkti çekerek, şöyle konuştu:

"Yani eğitim, hocanızla birebir temas halinde, biraz onu izleyerek, o sizi takip ederek devam ediyor. Ayrıca eğitim dışında, bu sanatın yüzyıllar öncesinden gelen edep, adap görgüsünü de alarak ilerleniyor. Bu yüzden bir secere olması lazım. Hocanızın bağlı olduğu hocanın da görgüsünün size dahil olması gibi bir durumda ilerleriz. Benim ilk minyatüre başladığım hocam Cahide Keskiner'di. Onun hocası Süheyl Ünver'di. Ondan öncesinde de bizim bir kopukluğumuz var sanatta. Cahide hocayla başladığımda aynı zamanda yaklaşık 7 yıl tezhip çalıştım ve bu da çok önemli. Bizim bütün desen, malzeme ve teknik bilgisini aldığımız noktadır tezhip. Cahide hocadan sonra Nusret Çolpan hocam ders vermeye başladı. Onunla devam ettim. Bu bir takiptir. Aynı ekolün devamlılığı şeklindedir. Şimdi de biraz onlardan aldığım görgü ve tekniklerle öğretmeye devam ediyorum. Bunların üzerine daha sistematik, tarihi bir sırayla sanat tarihi içinde olan bir düzenle anlatmaya çalışıyorum derslerimi."

Yakın dönemde minyatür sanatının UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne alınmasına ilişkin ise Anmaç, "Çok sevindirici bir haber. Çoklu dosya olarak sunuldu. Yani 4 ülkenin bunu desteklemesi çok güzel bir haber. Bir nevi bu bir tescil çalışması. Yani bu sanatın ülkeniz tarafından, ülkenizin sanatçıları tarafından yapıldığının, sizin bir kültür değeriniz olduğunun uluslararası onayı. Bu yönüyle hiç küçümsenmeyecek bir durum." dedi.

Anmaç, son 10 yıldır sadece minyatür sanatına kendini verdiğini ve birçok atölye çalışmasına imza attığını ifade ederek, "Bizim işlerimiz çok kolay üremiyor. Bir kişisel sergi oluşturabilmemiz yılları buluyor. Kendi özgün çalışmalarımın yer aldığı, beni etkileyen konuları işleyebildiğim kişisel sergilere devam etmek büyük arzum. Bir de herhalde öğrencilerimi yetişip onların hoca olduğunu ve üretebildiğini görmek çok büyük mutluluk." ifadelerini sözlerine ekledi.

Pandemi öncesi Bahariye Mevlevihanesi ve Balaban Tekkesi'nde atölye çalışmalarını sürdüren Anmaç, Albaraka Sanat Akademisi'nin yanı sıra online minyatür dersleri vermeye devam ediyor.

Kaynak: AA
Yorumlar (0)
banner35
22
açık
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30