banner38

"Erdemli bireyler ancak sağlam bir aile yuvasında yetişebilir"

Türkiye Diyanet Vakfı Konferans Salonu'nda düzenlenen "Dijital Dünyada, Değerleriyle Aile Olmak" konulu 5. Aile Forumu'nun açılış programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, insanın inanç, fikir, ahlak ve vicdan dünyasının burada şekilleneceğine dikkati çekerek "Biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik gelişimi, ailede gerçekleşir. Maddi ve manevi boyutuyla sağlıklı nesiller, tutum ve davranış boyutuyla erdemli bireyler, duygu ve düşünce boyutuyla tutarlı insanlar ancak sağlam bir aile yuvasında yetişebilir." diye konuştu.

Gündem 14.05.2022, 18:56
"Erdemli bireyler ancak sağlam bir aile yuvasında yetişebilir"

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye Diyanet Vakfı Konferans Salonu'nda düzenlenen "Dijital Dünyada, Değerleriyle Aile Olmak" konulu 5. Aile Forumu'nun açılış programına katıldı.

Toplumun temelini oluşturan aile kurumunun güncel sorunlarına çözüm üretmek adına gerçekleştirilen bu forumun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Erbaş, İslam'ın en temel hedefinin, herkes için yaşanabilir bir dünya inşa etmek olduğunu vurguladı.

İslam'ın bir başka hedefini ise "Yeryüzünde adalet, merhamet, sevgi, saygı, huzur ve güvene dayalı bir hayat nizamı tesis etmek" olarak açıklayan Erbaş, "Vahyin beyan ettiği, Peygamber Efendimizin tebliğ ve temsil ettiği bütün ilkeler, ölçüler ve değerler, bu idealin gerçekleştirilmesine matuftur." ifadesini kullandı.

Erbaş, şöyle devam etti:

"Elbette bu kutlu idealin gerçekleşmesi, toplumu oluşturan bütün sosyal kurumların sağlıklı ve düzenli işlemesine bağlıdır. Bunların başında ise hiç şüphesiz aile kurumu gelmektedir. Birçok hikmete mebni olarak mukaddes bir akitle tesis edilen aile, insanlık tarihinin en köklü sosyal yapısıdır. Hatta insanoğlunun birlikte yaşama tecrübesinin ilk örneğidir. İnsan için aile, bir tercih değil tabii ve fıtri bir zorunluluktur. Tarihin hangi dönemine ve dünyanın neresine bakılırsa bakılsın, kuruluş yöntemi, niteliği ve işlevi farklı olsa da mutlaka bir aile yapısının mevcudiyetine rastlıyoruz.

Her şeyden önce insan, sosyal bir varlıktır. Sosyalleşme, yaratılışı gereği insanın vazgeçilmez ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç, ilk insandan itibaren aile kurumunu bir zaruret olarak gündeme taşımış ve insanlığın yeryüzü serüveni aileyle başlamıştır."

Aile kurmanın ve aile olmanın, Hazreti Adem'den bu yana nebevi bir sünnet olarak devam ettiğini anlatan Erbaş, Allah'ın bu konuda Kur'an-ı Kerim'de "Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik." buyurduğuna dikkati çekti.

Hazreti Peygamberin de bir hadisinde, peygamberlerin sünneti olarak zikrettiği dört şeyden birinin "nikah" olduğunu söylediğini aktaran Erbaş, "Bu sebeple Yüce Allah, insanın söz konusu fıtri ihtiyacının temini, onurunun korunması, neslinin devam etmesi, bireysel ve toplumsal huzurun hayat bulması için evliliği kanunlaştırmıştır. Aile hayatının kuruluşundan sonlandırılmasına kadar her aşamasıyla ilgili hüküm, ilke ve ölçüler vaz etmiştir. Bu sebeple aile, dinimizin erdemli insan ve faziletli toplum idealinin hareket noktası olmuştur." diye konuştu.

"Aile, insan için güvenli bir huzur ve sekinet limanıdır"

Ailenin, toplumun temeli olmasının yanında, sevgi, saygı ve güvene dayalı bir hayat yaşamanın en büyük imkanı olduğunu belirten Ali Erbaş, evlilik akdi ile kurulan ailenin, esasen dayanışma, yardımlaşma, emanet ve emniyet bilinci ekseninde bir hayat ortaklığını ve sosyal huzuru ifade ettiğini söyledi.

"Aile, dünyanın sıkıntıları ve hayatın gelgitleri karşısında insan için güvenli bir huzur ve sekinet limanıdır. Muhkem bir sığınaktır." ifadelerini kullanan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aile kurumunun tarihi serüvenine baktığımızda bir olgu olarak süreklilik arz ettiğini görürüz. Dolayısıyla aile, dün olduğu gibi bugün de gelecekte de insanlık için en önemli sosyal yapı olma hüviyetini elbette koruyacaktır, korumalıdır. Buna insanların, toplumların ihtiyacı var. Teknolojinin ve dijital imkanların baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde ise kentleşmenin yerini her türlü sosyal yapıyı dönüşüme zorlayan küreselleşmenin aldığını görüyoruz. İletişimin ve kültürel etkileşimin küresel ölçekte yaşandığı bu çağda, geleneksel ve kültürel özgünlükler, farklılıklar ve değerler, alabildiğine sorgulanır hale gelmiştir. Bunun bir sonucu olarak birçok sosyal yapı gibi aile de ciddi yozlaşma yani dejenerasyon tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır.

İletişim ve etkileşimin bu denli küreselleştiği bir dünyada bütün değerleriyle aileyi korumanın hiç de kolay olmadığını kabul etmemiz gerekir. Zira yediden yetmişe hayatın her alanının internet teknolojilerinin etkisi altında kaldığı, zaman ve mekana dair sınırların kalktığı, sanal olan ile gerçek olan arasındaki çizginin neredeyse silindiği bir dünyada yaşıyoruz. Başta sosyal medya olmak üzere internet ve dijital dünya hem kültürel hem de toplumsal değişimleri alabildiğine hızlandırmaktadır."

"İnsanlığı büyük dönüşümlere zorlamakta"

Dijital dünyanın, algıların gerçeğe galip geldiği bu çağda, hızlıca kendi kültürünü oluşturduğunu ve insanlığı büyük dönüşümlere zorladığını dile getiren Erbaş, "Öte yandan dijital dünyanın öne çıkardığı hayat tarzının, hazla, hızla ve hırsla tüketim anlayışı üzerine kurgulandığını görüyoruz. Benmerkezci bir yaklaşımla her türlü değerin kişisel menfaat aracı haline dönüştürüldüğüne şahit oluyoruz. Nitekim dijital mecralarda, özgürlük söylemleriyle bir taraftan bireyselleşme teşvik edilirken diğer yandan da bireyselleşmenin önünde engel olarak görülen aile kurumu ötelenmekte ve itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Erbaş, şöyle konuştu:

"Bu meyanda kapitalist toplum yapısının yol açtığı bireysellik ve bencillik eğilimleri daha fazla görünür hale gelmektedir. Fark edilme ve beğenilme dürtüsünün kontrolünde oluşturulan sanal kimliklerle insanlar, sadece sanrıdan ibaret sayılabilecek dijital sosyalleşme biçimlerine mahkum edilmektedir. Örften, maruftan, kadim değerlerden ve yerleşik davranış kalıplarından kopuşu beraberinde getiren bu durum, aile kurumunu ve ailevi değerleri ciddi anlamda erozyona uğratmaktadır.

Bu süreçte popüler kültürün psikolojik baskısına maruz kalan modern çağ insanı, kendisinin tek başına yeterli olduğu vehmine kapılmakta ve bireysel özgürlük alanını daralttığı gerekçesiyle aile kurma veya aile hayatını koruma hususunda isteksiz davranmaktadır. Bütün bu olumsuzlukların temelinde, insanın fıtratında var olan ilgi görme ihtiyacının yer aldığını söylemek yanlış olmayacaktır. İnsanları geleneksel değer yargılarından uzaklaştıran, bir bilinmezliğin ardına düşüren bu açlığın temel sebebi, dijitalleşme ve küreselleşmeyle birlikte aile bireyleri arasındaki ilişkilerin örselenmiş olmasıdır."

Toplumun her türlü değişim ve dönüşümünün, aile kurumuyla doğrudan ilişkili olduğuna vurgu yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, toplumsal gelişmenin ailede başladığı gibi, çözülmenin ve bozulmanın merkezinde de aile olduğuna işaret etti.

Erbaş, ailenin aynı zamanda toplumsal kontrolün önemli mekanizmalarından da biri olduğunu dile getirerek, insanın sosyalleşmesi kadar insani değerlerin, kültürel kimliğin ve toplumsal sürekliliğin korunması ve geleceğe taşınmasının da aile kurumunun sıhhatine ve sürekliliğine bağlı olduğunu kaydetti.

"Erdemli bireyler ancak sağlam bir aile yuvasında yetişebilir"

Dünyaya gelen her insanın, ilk eğitimini aldığı en temel eğitim yuvasının aile olduğunu ifade eden Erbaş, sevginin, huzurun, barışın, şefkatin, merhametin ve insanı varlıklar arasında üstün kılan bütün değerlerin eğitim yuvası olan ailenin, bir fazilet kaynağı olduğuna da değindi.

İnsanın inanç, fikir, ahlak ve vicdan dünyasının burada şekilleneceğine dikkati çeken Ali Erbaş, "Biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik gelişimi, ailede gerçekleşir. Maddi ve manevi boyutuyla sağlıklı nesiller, tutum ve davranış boyutuyla erdemli bireyler, duygu ve düşünce boyutuyla tutarlı insanlar ancak sağlam bir aile yuvasında yetişebilir." diye konuştu.

İnsanın inanç, ahlak ve kültür değerleriyle huzur içerisinde geleceğe yürüyebilmesinin, aile yuvasının niteliğine bağlı olduğunu vurgulayan Erbaş, şunları kaydetti:

"Bilhassa fıtri bir ihtiyaç olan sevgi, saygı ve güven duygularının doyuma ulaşması hususunda ailenin yerini dolduracak alternatif bir sosyal yapı söz konusu değildir. Dünyayı yaşanabilir kılacak tüm değerler, ancak sağlıklı ve sağlam temeller üzerine inşa edilmiş aileyle kaimdir. Bütün bu değerler, aileden hayata hakim olur. Söz konusu sorumluluğun, fiziksel ve duygusal dünyamız kadar dijital ve sanal mecralardaki tutum ve davranışlarımızı da kapsadığının altını çizmek isterim. Bu itibarla bizler, öncelikle dijital dünyanın gerçeklikleri karşısında sağlam bir duruş sergilemek mecburiyetindeyiz. Dijital dünyanın imkan ve risklerinden haberdar olmak ve bu alanla ilişkilerimizi sürekli güncel tutmak zorundayız. Çağın gerçekliklerine bigane kalma gibi bir lüksümüz olamaz. Çünkü bizim insana, hayata ve dünyaya dair bir gelecek tasavvurumuz var.

Bizlere düşen, ailemizi, gençlerimizi, çocuklarımızı bu süreçte doğru yönlendirmektir. Onların tasavvur, istikamet ve istikballerini etki altına alan dijital mecralarda daha dikkatli olmalarını temin etmektir. Sürecin nesnesi olma yerine öznesi olma noktasında bir irade ortaya koymalarını sağlamaktır. Ayrıca bu süreci bir fırsata dönüştürerek kendi medeniyet birikimimiz, kültürümüz, değerlerimiz ekseninde yeni içerikler üretip toplumumuza ve bütün insanlığa sunmaktır. Özellikle rahmet, sekinet ve muhabbet limanı olan ailevi değerleri dijital mecraların belirleyici faktörü haline getirmenin yollarını bulmaktır."

Diyanet İşleri Başkanlığının, Aile ve Rehberlik Bürolarıyla aile huzuruna rehberlik ettiğine de vurgu yapan Erbaş, "Şu an itibarıyla 81 il ve 360 ilçede 425'i Aile ve Dini Rehberlik Bürosu ve 16'sı Aile ve Dini Rehberlik Merkezi olmak üzere 441 noktada 2 bin 164 kadın, 1569 erkek toplam 3 bin 733 hocamızla milletimize hizmet sunmaktadır." bilgisini de paylaştı.

Forum, bugün ve yarın düzenlenecek çalıştaylarla sona erecek.

Kaynak: AA
Yorumlar (0)
banner35
25
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
banner21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
banner23