banner10

Ali Erbaş'tan, 'cemaatlerin denetlenmesi' ile ilgili açıklama

Ali Erbaş'tan, 'cemaatlerin denetlenmesi' ile ilgili açıklama

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “cemaatlerin denetlenmesi” ile ilgili tartışmalara için, “Bu alanda yapılacak çalışma, doğru dini bilgi ve samimi gayret sarfeden oluşumları olumsuz etkilememeli, dinin sivil yapısına gölge düşürülmemeli” dedi. Erbaş, bu meselede öncülük etmeye ya da katkı sunmaya hazır olduklarını da ifade etti.


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bir süredir devam eden “cemaatler denetlenmeli” tartışmasına değinen Erbaş, bu konuda yapılacak çalışmalara katkı sunmaya ya da öncülük etmeye hazır olduklarını söyledi.



UZMANLAR MÜZAKERE ETMELİ


Bu olumsuz durumun en çarpıcı örneği FETÖ terör örgütüdür.


Dolayısıyla biz diyoruz ki: öncelikle bir asırdır yaşanan tecrübe de dikkate alınarak bu konular, akl-ı selim bir yaklaşımla, derinlikli ve kapsamlı olarak ilim adamları ve alan uzmanları tarafından müzakere edilmelidir. Güncel, popülist, gelişigüzel tartışma ve mülahazaların ötesinde, tarikat ve cemaat denilen yapıların birer sosyal gerçeklik olarak toplumsal ve dini işlevleri, din istismarının sebepleri ve etkileri, bu alandaki hukuki boyutun ve ideal tutumun nasıl olması gerektiği gibi konular etraflıca ele alınarak bir yaklaşım belirlenmelidir.



DİNİN SİVİL YAPISINA GÖLGE DÜŞMEMELİ


Özellikle temel ilkeleri ifade ederek dedik ki: dinin sivil yapısına gölge düşürmeyecek, özgürlüklere halel getirmeyecek ve din güvenliğini sağlayacak bir kontrol ve rehberlik mekanizmasının teşekkülü ve hukuki zemini, böyle bir süreçte Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rolü ve katkısı gibi hususlar kapsamlı şekilde müzakere edilmelidir.


Ayrıca yine bu alandaki yapılacak çalışma ya da hukuki düzenlemenin, doğru dini bilgi ve samimi gayretle faydalı çalışmalar yapan oluşumları olumsuz etkilemeyecek, bilakis onlara da rehberlik edecek şekilde olması önemlidir. Böyle bir mekanizma sivil toplum oluşumlarına veya çalışmalarına zarar vermez aksine iyi ile kötü, yararlı ile zararlı birbirinde ayırt edilmek suretiyle samimi ve faydalı iş yapmak isteyen sivil oluşumlarının önü açılmış olur.


Diyanet İşleri Başkanlığımız, anayasal sorumluluk olarak, toplumu din konusunda aydınlatma görevi gereği, din işleri yüksek kurulu ve bünyesindeki alan uzmanları başta olmak üzere ülkemizdeki ve dünyadaki ilim adamları ile bu konularda gerekli araştırma ve çalışmalarını yapmakta, görüşlerini devletimiz ve milletimiz ile paylaşmaktadır. Bu manada yapılacak bütün çalışmalara da katkı sunmaya ve öncülük etmeye hazırdır.



ÖTEKİLEŞTİREN, CEMAAT KİMLİĞİNDEN UZAKLAŞMIŞTIR


İnancımızı, değerlerimizi istismar etmeyen, dinin ana kaynaklarına ve ilkelerine ters düşmeyen, toplumun huzuruna ve kardeşliğine zarar vermeyen kişi, grup ya da oluşum zararlı kabul edilmez ve sakıncalı bulunmaz.


Dolayısıyla herhangi bir kişi ya da grup; ümmet bilinci yerine sadece kendi dar grup aidiyetini doğru kabul edip bunun dışında düşünen ve yaşayanları “hakikatdışı” görüyorsa, kendisi gibi düşünmeyen ve yaşamayanı ötekileştiriyorsa, şahısları hakikatin yerine ikame ediyorsa, şiddete meyilliyse ve kendi bilgisini sahih dini bilginin önüne geçiriyorsa, bu yapı dini bir cemaat kimliğinden uzaklaşmış demektir.



ŞEFFAFLIK ÖNEMLİ


Onun için sahih dini bilgiyi ve şeffaf olmayı önemsiyoruz.


Bu manada görüştüğümüz insanların da yaklaşımlarını olumlu bulduğumu söyleyebilirim. Zira din istismarcıları en büyük zararı dine ve milletimize hizmet edenlere vermiştir. Ve bu manada samimi ve doğru çalışmalar yapanlar bunun farkındadır. Ben samimi bir yaklaşım ve doğru bir yöntemle meseleyi ele aldığımızda sıkıntılarımızı çözebileceğimize inanıyorum.

Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2018, 09:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17