'İlk hedefimiz ölüm sayısını 4 binin altına düşürmektir'

İçişleri Bakanı Soylu, "2018 ve 2019 yıllarının ilk altı aylık dönemleri karşılaştırıldığında Türkiye'de trafik kazalarındaki can kayıpları yüzde 35 azalmıştır. Bizim ilk hedefimiz, ölüm sayısını 4 binin altına düşürmektir." dedi.

'İlk hedefimiz ölüm sayısını 4 binin altına düşürmektir'

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 2018 ve 2019 yıllarının ilk altı aylık dönemleri karşılaştırıldığında Türkiye'de trafik kazalarındaki can kayıplarının yüzde 35, ölümlü kaza sayısı yüzde 31'e azaldığını belirterek "Bizim ilk hedefimiz, ölüm sayısını 4 binin altına düşürmektir. Bu yıl yüzde 25'lik bir azalma ile kapatacağımızı yani 5 bin rakamına düşeceğimizi tahmin ediyorum." dedi.

Bakan Soylu, Antalya’da uygulamaya konulan "Hayatıma kastım yok, kaskım var" projesinin bir oteldeki tanıtım toplantısında, kampanyaların toplumsal iletişimde çok etkin ve önemli bir dil olduğuna inandığını söyledi.

Bir yeniliğin, atılmak istenen yeni bir adımın veya bir uyarının toplumsal anlamda kabul görmesi için, hatta bazen kötü alışkanlıkların davranış kalıplarını değiştirmek için doğru kampanyalarla hızlı olumlu sonuçlar alınabileceğine inandığını ifade eden Soylu, bu çabaya ortak olan herkese teşekkür etti.

Dünya Sağlık Örgütünün 2018 yol güvenliği küresel durum raporuna göre trafik kazalarından kaynaklanan küresel can kaybı sayısının 2000-2016 yıllarında yüzde 17 arttığını ve yıllık 1 milyon 350 bine ulaştığını aktaran Soylu, şöyle devam etti:

"Yani dünyada her gün ortalama 3 bin 700 kişi, trafikte hayatını kaybetmektedir. Trafik kazaları, dünyada yaşanan genel ölümlerde sekizinci, 5-29 yaş aralığındaki ölüm sebepleri içinde ise birinci sıradadır. Ülke olarak bu fotoğrafta uzun yıllar çok da arzu edilen bir noktada olamadık. çok kayıplar verdik, çok acılar yaşadık. Hemen her hükümet döneminde iyi niyetle, önemli adımlar attık. Özellikle 15 Temmuz'dan sonra, Türkiye'nin bütün iç güvenlik meselelerini bir bütün olarak ele alırken bilhassa Sayın Cumhurbaşkanımızın konuya ilgileri ve doğrudan talimatlarıyla trafik güvenliği meselesine de yeniden ciddi ve stratejik bir yaklaşımla eğildik. Belki son dönemde ülkemizin yoğun gündemi içerisinde pek dikkat çekmemiş olabilir ama bu çalışmalardan rakamlara yansıyan çok olumlu neticelere ulaştık. Bana göre hepsinden önemlisi trafik güvenliğinde olumlu bir trend yakaladık."

Soylu, trafik kazasında farklı farklı hastanelerdeki morglardan yakınlarını toplayan, en iyi arkadaşını çocukken fırıncı arabasının çarpması sonucu kaybeden birisi olarak trafik kazası sorununu çözmeyi prensip haline getiren bir yönetici olduğunu vurguladı.

Dünyada 2016 yılında 100 bin kişiden 18'inin trafik kazalarında hayatını kaybettiğine dikkati çeken Soylu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“28 Avrupa Birliği ülkesinde bu rakam 5, ülkemizde ise 2018 verilerine göre 8,1'dir. 2017 yılında trafik kazasında 7 bin 427 olan ölüm sayısı 2018 yılında 6 bin 675'e düştü. Trend aşağıya doğru indi. 2018-2019 yıllarının ilk altı aylık dönemleri karşılaştırıldığında Türkiye'de trafik kazalarındaki can kayıpları yüzde 35, ölümlü kaza sayısı yüzde 31 azalmıştır. Bizim ilk hedefimiz ölüm sayısını 4 binin altına düşürmektir. Bu yıl yüzde 25'lik bir azalma ile kapatacağımızı yani 5 bin rakamına düşeceğimizi tahmin ediyorum. Bunun bizi durdurmaması gerekir. Gelecek yıl AB ülkeleri seviyesine inmeliyiz. Yüz binde 5 rakamına inmeliyiz."

"Denetim arttıkça kazalar ve can kayıpları azalıyor"

Trafik terörüne ilişkin önemli adımlar attıklarına işaret eden Soylu, şunları söyledi:

"Artık neredeyse bir trafik güvenliği sınavı haline gelen bayram trafiğinde geçtiğimiz yıllarda günlük ortalama can kaybı rakamımız 20'ydi, bu yıl Ramazan Bayramı tatilinde bu ortalamamız günlük 10 can kaybı olarak gerçekleşmiştir. Elbette ki cümlenin bir yerinde 'can kaybı' ifadesi varsa, o cümledeki her rakam bizim için fazladır. Ancak hepimiz biliyoruz ki olumlu değişimler, hele böyle konularda, maalesef bir anda elde edilemiyor. Rakamlar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Tabii bu rastgele tedbirlerle elde edilmiş değildir. Trafik güvenliğinin bütün bileşenlerini aynı anda ele aldık. Planlı bir çalışma ortaya koyabilmek için atacağımız adımları içeren bir 'trafik güvenliği uygulama politika belgesi' hazırladık ve kamuoyu ile paylaştık. Sonrasında burada yer alan bütün tedbirleri teker teker uygulamaya almaya başladık. Aynı zamanda trafik güvenliği ile ilgili teknik ve personel kapasitemizi arttırdık. Geçen yıl 5 bin trafik personeli sözü vermiştik. Mayıs, temmuz ve aralık aylarında yaptığımız atamalarla bunun 4 bin 300'ünü gerçekleştirdik. 2016’da 21 bin 925 olan trafik polisi sayımızı 24 bin 270'e çıkarttık. Trafik tescildeki boşta kalan personeli de sahaya çıkarttık. Bu sayıyı yıl sonu itibarıyla 26 bine ulaştırmayı planlıyoruz. Jandarmamızda da 2016'ya kıyasla trafik tim personeli sayımızı yaklaşık yüzde 81 oranında arttırdık. Ayrıca 100 adet motosiklet alarak ilk defa jandarma motosikletli trafik timi kurduk. Denetim sayılarımızı arttırdık. Ocak-haziran dönemleri karşılaştırıldığında bu yıl geçen yılın aynı dönemine göre trafikte kontrol ettiğimiz araç sayısı yüzde 31,5 artmıştır. Çok net bir gerçek var. Denetim sayısı arttıkça trafikte yaşadığımız kazalar ve can kayıpları azalıyor. Dolayısıyla denetimlerimizi arttırmaya devam edeceğiz."

Soylu, trafikte kazalarını engellemenin yanı sıra kazalardaki can kaybını önlemeye yönelik de çalışmalar yaptıklarını dile getirerek şöyle konuştu:

"Bu kampanyanın konusu da buna yöneliktir. Yani kaza anındaki can kayıplarıyla ilgili. 2018 yol güvenliği küresel durum raporuna göre dünyada trafikte yaşanan ölümlerin yüzde 54'ünü savunmasız yol kullanıcıları olarak adlandırılan, 2 veya 3 tekerlekli motorlu araç kullanıcıları, yayalar ve bisikletliler oluşturmaktadır. Hayatını kaybeden savunmasız yol kullanıcılarının yüzde 52'sini de 2-3 tekerlekli motorlu araç kullanıcıları oluşturuyor. 2016 yılında motosiklet gibi araçlarla yapılan trafik kazalarında 1 milyon kişi başına ölümler AB üyesi ülkelerde ortalama 7 kişi, ABD'de ise 16,3 kişidir. Bu rakam 2018'de Türkiye'de 12,8 kişidir. Savunmasız yol kullanıcıları içinde yayalara dönük olarak geçtiğimiz ekim ayında devrim niteliğinde bir adım atarak Türkiye'de "yaya öncelikli trafik" anlayışına geçtik. Yasanın çıkış tarihi olan ekim ayı öncesi sekiz ayda toplam 2 bin 56 olan ölümlü trafik kaza sayısı, yasa sonrası sekiz ayda yüzde 42 azalışla bin 189'a düştü. Burada toplumsal farkındalık oluşmuş durumda. Doğrudan yaya ölümlerine baktığımız zaman da henüz çok yeni bir uygulama olmasına rağmen 1 Ocak-30 Haziran döneminde yayaların karıştığı trafik kazaları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 oranında azalmış, bu kazalarda kaza anında hayatını kaybeden insan sayısı ise yine geçen yılın aynı döneminde 244'ten 156'ya gerilemiştir."

"Kask konusunda farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor"

Kask konusunda da farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını anlatan Soylu, motosiklet kullanımının insan sağlığına da faydalı olduğunu söyledi.

Yapılan araştırmalarda motosiklet kullanımının stres hormonlarını yüzde 28 azalttığı, 20 dakikalık bir motosiklet kullanımının kalp atış hızını yüzde 11, adrenalin seviyesini yüzde 27 artırdığı ve duyusal odaklanmayı geliştirdiğinin anlaşıldığını ifade eden Soylu, Türkiye'de de motosiklet kullanımının her geçen gün yaygınlaştığını bildirdi.

Geçen yıl motosiklet kazalarında hayatını kaybedenlerin yüzde 70'inin kaskının takılı olmadığına dikkati çeken Soylu, "Bu bizim için alarm halidir. Kaskı takılı olmadan hayatını kaybedenler ağırlıklı olarak şehir içinde gerçekleşen kazalara karışanlar. Kısa mesafe olduğu düşünülerek kask takılmıyor. Motosiklet kazalarının daha çok çarpışma sonucu meydana geldiği ve kaza geçiren insanların vücutlarında en çok kafalarından yaralandığı biliniyor. Yine yapılan araştırmalarda kask kullanmanın tüm kafa yaralanmalarını yüzde 60 ile yüzde 75 arasında, ölümcül kafa yaralanmalarını ise yüzde 30 oranında azalttığı görülmüştür. Dolayısıyla neresinden bakarsanız bakın, hangi araştırma raporunu, hangi istatistiği incelerseniz inceleyin, eğer bu iki tekerlekli heyecanı yaşıyorsanız, bu kaskı takmak durumundasınız." değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanlığı olarak trafik güvenliği konusunda teyakkuz halinde olduklarına değinen Soylu, bu heyecanı paylaşan herkesi yanlarında görmek istediklerini vurguladı.

Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un Meclisten geçtiğini anımsatan Soylu, şunları kaydetti:

"Bu konuda çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. İki yıldır bunun üzerine çalışılıyor. TBMM'ye teşekkür ediyoruz. Önemli bir yasaydı. Çocukların, ailelerin rahat bir şekilde statlara gitmesini, spora aktif bir şekilde katılmasını temin edecek bir yasadır. Bir iki tane daha ilave yapılması gerekir. İnşallah TBMM önümüzdeki zaman diliminde takdim edecektir. Bu haliyle bile takdir edilmesi, teşekkür edilmesi gereken, tebrik edilmesi gereken bir yasayı dün TBMM çıkardı. Önümüzdeki dönemde sporda şiddetin çok daha azalacağına şahit olacağız. Bunda Antalya'nın da kısmi payı söz konusu. Göztepe-Eskişehir maçı bu iş için düğmeye basılan önemli noktalardan bir tanesiydi. Bunu kesin çıkarmamız gerektiğini düşündük. Herkes önemli gayret gösterdi. Türkiye'de sporu geliştirdikçe, ortak payda yaptıkça daha sonuç alıcı bir yol izlenileceğini düşünüyorum."

Antalya Valisi Münir Karaloğlu da trafikteki güvenliğin artması için Türkiye genelinde önemli projeler yürütüldüğünü aktardı. Antalya'nın bir turizm şehri olduğunu, buradaki en önemli unsurun huzur ve güvenlik olduğunu anlatan Karaloğlu, "Turizm rakamlarının artmasının en önemli faktörü Antalya'nın huzur ve güven şehri olmasından kaynaklanıyor. Trafik güvenliğini de şehir güvenliği kadar önemsiyoruz. Yerli ve yabancı yılda 20 milyon insanın ziyaret ettiği bu şehirde trafik düzeninin önemli olduğunu bilinmesini istiyoruz." diye konuştu.

Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya ise trafiğin Türkiye'nin değişmeyen en önemli sorunlarından olduğunu söyledi. Türkiye'de her yıl 7 binin üzerinde insanın trafik kazalarında hayatını kaybettiğini, 300 bin ila 350 bin kişinin de yaralandığını dile getirdi. Bu rakamların her yıl orta büyüklükte bir ilçenin yok olması anlamına geldiğini vurgulayan Uzunkaya, "Her yıl 50 milyar lira civarında milli servet kaybının olması bu sorunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor." dedi.

"Hayatıma kastım yok kaskım var" projesi

Antalya Valiliğince uygulanan proje ile kask kullanımının trafik kazaları sebebiyle meydana gelen yaralanma ve ölümleri büyük oranda azaltabileceğinin farkına varılması ve motosiklet sürücülerinin kask olmadan trafiğe çıkmamaları amaçlanıyor.

Toplantıya Bakan Soylu, Vali Karaloğlu ile Uzunkaya'nın yanı sıra, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur, Antalya Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan ve Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar da katıldı. 

Kaynak: AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17