Gişe sinemacılarının protestosunda seyircinin bilmedikleri

Hürriyet gazetesinde bugün sinema sektörünü yakından ilgilendiren bir yazı yayınlandı. Gazetenin yazarı Cengiz Semercioğlu, "Film yapımcılarıyla salon işletmecileri, özellikle de Mars Grubu birbirine girdi. Film yapımcıları haklarının verilmediğini, promosyonlarla bilet fiyatlarının sürekli yükseltildiğini söylüyor" dedi. Semercioğlu, Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar gibi isimlerin bunun üzerine boykot kararı aldığını ileri sürdü. İddiasına delil olarak da Yılmaz Erdoğan'ın son filmi 'Organize İşler 2: Sazan Sarmalı'nın vizyon tarihinin ertelenmesini gösterdi. İyi de bu filmin ortak yapımcısı zaten Mars Grubu’nun da sahibi olan Güney Koreli CJ Entertainment!

Şimdi, bu mesele yazdığı gibidir ancak yazısı eksik, bu yüzden de iddiası temellenmiyor.

Evet, sektörde ciddi bir rahatsızlık var. Sinema salonu işletmeciliği bir tekelleşme eğilimi içinde, bağımsız sinemacılar ve sinemaseverler bu duruma sürekli itiraz ediyorlar ancak onların sesini duyuracak bir ana akım medya yazarı yok. Ne zaman ki işin içine Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz yani büyük sermaye giriyor, o zaman bu iş haber oluyor. Biz de sanki her şey dünden bugüne oldu sanıyoruz. Zaten yıllardır yapımcılar gişe satışından ve filmden önce gösterilen reklam kuşaklarından pay talep ediyorlar ve haklılar ama bu yüzden hiçbir filmin vizyon tarihi falan ertelenmez, çekilmiş film gösterilir. Burada başka bir kavga var.

Yazıda yer alan ve infial yaratan, yoğun seanslarda zorla mısır-meşrubat satıldığı bilgisine nereden ulaşıldı bilmiyorum ancak böyle bir şey yok! Gişe görevlisi bilet alırken bunu bir öneri şeklinde sunuyor, hayır deyip geçiyorsunuz. Hamburgercide, ¨büyük seçim ister misiniz¨ sorusuna verilen cevap gibi bir şey bu da...

Meselenin aslı şu; sektörde bir sürü salon işletmecisi var ama üstünlük Güney Koreli sinema tekeli CJ Entertainment’a geçmiş olan Mars Grup'a ait Cinemaximum’larda. Şirket toplam gişe hasılatında %60, sinema reklam gelirlerinde ise %90 pazar payına sahip olup, film dağıtımında da lider konumda. Hal böyle olunca da Cinemaximum salon işletmeciliğinin dümenine geçerek gişe-büfe bilet fiyatlarını domine ediyor, daha da önemlisi hangi filmin kaç salonda kaç hafta oynayacağını yani kaderini belirliyor.

Eğer gişe sinemacıları yeter artık deyip itiraz edeceklerse neden bu zamana kadar beklediler! Bu arada itiraz edenlerin hepsi de film işinden iyi para kazandılar, aralarında film çekip de batan yok! Ayrıca AK Parti daha yeni, sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması ile desteklenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini meclise verdi. Bu teklifte zaten sinema salonu işletmecilerinin, izleyici sayısının artırılmasına yönelik kampanya ve toplu satış faaliyetlerini ancak filmin yapımcısı ve varsa dağıtımcısı ile yapılacak sözleşmeler aracılığı ile gerçekleştireceği yönünde bir madde var. O zaman bu neyin itirazı?

Bu gelişme itiraz ya da protesto değil teklif yasalaşana ve bu madde hayata geçene kadar ürünü piyasadan çekme operasyonudur. Cinemaximum’un (ve diğer işletmecilerin) ¨zaten yasa çıkacak bari anlaşalım da göstereceğimiz filmlerden olmayalım¨ demesi bekleniyor. Sinemacıların haklı talepleri olsa da izledikleri yol yanlış.

Yapımcılar tarafında endişe yaratan bir başka durum da şu; salon tarafında olduğu gibi yapımcılık tarafında da bir tekelleşme var. Yılın en çok gişe yapan, en çok kopya ile en fazla salonda gösterilen filmleri genellikle aynı yapımcıdan geliyor ancak orada da işler değişmek üzere... CJ Entertainment, film yapımcılığına da soyundu ve Ata Demirer’in son filmi Hedefim Sensin’e, Organize İşler 2’ye ortak yapımcı oldu. Yapımcı-dağıtıcı ve göstericinin aynı yapıda birleşmesi sektördeki tüm aktörler için büyük bir tehdit ve bu gerçekten ciddiye alınması gereken bir durum. Bu yapılanma BKM, TAFF gibi büyükleri zorlayacak, gişe yıldızlarını kaybetmelerine ve (belki de şu anda olduğu gibi) hoşlarına gitmeyen anlaşmalar yapmalarına sebep olacaktır ama asıl bağımsız yapımcıların yok olmasına yol açacak bir sonun başlangıcındayız.

Sinemaya film izlemek için gidiyorsanız işin doğrusunu da bilmeye hakkınız var. O yüzden işi sinema yazmak olan biri olarak kalemim yettiğince açıklamaya gayret ettim. Şu andaki kavganın ortaklar arasındaki bir anlaşmazlıktan kaynaklandığı ortada, değerlendirmesi de bu şekilde yapılmalı. Sevdiklerinizle, güzel filmler izleyeceğiniz neşeli günler dilerim.

murattolga@gmail.com

YORUM EKLE

banner8

banner19

banner6

banner17