TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi?

TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi? Soruları TRT ekibinin Aden de alıkonulduğu iddiası sonrası merak konusu oldu. TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi? Sorusunun cevaplarını sizler için derledik.

TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi?

TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi? Soruları TRT ekibinin Aden'de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güvenlik güçleri tarafından alıkonulduğu iddiası ile birlikte merak konusu oldu. TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi? Sorularının yanıtına haberimizden ulaşabilirisiniz. Dışişleri Bakanlığı konunun araştırıldığı ifade etti. İşte TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı, kim rehin aldı, Aden neresi? Sorularının yanıtı...

TRT ekibi Aden'de neden rehin alındı?

TRT ekibi Aden'de neden alıkonulduğu henüz bilinmiyor. Dışişleri Bakanlığı, TRT'nin bir haber ekibinin Aden'de BAE güvenlik güçleri tarafından alıkonulduğu yönündeki haberlere ilişkin, konunun araştırıldığını ve Türk büyükelçisinin durumdan haberdar olduğunu açıkladı.

TRT ekibini kim rehin aldı?

TRT'nin bir haber ekibinin Aden'de BAE güvenlik güçleri tarafından alıkonulduğu iddia edildi.

Aden nerede?

Kızıldeniz'in girişinde stratejik açıdan çok önemli bir yerde bulunan Aden, ken­di adını taşıyan körfezin kuzeybatısın­daki Aden ve Küçük Aden yarımadaları­nın etrafında uzanır. Nüfusu 365.000’dir (1981 tah.). Volkanik karakterli olan Aden arazisi dağların, platoların ve de­nize doğru uzanan ince vadilerin bulun­duğu bir bölgede yer alır. Sahil kısmın­da ise bölgeye adını vermiş olan Hadramut vadisi bulunmaktadır. Yazları çok sıcak ve rutubetli, kışları ise kuzeydo­ğudan esen muson rüzgârları sebebiyle yağışlıdır. Bölgede çeşitli ırklara men­sup halk yaşamaktadır. Nüfus, çoğun­luğu Arap olmak üzere Hintli, Afrika­lı (Somalili) ve Avrupalılar'dan teşekkül etmektedir. Marco Polo Aden şehrinin nüfusunu 1276'da 80.000 kadar tah­min etmektedir. İbn Battûta'ya göre Aden, etrafı dağlarla çevrili büyük bir liman şehri olup Hindistan ve Uzakdo­ğu'dan gelen ticaret gemilerinin uğrak yeridir. Şehirde yaşayanlar arasında Hintli ve Mısırlı tüccarlar vardır. Bölge­de ziraat yapılmadığı gibi ağaç ve su da bulunmamaktadır. Şehir halkı su ihtiya­cını sarnıçlardan sağlamaktadır. Kâtip Çelebi ise şehrin adını Hz. İbrahim so­yundan gelen Aden b. Sinan'dan aldı­ğını yazmaktadır. Onun belirttiğine gö­re Aden'in güney ve kuzeyinde iki kapı­sı bulunmakta, kuzeyde olanına Şamlı­lar Kapısı (Bâbü'ş-Şâmiyyîn) denilmek­teydi. Sahilinde ham anber çıkan Aden'­in yakınlarında Ziyâdîler'den Muhammed b. Abdullah'ın yaptırdığı bir kale vardır. Kalenin içinde Resûlî hanedanın­dan Ömer b. Mansûr bir medrese yap­tırmıştır.

İslâmiyet'ten Önce Aden. 

Tarihî milât­tan önce 4000 yıllarına kadar uzanan Aden'in Şeddâd b. Âd tarafından kurul­duğu rivayet edilir. Şehir. Hindistan'dan gelen deniz ticaret yolunun Asya tara­fındaki son durağı olması bakımından, daha Firavunlar devrinde önem kazan­mıştır. Kur'an'da geçen “Bir mu'attala” [bk. Hac: 22/45] ile “İrem zâti'l-İmâd'ın [bk. Fecr: 89/7] Aden civarında oldu­ğu sanılmaktadır. Taberi’nin kaydetti­ğine göre Kabil, karde­şi Hâbil'i öldürdükten sonra kız kardeşi ile birlikte Yemen'den Aden'e kaçmıştır. Hemedânrye göre Aden Arapları Mereb, Humâhim (Cemâcim) ve Mellâh adıyla üç kısma bölünmüştür. Aden, zaman za­man Yemen Arapları'nın elinden çıka­rak daha kudretli devletlerin hâkimiyet ve nüfuzu altına girmiştir. Eski Mısır­lılar ve Habeşler'den sonra Romalılar'ın idaresine giren şehir, milâttan sonra 575'te İranlılar'ın (Sâsânîler) eline geç­miştir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17