Çok konuşulacak yazı: ABD, YPG'ye karşılık ne istiyor?

Yeni Şafak yazarı Zekeriya Kurşun ABD'nin Suriye ve YPG konusundaki tavrını ve 2 planını yorumladı. ABD'nin terör örgütü PKK/YPG karşılığında Kerkük'e yerleşmeyi planladığını belirten Kurşunlu Bolton'dan çok ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun çıktığı tura dikkat çekti. Bu geziyle Trump’ın asrın projesi iddiası çerçevesinde Arap-İsrail barışını sağlamayı amaçladığını, bunun için İran karşıtlığı üzerinden oldukça elverişli bir hava yaratıldığını yazdı. İşte o dikkat çeken yazı:

Çok konuşulacak yazı: ABD, YPG'ye karşılık ne istiyor?

"Trump’ın bireysel tavırları dışında ABD’nin Ortadoğu politikalarında bir değişimin olmadığı açıkça görülmektedir" diyen Zekeriya Kurşun şöyle yazdı: Neredeyse iki buçuk asırdır, dış politikasını dikte ve müdahaleler üzerine bina etmiş olan ABD’nin bölge siyasetinde bir değişiklik yoktur. Bugünlerde görüntüye yansıyanlar sadece sunum farkıdır. Kendi kamuoyunu tatmin etmeyi ve onlara kahraman bir başkanları olduğunu göstermeyi amaçlayan Trump, önce problemi ilan edip ABD dışında özellikle krize taraf olanlar tarafından tartışılmasını sağlamaktadır. Ortaya çıkan ABD karşıtı söylem üzerinden kendi kamuoyunu tatmin ettikten sonra ABD’nin geleneksel politikalarını uygulamaktadır. Bolton’un Ankara ziyaretinden önce sinir uçlarına dokunan açıklamaları ve Ankara’daki ahmak görüntüsü de bu siyasetin bir parçasıdır.

ABD'NİN ORTA DOĞU'DAKİ İKİ ARGÜMANI

ABD’nin bölgeden çekilmesinin kolay olmadığı, böyle bir sonucun ciddi pazarlıklara gebe olduğunu daha önce de yazmıştık. Bolton’un aksak ziyareti bunu bir kere daha ortaya koymaktadır. Herkesin bildiğini tekrar etmekte yarar vardır. ABD’nin Ortadoğu politikaları iki temel argümana dayanmaktadır. Birincisi İsrail’in güvenliği, ikincisi de Körfez’den petrol arzının sürekliliğini sağlamaktır.

Bolton’un ziyaretinde olduğu gibi, bölgeye bir yetkili gönderildiğinde, önce İsrail’e güvence verilmesi ABD’nin kadim politikalarındandır. Bolton’un Türkiye’den önce İsrail’e uğraması da bu siyasetin değişmediğini göstermektedir. Ancak ABD adına bölgede faaliyet gösteren illegal müttefiklerin varlığı, sadece İsrail’e değil onlara da Tel Aviv’den bir mesaj verilmesini gerektirmiştir. Bu bakımdan Bolton’un açıklamalarında yeni bir şey yoktur. Terörist olarak ilan ettiği PKK’nın uzantısı YPG’yi yaratıp silahlandıran ve kendi adına Suriye’de vekâlet savaşı sürdürmesini sağlayan ABD değil miydi?

Peki, şimdi Ankara’yı kızdıran ve ABD’yi ciddiyete davet ettiren Bolton’un mesajında yeni olan nedir?

ABD KERKÜK’E YERLEŞMEK İSTİYOR

Önce gözden kaçan bir başka hususu hatırlatmakta yarar vardır. Güvenlik danışmanı İsrail ve Türkiye’ye gelirken, ABD’nin bölge politikalarında daha etkili olan Dışişleri Bakanı Pompeo, Ürdün, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayan bir geziye çıkmıştır. Aslında ABD’nin gerçek niyetini Bolton’un zaten bilinen açıklamaları değil, Pompeo’nun gezi sonuçları ortaya koyacaktır.

AÇIKLAMALARIN ARDINDA CİDDİ 2 PAZARLIK VAR

Meseleye biraz daha derinlemesine bakarsak, açıklamaların arkasında ciddi iki pazarlığın yattığını görmek mümkündür. Bolton’un amaçladığı pazarlığı yapıp yapamadığını veya en azından teklif edip edemediğini bilmiyoruz. Ancak gerek İbrahim Kalın’ın ve gerekse görüşme sorası Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamalar sözün pazarlığa dayanmış olabileceğini göstermektedir.

PKK-YPG KARŞILIĞINDA KERKÜK'E YERLEŞMEK İSTİYOR

Lafı uzatmadan söyleyelim. İsrail’in güvenliğini etkilememek koşuluyla ABD, YPG ve diğer illegal müttefiklerinden vazgeçerken, daha büyük bir kazanç elde etmeyi ummaktadır. O da PKK/YPG karşılığında Kerkük’e yerleşmektir. Muhtemelen kısa bir süre önce Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve beraberindeki heyet ile Ankara’da yapılan görüşmelerde bu konu enine boyuna tartışılmıştır. Zaten ortalığı karıştırmasının akabinde Trump da baklayı ağzından çıkarıp Suriye’den çekilecek askerlerin Kerkük’e yerleşeceklerini söylemesi de asıl amacını göstermektedir. Nitekim bu sayede hem 2003 politikalarına geri dönülecek ve hem de buradan İran kontrol edilebilecektir. Irak merkezi yönetiminin aleyhinde olan bu girişimin Türkiye’nin beklentilerine de asla uymadığı bir gerçektir. Ancak Bolton’un İsrail’den yaptığı açıklamanın bu pazarlığın kapısını aralamak olduğunda kuşku yoktur. Şayet Suriye’den bir çekilme olursa, önce Erbil’deki ABD’nin üssüne yerleşilecek, sonra da Kerkük için baskılar başlatılacaktır.

POMPEO'NUN GEZİSİ NE ANLAMA GELİYOR?

Pompeo’nun gezisi bu konunun neresindedir? O da Trump’ın asrın projesi iddiası çerçevesinde Arap-İsrail barışını sağlamayı amaçlamaktadır. Bunun için İran karşıtlığı üzerinden oldukça elverişli bir hava yaratılmıştır. İran tehlikesini uzaklaştırma karşılığında, sekiz Arap ülkesinden, İsrail ile zaten uzun zamandır yürüttükleri arka bahçe diplomasisini aleni hale getirmek ve ilişkileri normalleştirmeleri istenecektir. Tabii ki, bu meselenin merkezinde Kudüs yatmaktadır. Bu yüzden onlara da İran’ı durdurma karşılığında Kudüs’ten feragat etmeleri dayatılmaktadır. Anlaşılan önümüzdeki günlerde bu konu daha çok gündemde yer alacaktır.

BİR DİĞER AMACI TÜRKİYE'NİN ETKİNLİĞİNİ AZALTMAK

Bu ziyaretlerin diğer bir amacı da Arap ülkelerinin Suriye ile ilişkilerini yeniden düzenleyip Türkiye’nin Suriye’deki etkinliğini azaltmak ve Rusya-Esed yakınlığını ortadan kaldırıp ABD’nin kadim politikalarını sürdürmektir.

Türkiye ile Pompeo’nun ziyarete başladığı Arap ülkeleri arasındaki sorunlar ve özellikle Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı cinayetiyle dünya kamuoyu nezdinde düştüğü durum Pompeo’nun tekliflerini kolayca tartışılabilir kılacaktır. Bu yüzden duyduğumuz açıklamaları değil, bunlar ile başlatılan pazarlıkları tartışmak gerekmektedir. Hülasa Bolton sadece bir yemdir. Asıl mesele Pompeo’nun alacağı sonuçlarda saklıdır.

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2019, 14:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17